SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/692

Karar No

2024/946

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/692

KARAR NO: 2024/946

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/241

KARAR NO: 2024/240

KARAR TARİHİ: 13/03/2024

DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))

KARAR TARİHİ: 03/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekili tarafından talep dilekçesinde özetle; iflas takibine konu olan sözleşmenin sahteliğinin sabit olduğu, icra takip dosyasında davalıya gönderilen tebligatın iade olduğu ve iflas davasında usulüne uygun tebliği yapılmadığından dolayı süresinde savunmanın yapılamadığı, depo kararının yetkisiz vekile tebliğ edildiği, alacaklı olduğunu iddia eden ...'nın kayıt kabul istemiyle açtığı davanın Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/214 E. sayılı dosyasında yargılamasının yapıldığı ve davanın reddine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu haliyle alacağın olmadığının sabit hale geldiği belirtilerek karar kesinleşinceye kadar tedbiren iflas takip ve işlemlerinin, satışının durdurulmasına karar verilmesi ve alacaklı görünen ...'nın alacağının bulunmadığı mahkeme ilamı ile anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Mahkememizin 2023/142 esas sayılı dosyasında mahkememizin 2020/852 esas sayılı dosyası davalı tarafının yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, mahkememizce yargılamanın yenilenmesini talep eden taraf, tebligat işlemlerinin Tebligat Kanunu ve İcra İflas Kanunu düzenlemelerine açıkça aykırı olarak yapıldığından bahisle yargılamanın yenilenmesini talep etmiş ise de, ileri sürülen sebeplerin istinaf ve Yargıtay aşamasında değerlendirildiği, tebligat işlemlerinde usul ve esas yönünden aykırılık görülmediği, kanunda düzenlenmiş yargılamanın yenilenmesi hallerinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesini talep eden, mahkememizin 2023/142 esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılamanın yenilenmesi davasında ileri sürdüğü hususları işbu dilekçede de tekrar etmiş, bununla birlikte takip dayanağı adi yazılı sözleşmenin üzerindeki imzaların sahte olduğunun Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/27319 soruşturma sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HMK'nun 375.maddesinde düzenlenmiş olup yargılamanın yenilenmesi hallerinin bulunmadığı, yargılamaya esas alınan senedin sahte olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği belirtilmiş ise de 375.maddenin d bendinde " Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması" halinin düzenlendiği ve bu hususun da gerçekleşmediği, mahkeme kararı ile sahteliği tespit edilen ya da ikrar edilen bir belgeden sözedilemeyeceği, dolayısıyla bu sebep yönünden de yargılamanın yenilenmesinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla talebin reddine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sözleşmenin sahteliğine hükmedildiği, tebligatların usulüne uygun yapılmadığı, depo kararının yetkisiz vekile tebliğ edildiği ve bu nedenle davalının hiç haberinin olmadığı, ...'nın kayıt kabul istemiyle açtığı davanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/214 E. sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği nazara alınarak, iflas takibinin ve iflas kararı dayanağının başka bir mahkeme kararı ile ortadan kalktığı anlaşıldığından öncelikle karar kesinleşinceye kadar tedbiren iflas takip ve satış işlemlerinin durdurulmasına ve şirketin borcu bulunmadığından iflas talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Yargılamanın iadesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan hukuki yoldur. Yargılamanın iadesi, nihai bir kararın (nihai kararlar içinde de kesinleşmiş bir kararın) gözden geçirilmesini, denetlenmesini sağlaması bakımından geniş anlamda bir kanun yolu olmakla ve Kanun'da sistematik olarak kanun yolları arasında düzenlenmekle birlikte, aslında kesinleşen kararı yeniden ele almaya yarayan ve dava şeklinde görülen bir hukukî çaredir. Yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan istisnai bir yoldur. Bu sebeple yargılamanın tekrarlanmasının mümkün olmadığı, o konuda yeniden mahkemeye başvurulamayacak, şeklen ve madden kesinleşmiş hükümlere karşı yargılamanın iadesi istenebilir. Eğer mahkeme kararı henüz şeklen kesinleşmemişse veya şeklen kesinleşmiş olsa dahi maddi anlamda kesin hüküm oluşturmuyorsa yeniden ele alınıp incelenmesi mümkünse yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Çünkü ya henüz kesinleşmiş bir karar yoktur, bu sebeple başvuru imkanları tüketilmemiştir veya kesinleşse dahi kararın başka şekilde yeniden ele alınıp incelenmesi mümkündür. (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Muhammet Özekes, Doç. Dr. Hülya Taş Korkmaz, Doç. Dr. Mine Akkan, Cilt.III, s.2324,2325) Yargılamanın iadesi talebi, kendisine karşı bu yola başvurulan kararın verildiği mahkemeden talep edilecektir (m. 378/1). Yargılamanın iadesi talebi bir dava niteliğindedir. Bu sebeple yargılamanın iadesinin gerektirdiği özellikler dikkate alınarak bir davanın açılmasında verilmesi gereken dilekçe verilecektir. Yargılamanın iadesi bir dava açarak ileri sürülebileceğinden dava şartları ve davaya ilişkin genel hükümler geçerli olacak, yapılması gereken diğer işlemler yapılacaktır.Yargılamanın iadesi talebinin dava dilekçesi şeklinde düzenlenmesi gerekir. Bu dilekçede bulunması gereken unsurlara yer verilecektir. Ancak, içeriğinde talebin bir yargılamanın iadesi talebi olduğu belirtilmeli ve buna uygun açıklamalar yapılmalıdır. Dava açılmasına ilişkin kurallar uygulanarak, bu konudaki gerekli tüm işlemler yerine getirilmeli, gerekli harç ve giderler ödenmelidir. Mahkemece talep edilirse ayrıca bu konudaki teminat da yatırılmalıdır (m. 378/2). Yargılamanın iadesinde talepte bulunan, diğer tarafı karşı taraf olarak göstermeli, üçüncü kişilerin bu yola başvurması halinde ise ilk davanın tarafları karşı taraf olarak belirtilmelidir (Pekcanıtez Usul Cilt.III, s.2343,2344). 6100 sayılı HMK'nin 374. maddesine göre yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yine 375. maddede yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış olup bunlar; "a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması." halleridir. Dava, kesinleşen iflas takibi nedeniyle açılan iflas davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 24.03.2021 tarih ve 2020/852 E. 2021/317 K. sayılı ilamı ile davanın kabulü ve davalının iflasına dair karar verilmiş, iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda davalının istinaf başvurusunun 08.12.2021 gün ve 2021/788 E. 2021/1271 K. sayılı ilam ile 6100 sayılı HMK'nin 252/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir. Dairemizce verilen iş bu karara yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından 29.12.2022 gün ve 2022/1525 E. 2022/6173 K. sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına dair karar verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı tarafça mahkemeye sunulan talep dilekçesinde, davacı tarafça sahteliği anlaşılan belgeye dayanılarak alacaklı olduğu iddiasıyla davalının iflasına karar verildiği, ancak başka bir mahkeme kararı ile davalının borçlu olmadığının sabit olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargılanmanın iadesinin talebi mahkemece değerlendirilmiş ve talebin reddine karar verilmiş olup, iş bu karara yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf taleplerinin incelenmesi: -Davalıya usulüne uygun tebliğ edilemediğinden davalının savunma yapamadığı yönündeki itirazın incelenmesi: Savunma hakkı, Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. (Yargıtay 22. H.D. 22/06/2020 tarih 2017/29720 E. 2020/6157 K. sayılı ilamı) 08.12.2021 gün ve 2021/788 E. 2021/1271 K. sayılı dairemiz ilamında belirtildiği üzere, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı/davacı tarafından, borçlu/davalı aleyhine, 108.000,00 TL asıl alacak ve 101.218,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.218,94 TL alacağının tahsili istemiyle 01/10/2020 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlattığı, ödeme emrinin ... mah. ... cad. No:... Esenyurt/İstanbul adresi doğrultusunda tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın ''tanınmadığı'' şerhi düşülerek iade olması nedeniyle T.K. 35. madde uyarınca 11/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun takibe yönelik itiraz dilekçesinin dosyada yer almadığı anlaşılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün mahkemeye gönderdiği 27.11.2020 tarihli müzekkere cevabında davalı şirketin adresi olarak ''... Mahallesi ... caddesi No:.. Esenyurt'' olarak belirtilmiş olup, icra takip dosyasına düzenlenen ödeme emri ve mahkemece yapılan yargılamada da bu adres doğrultusunda dava dilekçesi ve depo emri tebliğe çıkarıldığından davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve kendilerine tebligat çıkarılmadığı yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığına dair karar verilmiştir. Aynı zamanda, dosyada yer alan tebligat evrakların incelenmesinde mahkemece düzenlenen depo emri kararının davalı şirkete İTO kayıtlarında belirtilen adres doğrultusunda TK m. 35 uyarınca 20.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. -Kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca takip dayanağı alacağın olmadığı yönündeki itiraz: Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan vekili tarafından iflas davasına konu edilen alacağın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/214 E. 2022/833 K. sayılı ilamı ile bulunmadığının anlaşıldığı bu nedenle iflas kararının kaldırılması gerektiği belirtilmiştir . Dairemizce anılan dava dosyasının incelenebilmesi için Uyap sistemi üzerinden Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dosyanın incelenmesi yönünde izin talebinde bulunulmuştur.Mahkemece verilen izin kararı uyarınca Uyap sisteminde yer alan bilgi ve belgeler incelenmiştir. Yapılan incelemede, ... vekili tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/850 E. sayılı dosya ile ... Ltd. Şti. yönünden iflas kararı verildiği, iş bu iflas kararının Bakırköy ... İcra ve İflas İdaresi'nin ... iflas sayılı dosyasıyla infazına başlandığı, 27.06.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul ili Esenyurt ilçesi Pafta No:... Ada no:..., parsel No:...'de kayıtlı bulunan taşınmazda inşa edilen ... Blok ...kat ... numaralı bağımsız bölüm, ... blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm, ... blok ... Kat ... ve ... numaralı bağımsız bölümler ile ... blok ...kat ... numaralı bağımsız bölümlerin ücretini peşin ödeyerek satın aldığını ancak kendilerine teslim edilmediğini, bu nedenle alacaklı olduklarını belirterek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı iflas dosyasından sunulan itirazlarının kabulü ile kaydının yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının bilirkişi deliline dayandığı ancak mahkemece belirlenen kesin süre içerisinde usulüne uygun itharata rağmen delil avansını yatırmadığı ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak talep edilen alacağın gerçek varlığının tespit edilemediği, buna göre davacının davasının ispat edemediği belirtilerek ispat edilemeyen davanın reddine dair karar verilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, alınan iş bu kararın kesinleştiği belirtilmiştir.Sunulan talep dilekçesinde 6100 sayılı HMK'nin 375/ğ maddesinde yer alan ''karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılması'' gereğince yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu belirtilmiştir.Bir dava görülürken kesin delil olarak bir ilam (mahkeme kararı) ibraz edilmiş ve bu ilamı esas alınarak hüküm verilmiştir. Kesin delil (m.204/1) olarak kullanılmış (dayanılmış) olan bu ilamın (kararın), kesinleşmiş bir hükümle (m.303) ortadan kalkmış olması, yargılamanın iadesi sebebidir.(m.375/1-ğ) Bu halde yargılamanın iadesini isteme süresi, bunu isteyenin (kesin delil olarak dayanılan) ilamın kesin bir hüküm de ortadan kalktığını öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve herhalde yargılamanın iadesi talebine konu olan mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (m. 377/1-d) (bkz Baki Kuru, Medeni Usul Hukuk El Kitabı Cilt II s:1542) Somut davada, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/214 E. 2022/833 K. sayılı dosyası delil gösterilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan şirketin, anılan davada yani delil olarak gösterilen davada davalı-davacı sıfatının bulunmadığı nazara alınarak süresinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yargılanmanın yenilenmesine konu edilen bir davada, yargılama yapılırken kesin delil olarak bir ilama dayanılmadığı, davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilen depo emri kararının süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nin 375/ğ maddesinin somut olaya uygulanamayacağı açıktır. Aynı zamanda, takip dayanağı sözleşmenin sahte olarak düzenlendiği ve bunun bilirkişi raporuyla sabit olduğu ileri sürülmüştür. HMK'nin 375/d bendinde, kararı esas alınan senedin sahteliğine kararı verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması yargılamanın iadesi sebebi sayılmıştır. 08.12.2021 gün ve 2021/788 E 2021/1271 K. sayılı ilamımızda bu husus incelemiştir. Davaya konu somut olayda; dosya arasına alınan bilgi ve belgeler incelendiğinde, bono ve sahte taşınmaz satış vaatlerine dayalı olarak davalı şirket maliki dava dışı ... şikayette bulunması sonucunda Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/725 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma aşamasındaki alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafın hukuki dayanağı olan sözleşmenin dava dışı daha ...'ün el ürünü olmadığının açıkça tespit edildiği iddia edilmiştir. Yargılamaya ilişkin tensip zaptı, bilirkişi raporu ve iddianame dosyaya sunulmuştur. Sunulan bilirkişi raporunda: emanetin 2016/930 sırasında kayıtlı olduğu belirtilen borçlusu kaşe izi ile ... Şirket'e, alacaklısı ... Olan 10.07.2013 düzenleme 1 20.12.2013 ödeme günlü, bedeli nakit alınmış ve ihtilaf vukuunda İstanbul mahkemelerinin selahiyeti kabul edilmiş bulunan 270.000,00 TL bedelle senet aslı, 10.10.2013 düzenlemeye 08.03.2014 ödeme günlü, bedeli nakit alınmış ve ihtilaf bu konuda İstanbul mahkemenin selahiyeti kabul edilmiş bulunan 260.000,00 TL bedelli senet aslı ve borçlusu yine aynı içerikli kaşe ile ... Şirketi, alacaklısı ... olan 05.10.2013 düzenleme, 05.01.2014 ödeme günlü bedeli nakit alınmış ve ihtilaf vukuunda İstanbul mahkemelerinin selahiyeti kabul edilmiş bulunan 420.000 TL bedelli evrakların incelendiği belirtilmiş ve bu incelemeler doğrultusunda 12.05.2016 tarihli rapor tanzim edildiği belirtilmiş olup, takibin dayanağını oluşturan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi incelenmesinde; sözleşme konusunun ... mahallesi ... caddesi no: ..., ... Kat ... blok ... numaralı bağımsız bölüme ilişkin olduğu, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/725 Esas sayılı dosyasında ve Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla düzenlenen bilirkişi raporunda incelemelerin davaya konu edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi dışındaki senetlere dayandığı, iş bu senetlerde alacaklı olarak görülen kişilerin de taraf olmadığı dairemiz kararında belirtilmiştir. İş bu nedenle, HMK'nin 375/d bendi uyarınca da yargılamanın iadesi sebepleri oluşmamıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 855,2‬0 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 427,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngelirTakiptenkonusuesastan(İİKistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleri(Adi156))İflasdeğerlendirmesiDoğankararıdelillerinkaydınamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim