SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2024/517 E. 2024/833 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/517

Karar No

2024/833

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/517

KARAR NO: 2024/833

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/888 Esas

KARAR NO: 2023/1005 Karar

KARAR TARİHİ: 14/12/2023

DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 05/06/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı şirket arasında kurulan ticari ilişki gereği davalının müvekkilinden hizmet aldığını, bunun karşılığında 29/12/2015 tarihli, 50.556,79 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, ancak davalı tarafından fatura bedelini ödenmediğini, bunun üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin 24/03/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, 29/12/2015 tarih ve ... seri nolu 50.556,79 TL bedelli faturanın irsaliyeli fatura olduğunu, dolayısıyla daha önceeki faturalar ile karşılaştırıldığında söz konusu faturayı teslim alanın davalı şirket çalışanı ... olduğunun görüleceğini, ayrıca keşide edilen ihtarnameye rağmen davacı tarafça hiçbir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 50.556,79 TL tutarındaki alacağının dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının davalı şirketten alacağı olmadığı halde ihtarname keşide ederk borcun ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine şirket tarafından davacıyaa Beyoğlu ... Noterliği'nin 01/04/2016 tarih, ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, davacı ile davalı arasında dava konusu 29/12/2015 ve ... seri nolu 50.556,79 TL faturaya ilişkin ticari ilişki ve sözleşme olmadığını, davacı tarafından ifa edilmiş mal ve hizmetin söz konusu olmadığından kötü niyetle hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı surette açılan davanın reddini, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli dava açılmış olduğundan, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI Mahkemece, "Davalı tarafın öncelikle imza itirazı olduğu da göz önüne alınarak davacının sunduğu evraklarla birlikte grofoloji uzmanlarından oluşan 3 kişilik bir heyete imza incelemesi yaptırılmıştır. Faturanın suretinde ıslak imza vardır. Bilirkişiler, bu suretteki imza ile fatura at suretinin fotokopisi üzerindeki imzaların ...’e ait olduğunu mütalaa etmişlerdir. Fatura aslında imza yoktur. İmzalı olduğu beyan edilen faturanın aslı istenmiş, davacı fatura alt nüshasının aslını ibraz etmiştir. Yargılama sırasında davacıya süre verilmişse de, fatura aslında imza olmadan, alt nüshasında ve fotokopisinde nasıl imza olduğu konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Kaldı ki, faturanın ... tarafından imzalanmış olması, fatura konusu mal veya hizmetin teslim ve ifa edildiğini tek başına ispatlamaz. Mali müşavir bilirkişi defter incelemesi yaparak sunduğu raporda, bu fatura dışında 10 adet fatura düzenlendiği, bu 10 faturanın tarafların her ikisinin de defterlerinde kayıtlı olduğunu, dolayısıyla davaya konu fatura bakımından da hizmetin ifa edildiğine karine olabileceğini mütalaa etmişse de, mahkememizce raporun bu bölümüne itibar edilmemiştir. Faturanın açıklama kısmında “Haziran ayı hizmet bedeli” yazmaktadır. Davacı bir faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunuyorsa, fatura konusu olan hizmetin ne olduğunu, hizmeti verdiğini, teslimi sağladığını hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya koyması veya en azından mutabakat gibi, sözleşme gibi yazılı bir belge sunarak ispat yükünü ters çevirmesi gerekir. Somut olayda böyle bir durum da yoktur. Davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davanın konusu cari hesap borcu olmayıp fatura bedelidir. Davalının defterlerine göre davalının davacıya bakiye 682,84 TL borcu olduğu görülmüşse de, davanın konusu fatura borcu olduğu için, dava konusu olmayan diğer faturalardan bakiye kalan 682,84 TL yönünden kısmen kabul hükmü kurulmamış, 50.566,79 TL fatura nedeniyle davacının alacaklı olmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 24/11/2021 tarih 2020/518 E. 2021/1218 K. Sayılı ilamı ile, " ...Dosya kapsamına göre taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayanmayan 2015 yılı öncesinden devam eden hizmet ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davaya konu en son düzenlenen Kasım ve Aralık ayı hizmet bedeli açıklamalı 29/12/2015 düzenleme tarihli 50.566,79 TL açıklamalı irsaliyeli fatura dışındaki önceki diğer 10 faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu en son düzenlenen fatura dışında tarafların defterleri birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ancak dava konusu faturadan önceki düzenlenen 10 faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olması dava konusu faturaya bağlı hizmetin verildiğine karine oluşturmaz. Nitekim taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığından hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin hangi tarihte sonlandığı tespit edilememiştir. Diğer bir ifade ile söz konusu faturanın düzenlendiği tarihte taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği davacı tarafça ispatı gerekmektedir. Bu nedenle davalı tarafça ibraz edilen davaya konu irsaliyeli fatura aslında imza bulunmasa da davacı tarafça ibraz edilen fatura alt nüshasında davalı çalışanı ...'e ait olduğu iddia edilen imzanın bulunduğu anlaşılmakla öncelikle bu çelişkinin giderilmesi için mahkemece bu kişinin irsaliyeli faturadaki imzası yönünden beyanı alınarak imzayı inkârı hâlinde ıslak imzanın bulunduğu fatura alt nüsha üzerinde imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde " söz konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ancak e posta yazışmaları kapsamında söz konusu fatura haricinde cari hesap mutabakatı verildiği ve bu faturaya istinaden ise tedarikçi ... A.Ş. tarafından komisyon faturasına konu ...A.Ş. arasındaki tahsilat sorunu sebebiyle tarafımıza yapılmadığından işleme alınmadığı ve beyan edilmediği şeklinde bir beyanın bildirildiği, istinaf ilamında belirtilen hususlar dairesinde 29/12/2015 tarihli, ... seri nolu, 50.556,79 TL bedelli irsaliyeli fatura sureti üzerinde ıslak imzası bulunanın davalı çalışanı ... olduğu iddiası ile anılan kişinin isticvabında gösterilen fatura alt nüshası altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, 2012-2018 yılları arasında davalı ... A.Ş'de teknisyen olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından kendisine verilen yetki ve vekaletname ile sadece fatura değil çek, senet alım yapma konusunda da yetkilendirildiğini, gösterilen irsaliye altındaki imzaya dair fatura konusu tıbbi malzemelerin de düzenlenen toplu satış faturasına istinaden peyderpey ve aylık olarak gönderilen malzemelerin alımına ilişkin olduğunu ve davalı şirketin bu malzemeleri aldığını beyan ettiği, davalı çalışanı tarafından teslim alınan faturanın ve fatura konusu malların ticari defter ve kayıtlarına işlenmemiş olmasının külfetinin davacıya yüklenemeyeceği, kaldı ki yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın davalı çalışanı tarafından imzalanmış olması hizmetin verilmiş olduğuna karine teşkil ettiği ve aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, yukarıdaki detayı yazılı e posta yazışmasında dava dışı şirketler arasındaki tahsilat sorunu sebebiyle kabul edilmediği beyanı kapsamında hizmet verilmediğinin iddia edilmediği dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davalının bu yönde herhangi bir delil sunamamış olması sebebiyle davacının alacak iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak " davanın kabulü ile 50.566,79 TL'nin 09/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; İsticvap edilen ...'in beyanı fatura içeriği ile uyumlu olmadığını, ..., dava konusu faturanın malzeme alımına ilişkin olduğunu , müvekkil şirketinde bu malzemeleri aldığını beyan ettiğini, oysa ki, dava konusu fatura bir hizmet alım faturası olduğunu, herhangi bir şekilde mal alımına ilişkin bir ibare, nitelik veya nicelik taşımadığını, ayrıca isticvap edilnen müvekkil şirkete açmış bulunduğu iş davası olduğunu ve müvekkile husumet beslemesi sebebi ile beyanlarına itibar edilmesinin de imkanı bulunmadığını, yerel mahkeme kabul gerekçesinde isticvap edilene müvekkil şirket tarafından verildiği iddia edilen yetki veya vekaletname ile kendisini müvekkil lehine imza atmaya yetkili biri olarak kabulüne göre hüküm kurduğunu, oysa ki müvekkil şirket tarafından, isticvap edilene verilmiş bir yetki veya vekaletname bulunmadığını, kaldı ki, dava konusu faturanın bir hizmet faturası olması, müvekkil şirkete verilmesi gereken hizmetin müvekkilin çalışanı ... tarafından alınmasının mümkün olmaması olsa dahi bunun geçerli bir ifa veya teslim olarak kabul edilemeyeceği düşünülmeden eksik ve yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı istemine ilişkindir. Dairemizin, davacı tarafça ibraz edilen fatura alt nüshasında davalı çalışanı ...'e ait olduğu iddia edilen imzanın bulunması sebebiyle imzanın anılan kişiye ait olup olmadığı hususunda isticvap edilmesi, imzayı inkar etmesi halinde imza incelemesi yapılması yönündeki eksikliğe rağmen mahkemece, anılan kişinin davalı şirket yetkilisi olmadığı gerekçesiyle isticvap ara kararından dönülerek dosya imza incelemesi için grafololoji uzmanı bilirkişi ...'den rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan 27/02/2023 tarihli raporda 29/12/2015 tarihli, ... seri nolu, 50.556,79 TL bedelli irsaliyeli fatura alt nüshası üzerindeki ıslak imzanın ...'e ait olduğu yönünde kanaat bildirilmiş, imza incelemesine ilişkin olarak istinaf ilamında belirtilen usule ilişkin rücu kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından rapor alındıktan sonra anılan şahsın isticvap edilmesine karar verilmiş ve bu kapsamda davetiye çıkarılan ve belirlenen günde huzurda hazır olan ..., imzanın kendisine ait olduğunu, davalı şirket tarafından kendisinin mal, senet vs. almaya yetkilendirildiğini, daha önce de bazı faturaları aldığını, kendisine gösterilen mal ve hizmeti de teslim aldığını beyan ettiği görülmüştür. Somut olayda; davaya konu irsaliyeli fatura altındaki imzanın davalı çalışanı ...'e ait olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmaktadır. Davalı çalışanının beyanına göre davalı şirket tarafından kendisinin mal, senet vs. almaya yetkilendirildiğini, daha önce de bazı faturaları aldığını, kendisine gösterilen mal ve hizmeti de teslim aldığını beyan etmiştir. Davalı vekili her ne kadar isticvap edilene bu yönde verilmiş bir yetki veya vekaletname bulunmadığını, söz konusu faturanın bir hizmet alım faturası olduğunu, herhangi bir şekilde mal alımına ilişkin olmadığına ilişkin itirazda bulunmuş ise de dairemizin önceki kaldırma kararında belirtildiği üzere; davaya konu en son düzenlenen Kasım ve Aralık ayı hizmet bedeli açıklamalı 29/12/2015 düzenleme tarihli 50.566,79 TL açıklamalı irsaliyeli fatura dışındaki önceki diğer 10 faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu en son düzenlenen fatura dışında tarafların defterleri birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dolayısıyla davaya konu fatura dışındaki önceki 10 fatura ve verilen hizmet karine olarak davacı tarafça kabul edilmiş olup, aksi davalı tarafça ispatlanamadığı gözetildiğinde önceki irsaliyeli faturalardan haziran ayı hizmet bedeli açıklamalı 30/06/2015 tarihli, ocak ayı hizmet bedeli açıklamalı 30/01/2015 tarihli irsaliyeli faturaların da davalı çalışanı ... tarafından imzalandığı, diğer faturalarda imzası bulunan ... ile ...'nin davalı şirket yetkili olmayıp çalışanı olduğu anlaşılmakla önceki irsaliyeli faturalarda imzası bulunan çalışanlara, verilen hizmete ilişkin düzenlenen faturaları kabul ve imzalama yetkisi verildiği, emsal yargıtay kararları uyarınca irsaliyeli faturanın davalı çalışanı tarafından imzalanmış olması hizmetin verilmiş olduğuna dair karine teşkil ettiği, aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gibi davalı şirket yetkilisinin cevap dilekçesinde davaya konu 29/12/2015 tarihli irsaliye faturanın kabul edilmeme nedeninin " davacı tarafından davalı şirket yetkilisi ...'a " 2015 Yılı kasım ve aralık aylarında ... Hastanesi (... Hizmetleri AŞ.) ne kesilen faturaların listesi ektedir. Listede yer alan vakaların hizmet bedeli olarak ... A.Ş ye kesilen 29/122015 tarih ve ... nolu) fatura bedeli olan 50.566,79 TL'nin tarafımıza ödenmesini rica ederiz. " şeklindeki mealine karşılık "Merhabalar, tarafımıza kestiğiniz 29/12/2015 / 19363- 50.566, 79 TL fatura haricinde mutabıkız, ilgili fatura ödemesi, tedarikçimiz ... A.Ş. tarafından komisyon faturanıza konu ... AŞ. arasındaki tahsilat sorunu sebebiyle tarafımıza yapılmadığından işleme alınmamış, beyan edilmemiştir." şeklinde cevap verildiği beyanı karşısında hizmetin verilmediğine ilişkin davalının bir itirazı bulunmadığı, dava dışı şirketler arasındaki tahsilat sorunu nedeniyle davaya konu faturanın kabul edilmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle bu yöndeki ilk derece mahkemesi kararı dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcının, davalı tarafından yatırılan 863,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,95 TL' nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararlarıKaynaklanan)kararistinafreddinedereceistanbulgerekçesebeplerimahkemesi'ninkaldırmasonrasıöncesideğerlendirmesikararı(HizmetSözleşmesindendelillerinAlacakdairemizincevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim