SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 46. HD 2021/3115 E. 2024/186 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/3115

Karar No

2024/186

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

46. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/3115

KARAR NO: 2024/186

KARAR TARİHİ: 07/02/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/11/2020

NUMARASI: 2018/811 Esas - 2020/630 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ödünç)

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davacı tarafından davalı adına, banka havalesi yoluyla borç olarak gönderildiği iddia olunan para ile yine davalı yana borç olarak verildiği iddia olunan çekin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili, HMK ilgili maddeleri gereğince takip ve davada Mersin İcra Daireleri ve Mersin Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, açılan dava ve yapılan takibin yetkisiz icra mahkeme ve icra dairelerine açıldığını, davacı ile herhangi bir borç para ilişkisi olmadığını, davacının yetkilisi olduğu şirkete mal emri ile gönderdiği bedellerin olduğunu, bu bedellerine Romanya ülkesinde teslim edilen adreste dahil faturalandırıldığını, iş emirlerinin de cep telefonu kayıtlarında mevcut olduğunu, bu iş emirlerini hesabı kullanan ...'ın verdiğini, EFT işlemlerinin ... mı ... mı yaptığını bilemeyeceğini, para karşılığı tüm malları gönderdiğini, fatura kestiğini, EFT açıklamalarında da mal mukabili şeklinde şerh olduğunu, davacının oğlu ... ve ...'nın Romanya'da ... ile anlaştıklarını, tarafından şahsen ve şirketi aracılığı ile Nar Limon Sebze ihracatı yapılacağının bildirildiğini, kendisinin de aracı olarak kabul ettiğini, tarafına gelen paranın bedelinin Romanya adresine mal olarak gönderildiğinin fatura kayıtları, nakliye kayıtları ve Whatsapp yazışmaları ile sabit olduğunu, yetkili olduğu şirket adına fatura düzenleyip malları gönderdiğini, davacıya kesinlikle borcu olmadığını, yönlendirdiği Romanya'daki adrese .... Nak.ve Tic.Ltd.Şti.ve ... Ltd.Şti.arcılığı ile taşımacılığını ve teslimini yaptırdığını, yapılan tüm ihracatların düzenlenen faturalar ile sabit olduğunu, hesabına paranın ... Bağcılar Şubesinden gönderilen Mersin ...bank Şubesi şirket hesabına EFT yapılan miktarların, bu miktarlara karşılık kesilen faturaların mal teminlerinin gerçekleştiğinin görüleceğini, öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili görevli Mersin Asliye Hukuk veya Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, %20 oranında kötü niyet tazminatına, davanın husumet yönünden ve esastan reddine, delil listesinde yemin teklif edilmiş olmakla yemin etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce; "Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de, davaya konu edilen uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olması ve 6098 Sayılı TBK.nun 89/1 maddesi gereğince alacaklı/davacının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olmasından dolayı yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından banka kanalıyla davalı hesabına havale edilen paraların ve ... Bankası Çiftlik Bağcılar şubesinin 03/04/2017 vade tarihli 36.000 TL bedelli çekin borç olarak verilip verilmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Davalı para gönderilmesine yönelik maddi vakıayı kabul etmekle birlikte davacının oğlu ile Romanya'ya sebze meyve ihracatı için anlaşmış olup ticari faaliyet yürüttüklerini, ödenen paralar karşılığında Romanya'ya meyve ve sebze ihracatı yaptıklarını, davacı tarafından ödenen paraların borç para verildiğini gösterir herhangi bir delil bulunmadığını beyan ettiği, davalının savunması, vasıflı ikrar niteliğinde olup iddiayı kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir. 6098 Sayılı TBK 555 vd maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Ancak dosyaya paranın borç ödemesi nedeniyle yapıldığına yönelik kesin ve somut şekilde ispata yarar hiçbir delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda; dosya kapsamında mevcut dekontların tetkikinde "nar siparişi için ödeme", "sebze yüklemesi için ödeme", "portakal yüklemesi için ön ödeme" v.b. gibi ibareler bulunduğu, borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir açıklama olmadığı, davacının gönderdiği tutarların 120.S.01 ... isimli hesaba kayıt yapıldığı, ayrıca bu şirket adına faturaları düzenleyerek mahsuplaşması sonucu, 125.252,89 TL davalı alacağı bulunduğu, davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenlerle sübut bulmayan davanın reddi gerektiği takdir edilmiş ve davacının takipte kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine.." gerekçesi ile, "Davanın sübut bulmadığından REDDİNE, şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı yanca istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı borçluya ödemede bulunulmasına rağmen işbu davanın konusunu oluşturan ödünç meblağın kendisine ödenmediğini ve davanın üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile taraflar arasında olan maddi ilişkinin kabul edildiğini, zira davalının çeşitli gerekçelerle borç aldığı parayı iade etmekten kaçındığını belirttiğini, davalının savunması vasıflı ikrar olarak kabul edilmiş ise de; "davacının iddiasını kanıtlamasını gerektiği ancak davacının dosyaya kesin ve somut şekilde ispata yarar hiçbir delil ibraz etmediği" diyerek hukuksal yanılgıya düşüldüğünü, davacının davalıya borç ödemesi yapması gibi bir iddiasının bulunmadığını, ispat yükünün davalı yanın üzerinde olduğunu, davalının "mal emri ile göndermiş olduğu para" iddiasının kayıtsız kaldığını, taraflar arasında gönderilen tutarların yurt dışı firması ... isimli şirketin hesabına aktarılacağına dair bir anlaşma veya belgenin olmadığını, somut olayda banka dekontunda açıklamaların mevcut olduğunu, bilirkişi raporu ile iddia ettikleri üzere paraların gönderildiğinin ortaya çıktığını, dosyaya sunulan faturalardan hiçbirinin davacı adına kesilmediğini, yani davalının davacıdan aldığı paraya karşılık davacıya hiçbir mal ve hizmet satmadığını, bilirkişi raporunun son kısmında faiz talebinde bulunulmadığı tespiti yapıldığını ancak davacı yanca faiz talebinde bulunulduğunu, tüm bu sebeplerle kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe; Davacı tarafından davalı adına, banka havalesi yoluyla borç olarak gönderildiği iddia olunan para ile yine davalı yana borç olarak verildiği iddia olunan çekin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkin eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak da davacı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır.Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada; İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Somut davada uyuşmazlık, davacı tarafından davalı adına banka havalesi yoluyla borç olarak gönderildiği iddia olunan para ile yine borç olarak verildiği iddia olunan çekin, geri ödenmediği iddiasına dayalı olup; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386'ncı maddesinin; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde; Yine aynı Kanun'un 555'inci maddesinin de; "Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir." şeklinde hükümler içerdiği; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190, 191 ve 297/1-c maddelerinin; "Madde 190; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." "Madde 191; Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz." "Madde 297/1-c; Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: ... c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." şeklinde; Yine aynı Kanun'un; 200/1, 201 ve 203/1-a-b maddelerinin de; "Madde 200/1; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir." "Madde 201; Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." "Madde 203; (1)Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler. b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler." şeklinde hükümler içerdiği; Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6'ıncı maddesinin de; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde hükümler içerdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede; somut davada davacı yanca davalıya, banka havalesi yoluyla borç para gönderildiği ve yine borç olarak çek verildiği iddia edilmiş, davalı yanca da, gönderilen paranın borç olarak olarak değil, Romanya'ya sebze meyve ihracatı için davacının oğlu ile yapılan anlaşma sonucu yürütülen ticari faaliyet kapsamında gönderilen paralar olduğu savunulmuş olup, bu haliyle davalı, davacının ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmiş, bu şekilde gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü değişmez. Başka bir ifade ile ispat yükü yine davacıdadır. 6098 sayılı Kanun'un 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen "havale" bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 Tarih ve 2003/3-118 Esas-2003/158 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2023 Tarih ve 2023/16 Esas-2023/2608 Karar ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2013 Tarih ve 2013/11284 Esas-2013/24182 Karar sayılı ilamları). Bu minvalde davacı yanca her ne kadar, dava dilekçesinde, aşamalarda sunulan dilekçelerinde ve son olarak İstinaf başvuru dilekçesinde istikrarlı olarak, davalıya gönderilen havalelerin borç olarak verildiği iddia edilmiş ise de; davacı yanın takip ve dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterdiği ve birer sureti dosyada mübrez dekontlar incelendiğinde, açıklamalar kısmında; "nar siparişi için ödeme", "sebze yüklemesi için ödeme", "portakal yüklemesi için ön ödeme" v.b. gibi ibareler bulunduğu, az yukarıda yazılı mevzuat hükümleri ve Yargıtay kararı ile tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, havale ile gönderilen paranın borç olarak verildiği hususunda ispat yükünün davacıya ait olduğu, dekontlarda yazan, "nar siparişi için ödeme", "sebze yüklemesi için ödeme", "portakal yüklemesi için ön ödeme" ifadelerinin kesin olarak borç verme anlamını taşımadığı, davacının borç para verme iddiasının sübut bulmadığı, ayrıca miktar itibariyle de tanık dinlenemeyeceği gibi, dinlenilse dahi beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu haliyle de toplanan deliller kapsamında yerel mahkemece havaleye ilişkin talep yönünden davanın reddi kararı isabetli ise de, davacı yan dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, mahkemece davacıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve ayrıca redde göre de; her ne kadar yerel mahkemece gerekçeli kararında taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak; "...davacı tarafından banka kanalıyla davalı hesabına havale edilen paraların ve ... Bankası Çiftlik Bağcılar şubesinin 03/04/2017 vade tarihli 36.000 TL bedelli çekin borç olarak verilip verilmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır." şeklinde somut davaya uygun bir uyuşmazlık tespiti yapılmış ise de, gerekçe de sadece banka havalesi yoluyla gönderilen paralara ilişkin bir değerlendirme yapıldığı, ayrıca davacı yanca ödünç olarak verildiği iddia edilen ve davalı yanca da cevap dilekçesinde herhangi bir savunma yapılmayan, ancak davalı yanın defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalı yanca muhasebeleştirildiği görülen çeke ilişkin dava da reddedilmesine rağmen, gerekçede redde ilişkin hususun tartışılmadığı, hukuki sebeplerin değerlendirilmediği ve bu haliyle de hükmün çeke ilişkin kısmının HMK 297/1-c maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece öncelikle "yemin" deliline ilişkin eksiklik giderilmek suretiyle yargılamaya devam olunup, hasıl olacak sonuca göre ve HMK 297/1-c maddesindeki düzenlemeye uygun olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, davacı yanın İstinaf isteminin kabulüne ve HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine oy birliğiyle varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2020 tarihli ve 2018/811 Esas - 2020/630 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda belirtilen kapsamda deliller toplanarak esas yönden yargılama yapılması hususunda dosyanın kararı veren İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 59,30 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,07/02/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkabulünereddine(Ödünç)İptaliistanbulkaldırılmasınakonusureddine"numarasıİtirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim