İstanbul BAM 53. HD 2022/576 E. 2023/1286 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2022/576
2023/1286
21 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/576
KARAR NO: 2023/1286
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14.10.2020
NUMARASI: 2018/779 Esas, 2020/653 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynakl.)
KARAR TARİHİ: 21.12.2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirket ile 3 adet paslanmaz tank imalatı konusunda anlaştıklarını, tankların imalatı için davalı tarafından 17/07/2017 tarihli 110.000 TL bedelli ve 20/12/2017 tarihli 226.666,20 TL bedelli faturalar gönderildiğini, fatura tutarlarının tamamının banka yoluyla ödendiğini, 17/07/2017 tarihli faturaya konu tankın CE belgesi olmadan teslim edildiğini, bu sebeple kullanılmaz halde olduğunu, 20/12/2017 tarihli faturaya konu tankların ise hiç teslim edilmediğini, önceleri şifahi olarak uyardıklarını, yerine getirilmemesi nedeniyle 18/05/2018 tarihinde ihtarname keşide ettiklerini, karşı tarafça ürünlerin teslim edilmediğini, 30/07/2018 tarihli fatura düzenlenerek şirkete teslim edilmeye çalışıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen 336.666,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 17/07/2017 tarihli faturaya konu tankın anlaşmaya uygun üretildiğini, tank yapımı için fiyat belirlenirken CE belgesi ve proje onayının farklı bir firma tarafından yaptırılmakta olup daha sonra fiyatlandırılmak üzere anlaşmaya dahil edilmediğini, müvekkilinin CE belgesi alma zorunluluğunun bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, tankın 17/07/2017 tarihinde teslim edilmesine rağmen 18/05/2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile ayıplı olduğunun bildirildiğini, 20/12/2017 tarihli faturaya konu tankların çiziminin 01/06/2018 tarihinde gönderildiğini, üretiminin kısa sürede tamamlanıp bildirildiğini, davalının teslim almaktan kaçındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, paslanmaz tankın CE işareti haricinde bir eksiğinin bulunmadığı, teslim edilmemiş 2 adet paslanmaz tankta da CE işaretinin bulunmadığı tespit edildiği, Basınçlı Kaplar Yönetmeliği ve CE İşareti Yönetmeliğine göre CE uygunluk belgesinin alınmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, CE İşareti Yönetmeliği'nin 9.maddesi ile belgenin temininde üreticinin sorumluluğuna işaret edildiğini, taraflar arasında sözleşme ile tankların CE belgeli olduğu belirlenmemiş ise de bu işi yapan yüklenicinin CE belgesi bulunmayan paslanmaz tank yapılması halinde sözkonusu ürünlerin kullanılamayacağını bilmek zorunda olduğunu, yüklenici yapılacak işin CE belgesi bulunmayacağını “genel ihbar” yükümlülüğü çerçevesinde iş sahibine bildirmesi ve buna rağmen iş sahibinin işin yapılmasını istemesi halinde sorumluluktan kurtulacağını, işin uzmanı olan yüklenici davalının, özen borcuna uygun olarak objektif ölçüler içinde yüklendiği işi, davacı iş sahibinin kullanabileceği şekilde yapmakla ödevli olduğu gibi; sadakat borcu gereğince Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi (TBK'nın 471.maddesi) uyarınca genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse, bunun sonuçlarına da katlanmak durumunda olduğunu, CE belgesi bulunmamasının ayıp niteliğinde değil eksik iş niteliğinde olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, anlaşma ile açıkça belirlenmemiş ise de yüklenicinin yaptığı iş gereğince ürünlerin CE işareti taşımasının zorunlu olduğunu bilmesi gerektiği, CE belgesi bulunmayan ürünlerin tamamlanmış sayılamayacağı, ürünlerin kullanılması imkanının bulunmadığı ve bu sebeple süresinde ayıp ihbarında bulunulmamış ise de bu eksiklikler nedeniyle istemde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafça davalıya ödendiği tespit olunan 336.666,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 226.666,20-TL'sine dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 17/07/2017 tarihi ... sıra no'lu faturaya konu ...'ın davalıya iadesine, karşılıklı taraf edimlerinin aynı anda ifası ile satım bedeli olan 110.000,00-TL'ye iade tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, tanklarda CE belgesinin bulunmamasının ayıp ya da eksik iş mahiyetinde olmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşmada tank yapımı için fiyat belirlenirken CE belgesi anlaşmaya dahil edilmediğini, tüm ürünlerin CE belgesi alınabilecek standartlara uygun olarak üretilen ürünler olup TÜV tarafından yetkilendirilen firmalara başvurulduğu takdirde CE belgesinin alınabilmesi mümkün olduğunu, bunun bilirkişi ek ve kök raporlarında belirlendiğini, CE belgesinin yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinde ve iç piyasada serbest dolaşımını ve pazarlanmasını sağlayan bir belge/işaret olduğunu, her firma tarafından talep edilmediğini , yerel mahkemenin hukuki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ''CE belgesi bulunmaması'' Türk Borçlar Kanunu ve yine Yargıtayın emsal kararlarında da açıklandığı üzere eksik ifa değil hukuki ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiğini, açık ayıp niteliğinde kabul edilse dahi; Türk Ticaret Kanunu'nun 23. Maddesinde, teslim sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın 2 gün içinde satıcıya bildirilmesi gerektiği düzenlendiğini, 17/07/2017 tarihinde teslim alınan tankın CE belgesiz olarak teslim edildiğine yönelik ayıp ihbarını 18/05/2018 tarihli ihtarname ile yani ürün teslim edildikten 10 ay 1 gün sonra bildirdiğini, davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, sözleşmeden dönme hakkı eserin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olması durumlarında kullanılması gereken bir hak iken yerel mahkemenin söz konusu somut olayda böyle bir durum oluşmamışken bu şekilde karar vermesi hakkaniyet ilkesi ve menfaatler dengesine aykırılık teşkil ettiğini, CE belgesi tank başına 1000 € gibi bir bedel verilerek alınacak bir belge olup, CE belgesinin ücreti ödenerek alınması halinde tanklar davacı tarafından kullanılabilecek hale geleceğini, aksi düşünce ile sözleşmeden dönmenin hakkın kötüye kullanımı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı sözlü akdi ilişki konusu tankların CE belgesi olmadığından bahisle ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı ise söz konusu belgenin alınması yükümlülüğünün kendisinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda söz konusu belgenin alınmamasının eksik iş niteliğinde olduğu kabul edilerek sözleşmenin ifa edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davadaki uyuşmazlık sözleşmeye konu esere CE belgesinin kimin tarafından alınması gerektiği hususuna ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığına ve taraflarca da söz konusu bu belgeyi alma borcunun hangi tarafa ait olduğu iddia ve ispatlanamadığına göre, alınan bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilerek belgenin, imalatı yapan davalı yüklenici tarafından temin edilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Davalı yüklenici her üç ürün açısından bu belgeyi aldığını iddia ve ispat edememiştir. Söz konusu belgenin temin edilmemiş olması her ne kadar mahkemece eksik iş olarak kabul edilmiş ise de Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2016/1917E. sayılı kararında da belirtildiği gibi bu tür belge eksikliğinin hukuki ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.Mahkemece alınan bilirkişi raporu, belgenin uluslararası nitelik taşıması, CE İşareti Yönetmeliği ve Basınçlı Kaplar Yönetmeliği ve tüm dosya kapsamına göre bu belge olmadan bu ürünlerin kullanılamayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespit de bu yöndedir. O halde, sözleşmeye konu eserin kullanılamayacak derecede ayıplı olması nedeniyle iş sahibi TBK'nın 475/2 fıkrasındaki sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Eser sözleşmesinden dönülmesi halinde taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabilirler. Her ne kadar mahkemece davaya konu belgenin olmayışı eksik iş niteliğinde kabul edilerek sonuca ulaşılmış ise de, yukarıda yazılı Yargıtay kararında bu belgenin olmamasının hukuki ayıp niteliğinde olduğu kabul edildiğinden kararın gerekçe yönünden kaldırılarak sözleşme konusu ürünlerin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olması nedeniyle davacı iş sahibinin sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf eden davalı vekilinin istinaf talebinin sadece "gerekçe yönünden" kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, yukarıda yazılı olan gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.10.2020 tarih ve 2018/779 Esas, 2020/653 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜ ile, Davacı tarafça davalıya ödendiği tespit olunan 336.666,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 226.666,20-TL'sine dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 17/07/2017 tarihi ... sıra no'lu faturaya konu Paslanmaz Tank'ın davalıya iadesine, karşılıklı taraf edimlerinin aynı anda ifası ile satım bedeli olan 110.000,00-TL'ye iade tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 22.997,66 TL nispi karar ve ilam harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 5.749,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.248,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2- Davacı tarafından yapılan 5.749,42 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 172,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.957,82 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.016,63 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan 5.750,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 61,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 210,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15