SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2023/1870 E. 2024/87 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1870

Karar No

2024/87

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1870

KARAR NO: 2024/87

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/194 Esas

KARAR NO: 2023/632

KARAR TARİHİ: 13/07/2023

DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 17/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin anneleri muris ...'nın 10/11/2017 tarihinde vefat ettiğini ve geriye yasal mirasçıları olarak çocukları müvekkiller ...'ın kaldığını, murisin davalı şirket nezdinde .. numaralı Benim Seçimim Hayat Sigortası Poliçesi ile 29/11/2016 - 29/11/2017 dönemi için hayat sigortası ile sigortalı olduğunu, vefatı ile davalı şirkete mevcut poliçe kapsamında ödeme yapılması için başvuru yapıldığını, başvurunun davalı şirket tarafından reddedildiğini, vefat edenin hayat sigortası poliçesi rizikosunun gerçekleştiğini, bu nedenle hasar dosyası açılması ve poliçe bedelinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizinin tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen 08/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; poliçe bedeli 850.000,00 TL'den daini mürtehin bankanın alacaklı olduğu 341.122,54 TL kapak hesabının mahsubu ile bakiye tutar 508.877,46 TL tazminat bedelinin riziko tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile;müteveffa ...’nın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı sıfatıyla yeraldığı, ... numaralı 29/11/2016 başlangıç ve 29/11/2017 bitiş tarihli, sigortanın ilk yılında 850.000-TL bedelli, yıllara göre azalan bakiyeli vefat teminatını içerir Benim Seçimim Hayat Sigortası Katılım Sertifikası bulunduğunu, poliçenin sigorta ettireninin ....Tic.Ltd.Şti. olduğunu, poliçenin primlerinin taraflar arasındaki anlaşma gereği (poliçe şartları) kuruma ait ... numaralı vadesiz hesaptan sağlandığını, ancak poliçenin 29/08/2017 vade tarihli prim tutarının tahsil edilememesinden dolayı poliçenin 10/10/2017 tarihinde tahsilatsızlık nedeniyle otomatik olarak iptal olduğunu, sigorta ettiren ve sigortalının poliçede iletişim aracı olarak verdikleri ... nolu GSM numarasına prim borcunun tahsil edilemediği ve tahsilatsızlıktan iptal edileceğine dair bilgilendirmelerin gönderildiğini, ayrıca 06/10/2017 tarihinde sigortalının aranarak Ağustos-Eylül prim tahsilatlarının yapılamadığı ile ilgili görüşüldüğünü ve ne zaman hesabı müsait hale getirebileceğinin sorulduğunu, sigortalının da hafta içinde müsait hale getireceğini belirttiğini, ancak hesabın prim tahsilatı için müsait hale getirilmediğini, bu görüşmeye ilişkin ses kaydının dilekçe ekinde sunulduğunu, buna rağmen prim tahsilatının yapılamaması üzerine, poliçenin otomatik olarak iptal edildiğini ve 11,92-TL iştira tutarının primlerin tahsil edildiği 66225437 nolu hesaba iade edildiğini, dolayısıyla murise ait sigorta poliçesinin vefat tarihinden 1 ay önce 10/10/2017 tarihinde tahsilatsızlık nedeniyle iptal edildiğini, vefat tarihi itibariyle geçerli bir sözleşme bulunmadığından vefat tazminatının ödenmesinin mümkün olmadığını ve sigorta ilişkisini sona erdirdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Dosya kapsamına göre, davalı sigortacının yasa ve genel şart hükümlerine uygun olarak sigorta ettirene tahsil edilmeyen primin ödenmesi ve ödeme olmaması durumunda sözleşmenin feshedileceği yönünde bildirim yapılmadığı, iletiler yoluyla sigortalıya bildirimler yapıldığı, yöntemine uygun olmayan bildirimler ile sigorta sözleşmesinin feshinin kabulü olanaklı olmayıp, sigorta sözleşmesinin varlığını sürdürdüğü kanaatine varılarak poliçede yazılı rizikonun sigorta süresi içinde gerçekleşmesi ile teminatın lehtar belirtilmediğinden müteveffa sigortalının yasal mirasçılarına ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 508.877,46-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Anonim Şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Oysa ki sigortalı muris ... sigorta ettiren şirketin kurucusu, tek ortağı ve müdürü olduğunu, poliçenin 29.08.2017 vade tarihli prim tutarı tahsil edilememesinden dolayı 30 günden fazla beklendiğini, bu bekleme süresinde poliçede iletişim aracı olarak verilen ... numaralı telefona prim borcunun ödenmediği, ödemenin yapılması, aksi halde iptal edileceği 31.08.2017 ve 25.09.2017 tarihinde SMS olarak gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine en son 03.10.2017 tarihinde sigortalı muris ve sigorta ettiren sıfatına haiz olan ...'nın aranarak poliçe prim borcunu ödemesi aksi halde poliçenin iptal edileceği konusunda bilgilendirildiğini, sigortalı en geç 06.10.1017 tarihinde ödeme yapacağını taahhüt etttiğini, ödeme yapılmaması halinde poliçenin iptal edileceği bildirilerek bu görüşme sonlandırıldığını, bu görüşemeye ilişkin ses kaydı CD olarak dosyaya sunulduğunu, hayat sigortası özel şartlarında prim borcunun ödenmemesi halinde sigortacının poliçeyi tahsilatsızlık nedeniyle iptal edeceği belirlendiğini ve sigortalı muris tarafından kabul ve beyan edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hayat sigorta poliçesinin geçerli olduğunun tespiti ile rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle dain-i mürtehin bankanın kredi alacağının mahsubu ile bakiye teminat bedelinin avans faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davacılar murisi ...'nın, tek ortağı ve yetkilisi, aynı zamanda müteselsil kefil olduğu dava dışı ... şirketine 29/11/2016 tarihli Genel Kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin teminatı amacıyla davacılar murisi sigortalı ... lehine, ... A.Ş'nin daini mürtehin olarak davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında 29/11/2016 başlangıç- 29/11/2017 bitiş tarihli 5 yıl yenileme garanti süreli, 850.000,00 TL vefat teminat bedelli Hayat Sigorta Poliçesi düzenlendiği, toplam 5.808,50 TL prim tutarının 12 taksitte aylık 484,04 TL olarak ödenmesine kararlaştırıldığı, ilk 9 taksitin ödenmiş olduğu, 29.08.2017 ve 29.09.2017 vadeli prim ödemelerinin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle poliçenin 10.10.2017 tarihinde tahsilatsızlık nedeniyle iptal edildiği sigortalı murisin 10/11/2011 tarihinde vefat etmesi nedeniyle kredi borcundan bakiye kalan teminat bedelinin ödenmesi talebinin, davalı sigorta şirketince poliçenin tahsilat yapılamaması üzerine otomatik iptal edildiği dolayısıyla vefat tarihi itibariyle geçerli bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmemesi nedeniyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İhbar olunan dain-i mürtehin kaydı bulunan ... A.Ş.'nin mahkemeye hitaben sunduğu 14/02/2020 tarihli yazıda, davaya konu sigorta poliçesi kapsamında bankanın dain-i mürtehin sıfatı devam ettiğini, görülmekte olan işbu davaya muvafakatı bulunduğunu bildirmiştir. Bakırköy ... Noterliğinin 11/12/2017 tarihli mirasçılık belgesinde, eşit oranda pay verilen davacılar dışında sigortalı muris ...'nın başkaca mirasçıları olmadığı görülmüştür.Somut olaya dayanak kanuni düzenlemeler incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 1421.maddesinde; "(1) Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur. (2) 1430 uncu madde hükmü saklıdır." 1430/1 maddesinde; "Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır..." 1431. maddesinde; "(1)Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksidin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir... (2) İzleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçları, poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilir veya bu şartlar poliçe üzerine yazılır. (3) Sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur. (5) Sigortacı prim alacağını, 1480'inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir." 1434. maddesinde; "(1)1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur. (2)İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur. (3) İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi halde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur..." Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın "Sigorta Priminin Ödenmesi ve Sigortacının Sorumluluğunun Başlaması" başlıklı C.1. maddesinin 5. bendinde; "Bir yıldan uzun süreli hayat sigortalarında sigorta ücretinin veya taksitlere bağlanmış olduğu takdirde herhangi bir taksitinin vadesinde ödenmemesi halinde sigortacı, sigorta ettirenin kendisine bildirmiş olduğu son ikametgah adresine taahhütlü mektupla veya noter kanalıyla ücret veya taksitin bir ay içinde ödenmesini, aksi takdirde sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder. Bu sürenin sonunda söz konusu ücret veya taksit ödenmemiş ise sözleşme feshedilmiş olur.", C.1. maddesinin 6. bendinde; "Bir yıl ve daha kısa süreli hayat sigortalarında ise, sigorta ettiren kimse primini veya taksitlere bağlanmış olduğu takdirde herhangi bir taksitini vadesinde ödememesi halinde temerrüde düşer ve temerrüt gününü takip eden on beş gün içerisinde dahi sigorta ettiren prim borcunu ödemediği takdirde bu müddetin bitiminden itibaren on beş gün süre ile sigorta teminatı durur. Bu sürenin sonuna kadar prim ödenmediği takdirde sigorta sözleşmesi herhangi bir ihtara gerek kalmadan feshedilmiş olur."Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın "Tebliğ ve İhbarlar" başlıklı C.10 maddesinde; "Sigortalı ve sigorta ettirenin bildirimleri, sigorta şirketinin merkezine noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır. Sigortacının bildirimleri de sigorta ettirenin ve sigortalının poliçede gösterilen adresine aynı surette yapılır. Bu adreslerin değişmiş olması halinde ise, sigorta ettiren bunu sigorta şirketine bildirmek zorundadır. Aksi takdirde sigortacı tarafından yapılacak tebligatın sigorta ettirene ulaştırılmamış olmasından doğacak kanuni sonuçlar doğrudan doğruya sigorta ettirene ait olur. Taraflara imza karşılığında, elden verilen mektup veya telgraf ile yapılan bildirimler de taahhütlü mektup hükmündedir." hükümleri yer almaktadır. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı sigortacının, sigorta ettirene tahsil edilmeyen primlerin ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği yönünde gerek telefon görüşmesi suretiyle gerekse SMS olarak gönderildiği iddia olunan bildirimlerin yasada öngörüldüğü şekilde yapılmaması nedeniyle geçerli bir fesih bildiriminden söz edilemeyecektir. Dolayısıyla, rizikonun gerçekleştiği tarihte poliçenin halen geçerli olduğu, davalı sigortacının, sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu devam ettiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Her ne kadar, TTK 1431. Maddesinde, sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olacağı ve sigortacının prim alacağını, 1480'inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebileceği kararlaştırılmış ise de ödenmeyen muaccel primlerin ödenecek tazminattan mahsubuna ilişkin hükmün emredici bir düzenleme olmadığı gözetilerek davalı sigortacı, ödenmeyen muaccel primlerin teminat bedelinden düşülmesine ilişkin bir talebi olmadığı gibi bu yönde bir istinaf nedeni bulunmadığı, söz konusu primlerin ayrıca talep edilebileceği anlaşılmakla ödenmeyen prim taksitleri yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 8.690,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.262,91 TL' nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.17/01/2024

MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu " belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği , (1) Sayılı Tarife Yargı Harçlarının III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde " (değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E 2021/7367 K sayılı ilamında da ''...... Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nın 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına ''dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TazminatKaynaklanan)muhalefetistinaf(ÖzelreddinedereceistanbulgerekçesebepleriSigortadüşünüldüdeğerlendirmesikararıSözleşmesindenşerhigereğidelillerinmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim