Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
bam
2022/1126
2024/1544
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1126
KARAR NO: 2024/1544
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2022
NUMARASI: 2018/993 Esas 2022/99 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; Ayıplı akaryakıt satışından kaynaklandığı iddia olunan hasar onarım bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Davalı ... A.Ş vekili, dava dilekçesi ekinde hiçbir delilin tebliğ edilmediğini, kaza tespit tutanağının dahi gönderilmediğini, bu durumun davalının savunma hakkım kısıtladığım, HMK.nun 121.maddesi uyarınca delillerin tebliği gerektiğini, tebliğe kadar esasa ilişkin itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davacının öne sürdüğü zarar iddiasını kanıtlaması gerektiğini, araçta gerçekleştiği iddia edilen arıza ile diğer davalının işlettiği istasyondan alınan yakıt ve müvekkilin ürünü yakıt arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, davacının beyan ettiği gibi iki gün boyunca aracın bu şekilde kullanılamayacağının açık olduğunu, çünkü su nedeniyle aracın kısa sürede tepki vereceğini, davacının yakıt numunesinin geç alındığını beyan etmiş olsa da aracına aralıksız olarak aynı akaryakıtın konulması neticesinde standarda aykırı bir durumun tespit edilmediğini, davacı dışında hiçbir müşterilerinin şikayette bulunmadığım, ...'nın sıkı ve sürekli denetimlerinin olduğunu, dayanak gösterilen değişik iş tespitinin ve alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu çünkü sadece davalıdan alınan akaryakıt örneğinin rapora esas alındığını, diğer davalı istasyonundaki aynı yakıtı içeren depolama tankından numune alınmadığını, davaya konu aracın bugüne kadar yaptırması gereken periyodik bakımları yaptırıp yaptırmadığının irdelenmediğini beyanla; davacının tanık dinletme talebi ve davanın reddini savunmuştur. Davalı ...San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının müvekkilden akaryakıt aldıktan sonra aracının bozulduğunu iddia etmesinin farazi olduğunu neye dayanarak olduğunun tespit edilmediğini, değişik iş davasında alınan bilirkişi raporunda analizlerin yapılmadığını, diğer davalı ... tarafından yaptırılan analiz raporunda akaryakıt teknik düzenlemelere uygun olduğunu, müvekkil istasyonun diğer davalı ve EPDK tarafından sürekli denetlendiğini ve denetleme raporlarını ek olarak sunduklarını, müvekkil istasyonda satılan akaryakıtların standartlara uygun olduğunu ve davacı dışında başkalarının şikayetçi olmadığını, davacının somut deliller ortaya koyamadığını beyanla; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "Davacının, davalı ...'in yetkili bayisi olan davalı ...'a ait ... Akaryakıt istasyonundan aldığı yakıt sonucu aracının bozulduğu iddiası ile onarım bedelinin ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların tazmini talepli eldeki davanın açıldığı, araçta meydana gelen zararın davalıların satışını yaptığı akaryakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaynaklanmışsa zarar miktarının tespiti amacıyla akaryakıt uzmanı ve makine mühendisi bilirkişilerden raporlar alındığı, alınan raporlarda özetle, dosya içerisinde bulunan raporlardan istasyondan alınan numunenin teknik analizlerinin uygun olarak değerlendirildiği, bu sebepten numune alınan tarihteki yakıtın, araca yakıt verildiği tarihteki yakıt ile aynı olduğunun EPDK raporundan da görülmüş olması nedeniyle araçta arızaya neden olacak yakıtın bu istasyondan kaynaklanmadığı şeklinde tespitlere yer verildiği, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ışığında hazırlanmış olması nedeniyle raporlara itibar edilerek, davacıya ait araçta meydana gelen zararın davalıların sahibi/yetkili bayisi