Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/898
2024/964
3 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/898
KARAR NO: 2024/964
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/98
ARA KARAR TARİHİ: 01/04/2024
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında 01/07/2015 tarihli "... Şebekesinde Altyapı Paylaşımı Sözleşmesi" akdedildiğini, davalı tarafça sözleşmenin eki olan ek-4'te yer alan sözleşme hükümlerine aykırı şekilde müvekkili şirketle müzakere edilmeksizin tek taraflı olarak artırıldığını ve belirlenen yeni ücret tarifesinin 06/10/2022 tarihinde e-posta ile müvekkiline bildirildiğini, yeni belirlenen ücret tarifesine istinaden 09/11/2023 tarihli 16.567.014,82 TL bedelli fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından anılan faturanın Beşiktaş ... Noterliği' nin ... yevmiye 25/12/2023 tarihli ihtarname ile iade edildiğini ve davalı şirket ile akdedilen sözleşme uyarınca Maliyet Esaslı ücretlendirmeye uygun olarak makul karlılığı içeren 4.365.686,16 TL+ KDV tutarının kabul edildiğinin ve fazlaya ilişkin tutara itiraz edildiğinin bildirildiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı gerçekleştirdiği artışın, tesis ve altyapı paylaşımına ilişkin ücretlerin maliyet esaslı belirlenmesi esasına ve hukukun temel ilkelerine aykırı olması, maddi ve abjektif dayanaktan yoksun ve fahiş olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na uzlaşma talebinde bulunulduğunu, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen fatura nedeniyle müvekkili şirketi ödeme baskısı altına almaya çalıştığını, icra tehdidi altında ödenmesinin ve temerrüt hükümlerine başvurulmaması için faturanın icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, faturaya konu edilen tutarın bugüne dek alınan hizmet bedeline nazaran çok yüksek olduğunu, borcun varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile öncelikle teminatsız veya dava konusu tutarın %15' i oranında teminat karşılığında 09/11/2023 tarihli faturanın davaya konu edilen 11.328.191,42-TL tutarındaki kısım bakımından takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, menfi tespit davalarının kabulüne, 01/07/2015 tarihli ... Şebekesinde Altyapı Paylaşımı Sözleşmesine istinaden düzenlenen 09/11/2023 tarihli 16.567.014,82 TL bedelli faturanın 11.328.191,42-TL tutarındaki kısmından dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 22/02/2024 tarihli ara kararı ile " davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; İİK'nun 72/2. maddesi gereği dava konusu tutar olan 11.328.191,42 TL' nin takdiren %20'si tutarında (2.265.638,28 TL) nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde dava konusu edilen faturanın takibe konulmaması, bu konuda yapılacak olan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına" karar verilmiştir. Davalı vekilince verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş olup mahkemenin 01/04/2024 tarihli ara kararı ile " taraflar arasında düzenlenen sözleşme, elektronik postalar, fatura ve ihtarname örneği ibraz edilmiş olup sözleşme konusu faturaların icra takibine konu edilmesi halinde hak kaybı oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla itiraz eden davalı vekilinin itirazların reddine, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde 09/11/2023 tarihli faturanın davaya konu edilen 11.328.191,42-TL tutarındaki kısım bakımından takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği anlaşılmış bu nedenle taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak 09/11/2023 tarihli fatura nedeniyle talep edilen ihtiyati tedbir talebinde 11.328.191,42-TL üzerinden hüküm kurulabileceği anlaşılmakla ihtiyati tedbir kararının düzeltilmesine karar verilerek " mahkemenin 22/02/2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbirin " İİK'nun 72/2. maddesi gereği dava konusu tutar olan 11.328.191,42 TL' nin takdiren %20'si tutarında (2.265.638,28 TL) nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde dava konusu edilen faturanın 11.328.191,42 TL' sinin takibe konulmaması, bu konuda yapılacak olan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine dair karar istinaf edilmiş olup, istinaf nedeni olarak; güncellenen ücret tarifesinin, taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu, BTK tarafından 236 sayılı Kurul Kararı ile uygulanmasına karar verilen ve dava konusu faturaya esas alınan ücretlerin idari yargıda dava konusu edilerek iptal edilmediği sürece yürürlükte kalacağını ve taraflar arasında uygulanacağını, aksi durumun ise hukuka aykırı olacağını, davacının, faturadaki ücretin hesaplanmasına esas olan müvekkil şirket ücret tarifesini onaylayan BTK'nın 236 sayılı Kurul Kararının iptali talebiyle Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2023/2012 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, davacının yürütmenin durdurulması istemi reddedildiğini, bu nedenle dava konusu faturaya esas alınmış olan güncellenen ücretlerin uygulanması gerektiğini, bu itibarla ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından mahkemenin tedbire ilişkin ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinden kaynaklı faturaya dayalı güncellenen ücret tarifesi uyarınca oluşan farktan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davası icra takibinden önce açılmış olup davacı vekilince, ihtilafa konu 09/11/2023 tarihli 16.567.014,82 TL bedelli faturanın 11.328.191,42-TL tutarındaki kısmından dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu edilen bu miktarın icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.2004 Sayılı İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir."Diğer yandan tedbir kararının verilebilmesi için 6100 Sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Somut olaydaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalı tarafça, güncellenen ücret tarifesi uyarınca düzenlenen faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı vekili her ne kadar BTK tarafından 236 sayılı Kurul Kararı ile uygulanmasına karar verilen ve dava konusu faturaya esas alınan ücretlerin idari yargıda dava konusu edilerek iptal edilmediği sürece yürürlükte kalacağını ve taraflar arasında uygulanacağını ileri sürmüş ise de Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu Kararı, ücret tarifesindeki artışa ilişkin davacının uzlaşma talebine ilişkin olup verilen kararın hukuka uygun olduğuna ilişkin alınan bir mahkeme kararı bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Bu itibarla davalı tarafça düzenlenen faturanın, sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecektir. Bu itibarla davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği deliller ve iddiaları talep edilen tedbir için bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmiş olup uyuşmazlığa konu 09/11/2023 tarihli 16.567.014,82 TL bedelli faturanın dava edilen 11.328.191,42-TL'lik kısmın icra takibine konu edilmesi halinde telafisi imkansız zararların doğma ihtimali gözetildiğinde mahkemece İİK 72/2 maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09