İstanbul BAM 45. HD 2023/1013 E. 2024/778 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2023/1013
2024/778
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1013
KARAR NO: 2024/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/692
KARAR NO: 2023/287
KARAR TARİHİ: 22/03/2023
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin, müvekkil şirketten satın aldığı malların/ürünlerin tamamının kendisine teslim edildiği halde malların/ürünlerin toplam satış bedeli olan 62.178,26-USD'den kalan 52.178,26-USD'yi müvekkili şirkete ödemediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcu için borçluya e-mail üzerinden e-ihtarname gönderildiğini, davalı şirket genel müdürü ve yetkilisi ...'un borçlarını şu anda ödeyecek nakdi güçlerinin olmadığını belirterek borcu ikrar ettiklerini, ancak yapılan tüm görüşmelere rağmen bugüne kadar bakiye 52.178,26 USD için herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasından iflas talepli icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça dosyaya herhangi bir itiraz sunulmadığını ve iflas dosyasının kesinleştiğini, müvekkili şirketin Hollanda merkezli olup, ülkemizin taraf olduğu 1954 Tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi uyarınca yabancılık teminatı yatırmaktan muaf olduğunu, bu nedenle davacı müvekkili şirketin icra takibi yaparken veya dava açarken teminat gösterme zorunluluğu bulunmadığını beyan ederek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı şirkete tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Dava; İflas yoluyla adi takibin kesinleşmesi nedeniyle iflas istemine ilişkin olup, Uyuşmazlığın İflas şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin sicil dosyası örneği celp edilerek, İİK'nun 166.maddesindeki usulle ilanlar yapılmıştır. Şirketin sicil adresine göre mahkememizin yetki alanı içinde kaldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin tensip ara kararı uyarınca iflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, takibin 09/05/2022'de kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müzekkere cevap tarihi olan 14/09/2022 tarihi itibariyle ve o tarihteki kur üzerinden hesaplanan kapak hesabına göre; 953.855,15 TL. takipte kesinleşen asıl alacak, 43.400,41 TL. harç, 23.415,01 TL. faiz, 122.924,07 TL. vekalet ücreti, 154,20 TL. masraf toplamı 1.143.748,84 TL. depo emri tutarını İİK’nun 158.maddesi uyarınca 7 günlük kesin süre verilmek suretiyle davalı asile ve vekiline ayrı ayrı davetiye gönderildiği, ancak davalı şirkete depo emri tebliğinin komşusuna sorulup muhtara bırakılarak usulsüz yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 22/02/2023 tarihli duruşmada davacı vekilinin bir önceki 22/02/2023 tarihli celse kurulmuş olan ara karardaki hesaplanan miktar üzerinden hazır bulunan davalı vekiline depo emri tebliği talep ettiği ve 22/02/2023 tarihli duruşmada hazır bulunan davalı vekiline depo emri tutarını 7 günlük kesin süre içerisinde yerine getirmesi için ihtarat yapıldığı, ancak davalı tarafça depo emri tutarının yatırılmadığı ve herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonrasında; fatura alacaklarından dolayı başlatılan iflas yoluyla takibin kesinleştiği, takipte kesinleşen alacak tutarına eklenen harç, vekalet ücreti, faiz, icra masrafı toplamı tutarı üzerinden hesaplanan depo tutarının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, verilen sürede depo tutarının yatırılmadığı, iflas şartlarının oluştuğu anlaşılmakla İİK.nun 158/2 maddesi uyarınca davalının iflasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması ile aynı gün başka duruşmaları olması nedeniyle sunulan mesleki mazeretin belgelendirilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, dosyaya sunulan mazeret dilekçesinde gösterilen duruşmaların varlığının UYAP sistemi üzerinden araştırılması ve tespit edilmesinin mümkün olduğunu, mazeret talebinin hukuka aykırı şekilde reddedilerek yokluğumuzda yargılamaya devam edilmiş olması nedeniyle savunma hakklarının kısıtlandığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup pandemi döneminde yaşanan ekonomik durgunluk nedeniyle borçlarını ödeyemediğini, yerel mahkemece adeta yangından mal kaçırır gibi yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın iflas kararı verildiğini, her ne kadar iflas yolu ile başlatılan takibe itiraz edilmemiş ise de yerel mahkemenin böyle bir borcun varlığını araştırması, tutarın doğruluğunu bilirkişi vasıtası ile tespit etmesi gerekirken hiçbir işlem yapılmaksızın müvekkil şirkete ödeme muhtırası çıkarılarak iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi sonucu açılan iflas davasıdır.İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Davalının sicilde kayıtlı adresi "Maltepe/İstanbul" olup iflas yoluyla takip yetkili icra dairesinde başlatılmış, dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 28/12/2018 tarihli 47.027,36 USD ve 28/12/2018 tarihli 15.150,90 USD bedelli iki adet fatura nedeniyle 52.178,26 USD bakiye fatura alacağının takip tarihinden itibaren [yıllık %2,50 (TBB mevduat USD bankalarca değişen oranlarda)] faizi ile efektif satış kuru üzerinden tahsili talebiyle 05/05/2022 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin 09/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflaslı takibe ilişkin ödeme emri borçluya 09/05/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 08/09/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre ilanların yapılmış olması gerekmektedir. İflas davası 13/01/2023 tarihinde ... Gazetesi'nde ilan edilmiş ise de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilana ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlemesi ile iflas yoluyla takipte, iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/09/2013 tarihli 2013/4197 E. 2013/5054 K.sayılı kararı; "...İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Mahkemece verilen depo emrinde, icra dosyasındaki borcun asıl alacak, faiz ve diğer giderleri ile birlikte icra dosyasına ödenmesi veya mahkeme veznesine depo edilmesi istenilmiş olup; asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti kalemlerinden oluşan meblağ açıkça belirtilmediğinden çıkartılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun değildir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26/10/2020 tarihli 2017/3091 E. 2020/3281 K.sayılı kararı; "...Dava, iflas istemine ilişkindir. İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Depo kararı, verildiği gün için hesaplanan alacağı içermelidir. Somut olayda mahkemece, 31.01.2017 tarihli celsede depo kararına esas olmak üzere dosya borcunun 07.03.2017 tarihi itibariyle hesaplanması için Kuşadası ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de icra müdürlüğüne gönderilen yazıda dosya hesabının 03.07.2017 tarihi itibariyle hesaplanması istenmiştir. Denetime elverişli olmayan icra müdürlüğünün hesabında depo emrine esas hesaplama tarihi 03.07.2017 olarak gösterilmiş olup bu tarih mahkemenin gerekçeli kararından sonraki bir tarihtir. Mahkemece uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp İİK'nın 158. Maddesi hükmüne uygun depo emri çıkartılması gerekirken mahkemenin karar tarihinden sonrasını kapsayan usulüne uygun olmayan depo emri üzerine yazılı şekilde iflasa karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/07/2015 tarihli 2014/5678 E. 2015/5377 K.sayılı kararı; "...Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın 158. maddesine uygun olarak, depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/03/2015 tarihli 2014/9657 E. 2015/1906 K. sayılı kararı; "...Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibin kesinleştiği iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir. İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..."Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22/06/2021 tarihli 2021/1451 E. 2021/2915 K.sayılı kararı; "...Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. İflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itirazı yerinde görülmemişse, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin, depo kararının verildiği gün itibariyle, ne olduğu açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır. Ayrıca, İİK'nın 58/3. maddesinde öngörülen şekle uygun olarak yabancı para alacağının takip konusu yapılması mümkün ise de, depo emri yabancı para üzerinden çıkarılamaz. Zira, İİK'nın 158. maddesi uyarınca borçlu depo emri ile kendisinden istenen meblağın Türk Lirası tutarını bilmeli ve buna göre ödeme yapılmalıdır. Somut olayda, davalı şirkete gönderilen depo emrinde takip konusu borç ve fer'ilerinin ne olduğunun açıkça gösterilmemesi, bu bilgileri içeren İcra Müdürlüğü'nün kapak hesabının ise; takipte kesinleşen tutarın hangi tarihli kur üzerinden hesap edildiğini ve işlemiş faiz miktarının hangi oranlar baz alınarak ayrıca hangi tarih aralığı için tespit edildiğini belirtmemesi, tüm bunların yanında hesaplamanın depo kararının verildiği tarih (mahkemece tayin edilmiş sonraki ilk celse günü) dikkate alınmaksızın yapılmış olması İİK’nın 158. madde hükmüne uygun bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, dosyanın hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile yukarıda yapılan açıklamalara uygun şekilde tespit edilecek borç ve fer’ilerini içeren depo kararının, davalı şirkete Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun tebliği neticesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..." Mahkemece icra müdürlüğünden, 21/12/2022 duruşma tarihine kadar depo emrine esas alacak yönünden kapak hesabı yapılması istenilmiş, icra müdürlüğü tarafından talep edilen tarihteki kur henüz bilinmediğinden güncel tarih 14/09/2022 tarihi itibariyle 953.855,15 TL takipte kesinleşen miktar, 43.400,41 TL harç (%4,55), 23.415,01 TL faiz, 122.924,07 TL. vekalet ücreti, 154,20 TL masraf olmak üzere toplam 1.143.748,84 TL alacak bildirilmiştir. Mahkemece kapak hesabında belirtilen bu tutarlar ayrı ayrı belirtilerek 23/12/2022 tarihinde depo kararı oluşturulmuş, davalı şirketin vekili olmasına rağmen davalı şirket adresine tebliğe çıkartılmış, 28/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece 22/02/2023 tarihli celsede "davalı şirkete depo emri tebliğinin komşusuna sorulup muhtara bırakılarak usulsüz yapıldığı" tespitine yer verilerek, aynı celse hazır olan davalı vekiline icra müdürlüğü tarafından 14/09/2022 tarihi itibariyle hesap edilen miktarlar üzerinden 7 gün içerisinde ödenmediği takdirde iflas kararı verileceğine dair depo ara kararı oluşturularak tefhim ve ihtar edilmiş, duruşma 22/03/2023 tarihine bırakılmıştır. Mahkemenin depo kararına esas hesaplamanın hangi veriler esas alınarak yapıldığı, işlemiş faiz miktarının hangi oranlar ve tarih aralığı esas alınarak hesaplandığı belli olmadığı gibi hesabın denetime elverişli olmadığı, ayrıca depo kararı 22/02/2023 tarihinde verilmiş olmasına rağmen hesaplamanın 14/09/2022 günü esas alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece depo emrinin verileceği tarih esas alınarak alacak miktarının hesaplanması hususunda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak, her bir alacak kalemi ayrı ayrı belirtilmek suretiyle depo kararı verilmesi ve 7 gün içinde söz konusu bedelin ödenmemesi/depo edilmemesi halinde iflas kararı verileceği hususunun davalı tarafa ihtar/tebliğ edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada iflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden, alacağın esasına ilişkin inceleme yapılmasına, şirketin ödeme gücünün ve borca batık olup olmadığının araştırılmasına ise gerek bulunmamaktadır. Davalı vekili, diğer bir istinaf sebebi olarak ön inceleme duruşmasında mazeretinin reddine karar verilmesinin savunma haklarını kısıtladığını ileri sürmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde, davalı vekili tarafından aynı gün Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde duruşması olması sebebiyle mazeret sunulduğu, mahkemenin söz konusu mazeretin belgelendirilmediği ve tebliğ masrafı olmadığı gerekesiyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin başka mahkemede duruşması olup olmadığını UYAP sisteminden kontrol edilmesi mümkün iken bu yönde bir tespit yapılmadan mazeretin reddine karar verilmesi savunma hakkının ihlaline sebebiyet verdiğinden hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre iflas davasının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmemesi ve depo kararının usulüne uygun olmaması sebebiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/692 E. 2023/287 K. sayılı ve 22/03/2023 karar tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45