oldukları akaryakıttan kaynaklanmadığı.." gerekçesi ile, "Davanın reddine," şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı yanca istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının ... plaka sayılı araca yapılan sözleşme kapsamında 28/11/2017 tarihinden bu yana akaryakıt ikmali yaptığını, davalının aracına bu kapsamda arızalandığı 18/07/2018 tarihine kadar 56 defa olmak üzere toplam 3.824,51 litre motorin ikmali yapılmış olup 18/07/2018 tarihinde yakıt alımından hemen sonra arızalanmış; yapılan incelemede yakıt deposunda yoğun su ve tortunun tespit edildiği, arızanın gerçekleştiği gün davalı ...'e ihbarda bulunulmasına karşın ihbardan tam 4 gün sonra müvekkilin aracında inceleme yapılarak yakıt numunesi alındığı, bu işlemin müvekkilinin huzurunda gerçekleşmediğini, bu numune üzerinde yine kendi laboratuvarlarında (...) yapılan incelemede de %007 oranında su ile ayrıca tortu yapabilecek bir kısım maddenin daha tespit edildiği, zamanında yapılan ihbara rağmen ihbardan uzun süre sonra kıyasa elverişli numune alınmadığı, hükme esas alınan numune raporunun bizzat davalı ...'in tarafsızlıktan uzak laboratuvar sonuçları olduğunu, bu durumda mahkemece yapılması gerekenin yerinde keşif yapılması, iddiaları karşılayacak şekilde yakıt dolum projesinin incelenmesi, kaçak bir yakıt tankının olup olmadığının araştırılması ve nihayetinde bizzat aldığı yahut da delil tespiti dosyasında bilirkişi tarafından alınan numune üzerinde ATK veya bir üniversiteye gönderilerek inceleme yapılması; nihayetinde de davacı aracına yapılan uzun süreli yakıt yüklemenin davalıdan dolumu yapılan yakıttaki su ve tortu oranının zamanla birikmesi sonucunda arızaya sebebiyet verecek olup olmamasının sorulması olması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, bilirkişiler iddia konusunda uzman olmadığı gibi diğer raporların heyetçe düzenlenmesi gerektiği halde tek bilirkişi tarafından düzenlendiği, buna rağmen raporların hükme esas alındığı, ... laboratuvarı sonucunun baz alınması halinde dahi uzun süreli yakıt ikmali yapıldığı nazara alındığında zamanla depoda birikerek arızaya sebebiyet verdiğinin hesaplanabilir olduğu; hüküm sonucunu etkileyecek bu iddianın karşılanmadığı, tüm bu sebepler ve re'sen gözetilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Ayıplı akaryakıt satışından kaynaklandığı iddia olunan hasar onarım bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkin eldeki davada, yerel mahkeme tarafından yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak, davacı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dava; ayıplı akaryakıt satışından kaynaklandığı iddia olunan hasar onarım bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Uyuşmazlık ise; davalıdan satın alınan yakıtın ayıplı olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre ayıplı yakıt satışı nedeniyle uğranılan zarar bedellerinin tayini hususuna ilişkindir. Dosya mündericatında bir sureti yer alan ve davalılardan ... A.Ş. İle davacı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen Otobil Müşteri Sözleşmesi uyarınca, müşterinin otobil sistemine dahil tüm ... bayilerinden dolum sonrasında ödeme yapmaya gerek kalmaksızın akaryakıt alabileceği hususunun düzenlendiği anlaşılmakta olup, bu nedenle davanın davalı ... Petrolcülük A.Ş. İle ...'in yetkili bayisi olan ve akaryakıtın alındığı ... Nak. Turz. Oto. Akar. San. Ve Tic. A.Ş.'ye yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu minvalde öncelikle, İstinaf incelemesine konu ihtilafların çözümü açısından uygulanması gereken yasal düzenlemeler ile kavramların açıklanmasında fayda vardır. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) "D.İspat Kuralları/1.İspat yükü" başlıklı 6 ncı maddesi uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 405. maddesi uyarınca delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir. Yine, 6100 sayılı HMK'nın 266 vd. maddeleri uyarınca; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. HMK'nın 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bu bağlamda hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Ayrıca, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; ayıplı akaryakıt satışından kaynaklandığı iddia olunan hasar onarım bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkin olarak açılan eldeki davada, dosya kapsamına göre, davanın açılmasından önce davacı tarafından İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2018/92 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda aynen; "...b)Tarafımca keşif günü akaryakıt istasyonu ve serviste bulunan araç üzerinde yapılan incelemeler ve çalışmalar sonucunda belirlenen hususlar aşağıda belirtilmiştir. -... plakalı araçta kullanılan mazotun analizi için; -Numune alınması için ... ve yakıt istasyonu yetkilileriyle görüşülerek 3 adet cam şişe temin edilerek 10 no'lu pompa ile bu pormpanın yakıt ikmali yapılan 3 no'lu yer altı tankından yakıt alınmış olup mühürlü olarak kayıt altına alınmıştır. -Keza tespit konusu aracın bulunduğu yerkili serviste ise 1 adet yakıt numunesi cam şişeye doldurularak kayıt altına alınmıştır. -... plakalı aracın dizel yakıt olduğu belirlenmiş olup araçta mevcut bulunan yakıtın su ile karışımının olup olmadığının tespiti için yakıt deposunda numune alınabilecek düzeyde yakıt olduğu belirlenmiştir. Yakıt deposu açılarak ve motor yakıt giriş hortumundan yakıt alırmış olup yapılan el ve göz ile muayenede renk ve koku olarak su ağırlıklı, mazot karışımlı yakıtın olduğu ilk anda tespit edilmiştir. Alınan numunelerin detaylı incelemesinde ise koku yönünden ayırt edici özellikte olarak mazot miktarının az olduğu, elle inceleme de ise yağ miktarının az olduğu (dizel yakıt yağlıdır), renginin bulanık (su karışımından) olduğu, yağ izine çok az rastlanıldığı (mazot sarıya kaçan yeşil ve yağ gibi akar) keza ateş ile deneyde yanmanın hiçbir şekilde gerçekleşmediği (motorin, düşük sıcaklıklarda tutuşma kabiliyetine sahip olması) belirlenmiştir. -Keza yakıt, kağıda ve yere dökülerek su oranının incelenmesi yapılmış olup, yağ özelliğinin az olduğu (dizel yağ özellikte) görülmüş olup, tarafımca yakıt analizini gerektirecek bir durumun olmadığı anlaşılmıştır. -Dava dosyasına sunulan belgelerden; ... firması yetkililerince düzenlenen 24.07.2018 tarih ve ... no'lu "Akaryakıt Numune Teslim Tutanağı" nda, "alınan numunelerin içerisinde su var (Kartal ... Servisindeki araçtan alındı)" olarak belirlendiği, keza ... Oto Servisinin 20.07.2018 tarihli e-mailin de: "... plakalı aracınızın arızası ile ilgili tespitimiz yapılmıştır. Aracın yakıtında su bulunmaktadır. Bu da aracın yakıt sislemine zarar vermiştir. Buna istinaden sizlere ek iş yapılmıştır" olarak belirtilmiştir. c) Tespit isteyen taraf ile karşı taraf ... firması arasında 28.11.2017 tarihli "Otomobil Müşteri Sözleşmesi" düzenlenmiş olup tespit isteyene ait araçların araç tanıma sistemi ile araçlarına yakıt alımı gerçekleştiği anlaşıldığından uzun sürede aynı yakıt istasyonundan alınan yakıtta bulunan su oranının devamlı birikmesi sonucu oluştuğu anlaşılmıştır. d) Araçtan alınan yakıtın incelemesi ile ilgili aşağıda görülmekte olup bariz şekilde ağırlıklı su içerdiği anlaşıldığından karşı tarafların sorumluğunda olacağı anlaşılmıştır. (raporda fotoğraflara yer verilmiştir) e) Doğuş yetkili servisince düzenlenen 02.08.2018 tarihli "Ek İş Formu"na göre 4 adet enjektör, yüksek ve alçak basınç pompası, Rail hattı, yakıt filtresi, conta takımı vb. parçaların değişiminin işçilik dâhil 27.589,97 TL tutarda olacağı belirlenmiş olup, tarafımca serbest piyasa ve yetkili servislerde yapılan araştırma sonucu belirlenen onarım tutarının aynı kanaatle olacağı ancak kesin bedelinin aracın bakım-onarım işlemi sonrası düzenlenecek faturayla kesinleşeceği aşikârdır. f) Yukarıda belirlenen hususlar ile yaptığım inceleme ve tespitler doğrultusunda tespit konusu araca araç tanıma sistemi ile düzenli olarak kaşı taraftan temin edildiği belirlenmiş olup yakıt içerisinde su olması nedeniyle aracın hasar gördüğü, mekanik aksam hasarı nedeniyle piyasa değer kaybı oluşmayacağı, araçtaki yakıt karışımının yapılan denemeler sonucunda su ağırlıklı motorin yakıt özellikte olduğu anlaşılmış olup analiz gerektirecek bir durumun olmadığı, meydana gelen arızadan karşı taraf şirketin tek sorumlu olacağı anlaşılmıştır. IV-SONUÇ:Dava dosyasında bulunan tüm evrakların ve 02.08.2018 tarihindeki keşifteki incelemelerim ve ilaveten bu Bilirkişi Raporu dâhilinde ayrıca anılan delil ve belgelerin deerlendirilmesi ile yukarıda da açıklandığı üzere, tespit konusu ... plakalı aracın motorunda su karışımlı yakıt ikmali ile karşı tarafa ait yakıt istasyonunun kusurlu işlemiyle olduğu, araçtaki hasarların onarımı için toplam: 27.589,97 TL bedelde giderilebileceği kanaati ile..." şeklinde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır. Yerel mahkemece yargılama sırasında alınan ve hükme esas teşkil eden 16.11.2021 bilirkişi heyeti ek raporunda ise özetle; "...Dosya kapsamında bulunan davacı tarafın dava dilekçesi ve beyanları, taraflarca dosyaya ibraz edilen tüm belgeler tetkik edilmiştir. Tüm bu inceleme ve değerlendirmeler ışığında konuya ilişkin görüş ve kanaatlerimi her türlü hukuki değerlendirme ve nihai takdiri yargılama makamına ait olmak üzere aşağıda sunulmaktadır. EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) resmi web sitesinden yapılan araştırmada dava konusu istasyona ilişkin lisans bilgilerine aşağıdaki şekilde ulaşılmıştır; Bahse konu istasyonun lisans numarası; BAY/939-82/34131olarak tespit edilmiştir. EPDK tarafından gönderilen dokümanlar incelendiğinde bahse konu lisans numarası ile ilgili işlemler şu şekildedir (!raporda şemaya yer verilmiştir!). Bilirkişi ek raporunda belirtilen hususlardan; "Kök raporda belirtilen hususlar ve davalı şirket tarafından dosyaya yeni sunulan tank kayıtları ve EPDK'nın 26.11.2020 tarihli yazısı ekinde sunulan kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacıya yakıt verilmeden önce tanka dışardan yakıt girmediği, bu nedenle tanktan alınan numune ile davacı aracından alınan numunenin aynı yakıta ait olduğu, dolayısıyla davalı şirket tankındaki yakıtın standartlara uygun olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır." Tespitine heyet olarak da katılım gösterildiği, önceki heyet raporunda belirtildiği üzere dosya içerisinde bulunan raporlardan istasyondan alınan numunenin teknik analizlerinin uygun olarak değerlendirildiği, bu sebepten numune alınan tarihteki yakıtın araca yakıt verildiği tarihteki yakıt ile aynı olduğunun EPDK raporundan da görülmüş olması sebebiyle araçta arızaya neden olacak yakıtın bu istasyondan kaynaklanmadığı kanaatine heyet olarak da varıldığı..." şeklinde tespit ve değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmıştır. Bu haliyle yapılan değerlendirmede ise; davacı yanca dava açılmadan önce dava konusu hususta ehil olduğu anlaşılan Otomotiv Uzmanı Makine Mühendisi bilirkişiden aldırılan tespit raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile yerel mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve değerlendirmeler arasında, uyuşmazlığın çözümü açısından önemli olan ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde netleştirilmesi gereken bir hususta açık çelişki olduğu anlaşılmaktadır. Az yukarıda da izah edildiği üzere, 6100 sayılı HMK hükümlerine göre mahkeme, çözümü hukuk dışında, teknik veya özel bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir (m.266/1). Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi raporu alınmasını isteyebilirler (m.281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığı kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (m.281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (m.281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (m.282/1). Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi, teknik bilgiyi gerektirdiği (-somut olayda olduğu gibi-) takdirde, hakim bu çelişkiyi giderecek yeni bir bilirkişiden rapor almalıdır (Bknz. Yargıtay 11. H.D.'nin, 29.02.2024 Tarih ve 2023/4191 Esas-2024/1638 Karar, 3 H.D.'nin, 06.03.2017 Tarih ve 2015/17674 Esas-2017/2555 Karar ve 13. H.D.'nin, 2015/20049 Esas-2017/8255 Karar sayılı kararları). Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birini esas alarak karar verilmesi halinde hakimin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır (Bknz. Yargıtay 15. H.D.'nin, 22.10.2018 Tarih ve 2018/4339 Esas-2018/3962 Karar sayılı kararı). Ayrıca somut olayda, yerel mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda, İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2018/92 D.İş sayılı dosyasından alınan raporun, teknik yönleriyle tartışılmadığı, sadece raporda tespiti yapılan hususlara değinilmekle yetinildiği, ilgili raporda tespiti yapılan hususlara niçin itibar edilmediğinin, teknik ve bilimsel bir dille açıklanmadığı, yerel mahkemece de D.İş sayılı dosyadan alınan rapora itibar edilmeme nedeninin gerekçede tartışılmadığı ve bu haliyle de yerel mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için, önceki bilirkişilerden farklı konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, taraf itirazlarını karşılayacak bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin alınan bilirkişi heyeti raporuna göre karar verilmesi isabetli görülmemiştir.Bu itibarla da; dava dosyasının kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davacının İstinaf isteminin HMK'nın 353/1-a-6 ıncı maddesi gereği kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesi ile, yerel mahkemece az yukarıda izah edildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için, önceki bilirkişilerden farklı Otomotiv Konusunda Uzman 2 Makine Mühendisi ve 1 de mümkün se Akaryakıt Konusunda Uzman Kimya Mühendisi olmak üzere 3 kişilik bir bilirkişi heyetinden, değişik iş dosyasındaki numunenin halen mevcut olması ve bilirkişi heyeti tarafından gerek duyulması halinde, öncelikle İTÜ Kimya Fakültesi laboratuvarında numune üzerinde gerekli analizler yaptırılarak, elde edilecek sonuç kapsamında ve davaya ilişkin olan ve yine az yukarıda ayrıntısı yazılı olan mevzuat hükümleri de değerlendirilerek, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, taraf itirazlarını karşılayacak bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliğiyle varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK m. 353/1-a-6 uyarınca İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 07/02/2022 tarihli ve 2018/993 Esas 2022/99 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Yukarıda belirtilen kapsamda deliller toplanarak esas yönden yargılama yapılması hususunda dosyanın kararı veren İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3.Harçlar yasası uyarınca yatırılan 80,70 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 26/09/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15