İstanbul BAM 53. HD 2022/516 E. 2023/1262 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2022/516
2023/1262
19 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/516
KARAR NO: 2023/1262
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2019
NUMARASI: 2016/334 Esas, 2019/1056 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında 07/07/2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunun, işveren olan davalının dava dışı idare ... Genel Müdürlüğü ile aralarında imzaladıkları sözleşme gereğince üstlendiği işe ait 2011 yılı ... Kağıthane Şube Müdürlüğü mesuliyet sahası içinde bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atık su ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işi kapsamındaki işlerin taşeron sıfatıyla müvekkilince üstlenilmesi olduğunu, taşeron sıfatıyla üstlenilen tüm işlerin zamanında yapılarak davalıya hakedişlerin sunulduğunu, bir kısım hakedişlerin ödenmesine rağmen bir kısmının ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin çalıştırdığı işçi ücretlerini ve kamyon giderlerini karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıdan alacağının ve dolayısıyla uğradığı zararın bilirkişi raporuyla ortaya çıkacağını belirterek, anılan sözleşme kapsamında ödenmemiş olan alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 20.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili 18/04/2018 tarihli dilekçesiyle, 09/03/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 20.000,00 TL olan taleplerini 362.250,97 TL artırdıklarını belirterek, toplamda 382.250,97 TL tutarındaki alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacı tarafın 2011 yılında Kağıthane bölgesinde müvekkilinin taşeronu olarak çalıştığını ve tüm hak edişlerini de aldığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde davacı tarafın müvekkilinden alacağı olmadığı gibi borcu bulunduğunun görüleceğini, davacı tarafın kendi personeli ile yaşamış bulunduğu ihtilaf neticesinde kendi personeli tarafından davacıya dava açıldığını ve ... İnşaat firmasının müvekkilinin taşeronu olması sebebiyle o davada müvekkilinin de davalı olarak gösterildiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın kaybedildiğini ve dava neticende icra takibi yapıldığını, icra takibi neticesinde müvekkili firmanın, ... İnşaat - ...'nın ödemesi gereken bir borcu ödediğini ve yapmış olduğu bu ödeme tutarında bir kesintiyi firmanın cari hesaplarına yansıttığını, müvekkili firmanın rücuen yapmış olduğu bu işlemden sonra davacının müvekkilinden alacaklı değil ve borçlu olduğunu, bu nedenle de cevap dilekçeleriyle karşı dava ikame ettiklerini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davalarının ise kabulü ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili, karşı davaya cevabında, dava dilekçesindeki beyanları doğrultusunda karşı davanın haksız olduğunu ileri sürerek reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında akdedilen 07/07/2011 tarihli sözleşmede ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, taraflar arasındaki kesin hesabı ortaya koyan 20/02/2019 tarihli kök rapor ve 10/10/2019 tarihi ek rapordaki açıklamalara ve tespitlere itibar edildiği, ancak davalının savunmasında belirttiği 268.310,00 TL miktarındaki çek ödemelerinin de davacı alacağından indirilmesi gerektiği sonuca varıldığından bu yönden rapora itibar edilmediği, sözleşme kapsamında davacı tarafından işlere ilişkin düzenlenen 34 adet hakedişin toplam bedelinin 724.941,13 TL olduğu, düzenlenen bu hakedişlere göre davacı tarafından kesilen tüm faturaların taraf defterlerinde yer aldığı, dolayısıyla bir kısım hakedişlerde davalı şirket imzasının bulunmadığı yönündeki davalı savunmasına itibar edilemeyeceği ve neticede hakediş toplamının; 724.941,13 TL