SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1005

Karar No

2024/959

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1005

KARAR NO: 2024/959

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/48 Esas

KARAR NO: 2024/285

TARİHİ: 03/04/2024

DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

DAVA TARİHİ: 14/04/2016

KARAR TARİHİ: 03/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mah. ... bck ... sokak ... (D) Blok No:... Esenyurt adresindeki ... Sitesinin Site nezdinde 30.02.2015-2016 vadeli ... nolu ...(...) sigorta Sigortalı olduğunu, sigortalı ... A.Ş. ye ait ve ... poliçe sigortalı trafonun 14.08.2015 tarihînde voltaj dalgalanmaları neticesinde hasarlandığını, bu kaza sigortalıya 06.11.2015 tarihinde 49.506,00.-TL ödenmiş olup, ödenen miktar için müvekkili şirketin T.T.K. Gereği sigortalısının haklarına kanunen halef olduğunu, davalının dava konusu kazanın meydana %100 kusurlu olup zararın karşılanmasında sorumlu olduğunu, 49.506,00.-TL tazminatın tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan haksız ve yetersiz olduğunu, dava konusu 22630 nolu trafo merkezinden tip C1 olduğu ve C1 tipi trafo merkezlerinin mülkiyetinni bakım ve işletilmesinin müşteriye ait olduğunu, ... Avm/Recidence içerisinde 112 adet trafo merkezi bulunduğunu ve bu merkezleri ölçe hücresi, güç trafosu ve alçak gerilim tesisinin tamamının işletme ve bakım sorumluluğunun abone olan ... A.Ş'ne ait olduğunu, abonenin meydana gelebilecek hasarlara karşı gerekli koruma sistemini tesis etmesinin kendi sorumluluğunda olduğunu, ... Avm/Recidence yer alan abonelerin orta gerilim üzerinden enerji aldıklarını ve burada yer alan 22 adet transformatör lephangi bir problemle karşılanmadığını, bu nedenle meydana gelen hasardan dolayı müvekkil şirketin bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, 15.01.2016 tarihli hasar bedeli ödenmesi talebine de bu şekilde cevap verildiğini, mülkiyeti, bakımı ve işletilmesi dava dışı sigortalı aboneye ait olan trafoda meydana gelen hasar nedeniyle müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin uygun olmadığını, davayı ve husumeti kabul etmemekle birlikte davacı şirketin ekspertiz raporunu tek taraflı hazırladığını, ve bunun kabulünün mümkün olmadığını, sigorta şirketinin açmış olduğu davanın hukuki niteliğinin bir tazminat davası olduğunu, bu nedenle davacının müvekkil şirketin kusurlu olduğunu ve zarar miktarını ispat etmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirkete yükletilebilecek bir sorumluluk doğarsa müvekkil şirketin hasardan ancak kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, sigortalısına halef olarak dava açmış olan sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince halefinin sahip olduğu haklardan fazlasını talep edemeyeceğini, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan belgede davacının sadece ibra edildiği görülmekte ancak temlik hususunun yer almadığını, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI Mahkemece kaldırma ilamı öncesinde; "...Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından, sigortalısı olan ... A.Ş.'ye ait trafoda 14/08/2015 tarihinde voltaj dalgalanmasına bağlı olarak oluştuğu iddia edilen hasarın davalıdan rücuen tahsili istenmektedir. Dosya, İTÜ'de görevli öğretim üyesi Elektrik mühendisi 3 bilirkişiye tevdi edilerek hasarın sebebi, tarafların kusur oranı konusunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş ,tanzim edilen kök ve ek raporlardan ; davacı yan sigortalısına ait trafodaki hasarın OG sargısında var olan bozulmanın yanı sıra, kısa süreli voltaj dalgalanması sonucu oluştuğu, davacı sigortalısının işletme ve bakım yükümlülüğünü ihmal ederek %50, davalı dağıtım şirketinin gerilimin kısa aralıklarla kesilmesi ile oluşturduğu gerilim dalgalanmalarının, 1250 KVA gücündeki trafsformatörün sargılarını etkileyen gerilimin kısa süreler ile trafo üzerinde darbelerin oluşmasına neden olmak suretiyle %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla kadri maruf hasar miktarının yarısının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir ..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 07/12/2022 tarih ve 2020/1033 Esas - 2022/1377 Karar sayılı ilamında; Davalı ...'ın elektrik enerjisinin dağıtımı faaliyeti, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalının sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir....... Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). Şayet zarar görenin davranışı zararın oluşmasına veya artmasına neden olmuş ise zarar görenin bölüşük kusuru oranında tazminattan indirim yapılabilir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/6240 E. 2014/10031 K. 23.6.2014 tarihli ilamı) Her ne kadar mahkemece, davacının sigortalısının transformatörün kontrol, bakım ve onarımını düzenli olarak yaptırmamış olması sebebi ile hasardan %50 oranında sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de; hasarın elektriğin kısa aralıklarla kesilmesi sebebiyle meydana geldiği sabittir. TBK'nın 52/1. maddesinde zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzelenmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/10/2020 tarih 2019/3211 Esas 2020/6301 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde "...Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. Md.) ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirim oranı % 20'yi geçemeyecektir." Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi transformatörün kontrol, bakım ve onarımını düzenli olarak yaptırmamış olması sebebiyle sigortalı firmanın, zararın artmasına sebebiyet verdiği gözetilerek TBK 52 maddesi gereğince, belirlenen zarardan hal ve mevkiin icabına ve ihmalin ağırlığına göre uygun bir tutarda indirim yapılması gerekirken sigortalının kusur oranının %50 gibi yüksek bir oran olarak belirlenmesi hatalı olmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere davacı tarafından rücu edilebilecek tazminat tutarı 3. kişiye ödenen miktara göre değil, zarar görenlerin gerçek zararına göre belirleneceğinden, davacının yaptığı ödemenin gerçek zarar kadar olup olmadığı, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplaması gerekirken bilirkişilerce bu yönde bir inceleme yapılmadan ekspertiz raporunda belirlenen miktar üzerinden tazminata karar verilmesi de hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemeyeceğinden mahkemece; uzman bilirkişiden, davacının sigortalısına ödediği miktarın kadri maruf olup olmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar kaldırılmıştır.Mahkemece yukarıda belirtilen kaldırma kararı uyarınca eksikliklerin ikmal yoluna gidilerek ''...Bu açıklamalar ışığında, hasarın elektriğin kısa aralıklarla kesilmesi sebebiyle meydana geldiğinin sabit olduğu, eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davalının kusursuz sorumluluk esası gereğince ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, istinaf ilamı çerçevesinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacının sigortalısına ödediği 49.506 TL hasar bedelinin gerçek zarar miktarı olduğu, yapılan ödemenin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf bir zarar olduğu, ancak transformatörün kontrol, bakım ve onarımını düzenli olarak yaptırmamış olması sebebiyle sigortalının zararın artmasına sebebiyet verdiğinden TBK 52. maddesi gereğince belirlenen zarardan hal ve mevkiin icabına ve ihmalin ağırlığına göre uygun bir tutarda indirim yapılması gerektiği, bu itibarla istinaf ilamında işaret edildiği üzere yerleşik içtihatlara uygun olarak müterafik kusur sebebiyle %20 oranında indirim yapılarak ; bu çerçevede 49.506 TL x 20/ 100 = 9.901,20 TL indirim yapıldığında davacının rücusunu isteyebileceği zarar tutarının 49.506 TL - 9.901,20 TL = 39.604,80 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 39.604,80 TL'nin ödeme tarihi olan 06/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş, 04/06/2024 tarihli dilekçe ile istinaf taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''İstinaf İlamındaki hali ile dava konusu hasarın elektriğin kısa aralıklarla kesilmesi sebebi ile meydana geldiğinin sabit olduğundan bahisle davalı müvekkil şirketin dava konusu hasardan sorumlu olduğuna karar verilmesinin kabulü mümkün değildir. Zira dava konusu trafo merkezi, işletme ve bakım sorumluluğu, doğrudan davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait olan bir trafo merkezi olmakla davalı müvekkil şirketin kusur ve sorumluluğundan bahsedilmesi mümkün olmayacaktır.Dava konusu olayda müvekkil şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı mevcut değildir. Dava konusu hasarın meydana gelmesinde tarafımıza kusur atfını kesinlikle kabul etmemekle birlikte hasar bedellerinin kadri maruf olduğu yönündeki değerlendirmelerin hangi ölçütler ışığında yapıldığı açık olmayıp ayrıca da fahiştir.Tazmini talep edilen hasar olayına ilişkin olarak müvekkil şirkete mevzuatta öngörülen yasal süre içerisinde herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Açıklanan zararın tazmini için başvuru şartı 10 günlük hak düşürücü süreye tabi olmasına rağmen dava dışı sigortalı veya davacı tarafın bu sürede müvekkil şirkete başvuru yapmadığı ortadadır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...A.ş'ne ait ... Residance Sitesi için 130/03/2015-2016 tarihlerini kapsayan R.o.y.a.l. (Ray Ortak Yaşam Alanı) Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, bina ve eşya sigortalanmıştır. Poliçede, bina olarak belirtilen bedelin ortak alanları; eşya bedeli olarak belirtilen bedelin ise bu ortak alanda bulunan sabit demirbaş ve makineleri kapsadığı belirtilmiştir. 14/08/2015 tarihinde sigortalıya ait rezidansta trafo odasının patlaması neticesinde transformatörün sargılarının yandığı ve hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 06/11/2015 tarihinde 49.506,00 TL ödeme yapıldığı, poliçede makine kırılmasının 5.770.000.000,00 TL olarak teminat altına alındığı anlaşılmaktadır.Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere; Davalı ...'ın elektrik enerjisinin dağıtımı faaliyeti, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalının sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Transformatörün kontrol, bakım ve onarımını düzenli olarak yaptırmamış olması sebebiyle sigortalı firmanın, zararın artmasına sebebiyet verdiği gözetilerek TBK 52 maddesi gereğince, belirlenen zarardan hal ve mevkiin icabına ve ihmalin ağırlığına göre uygun bir tutarda indirim yapılması gerekmektedir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre bu oran %20'dir. Kaldırma kararından sonra elektrik mühendisi bilirkişisinin düzenlediği raporda emsal fiyatlar araştırılarak davacının yaptığı ödemenin gerçek zarar olduğu, talep edilen tutarın piyasa rayicine uygun olarak belirlendiği mütalaa olunmuştur.Mahkemece gerçek zarar tespit edilip, dava dışı sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle dairemiz kararına uygun hüküm kurulduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda emsal fiyat araştırması yapıldığı görülmekle davalı vekilinin hasar bedelinin hesaplanmasına yönelik itirazının reddi gerekmektedir.Davalı ..., kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtımı şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 ( on ) iş günü içerisinde talepte bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiş ise de; bu düzenlemenin, zarar görene idari bir başvuru yolu sunduğu, başvurunun yapılmamasının davanın reddi sebebi olmayacağı görülmektedir.Bu sebeplerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmektedir.Her ne kadar davacı vekili, istinaf talebinden vazgeçtiğini beyan etmiş ise de; vekilin yetki belgesinde, yetkinin temyizden feragat yetkisi hariç olmak üzere verildiği görülmektedir. Bu sebeple davacının istinaf talebinin incelenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır. İstinaf incelemesine konu kararın verildiği tarih 03/04/2024 olup mahkemece istinaf yoluna başvuran davacı yönünden 9.901,20 TL'nin reddine karar verilmiştir. Kararın verildiği tarih itibariyle istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 28.250,00 TL olarak belirlenmiştir. Yani bu miktarın altında olan kararlar kesin olup, istinafa konu kararın verildiği tarih itibariyle kesin olduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.Açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, davacı yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle, istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca reddine; davalı yönünden ise açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine,6-İstinaf yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

usuldenTazminatesastankararlarıRücuen)ÖdemesineistinafdereceDayanan(Sigortaistanbulgerekçesebeplerimahkemesi'ninkaldırmasonrasıöncesidüşünüldüdeğerlendirmesikararıgereğidelillerindairemizincevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim