İstanbul BAM 45. HD 2021/964 E. 2024/819 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/964
2024/819
5 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/964
KARAR NO: 2024/819
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/279 Esas
KARAR NO: 2021/94
TARİHİ: 02/02/2021
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 20/03/2018
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Md. ... E. Sayılı icra takip dosyasına ilişkin ödeme emrine süresi içinde itiraz edilememesi sebebi ile takibin kesinleştiğini, davacının banka hesaplarına, ve motorlu araçlarına haciz işlemi tatbik edilmesi sebebi ile zor durumda kalmış ve haciz baskısı altında gerçekte davalı şirkete herhangi bir borcu olmamasına karşılık söz borcu faizi ve ferileri ile birlikte Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ödemek zorunda kaldığını, davacı şirket yetkilisine davalı şirket tarafından ulaşılarak davalı tarafından yapımcılığını üstlendikleri televizyon programında yayınlanmak üzere ücretsiz röportaj yapılmak istenilmiş ve müvekkil şirket yetkilisinin kabulü ile söz konusu röportaj gerçekleştiğini, akabinde ücretsiz olarak yapılan röportajın yayınlanması için davacı şirkete ait proje saha görsellerinin ücretli olarak çekiminin yapılması ve önceden gerçekleştirilen röportaj ile saha görsellerinin birleştirilerek yayınlanacağı bilgisi verilmiş ve müvekkil şirketin bu teklifi kabulü ile 23.09.2016 tarihinde taraflar arasında Türkiye Enerji Vizyonu Programında yayınlanmasına yönelik ayrı bir sözleşme imzalandığını, İşbu sözleşme neticesinde proje sahalarının görsellerinin çekimi ve yapılan röportajın Proje saha görsellerinin çekimi tamamlanarak ve sözleşme gereği ilgili görsellerle birlikte müvekkil şirket yetkilisi ile gerçekleştirilen ve ücretsiz olan ilk röportajın Türkiye Enerji Vizyonu Programında yayınlanacağı bildirildiği, ancak davacı şirket yetkilisi ile gerçekleştirilen ilk röportajın tarafınızca kaybedildiği bu sebeple, yeniden röportaj yapılması ve bunun için yeni bir çekim günü belirlenmesi gerektiğinden yeni bir çekim günü talep edildiğini, ancak yeniden çekim günü iş yoğunluğu nedeni ile belirlenemediğini, taraflar arasında ki sözleşmeye aykırı olarak cezai şart bedeli altında cebri icra yolu ile tahsil edilen tutarın asıl alacak ve ferileri ile tahsili için davanın kabulüne karar verilerek haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkil şirketten cebri icra yolu ile tahsil edilen 11.161,79-TL nin tahsil tarihi 03.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleştiğini, İcra takip dosyasında usulsüz tebligat olmadığını, Takip dosya borcunun tebliğden 2 ay sonra, 03.01.2018 tarihinde borçlu tarafından ödendiğini, davacının yayın anlaşmasından vazgeçtiğini, davalı şirketin gerçek ve tüzel kişilerin programlarının belirlenen şartlara göre hazırlanması, tanıtım ve teknik desteğinin sağlanması ile yapımcı sıfatıyla ..., ..., ..., ... vs. kanallarda yayınlanması adına hizmet verdiğini, davalı ile davacı arasında 23.09.2016 yürürlük tarihli “Türkiye’ nin Enerji Vizyonu Programı Katılım Sözleşmesi” akdedildiğini, davalı şirket görevlileri, davacı şirket yetkilileriyle, reklama yönelik Kahramanmaraş’ ta havadan çekimler gerçekleştirmiş, röportaj gerçekleştirmiş ve bunu da kamera vasıtasıyla kayıt altına alarak CD oluşturmuşlardır. Müvekkil şirket, aynı zamanda davacı şirket tesislerinde çekilen fotoğrafları da, internet üzerinden davacıya göndermiştir, ancak davacı yeniden röportaj yapılması isteğinde bulunduğundan tekrar iletişime geçilmiştir fakat davacı çekimi sürekli ertelemiş, sözlü olarak yayından vazgeçtiğini beyan etmiştir bunun üzerine tarafımızca ihtar çekilmiştir. İspat yükü davacıdadır, ihtirazı kayıt koymadan ödeme yapmıştır, haksız davanın reddi gerekmektedir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, istirdat isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalının davacıdan cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı, buna bağlı olarak davacı tarafından icra takibinde ödenen bu bedelin davalıdan istirdatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı taraf beyanlarından ve 23.09.2016 tarihli program katılım sözleşmesi içeriğinden anlaşılmaktadır. Sözleşmenin konusunun, davacının yapmış olduğu iş ile ilgili röportaj-çekim yapmak ve bu röportaj-çekimin TV kanalında yayınlanması olduğu sözleşme içeriğinden anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde, yapılacak iş karşılığında 17.700,00 TL' ye anlaşıldığı görülmüştür. Sözleşmenin 10. Maddesinde, cezai şart olarak iş yaptıran davacının yayın anlaşmasından vazgeçtiği takdirde yapımcının bu iş için yapmış olduğu giderlere karşılık olarak sözleşme bedelinin yarısının(8.850,00 TL) cezai şart olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı genel haciz yoluyla takip dosyasının incelenmesinde; 8.850,00 TL asıl alacak ve 151,18 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 9.001,18 TL' nin takip tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edilmiştir. Takip alacaklısının iş bu davanın davalısı, takip borçlusunun iş bu davanın davacı olduğu görülmüştür. Takibe dayanak belgelerin 23.09.2016 tarihli sözleşme, fatura ve ihtarname olduğu; takip sebebinin taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesindeki cezai şart bedeli olduğu görülmüştür. Ödeme emrinin borçlu tarafa tebliğ edildiği, süresinde itiraz olmadığı ve 03.01.2018 tarihinde 11.161,79 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalı tarafça, icra takibi tarihinden önce Bakırköy ... Noterliği' nin 02.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacıya gönderildiği görülmüştür. İhtarname içeriğinde özetle; sözleşmeye dayalı olarak röportaj yapma talebinin davacı şirket tarafından sürekli olarak ertelendiğini ve neticeden davacı şirket tarafından anlaşmadan vazgeçildiğinin beyan edildiğini belirterek, öncelikle röportajın yapılmasını ve akabinde çekimlerin yayınlanmasının istenilmesi halinde buna dair yazılı beyanın bildirilmesini ve sözleşme bedelinin tamamının ödenmesini; çekimlerin yayınlanmasının istenilmemesi halinde, sözleşme bedelinin yarısı olan 8.850,00 TL cezai şartın ödenmesi talep edilmiştir. Davacı tarafça, icra takibi tarihinden önce Kartal ... Noterliği' nin 12.10.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin cevaben davalıya gönderildiği görülmüştür. İhtarname içeriğinde özetle; davacı şirket tarafından sözleşmeden vazgeçildiğine dair bir beyanlarının olmadığını, iş yoğunluğu sebebiyle yeni çekim gününün belirlenemediğini; davacı şirket yöneticisi ile yapılan ilk röportajın davalı şirket tarafından kaybedildiğini, sözleşmeye dayalı çekim ve röportajın yayınlanmasının bu ilk röportaj üzerinden ve proje saha görsellerinin çekimi üzerinden yapılacağını, ancak davacı şirket yetkilisi ile gerçekleştirilen ilk röportajın davalı şirket tarafından kaybedildiğini, bu sebeple yeniden röportaj yapılması ve bunun için yeni bir çekim günü belirlenmesi gerektiğinin davalı tarafça talep edildiğini, iş yoğunluğu sebebiyle yeni bir çekim gününün belirlenemediğini, sözleşme gereğince saha çekimlerinin de davacı şirkete CD olarak teslim edilmediğini, davacı şirketin bir hizmet almadığını, daha önceki çekim kayıtlarının davalı şirket tarafından bulunmamasından davacı şirketin sorumlu olmayacağını, ödemenin sözleşmenin 5. Maddesi gereği yayın yapıldıktan 7 gün içerisinde yapılacağının düzenlendiği, davacının hizmet almadığı ve herhangi bir yayın yapılmaması sebebiyle ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ve sorumluluklarının olmadığı belirtilmiştir. Sözleşmeye uygun işin tamamlanması asıl olandır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye dayalı işlemlerin yerine getirilmediği tarafların kabulündedir. Ancak, her iki tarafta kusurun kendisinden kaynaklanmadığını iddia etmektedir. Davacı şirket yetkilisi ile yapılacak röportajın sözleşme içeriğinde tarihi belirlenmemiştir. Davalı taraf röportaj yapma talebinin sürekli ertelendiğini iddia etmiş, davacı taraf iş yoğunluğu sebebiyle röportajın yapılamadığını beyan etmiştir. Davalı tarafın iddia ettiği şekliyle röportaj yapılmasından ve anlaşmadan vazgeçildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmamaktadır, aksine davacı taraf sözleşmeden vazgeçilmediğini de beyan etmiştir.Bu şartlar altında davalı tarafça sözleşmeye uygun hareket edilerek, röportajın belirlenmesi ve çekim işlemlerinin tamamlanıp yayınlama yapılabilmesi için, öncelikle; davacı tarafın, röportaj yapılması amacıyla röportaj tarihinin belirlenmesi yönünden temerrüde düşürmesi gerekmektedir. Sözleşmenin belirlenmeyen, muğlak olan bu kısmı açısından davacı tarafa, sözleşmeye dayalı işlemlerin yürütülebilmesi için sadece röportaj tarihinin belirlenmesi için kesin süreli ihtarname çekilmeli ve bu ihtarname sonrasında sözleşmenin feshi ve cezai şartın talep edilmesi gerekmekteydi. Ancak, davalı tarafça röportaj tarihinin kesinleştirilmesi açısından herhangi bir ihtar çekilmeden, doğrudan sözleşme bedeli ya da cezai şart talep edildiğinden ve yine davacının sözleşmeden dönmediğini de beyan ettiği de görülerek, bu aşamada davalının sözleşmeye dayalı herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılmış ve davacı tarafın icra yoluyla ödemiş olduğu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" Davacının davasının kabulü ile; 11.161,79 TL'nin tahsil tarihi olan 03/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''davacının, cebri icra tehdidi altında borcunu ödediği iddiası kabul edilemez. borcunu kanıksayan ve tebliğ tarihinden itibaren 2 ay boyunca hiçbir itiraz/dava yoluna müracaat etmemiştir. davacı şirket, basiretli tacir gibi davranmamıştır. borç ödeme esnasında hiçbir şekilde ihtirazi kayıt konulmamıştır. bu hususlar incelenmeden oluşturulan kararın kaldırılması gerekir. müvekkil şirket, sözleşme imzalandıktan sonra davacı tarafla röportaj yapmıştır. ancak, röportaj çekimlerinden sonra, davacı şirketin yeniden röportaj yapma isteğinde bulunmasından dolayı müvekkil şirket, yeniden röportaj yapma isteğini kabul etmiş, şirketle iletişime geçmiştir. fakat; davacı şirket yetkilisi, röportaj yapma talebini sürekli olarak ertelemiş, daha sonrasında da sözlü olarak yayından vazgeçtiğini beyan etmiştir. bunun üzerine davacı tarafa bakırköy ... noterliği' nden 02.10.2017 tarih, ... yevmiye no' lu ihtarname keşide edilmiştir. davalı taraf, müvekkil şirketten yeniden röportaj talebinde bulunmuş ve cevabi ihtarnamesinde de çekim gününün iş yoğunluğu nedeniyle belirlenemediğini dile getirmiştir. davacı şirket, yayın anlaşmasından vazgeçmiştir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalının davacıdan cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından icra takibinde ödenen cezai şart bedelinin davalıdan istirdatının mümkün olup olmadığından ibarettir. Mahkemece dosya kapsamındaki somut deliller kararda doğru şekilde belirtilmiştir. Taraflar arasında 24/09/2016 tarihli Türkiye'nin Enerji Vizyonu Programı Katılım Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin ilgili maddeleri şöyledir: 3. Madde - Sözleşmenin konusu Bu sözleşmenin konusu; ENERJİ VE KAYNAKLAR BAKANLIĞI tarafından yapımı desteklenen "YAPIMCI" tarafından yapımı gerçekleştirilen ve ... TV'de yayınlanacak olan "TÜRKİYE'NİN ENERJİ VİZYONU" isimli programın belirtilen şartlara uygun olarak hazırlanıp ... TV'de yayınlanması ile ilgili tanıtım ve teknik desteğini programda yayınlanacak tanıtım esaslarının belirlenmesini YAPIMCI VE İŞ YAPTIRAN'ın hak ve sorumlulukları, ödeme ve ödeme şekli vs. Konuları içerir. 4. Madde - Sözleşme ve yayın şartları "TÜRKİYE'NİN ENERJİ VİZYONU" programında belirlenen esaslarda yapılacak yayınla ilgili toplam 1 bölümde yer alacak İŞ YAPTIRAN'ın yayını için ayrılacak tanıtım çekimlerinin görüntülerinin ve röpportajlarnın ve diğer materyallerinin toplam süresi 5 dakikadır. 5. Madde- Ödeme ve ödeme şekli İş yaptıran, bu sözleşme konusu iş için yapımcıya (yayın, çekim, prodüksiyon, montaj vb.) masrafların karşılanması amacıyla 1 bölüm için 15.000,00 TL + 2.700,00 TL KDV olmak üzere TOPLAM= 17.700,00 TL (yazı ile) onyedibinyediyüzTL ödemeyi kabul ve taahhüt eder. 8. Madde- İş yaptıranın hak ve sorumlulukları 8-C) İŞ YAPTIRAN, bu anlaşmaya konu olan görüntülerin çekilecek yayında yer alması amacı ile yapımcı tarafından gerçekleştirilecek çekimler için gerekli çalışma ortamını hazırlamayı kabul ve taahhüt eder. İŞ YAPTIRAN, bu çalışma ortamını sözleşme imzalandıktan sonra 15 gün içinde hazırlamaz ise yapımcı iş yaptıranın tanıtım yayınını hiç çekim yapmadım da istediği gün ve saatte yayınlatabilir. 10. Madde - Cezai şart; 10-A) İŞ YAPTIRAN, sözleşme imzalandıktan sonra yayın anlaşmasından vazgeçtiği takdirde yapımcının bu iş için/çekim, kemara, prodüksiyon, kameraman, montaj, ulaşım, konaklama vs.) masraflarını MADDE 5-A) bendinde yazan rakamın yarısı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Bu bedeli vazgeçtiği günden itibaren 5 iş günü içinde ödemekle yükümlüdür. 10-B) İŞ YAPTIRAN, ödemeden sözleşmede yazılı şekliyle zamanında yapmadığı takdirde madde 5-A ) bendinde yazan miktara ilave olarak söz konusu zaman aşımı müddetince vade farkını ödemeyi kabul ve taahhüt eder. 10-c) İŞ YAPTIRAN, 10-A) bendinde belirtilen şartı kabul edip vazgeçerse, sözleşme imzaladığı tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sadece resmi yazılı olarak veya e-posta yolu ile vazgeçebilir. Resmi yazı yapımcıya ulaşmaz ise iş yaptıran vazgeçememiş sayılır ve yapımcı iş yaptıranın yayının yayınlanabilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur. Seçimlik cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f. I) hükmüne göre; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”. Bu hükme göre, taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi ya da ceza koşulunun ödenmesini kararlaştırmış olabilirler. Bu durumda, borçlu borca uygun hareketle yükümlüdür. Ancak, borçlu borca uygun hareket etmediği takdirde, kendisini bir yaptırım beklemektedir. Bu yaptırım, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun ödenmesidir. Bu hüküm, borçluya borca aykırı davranarak ve böylece ifası gereken edim yerine kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek borçtan kurtulma olanağını vermemektedir. Borçlu borca aykırı davrandığı takdirde, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmasına rağmen, alacaklı borçludan aynen ifayı talep edebilir. Bu nedenle, 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f I)’de borçlu ya borca aykırı davranarak bunun yerine ceza koşulu ödeyip borçtan kurtulma yetkisini değil, buna karar verme yetkisini alacaklıya vermiştir. Alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur. Alacaklı aynen ifadan vazgeçip, ceza koşulunun ifasını talep ederse, borçlu artık ifada bulunamaz; bunun yerine, ceza koşulunu ifayla yükümlüdür. Şayet alacaklı, seçimini borçlunun aynen ifada bulunması yönünde kullandığında, artık ceza koşulunu talep edemez. Bu nedenledir ki, ceza koşulunun bu türüne “seçimlik ceza koşulu” (seçimlik cezai şart) adı verilmektedir. İfaya eklenen cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. TBK m. 179 f. II, ifaya eklenen ceza koşulu, borca aykırılığın iki haliyle sınırlı olarak öngörmüştür. Bunlar, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemiş olmasıdır. Yasa koyucu, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemesini borca aykırılığın yaygın bir türü olduğu düşüncesinden hareketle böyle bir sınırlamaya gitmiştir. İfa yerine cezai şart (dönme cezası); 6098 s. TBK. m. l79 f. III (818 s. BK. m. 158 f. III) hükmüne göre “Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır”. Yukarıda açıklamış olduğumuz gibi, ceza koşulunun amacı, borçlunun borca uygun hareket etmesini temindir. Halbuki, burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Bir başka ifadeyle, burada borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Bu nedenle, ceza koşulu ifanın yerini almaktadır (Ahmet M. KILIÇOĞLU, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 984-990). Somut olayda dava konusu cezai şart, seçimlik cezai şarttır. Davalının bir çekim yaptığı her iki tarafın da kabulündedir. Davacı, davalının çekim kaydını kaybettiğini söyleyerek tekrar çekim yapmak istediğini; davalı ise davacının yeniden çekim istediğini ve gün belirlemediğini, bu sebeple cezai şart bedelinin takibe konulduğunu iddia etmektedir. Mahkemece davalıya ilk çekim kaydını sunması için kesin süre verilmesine rağmen davalı kaydı sunamamıştır. Mahkemenin de belirttiği gibi davacının temerrütü söz konusu değildir. Dosya kapsamında davacının sözleşmeden vazgeçtiğine dair bilgi ve belge bulunmamaktadır, davacı gönderdiği ihtarnamede sözleşmeden vazgeçmediğini beyan etmiştir. Kaldı ki sözleşmenin 8-c maddesine göre çekim yapılmasa dahi davalının tanıtım yayınını istediği gün ve saatte yayınlatma hakkı mevcuttur, buna rağmen davalı yayın yapmamıştır. Davalı iddialarını ispatlayamamıştır. Sözleşme gereğince cezai şartı talep koşulları oluşmamıştır. Davalının cezai şart talebi haksız olup, mahkemece icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına karar verilmesi doğru olmuştur.Dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 190,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 236,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45