İstanbul BAM 45. HD 2024/843 E. 2024/826 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/843
2024/826
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/843
KARAR NO: 2024/826
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/126 D.İş
KARAR NO: 2024/129
ARA KARAR TARİHİ: 03/04/2024
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yönetim danışmanlık sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin tüm yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilip karşı tarafın talep ettiği kredinin süresi içerisinde çıkarıldığını, sözleşme uyarınca davacının karşı taraf şirketi kredi konusunda çalışma yapma, farkı şirketler üzerinden kredi girişimlerinde bulunma, bu minvalde gerekli kişi, kurum ve kuruluşlar ile görüşmeler gerçekleştirme, sürecin başarıyla tamamlanması konusunun taahhüt edildiği, Karşı taraf şirket adına 11.03.2024 tarihinde 30.000.000 TL tutarındaki kredinin çıkarılması ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5. maddesi muaccel hale geldiği ve sözleşmenin bu maddesinde belirtilen kredi miktarı üzerinden hesaplanacak %20+KDV danışmanlık ücretine hak kazanıldığı, ancak ödeme yapılmaktan imtina edildiği, Sözleşmenin 12. maddesinde beher gün için 1.000,00 USD cezai şartında ödenmesi gerektiği ancak ihtarname göndermesen rağmen ödeme yapılmadığı, İddianamede sehven sözleşme tarihinin yanlış belirtildiği ve bu durumun ileri sürülerek ödeme yapılmaktan imtina edildiğinin bildirildiği, açıkça bu davranışın kötü niyetle yapıldığı belirtilerek 6.681.737,7 TL miktarında borçluya ait taşınır, taşınmaz malları ,banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki haklı alacaklar üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 03.04.2024 tarihli ara karar ile "... Somut talep bakımından ihtiyati haciz isteyen tarafından 17/01/2024 tarihli yazılı sözleşme sunulmaması, talep eden tarafından düzenlenen ... yevmiye nolu ihtarnamede sözleşme tarihinin 17/01/2023 olarak belirtilmesi, karşı tarafın ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde 17/01/2024 tarihli sözleşmenin varlığını inkar etmesi ve imzalanan sözleşmenin 17/01/2023 tarihli olduğunu belirtmesi, 17/01/2023 tarihli sözleşmede sözleşme tarihinin yanlış yazıldığı bu sözleşmenin 17/01/2024 tarihli sözleşme olduğuna ilişkin iddia yönünden mevcut aşamada sunulan delillerin yaklaşık ispat için yeterli görülmemesi, mevcut aşamada ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulmadığı kanaati ile ihtiyati haciz talebinin reddine '' dair karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yasal süresi içinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, İİK m. 257'de yer alan şartların gerçekleştiği, Sözleşmenin 17.01.2024 tarihinde imzalandığı, iş bu sözleşmeye istinaden davacı şirketin emeğİ ve çabası ile başarıya ulaşıldığının açık olduğu, sözleşme tarihi ileri sürülerek tamamen kötü niyetli bir şekilde ödeme yapılamayacağı belirtilmiş olduğundan, karşı tarafın sözleşme tarihini kabul etmemesine itibar edilerek karar verilmesinin son derece hatalı oldu davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup/oluşmadığı ve 03.04.2024 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olup/olmadığı noktasında toplanmaktadır. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nin 258/1 maddesinde yer alan "… Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E. 2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nin 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davacının üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiği ve sözlü /yazılı uyarılara rağmen davalı tarafça hakediş bedelin ve cezai şart bedelinin ödenmediği belirtilmiş ise de; İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararının yerinde olduğu karar vermek gerekmiştir. İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45