Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/1101
2024/986
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1101
KARAR NO: 2024/986
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/88 D.İş
KARAR NO: 2024/95
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
TALEP: İcra Edilebilirlik Şerhi- İhtiyati Haciz - İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekili talep dilekçesinde özetle; Taraflar arasında İstanbul Tahkim Merkezi'nin ... sayılı dosyası ile hakem heyeti nezdinde dava görüldüğünü, hakem heyetinin taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi olduğunu tespit etiğini, davalı aleyhine teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verdiğini, davalının bu kararı yerine getirmemesi halinde ise davacıya HMK md. 414/3 ve İİK md. 257 uyarınca yetkili mahkemeye ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz talebiyle başvuru hakkının olduğunun tespitine karar verdiğini, ihtiyati tedbir kararının davalı tarafından yerine getirilmediğini, Yeminli Mali Müşavirlik Özel Amaçlı Tespit Raporunda davalının 2023 yılına ilişkin 151.680USD borcu olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın kendisine hakem heyeti kararının tebliğ edilmesi akabinde hastaneye randevu alımını durdurarak, hastaneyi faal olmaktan çıkarttığını, elindeki tüm mal varlığını elden çıkartmış olmasının muhtemel olduğunu, ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz kararları verilmediği takdirde müvekkilinin alacağını tahsil edemeyeceğini beyan ederek, hakem heyeti kararına ilişkin HMK 414 gereğince icra edilebilirlik şerhi verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde doğrudan kendisinin -teminatsız olarak- davalının tüm menkul ve gayrimenkul malları, banka hesapları ve/veya sair alacakları, ruhsatları ile ilgili borca yetecek miktarda teminatsız olarak ihtiyati tedbir ve/veya ihtiyati haciz kararı vermesini talep etmiştir. Mahkemece; ''HMK 393/1. Maddesine göre ihtiyati tedbir kararının tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde uygulanması istenmek zorundadır. Somut olayda hakem heyeti tarafından verilen karar taraflara 22.02.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tedbirin uygulanmasını talep için son gün 29.02.2024 tarihidir. Ne var ki tedbir talep eden eldeki icra edilebilirlik talebini 05.03.2024 tarihinde ileri sürerek, kanunun aradığı süreyi geçirmiştir. Bu sebeple ihtiyati tedbir kararı HMK 393/1. Maddesine göre kendiliğinden kalktığından artık icra edilebilirlik şerhi verilmesi mümkün değildir. Bu talebin reddi gerekmiştir. Mahkememize yeni bir ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz karar verilmesine talebine gelince; ihtiyati tedbir talebi HMK 390/1. Maddesine göre dava açıldıktan sonra artık davaya bakan mahkemeden istenebilir. Aynı şekilde İİK. 257 ve devamı maddelerine göre esas hakkında dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talepleri de esas hakkında yargılama yapan mahkemeden istenebilir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık artık hakem yargılamasına konu olduğundan HMK 390/1 ve 414/2. Maddesine göre alacak hakkındaki her türlü yeni ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri hakem yargılamasında talep edilmelidir. Bu sebeple ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin de reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle "ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin reddine" karar verilmiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, Hakem Heyeti'nin tesis etmiş olduğu ara kararda davalı ... Hastanesi'ne uyuşmazlık miktarına ilişkin 10 günlük depo süresi tanındığını, borçlunun depo süresi dolmadan talepte bulunmaları halinde taleplerinin reddedileceğini ancak depo süresi sona erdiğinde icra edilebilirliğe ilişkin başvuru yapılabileceğini, davalı ... Hastanesi'ne tanınmış olan 10 günlük sürenin sonunun 02 Mart 2024 (Cumartesi) gününe denk geldiğini, ayrıca HMK m. 393'te düzenlenen 1 haftalık sürenin mahkemeler tarafından verilen ihtiyati tedbir kararlarına ilişkin olduğunu, mahkeme kararları ilam niteliğinde olduğundan bu kararların doğrudan icraya koyulabildiğini, Hakem Heyetlerinin ara kararlarının ise ilam niteliği olmadığını ancak icra edilebilirlik şerhinin alınması akabinde uygulanabileceğini, ihtiyati haciz talebi yönünden ise mahkemece herhangi bir gerekçeye dayanmayan, eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini, mahkeme kararında hatalı şekilde HMK md. 414/2 maddesinin dayanak olarak gösterildiğini, ilgili hüküm fıkrasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin hakem yargılamasında talep edilmesine dair bir husus bulunmadığını, ihtiyati haciz talebine ilişkin değerlendirmelerin tahkim yargılamasında Hakem Heyeti tarafından tanınan yetkili mahkemeye başvurma hakkı gereğince yetkili mahkeme tarafından yapılacağını, tahkim yargılamasında tanınan başvuru hakkı doğrultusunda artık ihtiyati haciz ve/veya ihtiyati tedbir kararını vermeye İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, dosyada yer alan tüm evraklar, sosyal medya ve basına yansıyan haberlerden de görüleceği üzere karşı tarafın mallarını kaçırmak üzere olduğunu, mahkemenin hatalı kararıyla müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Talep, hakem heyeti tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı hakkında icra edilebilirlik şerhi verilmesi ve dava konusu edilen alacaklara ilişkin ihtiyati tedbir - ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. ... nolu dosyası incelendiğinde; Dosya davacısının ... A.Ş. olduğu, dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı ... Tic. A.Ş.'nin, davacıdan tomothrapy cihazı temin ederek servis hizmeti almaya başladığı, cihazın kurulumunun 01 Şubat 2017 tarihinde gerçekleştiği, bu kapsamda taraflar arasında 01 Şubat 2017 başlangıç tarihli bir bakım ve onarım sözleşmesinin imzalandığı, akabinde taraflar arasında 01 Ocak 2022-21 Aralık 2022 ve 01 Ocak 2023-31 Aralık 2023 dönemlerini kapsayan bakım onarım hizmetlerine ilişkin iki ayrı sözleşme imzalandığı, dava konusu uyuşmazlığın 01 Ocak 2023-31 Aralık 2023 arası dönemi kapsayan sözleşmeden kaynaklandığı, davacının tüm edimlerini ifa ettiği ancak davalının sözleşme kapsamında ödemek zorunda olduğu 2023 yılındaki hizmet bedellerini süresinde ödemediği, sözleşmenin davacı tarafından gönderilen Beyoğlu ...Noterliği'nin 15 Eylül 2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiği hususlarını ileri sürülerek, 01 Ocak 2023-31 Ağustos 2023 arası dönemi kapsayan toplam 151.680 USD alacağın faizi ve vade farkıyla birlikte tahsili istemiyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepli dava açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmenin 10.maddesinde; "Bu Sözleşme'nin ruhundan, ifasından veya konusundan kaynaklanan ve bu Sözleşme ile ilişkili tüm uyuşmazlıklar, İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözümlenecektir. Hakem sayısı 3 (üç) olacaktır. Tahkim dili Türkçe olup, uygulanacak hukuk Türk hukukudur. Tahkim yeri İstanbul (Avrupa Yakası) Türkiye'dir." hükmü yer almaktadır. ... nolu dosyada hakem heyeti tarafından, tahkim şartına ve hakem heyetinin yetkisine yönelik yapılan davalı itirazlarının değerlendirildiği 20/02/2024 tarihli ara kararda; Hakem Heyeti'nce tarafların tahkim iradelerinin olduğu, sözleşmedeki tahkim şartının yazılı şekil şartını karşıladığı, somut uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, tahkim anlaşmasının geçerli olduğu, Hakem Heyeti'nin bu yargılamayı çözüme kavuşturmak için yetkili olduğu, davalının hakem seçimine ilişkin itirazlarının somut delile dayanmadığı gerekçeleriyle; "Davalı'nın tahkim itirazının REDDİNE, Hakem Heyeti'nin uyuşmazlığı görmeye yetkili olduğunun TESPİTİNE, Tahkim yargılamasına devam edilmesine" karar verilmiştir.... nolu dosyada hakem heyeti tarafından, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirildiği 20/02/2024 tarihli ara kararda;"-Davacı'nın İhtiyati Haciz Talebi Hakkında Değerlendirme Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığını irdelemeden önce, tahkim yargılamasında hakem heyetinin ihtiyati haciz kararı verme yetkisinin olup olmadığını çözüme kavuşturmakta fayda vardır. İhtiyati haciz, HMK md. 406/2'de ihtiyati tedbir ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma tedbirlerinden biri olarak sayılmakla beraber, ihtiyati hacze ilişkin başka kanunlardaki düzenlemeler saklıdır ifadesi kullanılmıştır. Dolayısıyla HMK md. 406/2 hükmünden ihtiyati haciz müessesesinin HMK yerine İİK altında düzenlenen bir geçici koruma tedbiri olduğunu değerlendirmek mümkündür. Bunun bir sonucu olarak, HMK md. 414/1'de ise hakem heyetinin ihtiyati tedbir ve delil tespiti konularında karar verebileceği düzenlenmiş, ancak ihtiyati haciz açısından bir düzenleme yapılmamıştır. Türk hukukunda, özellikle de HMK'nın uygulama alanı bulduğu tahkimlerde ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceğine yönelik ise farklı tartışmalar mevcuttur. MTK'nin aksine HMK md. 414'te tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem heyetinin, ihtiyati tedbire veya delil tespitine karar verebileceği düzenlenirken, maddenin lafzında "ihtiyati haciz" ifadesinin yer almaması, bu tartışmalara sebebiyet vermiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin de 12 Ekim 2022 tarihli güncel bir kararında, HMK'nın uygulanacağı bir tahkim yargılamasında hakemlerin ihtiyati haciz kararı verebileceği yönünde bir görüş benimsediği görülmektedir. İlgili kararda belirtildiği üzere: "...Cebri icra organları tarafından yerine getirilecek geçici hukuki koruma tedbirleri açısından da Milletlerarası Tahkim Kanununun sınırlayıcı bir tutum takındığını görmekteyiz. MTK’nın 6/3. maddesi gereğince, hakem veya hakem kurulu, cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı veremez. HMK’da ise böyle bir sınırlama bulunmamaktadır. HMK’nın 414/1. maddesi gereğince, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulunun ihtiyati tedbire veya ihtiyati hacze karar vermesi mümkündür. Yalnızca hakem kurulunca verilen ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararının icrası açısından mahkemeden yardım alınması yeterli olacaktır..."...HMK kapsamında görülen tahkim yargılamalarında ihtiyati tedbir gibi ihtiyati haciz kararı da verilebileceğini kabul etmek, kanaatimizce daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Yalnızca bu kararın icrası için mahkemeden yardım alınması gerekecektir. Mahkemeden alınacak bir icra edilebilirlik şerhi olmadan, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf kararı yerine getirmeye zorlanamayacağından, hakem veya hakem heyeti tarafından tesis edilecek ihtiyati haciz kararı tek başına bir anlam ifade etmeyecektir....mahkemelerin, hakem veya hakem heyeti tarafindan tesis edilen geçici hukuki koruma özlemleri hakkında icra edilebilirlik şerhi verme süreçlerine -uygulamasının da pek yaygın olmaması nedeniyle- pek aşina olmadığı düşünüldüğünde, uygulamada hakem heyeti tarafından tesis edilen geçici hukuki koruma tedbirlerinin icra edilebilirliği konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Hal böyle iken, hakemlerin ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olduğunun ve ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunun kabulü halinde dahi, davacının bu kararı icra ederken ciddi zorluklar yaşayabileceği, ihtiyati hacizden beklenen faydanın sağlanamayabileceği ve lehine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın, bu kararın kendisine sağladığı hukuki korumadan mahrum kalabileceği de dikkate alınmalıdır.Yukarıda açıklanan sebeplerle doktrinde benimsenen baskın görüş ve hakemler tarafından tesis edilen ihtiyati haciz kararlarının icra edilebilirliği konusunda uygulamadaki belirsizlikler ve pratik zorluklar da gözetilerek, Davacı tarafından da öncelikli olarak talep edilen ve tahkim yargılamasında verilebileceği hukuken tartışmalı olmayan ihtiyati tedbir kurumunun, şartlarının oluşup oluşmadığı aşağıda değerlendirilecek olmakla birlikte, Davacı'nın iddia konusu alacağını geçici olarak güvenceye almak konusunda ihtiyati hacze nazaran hukuki yararına daha uygun bir geçici koruma tedbiri olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenlerle, Hakem Heyetince Davacı'nın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı'nın İhtiyati Tedbir Talebi Hakkında Değerlendirme...Somut uyuşmazlığa uygulanan HMK md. 414/1'in açık hükmü uyarınca tahkim yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulması halinde, hakem heyetinin ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi bulunmaktadır. HMK md. 414/3'te belirtilen hallerde ise, ihtiyati tedbir talep eden tarafın doğrudan mahkemeye başvurma, bu haller mevcut değilse de hakem heyetinin izni ile başvurma hakkı saklıdır.Somut olayda da Hakem Heyeti'nin ihtiyati tedbir kararı almaya yetkili olduğu kanaatine ulaşılmış olup, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı aşağıda ayrıca değerlendirilecektir.Somut uyuşmazlığın konusu, hizmet sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturalardan kaynaklı para alacağıdır. doktrinde de bir para alacağının söz konusu olduğu durumlarda, genel düzenleme olan ihtiyati tedbire değil, şartları mevcutsa özel düzenleme olan ihtiyati hacze başvurulabileceği ifade edilmektedir.Bununla birlikte, doktrinde hakemin ihtiyati haciz kararı verme yetkisini haiz olup olmadığı değerlendirilirken, hakem heyeti tarafından ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini savunan yazarlar, alternatif bir yol önermektedir. Buna göre, para alacakları konusunda hakem heyeti ihtiyati haciz kararı vermek yerine örneğin mal bedeli karşılığının, bulunduğu bankadan bir başka bankaya transfer edilmemesini diğer taraftan talep edebilecektir:Benzer şekilde yine hakemin ihtiyati haciz kararı verip veremeyeceği değerlendirmesi yapılırken, doktrinde ihtiyati haciz kararı yerine, ihtiyati tedbir olarak para alacakları için depo kararı verilebileceği kabul edilmektedir:...Dolayısıyla, (i) halihazırda Davacı'nın da her iki geçici koruma önlemine yönelik talepte bulunmuş olması ve ihtiyati tedbir talebinin Davalı'nın taşınırlarını da kapsıyor olması; (ii) hakemler tarafından ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine yönelik baskın görüşün ve uygulamanın, olası bir ihtiyati haciz kararının icra edilebilirliği konusunu tartışmalı hale getirebileceği; (iii) istisnai hallerde para alacaklarının koruması amacıyla da ihtiyati tedbire hükmedilebileceği; (iv) bu istisnai hallerde tahkimde ihtiyati haciz yerine ihtiyati tedbir kararı verilebileceği; ve (v) ... Kuralları mad. 31'in hakemlere uygun gördükleri geçici hukuki koruma önlemine karar verme yetkisi tanıdığı da göz önünde bulundurulduğunda, eğer şartları oluşmuşsa, Hakem Heyeti'nin eldeki uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir kararı verebileceğinin kabulü gerekir.Somut olay incelendiğinde, öncelikle Davacı'nın dosyaya 2023 yılının Ocak ayından Ağustos ayına kadar yaklaşık birer aylık aralıklarla düzenlenmiş toplam 8 adet e-fatura sunduğu görülmektedir. İlgili faturaların tarihi ve içeriği Sözleşme'deki ödeme planı ile örtüşmektedir. Davalı ise, Tahkim Talebine Cevap ile faturaların kendisine tebliğ edilmediğini beyan etmiş, faturaların içeriğine itiraz etmiş ancak dosyaya bu iddialarına dayanak teşkil edebilecek bir delil sunmamıştır. Davacı ise Beyan Dilekçesi'nde ... E-fatura Portal sisteminden ekran görüntüsü paylaşmıştır. Bu ekran görüntüsünden faturaların numaralarının Tahkim Talebi'nin 4 nolu ekinde sunuları fatura numaraları ile örtüştüğü ve faturaların alıcıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yine, Davacı tarafırıdan dosyaya Davalı yetkilisi ... tarafından Davacı yetkilisi ... iletilmiş 29 Mart 2023 tarihli bir e-posta sunulmuştur. Söz konusu e-postada: "Dolayısı ile geciken ödemelerimiz tamamlayacağız, ama istediğimiz hızda gitmedi ne yazık ki. [...] Sizden ricam nisan 15 e kadar bize süre vermeniz. Bu dönemde hisse devri tamamlanmış olur ve ödemelerimizde tamamlanır..." şeklinde ifadelerin bulunduğu görülmektedir. Ancak Davalı tarafından ne bu şahısların uyuşmazlık ile bağlantısının olmadığına, ne de e-postanın içeriğine yönelik bir beyanda bulunulmuştur.Bir diğer delil olarak Davacı tarafından kendisine ait 2023 yılına dair muavin defter kayıtları sunulmuştur. Söz konusu defterdeki kayıtlar ile dosyaya sunulan faturaların fatura numaraları ve tutarlarının birebir örtüştüğü görülmektedir.Yukarıdakiler ışığında, Davacı tarafından ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kanaatine ulaşılmaktadır.Tüm bu hususlar gözetilerek, Hakem Heyetince Davacı'nın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."(i) Davacı'nın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, (ii) Davacı'nın ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile; Davalı tarafından uyuşmazlığa konu anapara tutarı olan 151.680,00 USD'nin nihai karar kesinleşinceye kadar tutulmak üzere ...'ın aşağıda yer verilen emanet hesabına yatırılmasına...(iii) Davalı tarafından bu kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ihtiyati tedbir kararının gereği yerine getirilmezse, Davacı'nın HMK md. 414/3 ve İİK md. 257 uyarınca yetkili mahkemeye ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz talebiyle başvuru hakkının olduğunun tespitine..." şeklinde karar verilmiştir. Karar gereği, davalı şirket tarafından, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde söz konusu bedelin depo edilmesi gerekmektedir. ... Genel Sekreteri tarafından düzenlenen 05/03/2024 tarihli yazıda, 20/02/2024 tarihli İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbire Yönelik Ara Kararın taraflara 22/02/2024 tarihinde ... kargo aracılığıyla teslim edildiği, karara konu 151.680,00 USD'nin ...'ın emanet hesabına yatırılmadığı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 11. kısmı "Tahkim" başlığı ile düzenlenmiştir.HMK'nın 407. maddesinde "Bu Kısımda yer alan hükümler, 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyusmazlıklar hakkında uygulanır."HMK'nın 414.maddesinde; "(1) Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir. (2) Mahkeme hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir. (3) Hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu hâller mevcut değil ise mahkemeye başvuru, sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılır. (4) Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, aksine karar verilmedikçe, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkar. (5) Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı, hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Uyuşmazlığın ortaya çıkması ile hakemin seçimi veya hakem kurulunun oluşturulması arasında bir süre geçmektedir. Bu süre içinde kurumsal tahkimde tarafların daha önceden kararlaştırmaları şartıyla ön/acil durum tahkim kurallarına başvurulması ile geçici hukuki koruma tedbirleri talep edilebilir... Seçimi veya ataması yapıldıktan sonra hakem veya oluştuktan sonra hakem kurulu, yargılamanın tek hakimidir. Kural olarak tüm geçici hukuki koruma tedbirleri belirtilen aşamadan sonra hakemden istenilmelidir. Zira tahkim sözleşmesi ile uyuşmazlığın esası hakkında nihai kararı verecek merci hakemdir. Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir (m. 414/1). Hakemin bu kararın verebilmesi için geçerli bir tahkim sözleşmesi olmalıdır. Zira geçerli bir tahkim sözleşmesi varsa hakemin de tedbir kararı vermekte yetkisi vardır. Yargılamanın erken aşamalarındaki tedbir talepleriyle ilgili olarak yapılacak inceleme ilk görünüş incelemesi şeklinde yapılacaktır. İncelemede yaklaşık ispat yeterlidir... Hakem uygulama imkanı olan her türlü ihtiyati tedbir delil tespiti kararı verebilir. Hakem, tarafın bir işi veya şeyi yapmasına veya yapmamasına karar verebilir. Bu tür kararların tamamının icra yoluyla uygulama ihtimali mevcut bulunmayabilir. Şayet icra yoluyla uygulama imkanı olmayan bir karar hakem tarafindan verilir ve kararın muhatabı bu karara uymaz ise hakem oluşacak zarar ve ziyanın tazminine hükmedebilir. İhtiyati haciz, niteliği itibarı ile hakem kurulu tarafından verilecek bir geçici hukuki koruma tedbiri değildir; ancak mahkemeden talep edilebilir. Ancak bununla birlikte hakem ihtiyati haciz kararı yerine örneğin mal bedeli karşılığının bulunduğu bankadan başka bir bankaya transfer edilmemesini diğer taraftan talep edebilir. Tahkimde hakemin yetkisi tahkim sözleşmesinden doğduğu için hakem tahkim sözleşmesinin taraf olmayan üçüncü kişilere karşı tedbire hükmedemez. Hakem, şartlar değişmiş ve tedbirin ayakta kalmasını gerektiren bir durum yoksa kararı talep üzerine değiştirebilir veya kaldırabilir... Mahkeme, hakem tarafından verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir (m. 414/2). Geçerli tahkim sözleşmesine ilişkin mahkemenin yapacağı inceleme ilk görünüş incelemesi olup yaklaşık ispat yeterlidir... (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2715, 2716, 2717). Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı durumunda mahkemenin geçici hukuki korumalar konusunda yetkisi üç halde mevcuttur (m.414/3):a) Hakem veya acil durum hakeminin zamanında veya etkin bir şekilde geçici koruma tedbiri vermesi mümkün değilse;b) Geçici hukuki koruma başvurusu ihtiyati haciz talebi gibi niteliği gereği hakem tarafından verilemeyecek bir tedbir kararına ilişkin ise; veyac) Taraflar açık bir şekilde mahkemeyi bu konuda yetkilendirmiş iseler veya hakem başvuru konusunda taraflara izin vermiş ise.Tüm bu hallerde yetkili mahkeme tahkim yeri mahkemesidir... Mahkeme yetkisi olduğu yukarıdaki hallerin varlığı halinde ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz veya delil tespiti kararı verebilir (Pekcanıtez Usul, Cilt.III, s.2718). Somut olayda, hakem heyetinin 20/02/2024 tarihli kararında; ihtiyati haciz kararlarının icra edilebilirliği konusunda gerek doktrindeki tartışmalar gerekse uygulamadaki belirsizlikler ve pratik zorluklar gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği açıklanmıştır.Yine aynı kararda, her ne kadar kural olarak para alacakları yönünden ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği kabul edilmekte ise de istisnai hallerde bunun mümkün olduğu, ... Kuralları mad. 31'in hakemlere uygun gördükleri geçici hukuki koruma önlemine karar verme yetkisi tanıdığı, somut olayda deliller değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu açıklanarak, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile uyuşmazlığa konu anapara tutarı olan 151.680,00 USD'nin nihai karar kesinleşinceye kadar tutulmak üzere ...'ın emanet hesabına dosya davalısı tarafından yatırılmasına karar verilerek, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde karar yerine getirilmez ise dosya davacısına HMK'nın 414/3 ve İİK'nın 257 maddeleri uyarınca yetkili mahkemeye ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz talebiyle başvuru yapmak hakkı tanınmıştır. Hakem heyeti tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının, dosya davalısı tarafından yerine getirmediği ... Sekretaryasının yazısı ile tespit edilmiştir. Mahkemece HMK'nın 393/1.maddesine atıf yapılarak 10 günlük sürede talepte bulunulmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş ise de, kararın dosya davalısına 22/02/2024 tarihinde tebliğ edilmesi, kararın yerine getirilmesi için 10 günlük süre verilmesi karşısında, davacının 05/03/2024 tarihli talebinin süreden reddi hatalıdır. Ayrıca hakem heyeti, tedbir kararının davalı tarafça yerine getirilmemesi halinde, davacıya HMK'nın 414/3 ve İİK'nın 257 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz talebiyle başvuru yapmak hakkı tanıdığından ve hakem heyeti karar içeriğinde ihtiyati haciz kararının hangi gerekçeyle verilmediği hususu açıklandığından, mahkemece HMK'nın 414/3 hükmü de dikkate alınarak bu yöndeki taleplerin esasına yönelik inceleme yapılması, ihtiyati tedbir - ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/88 D.İş 2024/95 K. sayılı 06/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Talep eden tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09