SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 53. HD 2023/1438 E. 2024/480 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1438

Karar No

2024/480

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1438

KARAR NO: 2024/480

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22.06.2023

NUMARASI: 2021/536 Esas, 2023/481 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 02.05.2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; .. Adi Ortaklığı ile müvekkili şirket arasında 3. hava limanını inşaatının elektrik yapım işiyle ilgili olarak 01.09.2017 tarihinde alt işveren sözleşmesi ve 05.02.2018 tarihli ek protokol imzalandığını, bu sözleşmede davalı tarafın yüklenici müvekkilinin ise alt yüklenici olduğunu, işe devam edilirken davalı tarafın Beşiktaş ... Noterliği'nin 29.06.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle uyarılara rağmen sorumluluk alanındaki işlerin verilen hedeflere uygun sağlanmadığı, yapılan uyarıların dikkate alınmadığ, talimatların ivedilikle yerine getirilmediği, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklere aykırı davranıldığı ve zarara uğratıldığının tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, ihtarnamede belirtilen bu iddiaların doğru olmadığını, müvekkili şirketin işin ifası sırasında sözleşmede belirtilen personel sayısından çok daha fazla personel çalıştırdığını, çalışan personelin sayısı ve teknik yeterliliği anasözleşmenin, sözleşmenin, projenin, teknik ve idari şartnamenin, işin teknik ve fenni gereklerine fazlasıyla uygun nitelikte olduğunu, bu sebeple işin ifası esnasında sözleşmenin devamı süresince müvekkili şirkete iddia olunan hususlarda hiçbir uyarı ve ihtar yapılmadığını, taraflar arasında 01.09.2017 tarihinde imzalanan alt işveren sözleşmesi ve 05.02.2018 tarihli ek protokol kapsamında müvekkili şirketçe yapılan imalatlar karşılığında kalan hak ediş alacağına karşılık şimdilik 250.000,00 TL ve sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi ile haksız icra takiplerinden dolayı uğratılan zararlara karşılık şimdilik 30.000,00 TL'nin 23.07.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 300.000,00 TL miktarlı teminat ve 30.000,00 TL ile 70.000,00 TL miktarlı alınan avans karşılığı olarak verilen ve davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... - ... sayılı icra dosyaları ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasıyla takibe konulan senetlerden ve takip dosyalarından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takiplerin iptalini, davalı taraftan bu takipler sebebiyle %20 kötüniyet tazminatını hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; davacı şirket ile işveren şirket arasında akdedilen sözleşmenin 31.2. Maddesinde "Bu Sözleşme'nin yorum ve icrasından doğacak anlaşmazlıklar karşılıklı görüşmeler yolu ile çözümlenmeye çalışılacak, tarafların mutabakatıyla çözülemeyen bütün uyuşmazlıklarıa ise T.C. İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri bakmaya yetkili olacaktır" şeklinde ifade edildiğini ve sözleşmeye yetki şartı eklendiğini,bu nedenle işbu davanın yetkili Mahkemede ikame etmediğini, davaya konu alacak talebi bakımından zamanaşımı sürelerinin dolduğunu ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket ile müvekkilleri şirket arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı şirketin hakediş alacağı olduğu iddiasının gerçekliği yansıtmadığını, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde sunduğu 5 ve 9 nolu hakediş raporlarında işveren şirketin onayının bulunmadığını, işveren şirket ile davacı şirketin cari hesabında davacı şirketin 305.330,90-TL borçlu bulunduğunu, davacı şirketin avans karşılığı ibraz ettiği senetler bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işveren şirket tarafından davacı şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibine dayanak 300.000,00.-TL tutarındaki senedin teminat senedi niteliği bulunmadığını, davacı şirketin, işbu davaya konu icra takipleri kapsamında borcun mevcut olmadığına yönelik iddiasını ispatlayamadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalıların fesih için öne sürdüğü sebepleri ispat edememesi sebebiyle feshin haksız olduğu, davacının talebi eksik hak edişlerinin ödenmesine ilişkin olduğundan, fesih tarihine kadar hak kazanılan ücretin hesaplanması yoluna gidildiği, bu doğrultuda 15.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının 848.601,27 TL eksik hak ediş alacağı bulunduğu, düzenlenen hak edişlerden 3.092,79 TL haksız olarak kesinti yapıldığı tespit edildiği, sonuç olarak 15.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu kabul edilerek, davacının, fesih tarihine kadar eksik hak ediş alacağının toplam 851.694,06 TL olduğu, senetlerin tahsili mükerrer tahsilata sebep olacağından, senetlerin bedelsiz kalması sebebiyle davacının bu senetler yönünden de borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı taraf uğradığı zarar ve kâr kaybına ilişkin herhangi bir delil sunmadığından, yapılan ticari defter incelemesinde de haksız takipler ile illiyet bağı bulunan zarar ve kâr kaybı tespit edilemediği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili istinafında; feshin haklı olarak yapıldığını, noter kanalıyla gecikmelere ilişkin bildirim yapılmasa da şifaen ve mali aracılığıyla bildirim yapıldığını, hak ediş tutarını kabul etmediklerini, davacı şirketin davalıya 305.330,00 TL borçlu olması sebebiyle ödeme yapılmadığını, 5 ve 9 nolu hak edişlerin onaylanmadığını 4 ve 8 nolu hak edişlerin ise davacının davalıya borçlu olması sebebiyle ödenmediğini, icra takibine konulan senedin teminat senedi olmadığını, senedin üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, sözleşmede de icra takibine konulan senet ile ilişki kurulabilecek ibare yer almadığını, davacı tarafından davalı aleyhine bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunmuş ise de takipsizlik kararı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında ( 3. Havalimanı inşaatının elektrik yapım işleri) hak ediş alacağının tahsili, teminat olarak verilen senetlere dayalı başlatılan takipler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi ile haksız icra takiplerinden dolayı uğranılan zarar ve kar kaybının tazminini talep etmiş, davalı iş sahibi, davacının hak ediş alacağı olmadığını, senetlerin teminat senedi olarak verilmediğini, davacının zararı olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece, hak ediş alacağı ve menfi tespit taleplerinin kabulüne, haksız takip sebebiyle uğranılan zarar ve kâr kaybı alacağına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1). Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davalılar vekilince itiraz edildiği, itiraz edilen hususların istinaf aşamasında da ileri sürüldüğü görülmüş olmakla, itiraz edilen hususlar teknik incelemeyi gerektirdiğinden HMK'nın 266. Maddesi gereğince bilirkişiden davalı itirazlarını da karşılar şekilde ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde mahkemece bu hususta ek rapor alınmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve esasa aykırı olduğundan davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih, 2021/536 Esas, 2023/481 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE, 5-Davalılarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitSatımdankaldırılmasınakonusuMenfiKaynaklanan)kabulünegönderilmesineistanbuliadesineolmadığına(Ticarigörüşülüpdüşünüldügereğikesindikkatenumarasıalınmasınahüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim