SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1044

Karar No

2024/927

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1044

KARAR NO: 2024/927

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/603 Esas

KARAR NO: 2021/335

TARİHİ: 12/04/2021

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ: 26/11/2019

KARAR TARİHİ: 26/06/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin güvenlik şirketi olduğunu, müvekkil ile davalı arasında 28.02.2015 tarihinde “...Ür. Ve Tic. Güvenlik Alım Sözleşmesi” imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5/c maddesi uyarınca davalı ...’ın 01.03.2015 tarihinden önceki çalışanların kıdem-ihbar tazminatından sorumlu olduğunu, sözleşmenin 8/a maddesinde davalının işçilerin iş akitlerinden doğacak dava konusu alacaklarından da müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlendiğini, davalı ...’ın 01.03.2015 tarihinden önceki dönemden %100, 01.03.2015 tarihinden sonraki dönemden %50 oranında sorumlu olduğunu, dava dışı işçi ...’ın Lüleburgaz İş Mahkemesinin 14.09.2017 tarih ve 2016/185 Esas 2017/294 Karar sayılı dosyası ile işçilik alacaklarına hükmolunduğunu, Lüleburgaz ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatın icra dosyasına haciz tehdidi ile 31.294,36 TL ödeme yapıldığını, söz konusu tutarın sorumlulukları nispetinde davalılardan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP Davalılardan ... Elek. Üre. Ve Tic. vekili cevap dilekçesinde; Dava dışı işçinin müvekkil çalışanı olmadığını, müvekkil ile davacı ... Güv. Hiz. arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme kapsamında davacı çalışanı olduğunu, müvekkil firmanın ihale makamı olduğunu, asıl işveren sıfatının olmadığını, davacının ödemiş olduğu dava dışı işçiden dolayı işçilik alacaklarından sorumluluğunun olmadığını, sözleşmenin 10/d maddesinde bunun belirtildiğini, haksız davanın reddini talep etmiştir.

...Dan. Ve Tic. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçinin asıl işveren işçisi olduğunu, 6552 Sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” gereği sorumluluğun asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşlarının olduğunu, kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olduğunu, hizmet süresi itibariyle yıllık izin ücretinin doğmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davada ileri sürülen alacak, davacı şirketin dava dışı işçi için ödediğini beyan ettiği işçilik haklarından kaynaklanmaktadır. Rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacı tarafça ,dava dışı işçinin işverenleri durumunda olan davalı şirketlerin, sözleşme gereğince işçi alacaklarından mesul oldukları ileri sürülerek rücuen alacak talep edilmiştir. Taraflar arasında dava dışı işçi ...'ın davalı şirketlerde çalıştığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı şirketçe icra dosyasına ödenen miktar ,bilirkişi raporu ve belgelere göre belli olup, bu konuda uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Yine işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davacının davalıya bu alacağını da rücu edebileceği Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin içtihatları ile bellidir. O halde talebe konu İş Mahkemesi kararı ise kıdem tazminatı ve ücret alacağından ibaret olup davacı ile davalı Hamitabat arasındaki sözleşmenin 5/c maddesi uyarınca 01/03/2015 tarihinden önceki kıdem tazminatından davalı asıl işveren ...'ın sorumlu olduğunun düzenlendiği, dava dışı işçinin davacı nezdinde çalışma süresinin bu tarihten sonra 01/03/2015 - 31/05/2016 tarihinde başladığı, bilirkişi tarafından bu oranlama yapılmak suretiyle tarafların sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bu halde tarafların dava dışı işçinin çalıştığı süreden çalışılan süre oranında sorumlu olduklarının kabulü ile, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne" gerekçesi ile ''Davanın Kabulü ile; 27.883,39-TL alacağın 30/07/2019 Ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ...Tic. A.Ş yönünden 15.647,19-TL, ... Tic. Ltd. Şti. 4.038,55-TL, ... Ltd. Şti. 4.000,19-TL; .... Ltd. Şti. 3.410,99-TL asıl alacak ile sınırlı kalmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Tic. A.Ş vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Belirtilen içtihatlarda, rücu talebinin değerlendirmesinde ve tarafların sorumluluklarının ortaya konulmasında, taraflar arasında akdedilmiş bulunan Hizmet Alım Sözleşmeleri hükümleri ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olan şartname hükümlerinin esas alınması, sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde ise genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında belirtilmektedir. Sözleşmenin 8-a, 10-c-d, 12-a-i, 13-d maddeleri incelendiği takdirde ...’ın dava dışı işçilerden kaynaklanan işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluğu alt işverenlere yüklediği görülmektedir. Fakat buna rağmen yerel mahkeme yukarıda belirtilen maddeleri dikkate almadan, bilirkişi raporunda da ... işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluğu altişverenlere yüklediği belirtildiği halde, ... sorumlu olduğuna ilişkin kararının sebebi anlaşılamamaktadır. Nitekim sözleşme maddelerinde ... A.Ş.'nin müvekkil ... rücu talebinde bulunamayacağı da açıkça belirtilmiştir. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen kıdem tazminatının, ücret alacağının sözleşme hükümleri kapsamında davalıların sorumlu olduğu iddiası ile icra dairesine ödenen bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, dava dışı işçinin Lüleburgaz .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı ve davalı ... aleyhine takip yaptığı, 31.294,36-TL'nin tamamının 3107/2019 tarihinde davacı vekili tarafından ödendiği görülmüştür. Lüleburgaz İş Mahkemesi'nin 2016/185 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalılar ... A.Ş., ... aleyhine işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin dava açıldığı, dosya kapsmaında ...Tic Ltd Şti, ... Tic Ltd Şti, ... Tic Ltd Şti'ye davanın ihbar olunduğu, davanın kısmen kabulü ile 17.096,25-TL kıdem tazminatının ve ücret alacağı olarak net 1.057,79 TL'den 1.000,00-TL'sinin davalılardan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Sözleşmenin incelenmesinde; davalı ...Tic. A.Ş. (...) ile ... A.Ş. (firma) arasında 01/03/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 28/02/2015 tarihinde Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin 1. Maddesinde sözleşmenin taraflarının belirtildiği, 2. Maddesinde sözleşmenin konusunun belirtildiği, söz konusu maddelere göre davalı ... Tic. AŞ’nin alt işverenlerden Güvenlik Hizmeti alımı yapıldığı anlaşılmıştır.

Sözleşmenin "5-Fiyat ve Fiyat Değişikliği" başlığının (c) bendinde; "İşin başlayacağı ../03/2015 tarihinden itibaren çalışanların ihbar kıdem tazminatları ... A.Ş.tarafından karşılanacak, işe başlangıç tarihi öncesinde çalışanların biriken ihbar kıdem tazminatları İŞVEREN (...) sorumluluğunda olacaktır." 8-...'ın sorumluluğu başlığının (a) bendinde; ''..., FİRMA'NIN işçilerine karşı, yasadan, iş sözleşmesinden veya varsa toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden dolayı, FİRMA ile birlikte sorumludur. Ancak, FİRMA'nın kusurundan dolayı, ..., FİRMA'ya rücu edebilir. 10- İşin Yürütülmesi esasları başlığının (c) bendinde ''FİRMA bu sözleşmeye konu işlemleri bizzat kendisinin istihdam ettiği personel ile gerçekleştirecek ve bu personelin sigorta primlerini, vergilerini ve ilgili yasalardan doğan diğer tüm haklarını muntazam olarak ödeyecektir. ..., FİRMA'nın bu konudaki kayıtlarını dilediği zaman kontrole yetkili olacaktır. ... bu amaçla FİRMA'ya ait her türlü resmi kayıtları görevlendireceği personel aracılığı ile inceleyebilecek ve öngördüğü aksaklıkların giderilmesi hususunda FİRMA'ya uyarıda bulunabilecektir. FİRMA bu uyarılar doğrultusunda hareket etmeyi ve uyarılarn gereğini zamanında yerine getirmeyi kabul ve ve taahhüt eder.d. FİRMA' nın işbu sözleşmeye konu işlemlerde istihdam ettiği personel hiçbir şekilde ...'ın istihdam ettiği personel olarak kabul edilmeyecektir. FİRMA bu personele karşı yasadan ve sözleşmeden dağan her türlü hukuki, mali ve cezai sorumluluğu yüklenir ve hiçbir şekilde ...'a rücu edemez. İş bu sözleşmeye konu işlemlerin yapılması sırasında işçilerin maruz kalacağı her nevi iş kazasından FİRMA sorumlu olacak ve FİRMA yürürlükteki yasa ve tüzükler çerçevesinde gerekli önlemleri alacak ve düzeni sağlayacaktır. FİRMA'nın işbu sözleşmeye konu işlemler için istihdam edeceği personelin, hangi nam altında olursa olsun ...'dan herhangi bir talep hakkı mevcut değildir. FİRMA istihdam edeceği personeli disiplinli çalıştırmayı, bu personelin gerek işe alınmasında, gerekse işine son verilmesinde ilgili yasa ve hizmet sözleşmesi çerçevesinde hareket etmeyi ve bu nedenle söz konusu olacak işlem ve ödemeleri eksiksiz olarak yerine getirmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.12-İş sağlığı ve güvenliği ile diğer yasal yükümlülükleri başlığının (a) bendinde ''FİRMA, bu işte ilgili olarak SGK, Karayolları, Çalışma ve Mali vb. mevzuatın gerektirdiği her türlü yasal mükellefiyete uymak ve yerine getirmek zorundadır. FİRMA, ayrıca, taahhüt ettiği bu işte, istihdam edeceği bütün elemanları hakkında İş Sağlığı ve Güvenliği, Sosyal Güvenlik Mevzuatı ve İş Kanunu'na ait bütün vecibelerin yerine getirilmesinden bizzat sorumludur.(i) 4857 sayılı İş Kanunun 2. maddesi gereği, FİRMA elemanlarının tüm yasal haklarından doğan yükümlülüklerinden FİRMA ile ... birlikte sorumlu olduğundan, bu yükümlülüklerinden dolayı, ... herhangi bir tazminat veya zarar, ziyan ödemek mecburiyetinde kalırsa, ...'nin ödeyeceği zarar. ziyan ve tazminat FİRMA tarafından aynen ...'ye ödenir.13- Diğer hükümler başlığının (d) bendinde ''Bu işin gerçekleştirilmesi sırasında İstihdam edilen personelin işe alınması, sözleşme yapılması, ücret ve yasa) hakların ödenmesi, her türlü prim ve vergileri ve yasal sorumluluklarının yerine getirilmesi, çalıştırılan elemanların yürürlükte alan ve bundan sonra çıkabilecek yasa, tüzük ve yönetmeliklere uygun hareket etmelerinin sağlanması FİRMA'nın sorumluluğundadır. Bu konularda ...'ın hiçbir sorumluluğu olmayacaktır.'' şeklinde düzenlenmiştir. İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı/Aktüer bilirkişinin raporunda özetle; Dava dışı işçi ... ’ın işçilik alacaklarına ilişkin davasının Lüleburgaz İş Mahkemesinin 14.09.2017 tarih ve 2016/185 E. ve 2017/294 K. Sayılı kararı ile dosyasının kabulü ile 17.096,25 TL kıdem tazminatı, 1.057,79 TL ücret, 821,81 TL yargılama gideri, 2.178,48 TL vekalet ücretine hükmolunduğu, dava dışı işçi ...’ın Lüleburgaz İş Mahkemesinin 2016/185 E. 2017/294 K. Sayılı kararı ile hükme alınan işçilik alacaklarını Lüleburgaz .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasında takip ettiği, davacının icra tehdidi ile toplam 31.294,36 TL ödeyerek dosyayı kapattığı, dava dışı işçi ...’ın rücuya esas hizmet süresinin asıl işveren ... Tic. ve alt işverenler nezdinde 15.01.2009-18.05.2016 tarihleri arasında 7 yıl 4 ay 3 gün çalıştığı, alt işverenlerde nezdinde geçen hizmet süresinin; ...: 2690 gün, ... 737 gün, Delta Up 730 gün, ... 766 gün, ... ile 457 gün olduğu, asıl işveren konumundaki ...Tic. ile alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde olmadığı, tamamıyla taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri çerçevesinde Borçlar Kanunu esasına göre sorumluluklar belirleneceği, davacının ödediği tutarı davalılardan sorumlulukları nispetinde tahsilini talep ettiği anlaşılmış olup, hizmet sürelerine göre asıl işveren-alt işveren sorumluluğunun eşit oranda olduğu ve alt işverenlerin tam sorumlu olduğu duruma seçenekli hesaplamanın;Alt işverenin tam sorumluluğu halinde; ... 0,00-TL, Lider 8.077,09-TL, ... 8.000,09-TL, ... 8.394,92-TL, ..., 6.821,37-TL olmak üzere toplam 31.294,37-TL olduğu, Asıl işveren-Alt işveren eşit oran sorumluluk halinde; ... 15.647,19-TL, ... 4.038,55-TL, ... Up 4.000,19-TL, ... 4.197,46-TL, Yeniçeri 3.410,99-TL olmak üzere toplam 31.294,37-TL olacağını belirtmiştir.Davacı vekilinin 27/01/2021 tarihli dilekçesi ile 5.000,00-TL olan davasını 27.883,39-TL olarak ıslah ettiği görülmüştür. İstinaf itirazlarının incelenmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli 2019/2330 E. 2021/175 K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yükleniciler aleyhine açılan rücü davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.'' şeklindedir. Emsal kararda da ifade edildiği gibi yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatından son yüklenici sorumlu iken, diğer alacaklardan ise her bir yüklenici işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olacak şekilde sorumludur. Ücret alacağı yönünden de sorumluluk son işverene aittir. Bu ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7 ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir. Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde; 5. Madde c) bendinde; işe başlangıç tarihi 03/2015 öncesinde çalışanların biriken ihbar kıdem tazminatlarının davalı İŞVEREN (...) sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davalı dava konusu işçilik alacaklarından denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar oranında sorumludur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı ... A.ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... A.Ş, vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş, tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı ... A.Ş, tarafından yatırılan 535,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 107,87 TL'nin istemi halinde davalı ... A.Ş, iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı ... A.Ş, üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı ... A.Ş.ye ilk derece mahkemesince iadesine,6-İtinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Tazminatfirmaesastanfirma'nın(Rücuenişverenistinafreddinedereceistanbulgerekçesebeplerideğerlendirmesikararıfirma'''firmadelillerinmahkemesiTazminat)cevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim