SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/862

Karar No

2024/936

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/862

KARAR NO: 2024/936

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/1162

KARAR NO: 2020/643

KARAR TARİHİ: 27/10/2020

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 03/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin işletmesini devraldığı ... plajındaki 2014 yaz sezonunda gerçekleşecek etkinlikler kapsamında davalı şirket ile 21/06/2014 tarihinde 90.000,00 TL bedelli sponsorluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7.1.maddesine göre 31/03/2015 tarihine kadar davalı tarafından sözleşmenin uzatılması kararının işletmeci şirkete bildirilmesi durumunda başka herhangi bir protokole gerek kalmaksızın mevcut sözleşme hükümleri ile 80.000,00 TL bedelli olarak 30/11/2015 tarihine kadar uzatılmış sayılacağını ancak 31/03/2015 tarihine kadar sözleşme yenileme işlemlerinin davalı şirketten dolayı tamamlanamadığını ve davalı şirketin davacıdan şirketlerin birleşme sürecinden geçtikleri için süre talep ettiğini, davalı şirketin sözleşmeyi uzatma kararı aldıklarını davacı şirkete 04/05/2015 tarihinde ilettiğini, davacı şirket sponsorluk sözleşmesinin uzatılması talebini kabul ederek yeni sezon hazırlıklarına başladığını, sözleşme uzatılmasını konusunda karşılıklı mutabık kalınmasına rağmen plajın açılışı yapıldıktan sonra ...'un sözleşmeye göre üzerine düşenleri ve ödemeleri yapmadığını, davacı şirket davalı ile yaptığı sponsorluk sözleşmesine dayanarak davalı şirketin talebi doğrultusunda 157.650,00 TL'lik malzeme alımı yaptığını, ancak davacı şirket sözleşmeye göre bütün yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının sözleşmeye göre ödemesi gereken sponsorluk bedelini ve talepler doğrultusunda satın alınan malzemelerin bedelini ödemediğini, sözleşmenin yenilenmesinde karşılıklı mutabık kalınması ve davalı şirketin bu sözleşmeyi reddederek ödeme yapmaması üzerine, davalı şirkete 2015 yaz sezonu için tahakkuk eden 80.000,00 TL sponsorluk sözleşmesi kapsamında davalının talebi üzerine satın alınan malzeme giderinin davacıya ödenmesi için 25/05/2016 tarihinde ihtar çekildiğini ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünde ... E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin böyle bir sözleşmenin olmadığından bahisle haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın sözleşmenin tarafı olan .... AŞ'ne yöneltilmesi gerektiğini, ... A.Ş.'nin ... paylarının tamamına sahip olmasına rağmen ... ayrı bir tüzel kişilik olarak varlığını sürdürdüğünü, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, takibe konu borcun dayanağı sponsorluk sözleşmesine dayalı asıl alacak olduğu, sözleşmenin 3.1 madde uyarınca ... sözleşmeyi 2015 sezonu için devam ettirmek istemesi durumunda davacı yana 30/03/2015 tarihine kadar bildirimde bulunacağının yazılı olduğu,7.1 maddesinde sözleşmenin yenileme bildiriminde bulunulmadığı takdirde 31/03/2015 tarihinde başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiğini, davacı tarafa sözleşmenin yenileceğine dair bir bildirimde bulunulmadığı ve sözleşmenin 31/03/2015 tarihi itibariyle kendiliğinden sona erdiğini, sözleşmenin yenilendiğine ilişkin maddi dayanağı bulunmayan iddiaların davacı tarafça ispat edilmesinin gerektiğini, sözleşmenin yenilendiğine dair bir beyan bulunmadığını, davalı şirket çalışanı tarafından davalı taraf yetkilisine 31/05/2015 tarihinde gönderilen e-mailde aradaki sözleşmesel ilişkinin sona erdiğinin açıkça ortaya konduğunu, davacının tek taraflı iradesiyle sanki sözleşme ile bağıtlarmışçasına harekete geçerek gerçekleştirdiği işlemlerin basiretli tacir gibi davranma ilkesiyle bağdaşmadığını, bu işlemlerin ...'yı ve davalı şirketi bağlayıcı bir yanı bulunmadığını, ...'yı temsil ve ilzama yetkili bulunmayan çalışanlar tarafından sonrasında gönderilen e-maillerin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, aynca bu e-maillarin hiçbirinde 157.650,00 TL tutarındaki malzeme alımına onay verilmediği gibi, sözleşmenin 80.000,00 TL bedelle uzatıldığına ilişkin bir taahhüt de yer almadığını açıklanan nedenlerle, haksız açılan davanın husumet itirazı göz önünde bulundurularak usulden reddine, taraflar arasında sözleşme sona ermiş olduğu ve sözleşmeye dayalı bir hak talebi mümkün olmayacağından davanın esastan reddine, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşme ilişkisinin devam ettiği kabul edilecek olsa dahi davacının ağır müterafık kusurunun dikkate alınarak tazminat talebinin reddine veya davacının kusuru nedeniyle indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, ... şirketi, ... paylarının tamamına sahip konumda olduğunu, iki şirketin TTK'nın134. maddesi gereğince açık bir şirket birleşmesi yoluna gitmeyip, marka birleşmesi yoluyla ... şirketinin paylarının tamamını alması ve bu yolla husumeti ... şirketine yönlendirmeye çalışmasının tüzel kişilik perdesini kullanarak, sorumluluğu içi tamamen boşaltılmış ... şirketi üzerine yıkması anlamına geldiğini, iki şirket arasındaki ilişki incelendiğinde Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi bir organik bağın olduğunu, Nitekim Yargıtay bu gibi durumlarda şirketler arasındaki organik bağın gerek ortakların gerek unvanların araştırılması gerekse Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkartılması durumunda tüzel kişilik perdesinin kaldırılabileceğini ve sorumluluğun buna göre belirleneceğini müteaddit kere tekrarlayarak yerleşik bir içtihat haline getirdiğini, ... A.Ş.'nin 24/11/2015 tarihli 8975 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinin 539 ve devamı sayfalarında yayınlanan ilanında ... üst düzey yöneticilerinin tamamının istifa ettiği ve yerlerine ... şirketinin üst düzey yöneticilerinin getirilerek, bunların ... şirketini temsile ve ilzama yetkili kılındığını, bu nedenle davalı olarak bulunması ve borçtan sorumlu olması gereken taraf ... Şirketi olduğundan husumet itirazlarının reddinin gerektiğini beyan ve iddia etmiştir.

İKİNCİ CEVAP Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin tarafı olan ... ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, varlığını sürdürdüğünü, müvekkilinin hatalı olarak hasım gösterildiğini, ... içinin boşaltıldığı ve organik bağ iddiaları ile yanlış hasım göstermesini örtme yoluna gittiğini, ... ticari faaliyetlerinin yoğun şekilde devam ettiğini bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Taraflar arasında davacı yanın işletmecisi olduğu ... plajındaki 2014 yaz sezonunda gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında 21.06.2014 tarihinde 90.000 TL bedelli sponsorluk sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 7.1.maddesine göre, 31.03.2015 tarihine kadar davalı tarafından sözleşmenin uzatılması kararının işletmeci şirkete bildirilmesi durumunda başka herhangi bir protokole gerek kalmaksızın mevcut sözleşme hükümleri ile 80.000,00 TL bedelli olarak 30.11.2015 tarihine kadar uzatılmış sayılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu noktada, sözleşmenin 7.1 maddesi gereği 2015 sezonu için sözleşmenin yenilip yenilenmediği noktasında toplanmaktadır. Sözleşmenin 2015 sezonu için geçerli olabilmesi için davalı tarafından, davacı yana 31.03.2015 tarihine kadar yenileme bildirimi yapılmadığı, davacı yanın girişimi ile taraflar arasında mail yazışmalarının yapıldığı, davalı tarafından davacı yana yeni sezon için başka görüşmeleri varsa yapabileceklerinin belirtildiği, davalı tarafından 04.05.2015 tarihinde gönderilen mail ile 2015 sezonu içinde anlaşmaya devam edilme kararı alındığını, gerekli malzemelerin bildirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Ancak taraflar arasında sözleşmenin yenilendiğinin kabulü için davalı tarafından gönderilen mailler yeterli değildir. Taraflar arasında sözleşmenin eski şartlarda devam edebilmesi için davalı tarafından 31.03.2015 tarihinde bildirimde bulunması gerektiğinin kararlaştırıldığı, bu tarihten sonra atılan maillerle davacı tarafından sözleşmenin yenilendiği iddia edilmektedir. Ancak mail yazışmaları dışında sözleşmenin yenilendiği ve yerine getirildiğine dair davacı tarafından başkaca delil sunulmamıştır. Davacı, davalıdan malzeme alım bedeli de talep edilmektedir. Ancak taraflar arasında imzalanan 21.06.2014 tarihli sözleşmede malzeme alımına dair bir hüküm olmadığı, davacı tarafından taraflar arasında malzeme alımına ilişkin bir anlaşma olduğu, davalının talebi ile malzeme alınmış olduğu da ispat edilebilmiş değildir. Davalı yan defterlerinde yapılan incelemede davalı yan alacağına dair kayda rastlanmamış, davacı yan defterlerinin ise gerekli onayları içermediği bilirkişi tarafından rapor edilmiştir. Davacının usule uygun olarak onayları yapılmayan defteri delil teşkil edemez, davacı yan tarafından iddialarını ispata yarar başkaca delilde sunulmamıştır. Bu nedenle davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiştir."

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Husumet hususunda mezkur çelişkinin yersiz ve anlamsız olduğunu, ... ve ... şirketleri arasındaki organik bağın kendini her durumda ifşa ettiğini, tüzel kişilik perdesini kaldırdığını, yargılama aşamasında alınan her iki bilirkişi raporunda da bilirkişilik kurumunun amacından sapılarak izafiyetin davalı taraf lehine kullanıldığını, söz konusu raporlarda sözleşme dışı birçok unsuru görmezden gelinip, ağır çelişkiler barındırarak, davanın müvekkili lehine müspet seyrinin engellendiğini, davalı şirketin beyanlarının çelişkili olup sözleşmenin arkasına saklanıldığını, oysa davalı şirketin 04/05/2015 tarihinde sözleşmeyi uzatma kararı aldıklarını müvekkili şirkete ilettiğini, davalı şirketin mevcut görüşmenin imza aşamasında olduğuna ilişkin beyanlarının 03/04/2015 tarihli mailden açıkça anlaşıldığını, aynı mail içerisinde sözleşme yenileme işlemlerinin şirket birleşme işlemleri dolayısıyla geciktiği hususunun bildirildiğini, 05/05/2015 tarihinde yapılan mail yazışmalarında ise sözleşmenin detaylarının görüşülmesi ve yeni sezon için yapılacak çalışmaların değerlendirilmesi konusunda toplantılar yapıldığının sabit olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, sponsorluk sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile; davacı tarafından 237.650,00 TL asıl alacak + 21.388,50 TL işlemiş yasal faiz = 259.038,50 TL üzerinden, davalı ... A.Ş. (...) hakkında 28/06/2016 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinin ardından, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır. Davacı tarafça borcun sebebi "sponsorluk sözleşmesine dayalı asıl alacak" olarak belirtilmiştir. Takip talebine dayanak olarak davacı, dava dışı ... Anonim Şirketi ve dava dışı ... Derneği ... İktisadi İşletmesi arasında 21/06/2014 tarihinde imzalanan sözleşme sunulmuştur.Sözleşmede davacı "İŞLETMECİ", dava dışı ... Anonim Şirketi "...", dava dışı ... Derneği ... İktisadi İşletmesi ise "KURUM VEYA BÜMED" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konu başlıklı 2.maddesi; "İşbu Sözleşme'nin konusu; 1 Haziran - 30 Kasım 2014-2015 tarihleri arasında; ... tarafından işbu Sözleşme hükümleri çerçevesinde sponsor olunmasına ve KURUM ve/veya İŞLETMECİ tarafından; ... işbu sözleşme kapsamında hakların sağlanmasına ilişkin koşulların ve Taraflar'ın hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkindir."Sponsorluk bedeli başlıklı 3.maddesinde; "...Şayet, ... sponsorluğu 2015 sezonunda da devam ettirmek isterse, 30 Mart 2015 tarihine kadar İŞLETME'ye sözleşmenin devam edip etmeyeceği ile ilgili bildirimde bulunacaktır. Sözleşme devam ettiği takdirde İŞLETME'nin işbu sözleşme çerçevesindeki yükümlülüklerini süresinde, eksiksiz olarak yerine getirmesi karşılığında 2015 Sezonu sponsorluk bedeli olarak 80.000 TL + KDV İŞLETME'ye ödenecektir. Ayrıca ... tarafından sözleşmeye devam edilmesine karar verildiğinde 4.10 maddesinde belirtilen ... Beach içerisinde yaptırılacak olan Lounge bedeli olan 50.000 TL + KDV işbu sözleşmenin sponsorluk bedeli olan 80.000 TL + KDV'nin içinde yer almaktadır... "Sözleşmenin süresi, feshi ve cezai şart başlıklı 7.maddesi; "7.1. İşbu Sözleşme 21/06/2016 tarihinde yürürlüğe girecek olup, 31/03/2015 tarihinde Taraflar'ın hiçbir ihbarına gerek kalmaksızın kendiliğinden sora erer. Eğer ... sponsorluğun 2015 sezonu içinde devam etmesini isteğini İŞLETME'ye ve KURUM'a 31/03/2015'e kadar bildirirse, Sözleşme herhangi bir ek protokale gerek kalmaksızın, 30/11/2015 tarihine kadar işbu Sözleşme çerçevesindeki hükümler çerçevesinde devam edecektir. Sözleşmenin takip eden 2016 Sezonunda da devam etmesi Taraflarca yazılı olarak mutabık kalındığı taktirde, ticari koşullar üzerinde de tekrar mutabık kalınıp imzalanacak ek bir protokol ile gerçekleştirilecektir..." hükümleri yer almaktadır. Mahkemece dava dışı ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ait ticari defterlerin incelenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca alınan 29/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; ... ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ...'nın 2015 yılında davacıdan 2 adet fatura ile toplam 106.200,00 TL bedelli hizmet aldığı, banka havalesi yoluyla bu bedelin davacıya ödendiği, faturalar ve ödemenin davacı ile...'nın 2014 sezonu için anlaştıkları 90.000,00 TL + KDV tutarlı sponsorluk anlaşmasına ilişkin olduğu, ... tarafından davacıya 30/05/3015 tarihinde gönderilen e-mailde; 2015 sezonu için yarına karar nihai karar alamayacakları, başka görüşmeleri varsa yapabilecekleri, kararlarının netleşmesi durumunda tekrar konuşacakları bildirildikten sonra 04/05/2015 tarihinde ... (... ) tarafından davacı şirkete gönderilen e-mailde ise ...konusunda 2015 yılında da anlaşmaya devam edilme kararı alındığı hususunun bildirildiği ve aynı e-mailde davacı şirketten hızlıca POP malzemesi (şemsiye, havlu, minder) adetlerini bildirmeleri ve açılış için öngörülen zamanlamayı paylaşmaları istendiği, bu mailden tarafların 2015 sezonu için de sponsorluk konusunda anlaştıkları ve POP malzemelerinin ... şirketi tarafından temin edileceğinin anlaşıldığı, davacı şirket takip talebinde 2015 yılı sponsorluk bedeli 80.000,00 TL ve davalının talebi ile satın alımı yapılan 157.650,00 TL malzeme gideri olmak üzere toplam 237.650,00 TL talep etmiş ise de, gerek sözleşme hükümlerinde gerekse taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında ... Beach'te kullanılacak malzemelerin davacı şirket tarafından temin edilmesine dair bir hüküm olmadığı gibi bu yönde ... bir talebinin de bulunmadığı, bu durumda davacının davalıdan yalnızca 2015 yılı sponsorluk bedeli 80.000,00 TL'yi talep edebileceği, satın alımı yapılan malzeme bedelinin talep etmekte haklı olmadığı hususlarında görüş bildirilmiştir. Davacı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde düzenlenen 26/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise; Davacı şirket muhasebecisinin 21/02/2020 inceleme günü hazır bulunduğu, davacı şirkete ait 2017 yılı yevmiye defteri ibraz ettiği ancak defterin tasdiksiz ve A4 kağıdına basılı olduğu anlaşıldığından delil vasfına haiz olamayacağından inceleme yapılamadığı, davacı şirketin iddiasına yönelik ispatına ilişkin belge ibrazında bulunamadığından icra takibine konu alacağı yönünde tespit yapılamadığı hususları bildirilmiştir.Dairemizce Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin internet sitesinden temin edilen kayıtlara göre; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... (...) sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... Anonim Şirketi'nin halen aktif olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 30/05/2018 tarihli 9589 sayılı 322.sayfasında ilan edilen kayıtlara göre unvanının Beşiktaş .... Noterliğinden 22/05/2018 tarihli ... sayı ile tasdikli, 18/05/2018 tarihli genel kurul kararına istinaden ... Anonim Şirketi (https://www.ticaretsicil.gov.tr/...) olarak değiştirildiği tespit edilmiştir. Sözleşmenin tarafı, ... Anonim Şirketi olup ...Anonim Şirketi unvanı ile halen hukuki ve fiili varlığını devam ettirmesine rağmen, sözleşmenin tarafı olmayan davalı hakkında takip başlatılmış ve eldeki dava açılmıştır.İtirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir ve ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında, mahkemece tarafların iddia, savunma ve delilleri yalnızca takibe konu belgeler çerçevesinde değerlendirilip incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, takibe itiraz eden borçluya karşı açılır. Borcun muhatabı olmayan kişi hakkında takip başlatılması ve itirazın iptali davası açılması halinde ise bu husus usulüne uygun bir icra takibi başlatılıp başlatılmadığı yani itirazın iptali davası yönünden ön şartın gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2023 tarihli 2022/3558 E. 2023/7436 K sayılı ilamında; "...İtirazın iptali davasında husumet takip dosyasındaki taraflara ait olup, anılan davanın ön şartı, usulüne uygun (mesmu) takibin bulunmasıdır. Her ne kadar pasif husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiş ise de iş bu davanın, icra takip dosyasında borçlu görünen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine açılmış olması dolayısıyla adı geçene husumet yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin gerekçelerinde de belirtildiği üzere takibe konu sözleşmenin tarafları arasında davalının yer almadığı, dolayısıyla icra takibinin yükü taşıtan/yükleten ....A.Ş.’ye yönelik başlatılması gerektiği hususları dikkate alındığında, itirazın iptali davasının ön şartı olan usulüne uygun takip şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde davanın bu nedenle reddi gerekirken, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde karar verilmiştir. Tüzel kişiler, kendilerini oluşturan kişi veya mal topluluklarından bağımsız ve ayrı hukuki kişiliğe sahiptir ve kendilerini oluşturan kişilerden bağımsız olarak hukuki işlemelere taraf olurlar. Tüzel kişi ile onu oluşturan üyeleri arasındaki, kişilikler ve malvarlıkları yönünden ayrılık prensibi geçerlidir. Somut olayda; sözleşmenin tarafı ....Anonim Şirketi olup Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen kayıtlara göre unvanının ... Anonim Şirketi olarak değiştirildiği ve halen şirketin aktif olduğu yani hukuki varlığını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Bu durumda davacı tarafça sözleşmenin tarafı olan ... Anonim Şirketi yeni unvanı ile ... Anonim Şirketi'ne karşı takip başlatılması gerekirken, davalı hakkında takip başlatılması karşısında usulüne uygun başlatılan bir icra takibinden söz edilemeyecektir. Ancak davacı taraf, cevaba cevap dilekçesiyle organik bağ iddiasını ileri sürmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı yargılama usulü (118-186.maddeler) ve basit yargılama usulüdür (316-322.maddeler). HMK'da asıl olarak yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler konulmuş ve basit yargılama usulü istisna kabul edilerek düzenlemeler yapılmıştır. Davanın açıldığı, dilekçelerin verildiği tarih itibariyle işbu dava yazılı yargılama usulüne tabidir. Yazılı yargılama usulünde, davacının dava dilekçesinde, davalının ise dava dilekçesinin kendisine tebliği üzerine işlemeye başlayan iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesinde, iddiasının ya da savunmasının dayanağı olan maddi vakıaları ve ispatta kullanacağı delilleri göstermesi gerekir. Davalının cevap dilekçesi kendisine tebliğ edilmiş olan davacı, bu dilekçenin kendisine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkemeye vereceği cevaba cevap dilekçesinde davalının savunmasını etkisiz kılmak amacıyla yeni vakıalar ileri sürüyorsa ya da dava dilekçesinde belirtmiş olduğu vakıaları genişletiyor yahut eski vakıaların yerine tümüyle yenisini ikame ediyorsa, sözü edilen türdeki vakıaların ispatı bağlamında da yeni delil gösterebilir. Aynı durum davalının, davacının cevaba cevap dilekçesinin kendisine tebliği üzerine iki haftalık süre içerisinde mahkemeye vereceği ikinci cevap dilekçesinde, davacının iddialarını etkisiz hale getirmek amacıyla savunma bağlamında yeni vakıalar ileri sürmesi veya cevap dilekçesinde dayanmış olduğu vakıaları genişletmesi ya da eski vakıaların yerine tümüyle yeni ve müstakil bir kimlik taşıyan vakıaları ikame etmesi olasılığında da geçerlilik taşır.HMK'nın, "İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı 141. madde hükmü 7251 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi haliyle;"(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir. Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur. İkişer dilekçeden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Her iki taraf da ön inceleme oturumuna gelirse, ancak karşı tarafın muvafakati ile genişletme söz konusu iken; taraflardan biri mazeretsiz gelmez, diğeri gelirse, gelen taraf, karşı tarafın muvafakatine gerek olmadan iddia ve savunmasını genişletip değiştirebilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/02/2022 tarihli 2021/(22)9-518 E. 2022/153 K. sayılı ilamı)7251 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle yapılan değişiklikle HMK'nın 141. maddesi; "(1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." halini almıştır.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise sözleşmenin tarafı davalı olmadığı gibi davalı defterlerinde herhangi bir bilirkişi incelemesinin de yapılmamış olması karşısında, gerekçe dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Ayrıca davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olmasının davanın reddine gerekçe yapılması da hatalıdır. Zira, davacının ticari defterlerindeki kayıtlara dayalı bir istemi söz konusu olmadığı gibi sözleşme hükümlerinin, davacı tarafça sunulan deliller çerçevesinde yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde organik bağ yönünde bir iddiası mevcut değil ise de cevaba cevap dilekçesinde iddiasını bu yönde değiştirdiği, iddianın değiştirildiği aşama itibariyle HMK'nın 141.maddesinin buna cevaz verdiği anlaşılmakla, mahkemece organik bağ iddiaları üzerinde durularak, davanın bu iddia çerçevesinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1162 E. 2020/643 K. sayılı 27/10/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklanan)İptali"kurumcevabaistinafdereceistanbuldeğerlendirilmesigerekçeişletmeci"işletmeci"sebepleriİtirazınkararı(HizmetikinciSözleşmesindengereğibümed"delillerinkabulükurumdüşünüldüdavamahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim