SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 46. HD 2024/527 E. 2024/499 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/527

Karar No

2024/499

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

46. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/527

KARAR NO: 2024/499

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/12/2023

NUMARASI:2023/1087 Esas

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davalı tarafça davacı aleyhine Türk vatandaşlığı almak için davalının sahibi olduğu inşaat şirketinden taşınmaz satın almak için verdiği bonoya dayanarak başlatılan icra takibinden dolayı, borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince 21/12/2023 tarihli ara karar ile; "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi)Davacı vekilinin icra dosyasında muhtemel satış olması halinde paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına ve davalıya ödeme yapılmasına engel olunmasına ilişkin talebinin; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki taleplerinin REDDİNE karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin 16/12/2023 tarihli dilekçesindeki ihtiyati tedbire ilişkin diğer talepleri yönünden incelenme yapıldığında; Davacı vekili 15/11/2023 tarihli dava dilekçesinde: "...B.Çekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde haciz konulan müvekkilinin tek taşınmazının satışına ilişkin işlemlerin bu davaya ilişkin kararın kesinleşmesine kadar durdurulmasını..." talep ettiği, mahkememizin 17/11/2023 tarihli ara kararı ile, "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..." karar verildiği, 08/12/2023 tarihinde davacı vekilinin "...icra dosyasındaki işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini aksine kanaat halinde icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması..." şeklinde tekrar ihtiyati tedbir talep etmiş olduğu, iş bu talebin mahkememizin 12/12/2023 tarihli ara kararı ile değerlendirilerek; "...Somut olayda; mahkememizin 17/11/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tedbir talebinin reddine karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmediği, davacının 08/12/2023 tarihli dilekçesiyle ihtiyati tedbir kararı olarak icra dosyasının durdurulmasına veya taşınmazın satışının durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, durum ve koşullarda değişiklik bulunmadığı, davanın menfi tespite ilişkin olduğu, icra dosyasından sonra açılmış olduğu, İİK'nun 72/2 maddesinin amir hükmü uyarınca eldeki davada takibin ve satışın durdurulmasına dair tedbir istenemeyeceği, taşınmaz üzerindeki satış işlemlerinin durdurulması konusundaki ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ortaya koyacak delillendirmenin davacı tarafından yapılamadığı, görülmekle davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmış,..." gerekçesi ile tedbir talebinin reddi yönünden ara karar kurulduğu, 12/12/2023 tarihli iş bu ara kararın 16/12/2023 tarihinde davacı vekili tarafından istinaf edildiği ve dosyanın istinafta olduğu, durum ve koşullarda değişiklik de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması, icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması, davacının borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunması yönündeki ihtiyati tedbir talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına.." gerekçesi ile,"Davacı vekilinin icra dosyasında muhtemel satış olması halinde paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması ve davalıya ödeme yapılmasına engel olunması şeklindeki ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE, davacının icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması, icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması, davacının borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunması şeklindeki ihtiyati tedbir talepleri ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının İran vatandaşı olup Türk vatandaşı olmak için daire aldığını ve ... ile anlaştığını, 280.000 USD için anlaşma yapılarak 254.000 USD ve 26.000 USD olmak üzere iki ayrı ödeme yapılacağının belirtildiğini, bu daireyi almak için işlem yapıldığında kendisine E3-6'da sorun olduğunu, satamayacaklarını, aynı yerde E4-4 numaralı daireyi mal sahibinden satacaklarını söylediklerini, davacının da bu daireyi ...'ten satın aldığını, hiçbir şekilde doğrudan davalı ...'ten bir şey satın almadığını, hiç tanımadığı davalıya bir borcunun olmasının da söz konusu olmadığını, davacının bilgisizliğinden yararlanarak boş bonoya imza attırdıklarını, bu bono ile icra takibi başlatıldığını, davacının E4-4 numaralı daireyi alırken bir borcunun kalmadığına ve 250.000 Doların davalı tarafından tahsil edildiğine ilişkin davalının imzasını taşıyan belgenin alındığını, işbu belgenin dosyaya da ibraz edildiğini ancak davalının 3. tüzel kişinin bahsiyle kendi imzasının sorumluluğundan kaçmaya çalıştığını, davalının mesnetsiz bir şekilde yeni yapılmış bir binanın deprem nedeniyle zarar göreceğini beyan ettiğini, bu iddiaların asılsız olduğunu beyanla; ilk derece mahkemesi tarafından verilen 21/12/2023 tarihli ara kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemidir. Talep ise; ihtiyati tedbirin reddi Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK'nın 389. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. İİK 72. maddesinde; "(1)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2)İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." denilmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya dönüldüğünde; yerel mahkemece verilen "..davacı vekilinin icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması, icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması, davacının borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunması" yönündeki ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle verilen tedbir kararının İİK’nun 72. maddesine uygun olmasına göre; inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı yanın icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması, icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması, davacının borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunmasına ilişkin istinaf istemi yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin icra dosyasında muhtemel satış olması halinde paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması ve davalıya ödeme yapılmasına engel olunması şeklindeki ihtiyati tedbir talepleri bakımından ise, İİK 72/3. maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklindeki yasal düzenleme ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin icra kasasına yatırılan paranın davalı yana ödenmemesine ilişkin istinaf isteminin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi gerekçe ile reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu nedenle; davacı vekilinin istinaf isteminin HMK.353.1.b.2 maddesi gereğince kısmen kabulüne ve icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir isteminin takip konusu alacağın %15'i oranında belirlenen nakdi veya muteber bir bankadan alınan kesin ve süresiz teminat mektubu mukabilinde kabulüne oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;A.Davacının İstinaf Başvurusu Yönünden;1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK 353/1-b-2 maddesi gereği, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli ve 2023/1087 Esas sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Davacı yanca istinaf harcı yatırılmadığından Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcının ilk derece mahkemesince davacıdan tahsiline, B.Davanın Esası Yönünden; 1.Davacı yanın icra dosyasındaki işlemlerin durdurulması, icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulması, davacının borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunmasına ilişkin istinaf isteminin reddine, 2.İcra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir isteminin takip konusu alacağın %15'i oranında belirlenen 1.337.173,95 TL nakdi veya muteber bir bankadan alınan kesin ve süresiz teminat mektubu mukabilinde kabulüne, 3.Kararın tebliği, teminat ve infaz gibi sair hususların ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4.Harç hususlarının esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 5.Dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 07/03/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararkabulüneTespit(Kambiyoreddineolmadığına"istanbulverilmesinekaldırılmasınakonusuMenfiKaynaklanan)numarasıreddine"Senetlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim