Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
bam
2024/1586
2024/1420
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1586
KARAR NO:2024/1420
KARAR TARİHİ:12/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/12/2023
NUMARASI:2023/1087 Esas
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Dava; davalı ile vatandaşlık için satın alım yönünde anlaştığı...nolu Dairede sorun çıkması akabinde ... adına kayıtlı ... nolu daireyi 280.000 USD'ye satın alıp tapu sahibine 254.000 USD ödeme yaptığını,kalan 26.000 USD karşılığı 98.000 TL,10000 USD ve 4005 USD davalı yana verilmek üzere müdürüne ödeme yaptığını, davalıdan daire almadığı, tapu sahibi ...'den aldığı halde kendisinden alınan boş bononun doldurularak takibe konu edildiğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti ile ... sayılı icra takibinde haciz konulan müvekkilinin tek taşınmazının satışına ilişkin işlemlerin bu davaya ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbiren durdurulması istemine yöneliktir.Davalı; kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin 12/12/2023 tarihli ara kararı gereğince; "...İİK’nun 72/2 maddesi, “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. İİK'nın 72/3. maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu .. teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; mahkememizin 17/11/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu tedbir talebinin reddine karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmediği, davacının 08/12/2023 tarihli dilekçesiyle ihtiyati tedbir kararı olarak icra dosyasının durdurulmasına veya taşınmazın satışının durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, durum ve koşullarda değişiklik bulunmadığı, davanın menfi tespite ilişkin olduğu, icra dosyasından sonra açılmış olduğu, İİK'nun 72/2 maddesinin amir hükmü uyarınca eldeki davada takibin ve satışın durdurulmasına dair tedbir istenemeyeceği, taşınmaz üzerindeki satış işlemlerinin durdurulması konusundaki ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ortaya koyacak delillendirmenin davacı tarafından yapılamadığı, görülmekle davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmış, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir,..." gerekçesi ile "...davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,..." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı taraf istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 12/12/2023 tarihli tedbir taleplerinin reddine karşı istinaf yoluna gidildiğini, 02/09/2021 tarihli ödeme belgesi Farsça dilinden Türkçeye tercümesi yaptırılarak dosyaya sunulmuş olduğunu, davalının imzası ile müvekkilinden 250.000 ABD Doları bedeli tahsil ettiğini davalı kabul ettiğini, söz konusu belge kapsamında tedbir taleplerinin tekrar değerlendirilerek kabulüne karar verilmesini, davalının birleşik ikrarı 12/12/2023 tarihli beyanları ile mevcut olduğunu, aksine durum halinde duruşma açılarak imzayı inkar etmesi halinde ise belge aslını sunarak imza incelemesi de yaptırılması gerektiğini, dava konusu miktar düşük bir miktar olmadığını, müvekkilinin yıllarca çoluğunun çocuğunun rızkını biriktirip vatandaşlık alarak İran'dan Türkiye'ye gelmeye yönelik planlarını, hayatını ve ailesinin vebalinin hem vicdani açıdan hem de iki cihan açısından yükünün bu dosya içerisinde olduğunu, duruşma açılarak, isticvap, imzayı inkar halinde imza incelemesi de gerek görüldüğünde yapılarak dosyada mübrez tercümesi de yaptırılan belge kapsamında tedbir kararının istinaf yoluyla incelenerek tedbiren; icra dosyasındaki işlemlerin durdurulmasına, aksine kanaat halinde icra dosyasındaki taşınmazın satış işlemlerinin durdurulmasına, icra dosyasında muhtemel satış olması halinde paranın alacaklıya ödenmemesinin durdurulmasına veya müvekkilinin borcu olmadığı halde dairesinin satılmasının engel olunmasına yönelik yada davalıya ödeme yapılmasına engel olunmasına yönelik başkaca bir tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe; İİK’nun 72/2 maddesi, “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. İİK'nın 72/3. maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesi bulunmaktadır.HMK 390. maddesinde tedbir talebinin verilebilmesi için tam ispat değil yaklaşık ispat kuralını getirmiştir. Bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın iddia ettiği hakkın varlığı ve bu hakkın varlığının tehlikede olduğu hususunda hakimde kuvvetli bir kanaat oluşturması gerektirmektedir.İlk derece mahkemesince 17/11/2023 tarihinde davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, ara kararın istinaf edilmediği, akabinde davacı tarafça ihtiyati tedbir talebinin yinelendiği ve mahkemece 12/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2024/178 Esasına kaydedildiği, akabinde dava dosyasının aidiyet kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, 57. Hukuk Dairesi'nce aidiyet kararıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, 16. Hukuk Dairesi'nce dava dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na taşındığı, Başkanlar Kurulu'ndan daha önce aynı konudan Dairemizce karar verildiğinden bahisle dava dosyasının Dairemize tevzi edilerek Dairemizde 2024/1586 Esasına kaydedildiği görülmüştür. İzahı yapılan "reddedilen ihtiyati tedbir talebinin" istinaf safahatı sırasında, davacı tarafça ilk derece mahkemesinden yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince 21/12/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği, bu ara kararın da istinaf edildiği ve istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2024/114 Esasına kaydedildiği, anılı Dairece aidiyet kararıyla dosyanın Dairemize gönderilerek Dairemizde 2024/527 Esasını aldığı ve Dairemizce istinaf incelemesi yapılarak; davacı tarafın tedbir isteminde netice-i talebini genişletmesi ve icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması istemini de ilave etmesi nedeniyle Dairemiz'ce satış ve takip işlemlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik İlk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüş ise de; mevcut delil durumuna göre icra kasasına girecek paranın alacaklıya ödenmesinin %15 teminat ile durdurulması yönünde 07/03/2024 tarihinde karar verildiği görülmüştür. Dolayısıyla Dairemizce, ilk derece mahkemesince verilen ikinci 12/12/2023 tarihli kararın istinaf talebinin Başkanlar Kurulu'nca Dairemize aktarılması öncesinde ilk derece mahkemesinin son tedbir talebi yönünden; ilk derece mahkemesinin 21/12/2023 tarihli tedbir talebinin reddine ilişkin kararının istinaf talebi hakkında Dairemizce 07/03/2024 tarihinde karar oluşturulduğu anlaşılmıştır.İşbu defa Dairemizce, ilk derece mahkemesi'nin 12/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı incelenmiş olup, davacının talebinin içeriği, takibin ve satışın durdurulması yönündeki talebi nazara alındığında dosya mündericatı, kambiyo ve ispat hukuku hükümleri nazara alındığında takip ve satış işlemlerinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulları yaklaşık ispat ölçütlerinde oluşmamıştır.Bu itibarla; davalının istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince, davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,3.Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 12/09/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32