ile sözleşmeden kaynaklanan fiyat farkı 67.513,31 TL ve %18 KDV ile birlikte 935.096,24 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre operatör maaşının ve kamyon giderlerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, kamyon çalıştırma bedelleri için davacı tarafından 34 ayrı fatura kesildiği ve bu faturaların tamamının her iki taraf defterlerinde yer aldığı, kamyon çalıştırma bedelinin KDV dahil toplam değerinin 198.594,00 TL olduğu, operatör maaşı ve çalışma bedeli de 4.733,33 TL olup, bu kalemlerden oluşan toplam 203.327,33 TL'nin de davacı alacağına eklenmesi gerektiği, bu durumda davacının hakedişlerle birlikte toplam alacağının 1.138.423,57 olduğu, davalı işverenin 11 nolu hakedişte 227,76 TL, 31 nolu hakedişte 133,00 TL, 32 nolu hakedişte 118,96 TL, 33 nolu hakedişte yine 118,96 TL, 34 nolu hakedişte 178,44 TL olmak üzere toplam 777,12 TL gecikme cezası kestiği, davacının bu iş kapsamında çalıştırdığı işçiler tarafından muhtelif mahkemelerde dava açıldığı ve açılan davalarda davalı işverenin de davalı konumunda olduğu, İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2012/772 E 2014/316 K sayılı 07/03/2014 tarihli kararında davacı işçi ...'ın dosyamız davacısı ... ve davalı ... A.Ş. ile ...'ye karşı açtığı dava nedeniyle işçilik alacaklarına hak kazandığı ve bu ilamın İstanbul ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında infaza konu edildiği, işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte toplam 48.302,92 TL'nin takip konusu yapıldığı, anılan bu icra dosyasında kapak hesabı yaptırılarak 27/06/2014 tarihi itibariyle 56.952,79 TL borcun tamamının davalı ... A.Ş. tarafından ödendiği, icra dosyasında davacının da takip borçlusu olmasına rağmen tüm dosya borcunun davalı tarafından kapatılması nedeniyle davacının payına düşen 18.984,60 TL olduğu, dolayısıyla bu miktarın davacı alacağından tenzili gerektiği, bunun dışında İstanbul 3. İş Mahkemesinin 2012/677 E 2017/130 K sayılı 07/03/2017 tarihli kararında davacı işçi ... tarafından dosyamız davalısına karşı işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın kısmen kabul edildiği, bu kararın Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında infaza konu edildiği ve anılan icra dosyasında davacıya düşen bedelin 6.625,95 TL olarak belirlendiği, bu miktarında davacı alacağından tenzil edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 15.3 maddesinde SGK primlerinin taşeron olan davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu kapsamda 14/03/2012 ile 08/12/2014 tarihleri arasında 9 ayrı dekontla toplam 45.025,46 TL davalı işveren tarafından ödendiğinden bu bedelin yine davalı alacağından tenzili gerektiği, bunun dışında hakedişlerde kesilen stopaj ve KDV tevkifatının tenzili gerektiği, toplam 34 hakedişte kesilen stopaj miktarına göre davacı alacağından tenzili gereken stopaj kesintisinin 23.773,65 TL, KDV tevkifat kesintisinin de 27.293,57 TL olduğu, buna göre, davalı işveren tarafından yapılan gecikme cezası kesintisi, iki ayrı icra dosyasında davacıya düşen borç miktarı, SGK prim ödemeleri ve stopaj kesintisi ile KDV tevkifat kesintisinin toplam 122.480,35 TL olduğu ve davacı alacağından indirilmesi gerektiği, itibar edilen bilirkişi raporunda açıkladığı şekilde, ticari defterlere göre, hakedişlere karşı davalı tarafından yapılan ödemelerin toplamının 731.600,00 TL olduğu, davacı tarafından ödenmesi gereken ancak davalı tarafından ödenen bedeller ile sözleşme kapsamında davalı tarafından yapılan kesintilerin toplamı 122.480,35 TL olup, 731.600,00 TL ödeme miktarıyla birlikte toplam 854.180,35 TL'nin davacının yaptığı iş ve hizmetler ile ilaveler toplamı 1.138.423,57 TL'den tenzili neticesinde davacının 284.143,22 TL alacağının bulunduğu, 10/10/2019 tarihli raporda davalının çekle yaptığı ödemeler davacı alacağından tenzil edilmemiş ise de, toplam 268.310,00 TL ödemelere ilişkin çeklerin suretlerinin dosyaya ibraz edildiği, davacı tarafından, bu ödemelerin yapıldığı kabul edilmekle birlikte, çek ödemelerinin taraflar arasında akdedilen ve bu davaya esas teşkil eden 07/07/2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapılan ödemeler olmadığının, anılan sözleşme imzalanmadan önce davacının davalı şirket nezdinde 2009-2011 yılları arasında işçi olarak çalıştığı dönemde yaptığı işler karşılığındaki ödemeler olduğunun ileri sürüldüğü, ödemeleri inkar etmeyen davacının, davaya esas sözleşmeden önceki akdi ilişki nedeniyle yapılan ödemeler olduğu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacı vekiline bu iddiasını ispat zımmında delillerini sunması bakımından süre verilmiş ise de herhangi bir belge veya delilin ibraz edilmediği, ödemelere ilişkin çeklerin 2012-2013- 2014 yıllarında keşide edilen ve aynı tarihlerde ödenen çekler olduğu, buna göre çek keşide ve ödeme tarihlerinin taraflar arasında akdedilen 07/07/2011 tarihli taşeronluk sözleşmesinden sonra olduğu, davacının delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, toplam 268.310,00 TL bedelli çek ödemelerinin de davacı alacağından tenzili gerektiği, bu mahsup sonucu davacının bakiye alacağının 15.833,22 TL olduğu, bu açıklamalar doğrultusunda 25/02/2019 tarihli kök rapordaki çek ödemelerine ilişkin aksi görüşe itibar edilmediği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacının bakiye 15.833,22 TL alacağının olduğundan asıl davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi, davalı-karşı davacı tarafından yapılan fazla bir ödeme olmadığınından karşı davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; Esas davada; esas davanın kısmen kabulüne, 15.833,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, Karşı davada; karşı davanın reddine, karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinafında; sözleşmenin olaya yanlış uygulandığını, muvafakatleri olmadan savunmanın genişletildiğini, davalı yanın; davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde, ön inceleme duruşmasında ve ilk bilirkişi raporuna beyanlarında müvekkilinin alacağına ilişkin olarak yapılan herhangi bir çek ödemesinden bahsetmediğini, dosyaya sunulan ikinci bilirkişi raporunun davalının aleyhine tespitler içermesi nedeniyle bu çek ödemesinin gündeme geldiğini, davalının bu savunmasına muvafakatleri olmadığını gerek yazılı ve gerekse sözlü olarak beyan etmelerine rağmen yapıldığı iddia edilen çek ödemesinin mahkemece dikkate alındığını, bilirkişi raporunda ... A.Ş ödemelerinin cari hesap ekstrelerinde hesap takip kodu 120.B101 ve 220.B101 kodlu hesaplarda gözüktüğü tespitine yer verildiğini, ancak hakediş ödemelerine yönelik olarak yapıldığı iddia edilen söz konusu çek ödemelerinin bu hesaplarda gözükmediğini, çek ödemesinin bir iş kapsamında yapılıp yapılmadığı ve/veya hakedişe yönelik olup olmadığı hususlarının ispata muhtaç olduğunu, şayet söz konusu çek ödemesi müvekkilinin hakediş alacaklarına ilişkin bir ödeme ise neden cari hesap ekstrelerinde hesap takip kodu 120.B101 ve 220.B101 kodlu hesaplarda gözükmediğinin açıklanması gerektiğini, beyanlarında belirttikleri üzere, bu çek ödemelerinin müvekkilinin davalı yanında SGK'lı olarak gösterildiği döneme ilişkin olup, dava konusu sözleşme kapsamında hakediş alacakları ile bir ilgisi bulunmadığını, iki ayrı bilirkişi heyetinden toplamda 4 rapor alındığını, ancak bilirkişi raporları arasında açık çelişkiler olduğu halde bilirkişi raporları arasında ortaya çıkan açık çelişki yeni bir bilirkişi incelemesi ile giderilmeden ve en nihayetinde hiç bir bilirkişi raporuna tam anlamıyla itibar edilmeden hüküm kurulduğunu, mahkeme kararında hesaplama hataları mevcut olduğunu, hakedişlerin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, müvekkilinin alacağından stopaj ve KDV kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, zira bu tenzilatların her bir hakedişte zaten yapıldığını, verilen kararla stopaj ve KDV kesintisinin müvekkilinin hakediş toplamından iki defa indirildiğini, aynı zamanda her hakedişte %10 olarak uygulanan kesin hesap kesintisinin hakediş toplamına eklenmesi gerekirken bu tutarların hesaplamaya dahil edilmediğini, % 10 kesintinin müvekkilinin yapmış olduğu işlerden bir nev'i teminat olarak davalının uhdesinde tutulan ve işin tamamının bitiminde taşerona verilmesi gereken ücret olduğunu, kesin hesabın olmadığı sav'ının dinlenemeyeceğini, zira müvekkilinin kendisine verilen işleri zamanında yaptığını belirterek, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinafında; esas dava bakımından; karara dayanak yapılan bilirkişi raporuna itirazlarının bir kısmının nazara alınmadığını, müvekkilinin kabul etmemiş olduğu hakedişler hesaplamaya dahil edildiği gibi hakediş bedellerinin de fazla hesaplandığını, 07/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin yaptığı ödemelerin 962.819,00 TL olduğunun, 09/03/2018 tarihli ek raporda 731.600,00 TL olduğunun, Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda ise 731.600,00 TL, toplamda ise 854.180,35 TL olduğunun tespit edildiğini, görüleceği üzere dosyada mevcut olan bilirkişi raporları ile müvekkili şirketin ödediği bedelin dahi tespit edilemediğini, kaldı ki mahkeme tarafından hükme esas alınan raporda dahi müvekkili tarafından yapılan 268.310,00 TL bedelli çek ödemelerinin nazara alınmadığını, bunlara ilişkin mahkemece tenzilat yapıldığını, bilirkişilerce sözleşme bedeli, hakediş bedelleri ile müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin dahi her raporda farklı hesaplandığını, bu sebeplerle fazla hesaplanmış olan hakediş bedeli üzerinden müvekkilinin alacaklı değil borçlu çıkmasının hatalı olduğunu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı- karşı davalının yaptığı iş ve hizmetler ile ilaveler toplamının 1.138.423,57 TL olarak belirlendiğini, ancak müvekkili şirketin kabul etmediği son hakedişin müvekkili şirket tarafından kabul edilmiş gibi sadece davacı yanın evrakları ile hesaplamaya dahil edildiğini, hakedişlerde sözleşme gereği %10 geçici kabul teminat kesintisi yapılarak davacı- karşı davalıya ödemeler yapıldığını ve daha sonra 326 nolu cari hesabından gerekli mahsupların iş bu teminat bedelinden yapıldığını, ticari defterleri bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu bağlamda bilirkişi hesaplamasında iş bu %10'luk teminatın davacının borcundan mahsup edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiğini, kamyon çalışma bedelinin fazla hesaplandığını, müvekkilinin defterlerinde ve bir önceki bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere kamyon bedellerine ilişkin 33 adet fatura mevcut olduğunu, 2012 yılında toplam 11 adet fatura mevcut olduğunu, ancak bilirkişi raporunda 12 adet hesaplandığını, bilirkişinin 1 adet faturayı sehven hesapladığını düşündüklerini, davacının defterlerine dayanarak yazmış olması halinde ise davalının defterlerinin delil vasfı olmadığı nazara alındığında fazla olan faturanın kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu faturanın taraflarına tebliğ edilip edilmediğinin davacı yan tarafından ispatı gerektiğini, karşı dava bakımından; yukarıda izah ettikleri üzere dosyada mübrez bilirkişi raporlarının kabul edilmeyen hakediş bedelini kabul edilmiş gibi hesaplamaya dahil ettiğini, buna rağmen her raporda işçilik ödemeleri, çek ödemeleri haricinde hakediş bedelinin dahi fazla hesaplandığını, hal böyle iken müvekkili tarafından yapılmış ödemeler neticesinde alacaklı olması gerekirken yanlış hesap sonucu karşı davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozularak, esas davanın reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı taşeron, davalı-karşı davacı yüklenicidir. Dava, "2011 yılı ... Kağıthane Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Atık Su ve İçme Suyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşine" ilişkin 07.07.2011 tarihli sözleşmeye konu tüm işlerin zamanında yapılmasına rağmen bir kısım hakediş bedelinin ödenmediği ve bu nedenle davacı-karşı davalının çalıştırdığı işçi ücretlerini ve kamyon giderlerini ödemek zorunda kaldığı iddiasıyla, bu sözleşme kapsamında bakiye (ıslahla) 382.250,97-TL alacağın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davalı-karşı davacı vekilince, davacı-karşı davalının bakiye bir alacağı bunulmadığı, davacı-karşı davalının kendi personeliyle yaşadığı ihtilaflar nedeniyle davacı-karşı davalı ile birlikte müvekkili aleyhine de davalar açıldığı ve müvekkili tarafından bu kapsamda ödemelerde bulunduğu, yapılan bu ödemeler dikkate alındığında davacı-karşı davalının müvekkilinden alacaklı değil ve borçlu olduğu belirtilerek, asıl davanın reddi istenmiş, karşı davada ise şimdilik 20.000,00 TL'nin alacağın davacı-karşı davalıdan tahsili talep edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 07.07.2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile, davalı yüklenicinin dava dışı ... Genel Müdürlüğü ile akdettiği sözleşme kapsamında üstlendiği "bozuk, çökük, hasarlı ve hizmet dışı kalmış atık su ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon işinin" davacı taşeron tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davaya konu sözleşme, bu sözleşme kapsamında davacı-karşı davalı tarafça düzenlenen hakedişler, faturalar ve davalı-karşı davalının hakediş ödemesine ilişkin belgeleri ile dayanılan diğer deliller toplanarak, önce yüksek mimar, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden 07.03.2017 tarihli kök ve 09.03.2018 tarihli ek raporlar alınmış, ancak bu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek raporların birbiriyle çelişkili bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın halli için kesin hesabın yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle yeniden oluşturulan inşaat mühendisi (hakediş ve kesin hesap uzmanı), yüksek mimar ve yeminli mali müşavirden oluşan 3 kişilik farklı bilirkişi heyetinden 20.02.2019 tarihli kök ve 10.10.2019 tarihli ek raporlar alınmış, sonrasında ise 20/02/2019 tarihli kök rapor ve 10/10/2019 tarihi ek rapordaki açıklamalara ve tespitlere itibar edilerek (davalının savunmasında belirttiği 268.310,00 TL miktarındaki çek ödemelerinin davacı-karşı davalı alacağından indirilmesi hususu haricinde), yukarıda özetlendiği üzere, davacı-karşı davalının kamyon çalıştırma bedelleriyle birlikte toplam hakediş alacağı 1.138.423,57 TL olarak belirlenmek ve bu miktardan; davalı-karşı davacı tarafça yapılan 731.600,00 TL'lik ödeme ile ayrıca ileri sürülen; 777,12 TL'lik gecikme cezası, davacı-karşı davalının işçilerinin açtığı davalar nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedellerden davacı-karşı davalının payına düşen 18.984,60 TL ve 6.625,95 TL, davacı-karşı davalı yerine davalı-karşı davacı tarafça SGK'ya ödenmek zorunda kalınan 45.025,46 TL, hakedişlerde kesilen 23.773,65 TL stopaj kesintisi ile 27.293,57 TL KDV tevkifat kesintisi ve 268.310,00 TL bedelli çek ödemelerinin tenzili ile bakiye alacağının 15.833,22 TL olduğu kabul edilmek suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerince sunulan istinaf dilekçelerinde, davacı-karşı davalının hakediş alacağından mahsup edilen; "davacı-karşı davalının işçilerinin açtığı davalar nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedellerden davacı-karşı davalının payına düşen 18.984,60 TL ve 6.625,95 TL, davacı-karşı davalı yerine davalı-karşı davacı tarafça SGK'ya ödenmek zorunda kalınan 45.025,46 TL ve gecikme cezasına ilişkin 777,12 TL" hususlarına ilişkin olarak ayrıca ve açıkça bir istinaf itirazında bulunulmadığından HMK'nın 355. Maddesi gereğince bu hususlar bakımından bir istinaf incelemesi yapılmayacaktır. Taraf vekillerinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Mahkemece "taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişler ve sözleşmeye göre davalının yaptığı kesintiler ile ödemelerin davacı alacağından tenzili sonucu neticeye ulaştığı, sözleşme çerçevesinde kesin hesabı ortaya koyduğu ve birbirini teyit ettiği" gerekçesiyle ikinci bilirkişi heyetinden alınan 20/02/2019 tarihli kök rapor ve 10/10/2019 tarihi ek rapordaki açıklamalara ve tespitlere itibar edilerek (davalının savunmasında belirttiği 268.310,00 TL miktarındaki çek ödemelerinin davacının alacağından indirilmesi hususu haricinde) yargılama neticelendirilmiş ise de, gerekçeli kararda da özetlendiği üzere, iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan söz konu raporlarda defter ve hakediş incelemeleri farklı şekillerde yapılmış ve bunun neticesinde de farklı rakamlara ulaşılmış olup, söz konusu raporlar arasındaki bu çelişkili durum ve hususlar teknik olarak tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Kaldı ki Mahkemece 268.310,00 TL bedelli çek ödemelerinin tenzili bakımından ikinci bilirkişi heyeti raporundaki değerlendirme ve görüşle de bağlı kalınmayarak, ayrıca bir değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca, davalı-karşı davacı tarafça, kamyon çalıştırma bedelleri için davacı-karşı davalı tarafından kesilen 34 adet faturadan 1 adedinin kendi defterlerinde kayıtlı olmadığına ilişkin olarak da ikinci bilirkişi heyetinden alınan kök rapora itiraz edilmiş olmasına rağmen bu heyetten alınan ek raporda bu itiraz hususunda denetime elverişli ayrı bir değerlendirme yapılmamış, sadece kök rapordaki hesaplama tekrar edilmiştir. Ayrıca, hakedişlerden yapılan %10 geçici kabul teminat kesintilerine ilişkin olarak gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmamış, hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda sadece davalı-karşı davacı defterlerinde kayıtlı olan faturalarla örtüşen hakediş bedelleri dikkate dikkate alınarak kesin hesap tablosu yapılmış, bu tablolarda kesin hesap kesintileri de gösterilmekle birlikte hakedişlerden bunlara ilişkin bir düşüm yapılmamıştır. Her iki taraf vekilince de söz konusu %10'luk teminat kesintileri bakımından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporlarında, davalı-karşı davacının bu bedellere ilişkin olarak 326 nolu cari hesaptan gerekli mahsupların yapıldığına ve bunların dikkate alınması gerektiğine yönelik itirazı ile davacı-karşı davalının ise bu tutarların hakediş toplamına ayrıca eklenmesi gerektiğine yönelik itirazı bakımından denetime elverişli bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu açıklama ve değerlendirmeler doğrultusunda, Mahkemece, iki farklı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasındaki farklı değerlendirmelerin ve yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması, taraf vekillerinin raporlara itirazlarındaki ve istinaf dilekçelerindeki itirazlarının usulünce değerlendirilmesi ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre asıl ve karşı davaların esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/12/2019 tarih, 2016/334 Esas, 2019/1056 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15