İstanbul BAM 46. HD 2024/1127 E. 2024/1013 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
bam
2024/1127
2024/1013
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1127
KARAR NO: 2024/1013
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/212 Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davalı adına banka havalesi yoluyla borç olarak gönderildiği iddia olunan paraların tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle İİK m. 72/1 fıkrası uyarınca borçlu olmadığının tespit istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesinin 19/03/2024 tarihli ara kararı ile; "...davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, İİK m.72/3 hükmü gereğince takibin durdurulmasına ilişkin geçici hukuki koruma niteliğinde tedbir kararı verilemeyeceği ancak icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilebileceği her ne kadar dava dilekçesinde takibin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuş ve bu sebeple talep HMK m.390/3 hükmü kapsamında (tedbirin türü) usule uygun değil ise de yerleşik içtihatlar gereğince menfi tespit davalarında uygulanacak ihtiyati tebdir kararlarında 'çoğun içinde az vardır (In toto pars continetur) ilkesi gereği, talebin; icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği ancak bu madde kapsamında da ihtiyati tedbire hükmedebilmek için ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya imkansız hale geleceğine dair yaklaşık ispatı sağlar delillerin sunulması gerektiği, dava dilekçesindeki iddialar, sunulan dekont suretleri ile iş bu davadaki ispat yükü birlikte değerlendirildiğinde bu aşama itibariyle yaklaşık ispatın var olduğu kanaatine varılmış, teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında takibin durdurulması yönündeki istemlerin reddine, icra veznesine yatırılacak paranın kararda belirlenen teminat karşılığında davalı alacaklıya ödenmesinin engellenmesine dair ihtiyati tedbire karar verilmiştir,..." gerekçesi ile, "...davacı tarafın takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine, davacı tarafın talebinin İİK m.72/III hükmü kapsamında değerlendirilmesi kapsamında ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile takibe konu alacağın (takip çıkış tutarı üzerinden) % 15'i tutarında hesaplanan 1.038.750,00 TL tutarında nakti veya gayrinakti teminatın iş bu muvakkat kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde davacı tarafça mahkememiz veznesine depo edilmesi/yatırılması halinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine, kararın mahkememizce belirlenen teminatın mahkememiz veznesine yatırılmasından veya teminat mektubunun mahkememiz dosyasına sunulmasından sonra davacı tarafça ilgili icra müdürlüğüne ibrazına veya talep edilmesi halinde iş bu ara kararın Uyap sistemi üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine,..." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davalı yana ödünç olarak para gönderildiğini ancak bu meblağın geri ödenmediğini, başlatılan takip ile alacak kalemlerinin izahatı yapılmış olup dekontlar sunularak yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, kaldı ki emsal Yargıtay içtihatlarında sabit olduğu üzere davanın muhtemel sonuçlarına yönelik başlangıçta hiçbir kanaatin oluşmadığı durumlarda bile zarar görme tehlikesine dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı yana hiçbir şekilde borcu olmadığı halde aleyhine takip başlatıldığını, dolayısıyla borçlu olunmadığının ispatı neticesine kadar telafisi mümkün olmayan zararla sebebiyet verilmemesi adına tedbir kararı verilmesi gerektiğini beyanla; ilk derece mahkemesinin 19/03/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını ve tedbir talebinin kabulünü talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe, Dava, davacı tarafından davalı adına banka havalesi yoluyla borç olarak gönderildiği iddia olunan paraların tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle İİK m. 72/1 fıkrası uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafın icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi yönünden İİK m.72/3 fıkrası uyarınca takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine, takibe konu alacağın %15'i tutarında teminat karşılığında icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine yönelik ihtiyati tebdir kararının 19/03/2024 tarihinde verildiği, davacı tarafça takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddi yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunu 72. maddesinin 3. fıkrası:“İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklindedir. Somut olayda davanın takip sonrası açılan menfi tespit davası olması karşısında mahkemece yukarıda yer alan kanun hükmü uyarınca takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesi isabetlidir. Açıklanan gerekçeyle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m. 353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 23/05/2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02