SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 53. HD 2024/281 E. 2024/419 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/281

Karar No

2024/419

Karar Tarihi

24 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/281

KARAR NO: 2024/419

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 11/07/2023

NUMARASI: 2023/289 Esas, 2023/629 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 24/04/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün ihale ettiği Kurşunlu Gemlik ve Mudanya Atıksu Arıtma Tesisinin Yapı ve İhale İşi'nin dava dışı merkezi Almanya olan ... Türkiye İstanbul Şubesi'ne ihale edildiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ...arasında ihale konusu inşaat işlerinin yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, daha sonra müvekkili şirket ile davalı arasında, Bursa ili Gemlik ve Mudanya ilçesi Arıtma İnşaatı işi kapsamında Kalıp-Beton işlerinin işçiliğinin davalı tarafça yapılması hususunda Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince yapılacak işin işçilik ücretleri / giderleri davalı tarafa ait olmasına rağmen sözleşmenin 17. Maddesi gereğince sigorta primleri müvekkili şirkete ait olduğundan davalı tarafın kendisinin ve işçilerinin müvekkili şirket adına SGK girişlerinin yapıldığını, işin bitiminden sonra davalı taraf ile müvekkili arasında imzalanan protokol gereğince çalışan işçilerin tüm alacaklarının ödenmiş olduğunun kabul edildiğini, Protokol imza tarihinde bakiye kalan 20.000,00 TL için ... Bankası A.Ş. Gebze Şubesi, ... keşideli ve... cirolu ... nolu çekin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın "... Listede bulunan personeller bende çalışmakta olup alacakları kalmamıştır..." açıklamasını içeren 25.04.2018 tarihli tutanağı müvekkilini ibra etmek suretiyle imzaladığını, ancak davalı dahil olmak üzere davalı işçilerinden bazılarının, SGK kayıtlarının müvekkili şirket adına olmasından faydalanılmak suretiyle işçilik alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile müvekkili şirket aleyhine davalar açtıklarını, İstanbul Anadolu 23. İş Mah.'nin ...- ...- ...- ...- ...- ...- ... ve ... Esas sayılı dosyalarında yerel mahkemece karar verildiğini, bazı dosyaların İstinaf aşamasının devam ettiğini, müvekkili şirket çalışanı olmayan davacıların ve özellikle davalının Taşeronluk Sözleşmesinin varlığına rağmen doğrudan müvekkili şirketin çalışanı gibi dava açtıklarını ve yasal boşluktan faydalanarak haksız bir şekilde alacak talep ettiklerini, Taşeron Sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere işçilik ücreti karşılığında verilen işin yapılmasından ötürü müvekkili şirketin ayrıca davalı işçilerine yeniden işçilik alacağını ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa taşeronluk sözleşmesi gereğince ödeme yapılmasına rağmen aynı iş için davalı taraf işçilerinin İş Mahkemelerinde açmış oldukları davalarda talep edilen alacakların mükerrer bir ödeme haline geldiğini, müvekkili şirket tarafından taşeronluk sözleşmesi gereğince yapılan işin işçilik ücretleri davalıya ödenmiş olmasına rağmen işçilere eksik ödeme yapması veya ödeme yapmaması nedeniyle işçiler tarafından talep edilen alacağın davalıdan talep edilmesi hukuken mümkün olduğundan işbu davanın açıldığını belirterek, söz konusu iş davaları kapsamında ödenmek zorunda kalınan ve ödenecek bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalının mernis adresine tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, taraflar arasında işçilik hak ve alacaklarından kaynaklı sorumluluk hususunda uyuşmazlık bulunduğu, dava konusu edilen uyuşmazlık konusunun dayanağının işçilik alacakları olduğu, kaldı ki davalının tacir sıfatına sahip olmadığı, bu haliyle dava konusu uyuşmazlığın İş Mahkemelerince görülüp karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle, davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne gönderilmesine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, müvekkili şirket ile davalı arasında kalıp-beton işlerinin işçiliğinin davalı tarafından yapılması için Taşeron sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'nın 19. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde olduğunu, davalı tarafın davaya cevap vermediğini ve sözleşme altındaki imzasına itiraz etmediğini, yargılama sırasında taşeron sözleşmesi uyarınca davalıya ödeme yapıldığını ve taraflar arasındaki ilişkinin iş hukuku kapsamında olmadığının ispatlanacağını, davalının tacir olmaması halinde bile genel hükümlere göre dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Dava, davacı şirketin yükleniciliğini yapmış olduğu "Kurşunlu Gemlik ve Mudanya Atıksu Arıtma Tesisinin Yapı ve İhale İşi" kapsamındaki işlerden "Bursa ili Gemlik ve Mudanya ilçesi Arıtma İnşaatı işi kapsamında Kalıp-Beton işlerinin işçiliğinin yapılmasının" Taşeronluk Sözleşmesi ile davalıya verilmesine ve sözleşme gereği iş bedelinin tamamı davalıya ödenmesine rağmen, davalının ve işçilerinin davacıya karşı işçilik alacaklarına dair davalar açtıkları ve bu davaların kabulüne dair kararlar verildiği, Taşeronluk Sözleşmesi gereğince ödeme yapılmış olmasına rağmen açılan bu davaların haksız olduğu, davacının mükerrer ödeme yapma durumuna düşeceğinden dolayı bu ödemelerin davalıdan talep edilebileceği iddiasıyla, söz konusu iş davaları kapsamında ödenmek zorunda kalınan ve ödenecek bedellerin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı şirket yüklenici, davalı şirket ise taşerondur. Davacı yüklenicinin dayandığı hukuksal ilişki, niteliğine göre bir hizmet akdî ilişkisi olmayıp, eser sözleşmesi ilişkisidir. Dolayısıyla, davacı yüklenicinin iddia ettiği işçilik alacağı ödemelerinin davalı taşerondan talep edilip edilemeyeceği iş hukuku mevzuatı hükümlerine göre değil, eser sözleşmesi hükümlerine göre saptanacaktır. İlk derece mahkemesinin görevsizlik kararında da belirtildiği üzere, İş Mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca, iş kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. İstinafa konu davada ise bu kapsamda bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle İş Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı yerinde bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. 6102 Sayılı T.T.K.nun 12.maddesine “bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Davacı taraf ticari şirket olmakla birlikte, mahkemece, davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığına ilişkin yeterli inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, davacının tacir olup olmadığına dair dosya arasına getirtilen belgeler, yapılan işin hacmi, devamlılık unsuru vs. hususlar gözetilip, esnaf-tacir ayrımı üzerinde durularak davalının tacir olup olmadığının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve neticesine göre görev hususunda bir değerlendirme yapılmasıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-3.bendi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılıp sonucuna uygun karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih, 2023/289 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinkabulünegereğigörüşülüpgönderilmesineistanbulAlacakdikkatekonusudüşünüldühükümnumarasımahkemesiolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim