SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2024/621 E. 2024/852 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/621

Karar No

2024/852

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/621

KARAR NO: 2024/852

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/46

KARAR NO: 2023/853

KARAR TARİHİ: 21/11/2023

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 12/06/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 03/09/2003 ve 05/11/2008 tarihleri arasında hizmet alımına ilişkin olarak ard arda ihale sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler gereğince müvekkili şirketin kendi işverenliğinde ve ... Genel Müdürlüğü bünyesinde 300 den fazla işçiyi, ... amblemli iş kıyafetleri ile ...'nin verdiği emir ve talimatlar doğrultusunda ... tarafından belirlenen bölgelerde ve ihale sözleşmesinde tanımlanan işlerde çalıştığını, ihalenin süresinin 03/10/2008 tarihinde bitimi sebebiyle belirli süreli iş sözleşmeleri sona eren işçilerin 18 günlük uzatma süresinde çalışmayı kabul etmediğini ve 03/10/2008 günü çalışmayı sonlandırdığını, bu nedenle ...'nin asıl işinde müvekkili şirketin kendi alt işverenliğinde çalışan işçilerden ..., ..., ..., ... ve ... tarafından müvekkili şirkete ve davalı ...'ye karşı "Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Fazla Çalışma Ücreti, Yıllık İzin Ücreti, Hafta Tatili ve Genel Tatil Ücretlerinin" alacaklarına ilişkin Bakırköy 10. İş Mahkemesinde davalar açtıklarını, Bakırköy 10.İş Mahkemesince açılan davalarda davalı ...'nin asıl işveren olduğu ve işçilere ödenen bedelden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğini, kararların Yargıtay 9. HD. tarafından onanarak kesinleştiğini, bu kararlar nedeniyle işçilere toplam 111.975,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ...'nin, kendilerine ödeme yapılan işçilerin müvekkili şirket dışında başka yüklenici şirketlerde çalıştığı döneme karşılık gelen alacakların tamamından sorumlu olduğunu, müvekkili şirkette çalıştığı döneme karşılık gelen alacaklardan dolayı ise %50 oranında sorumlu olduğunu belirterek 111.975-TL'nin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşeron ile asıl işveren arasındaki bir düzenlemeyi içermeyen 1475 sayılı Yasa'nın l/son maddesinin dava konusu olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlığın davacı ile davalı arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede, davalı idarenin davacı yükleniciye karşı nelerden sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, sözleşmede işçilere ödenecek kıdem tazminatından davalı idarenin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, işin ihalesinden %15 müteahhitlik karı olan davacının kıdem tazminatını karşılaması durumunda, davacının zararına iş yapmış olacağı yönündeki bilirkişi görüşü ise, tacirin basiretli davranması gerektiğine ilişkin TTK'nin 20/2. maddesindeki düzenlemeye aykırı düştüğünü, bu durumun işçilere ödenecek olan kıdem tazminatının, davacı yüklenicinin sorumlu olduğunu kabul etmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararın davalı yararına bozulmasına karar verildiğini, davacı tarafın dava konusu iddialarının ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Hizmet alımları Tip sözleşmesi, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi,Bakırköy 10.İş Mahkemesi kararları,Yargıtay 9.H.D.nin onama kararları, Sulh ve ibra sözleşmeleri, Bam kararı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin davalıdan ihale sonucu hizmet işinde çalıştırdığı işçilerin iş akdine son vermesi üzerine işçilerin açtıkları kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer hakların tahsili davalarının Bakırköy 10.İş Mahkemesince kısmen kabulüne karar verildiği, kararlarda bu davanın davacısının ve davalısının müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, kararların Yargıtay 9.H.D. tarafından onandığı, davacı şirketin ilamlarda belirtilen bedelleri ödediği, buna ilişkin sulh ve ibra sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan söleşmede, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları hususunda bir anlaşma bulunmadığından, TBK 167. maddesi uyarınca eşit paylaşım esasının kabulü ile her alt işverenin kendi döneminde sorumlu olup, davalı asıl işverenin TBK 167. maddesi uyarınca diğer alt işverenler ile eşit oranda sorumlu olduğu, iş bu nedenle, sulh protokolü ile ödenen miktarın, bilirkişi tarafından hesaplanan, 52.874,79-TL. kısmının, davalının sorumluluğunda olduğu kanaati oluştuğundan, davacının davasının kısmen kabulü ile, 52.874,79-TL.’nın, 07/09/2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ödediği tazminatın tamamının davalıya rücu edilebileceği, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından yakın tarihte uyuşmazlığa konu davaya emsal teşkil edecek kararında idarenin yükleniciye yarı oranında dahi rücu hakkının olmadığının belirtildiği ve iş bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2-Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtayın güncel kararlarında dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve bu kıdem tazminatı tamamından yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğunun belirtildiği, davacı firma tarafından ödenen bedelin kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, vekalet ücreti ve yargılama giderinden oluştuğu, taraflar arasında yer alan sözleşmelerde de hukuki sorumluluğun davacıda olduğu ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve iş mahkemesi ilamı gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 13.11.2018 tarih ve 2014/687 E. 2018/827 K. sayılı ilamı ile davanın reddine dair karar verilmiş olup, işbu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2020/1061 E. 2022/1458 K. sayılı ilam ile ''... Dosya kapsamına göre; dava dışı işçilerin işçi alacaklarına ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamına konu borç miktarının tüm fer'ileri de dahil olmak üzere borcun tasfiyesi konusunda dava dışı işçilerle 07.09.2011 tarihli sulh ve ibra protokolü düzenlendiği, buna göre dava dışı işçi ...'na 8.772,00 TL, ...'a 14.669,00 TL, ...'a 41.772,00 TL, ...'a 21.494,00 TL, ...'a 25.368,00 TL toplam 111.975,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, yapılan tüm ödemeler davalı asıl işverenden talep edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere her alt işveren kendi döneminde sorumlu olup davalı asıl işveren TBK 167. maddesi uyarınca diğer alt işverenler ile eşit oranda sorumlu olduğundan ödenen miktarın tamamı davalıdan talep edilmesi hukuka uygun görülmediği gibi sulh protokolü ile ödenen miktarın, mahkemece hükmedilen alacak miktarı, yargılama gideri, vekalet ücreti ve faizi miktarını aşıp aşmadığı konusunda hesap bilirkişisinden rapor alınarak rapor sonucuna göre aşmadığı takdirde ödenen miktarın, aştığı takdirde bilirkişice hesaplanacak miktarın yarı oranında davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Dairemizce HMK 355. maddesi uyarınca yapılan incelemede: Mahkemece, 07/07/2014 tarihli ön inceleme tensip tutanağı ile yargılamanın 22/10/2014 günü saat 10:10'a bırakılmasına dair karar verildiği, 22/10/2014 tarihli celsede huzurda bulunan taraf vekillerinin beyanının alınmış ise de; devam edilen yargılama ve ilişkili olarak duruşma tutanakları incelenmesinde ön inceleme duruşmasının yukarıda açıklandığı üzere usulüne uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 ve 355. maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine'' dair karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporlarında yer alan tespitler nazara alınarak mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Somut davada uyuşmazlık, davacı tarafından ödenen işçilik alacağından kimin ne oranda sorumlu olduğu hususundadır. Davacı alt yüklenici, davalı asıl işveren ile yapılan ihale kapsamında çalıştırılan dava dışı işçilere, kesinleşmiş mahkeme ilamına istinaden "Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti," olarak ödenen işçi alacaklarından davalı ...'nin, kendilerine ödeme yapılan işçilerin müvekkili şirket dışında başka yüklenici şirketlerde çalıştığı döneme karşılık gelen alacakların tamamından sorumlu olduğu, müvekkili şirkette çalıştığı döneme karşılık gelen alacaklardan dolayı ise %50 oranında sorumlu olduğu, işçilerin davacı şirket dışında başka yüklenici şirketlerde çalıştığı döneme karşılık gelen alacakların tamamının ...'den rücuen tazmininin talep edilebileceği belirtilerek 111.975 TL'nin davalıdan rücuen tahsilini talep edilmiştir.Dairemizin önceki kaldırma kararında her ne kadar "taraflar arasındaki iç ilişkideki sorumluluğa yönelik hükmün sadece ücrete, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatili ücretine ilişkin olduğu, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları hususunda bir anlaşma bulunmadığından TBK 167. Maddesi uyarınca eşit paylaşım esasının kabulü gerekirken hukuki yanılgı ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır" kabul edilmiş ise de; asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de hukuka uygun bulunarak önceki görüşünden dönülerek sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverinin sorumluluğuna gidilemeyeceğine karar verilmiştir. Emsal karar, TBK'nin 167. maddesinde yer alan "... borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça ..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, eki niteliğinde şartnameler incelendiğinde; işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı aksine sözleşmelerin eki mahiyetindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 6. bölümünün konuya ilişkin 38. maddesinde "... Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır." hükmüne yer verildiği, bu durumda dava dışı işçiye ödenen bedellerden, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamayan davalı ... Genel Müdürlüğü'nün değil alt işverenlerin sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2023/46 Esas, 2023/853 Karar sayılı ve 21/11/2023 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; a) Davanın REDDİNE, İlk Derece Mahkemesi Yönünden: a-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 1.912,30 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.484,7‬0 TL'nin istemi halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-HMK'nin 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,ç-Davalı tarafından sarf edilen 37,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

İstinaf Yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan 1.169,40'ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA,c-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 903,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 475,4‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine, ç-Davalı tarafından sarf edilen 1.169,40 TL başvuru, 427,60 TL karar harcı ve 262,8‬0 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.859,8‬0 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.06.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

geliristinafdelillerinreddinederecekabulüistanbulkaldırılmasınaTazminatdeğerlendirmesigerekçeesastankararısebepleriTazminat)mahkemesi(Rücuencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim