İstanbul BAM 53. HD 2022/494 E. 2023/1237 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
bam
2022/494
2023/1237
13 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/494
KARAR NO : 2023/1237
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2020
NUMARASI : 2018/633 Esas, 2020/329 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2011 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşları ... ve .... tarafından kurulduğunu, şu an itibariyle davacı şirketin ortaklarının, ... olduğunu, 01 Kasım 2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tek başına müdürlüğe, ... seçildiğini, anılan tarihten önce ise hem ... hem de ...'ün şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür olduklarını, müvekkili şirketin şu anki müdürü ... tarafından, tek başına müdürlük görevinin üstlenilmesi sonrasında, eski müdürlerden ...’ün uhdesinde bulunan evrakların teslim almasını müteakiben boş olarak teslim edilen çek defterinin incelenmesinden dava konusu her iki çekin de, ... tarafından şirket adına ve hesabına düzenlendiğinin öğrenildiğini, şirket kayıtlarında müvekkili şirket tarafından davalı ... ile akdedilmiş hiçbir yazılı sözleşme, davalı "..." tarafından ibraz edilmiş hiçbir fatura, sevk irsaliyesi, her iki tarafça düzenlenmiş bir teslim tutanağı bulunmamasına rağmen şirketin banka ekstrelerine göre, müvekkili şirket tarafından banka üzerinden davalıya 10.07.2018 tarihinde 257.000.-TL’lik çek verilip çekin ödendiği, davalıya çok sayıda banka havalesiyle 2 Milyon TL’ye yakın nakit ödeme yapıldığı, işbu davaya konu olan biri 500.000 TL, diğeri 1 Milyon TL olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL tutarında henüz ödenmemiş iki adet çek verildiğini, söz konusu çeklerin, dava dışı ... tarafından, davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu dönemde mi keşide edildiği yönünde hiçbir bilginin şirket uhdesinde bulunmadığını, bu itibarla dava konusu çeklerin müvekkili şirketi bağlamadığını, bir an için varsayımsal olarak ve kabul anlamına gelmemek üzere bu çeklerin eski müdür ... tarafından müvekkili şirketi temsil etmeye yetkili olduğu dönemde keşide edildiği varit olsa dahi, menfi tespit istemine konu olan çeklerin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını, nitekim şirket yönetiminin eski müdür ...’ün elinden alınmasını müteakiben, müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu 6. Sulh Hakimliği’nin 2018/140 D. İş sayılı dosyasından yaptırılan delil tespit raporunda, müvekkili şirketin Pendik Marina’da yürütmekte olduğu projede toplam 689.000.-TL’lik bir çelik konstrüksiyon imalatı bulunduğunu, imalata konu olmayan ve kenarda duran çelik malzemenin değerinin de 38.500 TL olduğunu, böylelikle, çelik malzemesi tedariki ve çelik konstrüksiyon imalatı toplamının 727.500.- TL değerde olduğunun delil tespiti raporuyla saptandığını, bundan da öte, söz konusu proje alanında mevcut bulunan çelik konstrüksiyon imalatının ve çelik malzemenin kendisi tarafından tedarik ve imal edildiğini iddia eden, başkaca tedarikçiler de bulunduğunu, bu veriler karşısında, müvekkili şirket tarafından hali hazırda davalıya 2.257.000.- TL ödendiğini ve davalıya bir de huzurdaki davaya konu edilen toplam 1.500.000-TL değerinde iki adet çek de keşide edildiğinii, bu suretle davalı lehine haksız yere 3.757.000.- TL gibi fahiş ve haksız bir alacak hakkı yaratıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, delil tespiti raporunda saptanan çelik konstrüksiyon imalatının ve tedarik edildiği saptanan çelik malzemenin dahi davalı tarafından tedarik ve imal edildiği varsayımında bile, davalı tarafından ileri sürülebilecek hak edişin 727.500.- TL tutarında olacağından, davalının bu tutarın üç katı tutarında bir bedeli haksız yere çoktan tahsil ettiğini, bu durum karşısında, davalının elinde bulunan toplam 1.500.000.-TL değerli iki çekin bedelsiz kaldığını, müvekkili şirketin önceki müdürü ..., müvekkili şirket tarafından Pendik Betamarin’de yapımı üstlenilen iş hakkında şirketin diğer müdürüne ve ortaklarına uzun süre hiçbir bilgi vermediğini, şirket ortaklarından sürekli olarak şirket yönetimi için yüksek meblağlı ödünçler aldığını ve projenin yürütülmesinin gerektirdiği faaliyeti gerçekleştirmediğini, bu bağlamda, dava dışı ...’ün müdür sıfatıyla davalıya sağladığı menfaatın, bu kişiler arasındaki muvazaalı işbirliğini yansıttığını, davalının, menfi tespit istemine konu olan çekler bağlamında müvekkil şirkete karşı hiçbir talep hakkı bulunmadığını, toplam bedelleri 1.500.000,00 TL olan iki çeke ilişkin olarak menfi tespit davasının kabulü ile çeklerin bedelsizliği sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı yana 2017- 2018 yılları arasında toplam 241.400 Kg (300 NPI, 280 NPI, 240 NPI, 200 NPI Demiri, 300 HEA Demiri, Baklava Saç, Güçlendirme Bağlantı Flanşları, galvaniz boya, Antipas, Metal Kesme Taşı, Bazik Elektrot, Tiner, Metal Taşlama Taşı, Flap Zımpara, Kaynak Maskesi, Plastik Rulo, Rulo Başlığı, Maske Cam vs....) malzeme satışı yaptığını, bu durumun sevk irsaliyeli faturalar, cari hesap, defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, müvekkilinin davacı yanda hali hazır 499.258 TL alacağı bulunduğunu, dava konusu edilen 31.12.2018 keşide tarihli, 6954157 seri nolu 500.000 TL miktarlı çekin davacı tarafça müvekkilinin cari hesap alacağına karşılık verildiğini, davacının mal ve hizmet almadığına ilişkin iddiasının afaki ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu edilen diğer 05.01.2019 keşide tarihli 6954161 seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı çekin müvekkiline mal almak üzere bağlantı çeki olarak verildiğini, ancak davacı tarafın kendi iç ilişkilerinde meydana gelen nizadan kaynaklı olarak imalat ve çalışmaların askıya alındığını, söz konusu çekin müvekkili yedinde kaldığını, iş askıya alınınca müvekkilinin söz konusu çeki bankaya dahi ibraz etmediğini, davacı şirketin söz konusu çekin iadesi için müvekkilinden sözlü ya da yazılı talep yoluna gitmeksizin dava açtığını, davacının doğrudan dava açmasının nedeninin kendisini mağdur konumuna sokmaya çalışmak istemesinden kaynaklanığını, müvekkilinin, davacıdan sadece hakkı olanı talep ettiğini, 05.01.2019 keşide tarihli 6954161 seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı bağlantı çekinin davacı tarafa talep halinde iade edilebileceğini, davacının müvekkiline 3.757.000 TL miktarında ödeme yapıldığını ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkiline iddia edilen paranın ödenmediğini, kaldı ki davacının müvekkilinden hiç bir mal ve hizmet almadığını ileri sürdüğünü ancak huzurdaki davayı sadece 1.500.000 TL üzerinden ikame ettiğini, davacının, davasını İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2018/140 D.iş sayılı dosyasından sadır tespite dayandırdığını, halbuki söz konusu tespitin eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin Pendik Marina’da yer alan ... isimli çelik konstrüksiyondan yapılan inşaatta kullanılan çelik, demir ve kullanılan diğer malzemelerin ve işçiliklerin tespitini eksik proje üzerinden hesaplandığını, söz konusu yapı, zemin + 1 kat iken yapılan imalatlarla zemin + 2 kat + seyir balkonu ve tonoz çatı haline getirildiğini, yapıda genişletmeler, ilaveler yapıldığını tek bir proje ile hareket edilmediğini, revize projelerle çalışıldığını, davacının, imalatı eksik göstermek amacıyla, bilirkişiye tespit esnasında eksik proje verdiğini, nitekim metraj ve ağırlık ölçümlerinin eksik proje nedeni ile hatalı ve eksik çıktığını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile yapı üzerindeki imalatların yeniden tespitinin yapılabileceğini, dava konusu edilen 05.01.2019 keşide tarihli 6954161 seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı çeki yer ve yetkili gösterilmesi halinde çekin bağlantı çeki olması sebebi ile iade edileceğini, davacını diğer iddia ve taleplerinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle reddine, müvekkilinin alacağı üzerinden % 20 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılamaya, alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, taraflar arasında mal alım satımı (tedariki) yönünde ticari bir ilişki bulunduğu, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme olmasa da tarafların ticari defter ve kayıtları ile İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/140 D.İş sayılı ve İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/63 D.İş sayılı delil tespiti dosyalarına göre davalının davacıya, yapılan inşaat sebebiyle sadece malzeme tedarikinde bulunduğu, davalının herhangi bir imalat yapmadığının anlaşıldığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarına ve kayıtlı faturalara göre davalıya tedarik edilen malzemeden dolayı 244.631,31 TL borçlu olduğu, bu sebeplerle davacının dava konusu 31/12/2018 keşide tarihli, 6954157 nolu, 500.000,00 TL bedelli çek yönünden çekin tamamından sorumlu tutulamayacağı, 244.631,31 TL'lik kısmından sorumlu olabileceği, davacının işbu çekten dolayı davalıya 255.368,69 TL borçlu olmadığı, davalı tarafın mahkeme huzurunda 05/01/2019 keşide tarihli, ... nolu, 1.000.000,00 TL bedelli çekin bağlantı çek olarak verildiğini, bu çek sebebiyle davacıdan alacaklı olmadığını, çeki iade etmeye hazır olduğunu beyan etmesine ve 31/12/2018 keşide tarihli, ... nolu, 500.000,00 TL bedelli çek yönünden ise davalıya 255.368,69 TL borçlu olmadığı anlaşıldığından, davacının dava konusu çeklerden dolayı davalıya toplam 1.255.368,69 TL borçlu olmadığının tespiti gerektiği, her ne kadar davacı vekilince dava konusu malzemelerin başka tedarikçiler tarafından da karşılanmış olabileceği, davalının tedarik ettiğine dair bir delil olmadığını beyan etmiş ise de taraflar arasında süregelen ticari ilişki, tarafların ticari defter ve kayıtları, Vergi Dairesi Müdürlüklerine sunulan BA ve BS formları bulunan faturalar olması sebebiyle davacının bu yöndeki iddiasına hukuken itibar edilmediği, kaldı ki, ortada davacı lehine tedarik edilmiş ve onun zenginleşmesine sebep olmuş bir malzeme var ise bu malzemelerin davalı dışında başka tedarikçiler tarafından temin edildiği hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekilince müvekkilinin, davacıya mal teslim ettiği yönünde son duruşmada tanık dinletilmesi yönünde talepte bulunmuş ise de savunmanın genişletilmesine yönelik bu talebe davacı vekilinin muvafakatinin olmaması ve tanıkla ispatı gereken bir husus olmaması sebebiyle tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/4-c.3. Maddesi gereğince menfi tespit davasının kısmen davalı alacaklı lehine sonuçlanmış olması ve dava konusu çeklerle ilgili icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması sebebiyle davalı alacaklının talebi aranmaksızın reddedilen borç miktarı üzerinden davalı alacaklı lehine % 20 tazminat ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle menfi tespit davasının KISMEN KABULÜNE; Dava konusu ... Bankasına ait 31/12/2018 keşide tarihli, 6954157 nolu, 500.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankasına ait 05/01/2019 keşide tarihli, ... nolu, 1.000.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL çeklerden dolayı davacının davalıya 1.255.368,69 TL borcu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya dair istemin reddine, Davalı alacaklı yönünden reddedilen kısım yönünden (244.631,31 TL) 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/4-c.3. maddesi gereğince % 20 oranında olmak üzere 48.926,26 TL tazminatın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, karar verilmiş karara karşı, taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, işbu menfi tespit istemine dair davaya konu edilen çekler hakkında, davalı tarafından açılmış bir icra takibi olmadığını, hatta, davalının, 1.000.000 TL bedelli çeki, bankaya dahi biraz etmediğini, mahkemece, icra takibi başlatılmayan dava konusu iki çeke ilişkin toplam 1.500.000,00 TL tutarındaki menfi tespit talebi ile ilgili olarak 1.255.368,69 TL'lik kısma ilişkin kabul kararı verilmiş ise de, esasen dava öncesinde düzenlenen delil tespit raporu, bilirkişi incelemesi, davalı tarafın basit ve bileşik ikrarı ve tüm dosya kapsamı ile subüta ermesine rağmen reddedilen 244.631,31TL kısım yönünden verilen kararın yerinde olmadığını, yargılama aşamasında, davalının, teslim olgusunu ispatlayamadığını, nitekim, menfi tespit davalarının en önemli gerekçesinin, davalının alacağının dayanağı olarak gösterdiği fatura muhteviyatı malların müvekkili şirkete teslim edilmediğinin taraflarınca tespit edilmesinden kaynaklandığını, aynı şekilde, 15.11.2019 tarihli kök bilirkişi raporunun 5. sayfasında davalının (satıcının), alacağının dayanağı olarak sunduğu toplam 22 adet faturanın ve içeriği malların müvekkili şirkete teslim edildiğini yasal delillerle ispat edemediğinin belirtildiğini, faturaların çoğunda teslim alan sıfatı ile, bazılarında sadece isim olarak, bazılarında ise isim ve imza dahi olmayan ... isminin bilgisayar ile yazıldığını, ..., her ne kadar müvekkili şirkette 02.11.2017-02.11.2018 tarihleri arasında sigortalı çalışan olarak gösterilmişse de, yine aynı mahkemede görülen ve müvvekkili şirketin eski müdürü olup 05.11.2018 tarihinde görevinden azledilen ... tarafından şirkete kayyum atanması talebi ile açılan davada, ...'in tanık olarak verdiği ifadesinde kendisinin davacı şirkette sigortalı olarak görünmesine rağmen işi yapan alt taşeron firma olduğunu açıkça ifade ettiğini, yine dosyaya celb edilen davalıya ait Ekim 2017 tarihli BS formuna göre ise ... ve davalı arasında 2017 yılında ticari ilişki olduğunun da tespit edildiğini, dolayısıyla, her ne kadar müvekkili şirket çalışanı gösterilmişse de, 2017 döneminde kesilen fatura muhteviyatı ürünlerin, müvekkili şirkete teslim edildiği hususunun, davalı tarafından yasal delillerle ispatlanamadığını, ayrıca, taşeronluk yapan ...'in, davalı ile şahsen de ticari ilişkide olmasının, bu ürünleri kendi nam ve hesabına da almış olabileceği ihtimalini kuvvetlendirdiğini, teslim alan ve teslim eden isim ve imzaları yer almayan 11 adet Fatura içeriği ürünlerin de müvekkili firmaya teslimi hususunda kesin bir tespit yapılmadığını, bu hususun, bilirkişi raporunda açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen, mahkemece tüm bu fatura tutarlarından dolayı müvekkilinin borçlu olduğunun kabulünün isabetli olmadığını, tüm dosya kapsamı, ticari ve mali kayıtlar ve hukuki mevzuat göz önünde bulundurulduğunda fatura muhteviyatı ürünlerin müvekkiline teslim edildiğine delalet etmeyeceğini, mahkemece sadece faturaların müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığı gerekçesi ile müvekkili şirketin davalı tarafa 244.613,31 TL' lık kısım yönünden borçlu olduğunun kabulünün, yerleşik içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkili aleyhine yapılmış bir icra takibi olmadığını, ayrıca, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, nitekim, ancak yapılan yargılama sonucunda alacağı belirleyen mahkemece kısmen kabul-kısmen red kararı verdiğini, kaldı ki, müvekkilinin menfi tespit davası açmasında kötü niyetli olduğunun da ispatlanmadığını, aksine davayı acmakta hukuki yararı olduğunun ve davalının açık ikrarı karşısında, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının belirlendiğini, bu nedenle, şartları oluşmadığı halde davalı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul edilen miktar yönünden lehlerine icra inkar tazminatı hükmedilmemesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemenin 05.01.2019 keşide tarihli 6954161 seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı çekle ilgili iadesinde bir ihtilaf olmadığı halde söz konusu çek bedeli üzerinden müvekkili aleyhine harç ve vekalet ücretine hükmettiğini, yargılamanın başında çekin kendilerinde olduğunu ve istenildiği anda iade edebileceklerini belirttiklerini, ancak davacı şirketin ortakları arasında var olan ihtilaf nedeni ile çekin teslim yerinin bildirilmediğini, zaten dava açılmadan önce ne sözlü nede yazılı olarak söz konusu çekin iadesinin talep edilmediğini, doğrudan dava açıldığını, cevap dilekçesinde dava konusu edilen bu çekin iade edileceğini beyan etmelerine rağmen bu hususta bir niza varmışcasına davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin, davacıdan 499.258 TL alacağı olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, dosyada mübrez faturalar ve sevk irsaliyeleri, cari hesap, defter ve kayıtların müvekkilinin alacağını ispatladığını, davacının, dava konusu şantiyeye başka firmalardan mal tedarik ediliğini ileri sürdüğünü, ancak bu iddiasını ispat edemediğini, mahkemenin bu durumu kararının 7. Sayfasında açıkça belirttiğini, dosyada mübrez İstanbul Anadolu 12.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/63 D.İş sayılı dosyasından sadır 10.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda açık ve net bir şekilde "onaylı uygulama projesinin ve onaylı uygulama projesine ait ağırlık cetvelinin fiili duruma uygun olduğu"nun tespit edildiğini, müvekkilinin tedarik edip sevk ettiği tüm malzemelerin dava konusu şantiyedeki çelik konstrüksiyon binada kullanıldığı ve yerinde görüldüğünün tespit raporu ile sabit olduğunu, İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/63 D.İş sayılı dosyasından sadır 10.05.2019 Tarihli Bilirkişi Raporu ile yerinde tespit edilen tüm demir çelik malzemeleri müvekkilinin temin ettiğini, bu durumun müvekkilinin defter, belge ve faturaları ile sabit olduğunu, mahkemenin kararını muhasebe uzmanından alınan 02.03.2020 tarihli ek rapora dayandırdığını, oysa raporun eksik ve objektiflikten uzak olduğunu, bilirkişinin adil olmayan bir yaklaşımla yetki ve görev alanını aşarak davacı lehine yorumlar getirerek rapor düzenlediğini, mahkemece 30.11.2018 tarih ... numaralı 254.626,74 TL meblağlı faturaya konu 44.380 kg demir çelik malzemesini teslim alan tanığın dinlemediğini, tanığın, davacı şirketin SGK'lı çalışanı olup sevk irsaliyesinde imzası bulunduğunu, cevap dilekçesinde tanık deliline dayandıkları gibi 1 nolu celsenin 1 nolu ara kararı gereği tanık ve delil listesinin süresi içerisinde verildiğini, 2 celseden itibaren tanık dinletme taleplerini yinelediklerini, mahkemece tanıklarının dinlenilmediğini, hüküm aşamasında dosya kapsamı dikkate alınmaksızın tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilerek eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava bedelsiz kaldığından bahisle çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin önceki yetkilisinin davalı tarafa pek çok çek keşide ederek verdiğini, bu çeklerin bir kısmının ödendiğini, ticari defter kayıtlarında davalı tarafa 2.257.000 TL ödendiğinin kayıtlı olduğunu ve davalıda halen tahsil edilmemiş 1.500.000 TL bedelli iki çek daha bulunduğunu, müvekkilinin Pendik Marinada yürütmekte olduğu projede İstanbul Anadolu 6. SHM 2018/140 D.iş sayılı dosyada yaptırdıkları tespitte proje alanında 689.000 TL bedelli çelik kontriksiyon imalatı bulunduğunun tespit edildiğini, imalatı yapılmamış çelik malzemenin değerinin de 35.000 TL olduğunu, buna göre davalının teslim ettiği maldan daha fazla ödeme almış olmasına rağmen davaya konu yaptıkları çeklerinde davalıda olduğunu, söz konusu çekler bedelsiz kaldığından dava dilekçelerinde belirttikleri 1.000.000 TL ve 500.000 TL bedelli iki adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, davalı davaya cevap dilekçesinde dava konusu edilen 1.000.000 TL bedelli çekin malzeme alımı için kendisine verildiğini, çek karşılığı mal alınmadığını, çekin kendisinde olduğunu ve davacıya teslime hazır olduklarını, çekin dava açılmadan önce davacı tarafça talep edilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıya mal sattığını, sattığı malları ve faturalarını davacıya teslim ettiğini, sattığı mallar nedeniyle davacıdan 499.258 TL alacaklı olduğunu, 500.000 TL bedelli çekin bu alacağına karşılık verildiğini belirterek, 500.000 TL bedelli çek yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında, davacının Pendik Marinada bulunan inşaatına malzeme temini konusunda sözlü anlaşma yapıldığı, satılan malların bedelinin bir kısmının nakit bir kısmının çek verilmek suretiyle ödendiği, davacının davalıda bulunan dava konusu yaptığı iki adet çekin bedelsiz kaldığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda davacı defterlerine göre davalıya 244.631,31 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davalı ticari defterlerinde ise davacının 741,95 TL alacaklı görüldüğü, taraf defterleri arasındaki mutabakatsızlığın 30.11.2018 tarihli ... seri ve sıra numaralı 254.626,74 TL bedelli davalı faturasının davalı ticari defter kayıtlarında yer almasına rağmen, davacı ticari defter kayıtlarında yer almaması ile davaya konu çeklerden 31.12.2018 keşide tarihli ... nolu 500.000,00 TL bedelli olanın yine davalı kayıtlarında yer almasına rağmen davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.Davalı, dava konusu yapılan 1.000.000 TL bedelli çekin kendisine mal alımı için verildiğini karşılığında her hangi bir mal teslim etmediğini, çeki iadeye hazır olduğunu belirttiğinden bu çekle ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 500.000 TL bedelli çek karşılığı malın davacıya teslim edilip edilmediği, çekin bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında çıkmaktadır. Uyuşmazlık, bedelsiz kaldığı iddia edilen çeke konu malların tesliminden kaynaklandığından, teslim hususu tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Davalı da teslim hususunda tanık deliline başvurmuştur. Uyuşmazlığa konu çek karşılığı olduğu belirtilen mallara ilişkin fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı ise de davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından fatura içeriği malların davacıya teslim edilip edilmediği hususunda davalının usulüne uygun tanık bildirdiği tanıkları dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.Kabule göre de, davacı iki adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu yapılan 1.000.000 TL bedelli çekten dolayı alacaklı olmadığını, çekin davadan önce iadesinin talep edilmediğini, çeki iadeye hazır olduğunu belirtmiştir. Buna göre davalı söz konusu çeke ilişkin davayı cevap dilekçesi ile kabul ettiğinden, davacının davadan önce çeki davalıdan talep edip etmediği araştırılarak buna göre dava açılmasına davalının sebep olup olmadığı tespit edildikten sonra bu çekle ilgili yargılama giderlerinden sorumluluğun belirlenmesi gerekirken gerekçesi belirtilmeden ihtilaf konusu olmayan çek yönünden de yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi ile kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, dairemiz kaldırma kararına göre bu aşamada davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/07/2020 tarih, 2018/633 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Dairemiz kaldırma kararı gereğince bu aşamada davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,6-Davacı tarafça yatırılan istinaf harçlarının istek halinde kendisine İADESİNE,7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38