İstanbul BAM 45. HD 2021/919 E. 2024/769 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/919
2024/769
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/919
KARAR NO: 2024/769
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/81 Esas
KARAR NO: 2021/187 Karar
TARİHİ: 04/03/2021
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2020
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında geçmişe dayalı bir ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 56.826,50-TL borçlu olduğunu, davalı şirket ek'li cari hesap ekstresine rağmen bugüne kadar borcunu ödememekte ısrar ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket adına İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe itiraz ettiğini takibi durdurduğunu, bu sebeplerler davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu borcun icra takip dosyasından anlaşıldığı üzere davacı şirket alacak iddiasını sadece bir cari hesap ekstresine dayandırdığını, davacı şirketin müvekkili şirket ile arasında herhangi bir akdi ilişki olup olmadığını ispatlamadığını, davacı şirketin delil adı altında ibraz etmiş olduğu cari hesap ekstresi ve fatura delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı şirketin, alacak iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili şirketin taraf olduğu istanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflas davası bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan icra takipleri nedeniyle müvekkili şirketin nakit varlığının daha da kötüleştiğini, bu nedenle müvekkil şirketin aktiflerinin pasiflerini karşılayamayacak durumda olması nedeniyle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 Esas Sayılı dosyası ile iflas başvurusunda bulunulduğunu, söz konusu iflas başvurusu henüz kesinleşmediğini, bu sebeple, bu nedenlerle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 Esas Sayılı dosyası ile görülen iflas davasının huzurdaki dava açısından bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine, takibe konu alacağın %20sinden aşağı olmamak kaydıyla İİK m. 67/2 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava; davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın İİK67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arısında ticari ilişki olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan icra takibinde belirtilen tutar kadar alacaklı olup olmadığı ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır. Bunun için bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş, bir sureti dosya muhteviyatında yer alan rapora göre davacının davalıdan icra takibinde belirtilen asıl alacak kadar alacaklı olduğu belirlenmiştir. Yine davalı defterleri de davacı defterlerini doğruladığı gibi tespit edilen tutarın da birebir örtüştüğü görülmüştür. Bunlarla birlikte davacı ve davalı tarafça vergi dairesine bildirilen BA/BS kayıtları da ticari defterler ile uyumludur. Açıklanan nedenlerle davacının icra takibinde talep edilen asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.Davalı yanca davacının kötü niyeti ortaya konulamamıştır. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile ''Davacının davasının kabulü ile; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 56.826,50 TL 'lik asıl alacak yönünden iptaline; takibin bu alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, Hükmolunan alacağın %20 si nispetinde hesaplanan 11.365,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Davacı Şirket ise kanuni geçerlilik şartlarını haiz bir cari hesap sözleşmesi sunmamıştır. Davacı Şirket HMK m. 200de açıkça belirtilmiş bulunan senetle ispat kuralını yerine getirmemiştir. Müvekkilin borcu yoktur. Müvekkil Şirket'in borca batık olması nedeniyle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 E. Sayılı dosyası nezdinde yapılan iflas başvurusu işbu dosyada verilen hüküm sırasında derdest olup halen yargılama aşaması devam etmektedir. Gelinen noktada Yerel Mahkeme'nin söz konusu başvurunun bekletici mesele yapılması gerekirken talebimizin reddedilmesi de hukuka aykırıdır. ''
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır Dava taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 56.826,50 TL asıl alacak, 261,50 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere yekün 57.088,00 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihi olan 14.06.2017 tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında faiz işletilmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, işbu davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlışılmıştır. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek alınan raporda özetle; "...davacı tarafından düzenlenen 5 adet faturaların Davacı/davalı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı/Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, davacı tarafından verilen Hizmet karşılığında düzenlediği 5 adet faturanın her iki tarafça 2017 yılında Mali İdareye verilen BA -BS Formlarında beyan edildiği, davacının Takip Tarihi (14.06.2017) ile 56.826,50 TL’a Davalı taraftan Alacaklı olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.Somut olayda; alacağın dayanağı faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde ve BA-BS formlarında kayıtlı olduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile takipte talep edilen tutar kadar alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile sabittir. Davalının iflas talebinin bekletici mesele yapılması gerektiği iddiasının hukuki dayanağı yoktur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.167,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 739,40 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45