SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/922

Karar No

2024/898

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/922

KARAR NO: 2024/898

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/18

KARAR NO: 2021/140

KARAR TARİHİ: 11/01/2021

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 26/06/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 11/01/2019 tarihinde Ajans Komisyon alacağına ilişkin olarak protokol düzenlendiğini, protokol çerçevesinde davacı tarafından 21/01/2019 tarihli ... nolu 118.000,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından faturaya itiraz olmadığını, fatura alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, davalının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra iade faturası kestiğini, söz konusu iade faturasının ise müvekkili tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 26/12/2019 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile itiraz ve iade edildiğini beyan ederek, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve itirazın iptali ile takibin devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.", "1-) Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-) Asıl alacağın %20 si olan 23.600,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 24/01/2019 tarihinde davacı şirketinde taraf olduğu Reklam Alanı Kiralama Sözleşmesi'nin Feshedilmesi Ve İbra Protokolü imzalanarak, tarafların 24/01/2019 tarihi itibariyle birbirlerini her ne nam altında olursa olsun bir hak ve/veya alacaklarının bulunmadığını ve anılan sözleşme ve ek protokoller bakımından birbirlerini, kesin gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, ibranamenin işbu dosya tarafları ve dava dışı UKA okulları tarafından imzalandığını, ibra ve fesih protokolünün imza tarihi 24/01/2019 olmasına rağmen davacı yanın kötü niyetli bir şekilde düzenlemiş olduğu faturanın 21/01/2019 tarihli olduğunu, firmalar arasındaki görüşmelerin devam ettiği süreçte henüz kesin bir mutabakat sağlanamamış olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak dava konusu faturanın düzenlendiğini, Yargılama aşamasında yalnızca bir celse mazeret dilekçesi sunulmasına rağmen kararda "...davalı taraf yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır" denilerek itirazlarının, beyan dilekçelerinin ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, Karara dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunun yalnızca tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle hazırlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde belirtilen edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi bu hususta itirazlarını karşılar ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, Davacı yan tarafından borca dayanak olan gösterilen ve dosyaya sunulan 11/01/2019 tarihli protokol ek protokol olup ana protokol incelenmeden eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiğini, Davacı yan tarafından dosyaya sunulan ek protokolde, ana sözleşmenin tarafı olan "..." olarak belirtilen "..." imzasının yer almadığını, ana protokole bağlı olarak yapılan ek protokolde ana protokolün taraflarından birinin imzasının olmaması halinin sözleşmeyi geçersiz kılacağını, hiçbir şekilde kabul içermemekle beraber bir an için sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi ilgili protokolde belirtilen komisyon alacağının taraflar arasında TBK madde 170 uyarınca uzun dönemli bir "geciktirici koşula" bağlanmış olmasına rağmen bu koşul gerçekleşmeden davacı yan tarafından fatura düzenlendiğini, geciktirici koşul gerçekleşmediği için davacı yanın herhangi bir hak ve alacağı doğmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından 21/01/2019 tarih ve 118.000,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anayasanın 141. maddesinde ise mahkemelerin verdiği her türlü kararların gerekçeli olması gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/02/2018 tarihli 2017/21-1721 E. 2018/345 K. sayılı ilamında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27'nci maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73'üncü maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. ...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27'nci maddesi hükmüne göre: "(I) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". ...Bu hakkın üçüncü unsuru, tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesidir. Bu değerlendirmenin de kararların gerekçesinde yapılması gerekir (bkz. 6100 sayılı HMK'nın Hükümet Gerekçesi madde 32). ...Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 297’inci maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır...Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru B./ Arslan R./ Yılmaz E.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 472). Anayasa’nın 141’inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. ...Nitekim, 07.06.1976 gün ve 1976/3-4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3’üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren HMK’nın 297’inci maddesi işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir..." İlk derece mahkemesince verilen kararın herhangi bir gerekçe ihtiva etmediği açık olup bu durum Anayasanın 141.maddesine, HMK'nın 297.maddesine aykırıdır. Diğer bir husus ise davalı vekili tarafından, bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ile taraflar arasında düzenlenen 24/01/2019 tarihli "Reklam Alanı Kiralama Sözleşmesi'nin Feshedilmesi Ve İbra Protokolü" başlıklı protokol ibraz edilerek, tarafların protokol gereğince 24/01/2019 tarihi itibariyle birbirlerinden her ne nam altında olursa olsun bir hak ve/veya alacaklarının bulunmadığını, sözleşme ve ek protokoller bakımından birbirlerini, kesin gayrikabili rücu olarak ibra ettiklerini, buna rağmen davacının protokol tarihinden önce düzenlenen dava konusu faturaya dayalı haksız olarak takip başlattığını ileri sürerek itiraz etmesine rağmen, mahkemece söz konusu ibra savunmasının, itirazların incelenmemesi ve değerlendirme yapılmamış olmasıdır. Bu husus da yine savunma hakkının ihlali mahiyetindedir. Anılan protokole karşı davacı vekilinin beyanlarının alınması ve protokolün de mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; HMK'nın 355.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin hususlarda yapılan incelemede denetlenebilir bir gerekçeli kararın olmaması ayrıca davalı vekili tarafından sunulan protokol hükümlerinin değerlendirilmemesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile sair istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/18 E. 2021/140 K. sayılı 11/01/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindendelillerindereceİptalikabulüistanbuldeğerlendirilmesigerekçeKaynaklanan)İtirazınsebepleri(Hizmetkararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim