İstanbul BAM 45. HD 2021/872 E. 2024/768 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/872
2024/768
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/872
KARAR NO: 2024/768
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/1030 Esas
KARAR NO: 2021/127
TARİHİ: 09/02/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2019
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı .... Ltd. Şti. Tarafından davalı tarafa AR-GE Programı proje yazımı ve başvuru hizmetleri açısından danışmanlık hizmeti verildiğini, davacı tarafından verilen hizmete istinaden davalı tarafın davacı yana 47.213,05 TL bedelli cari hesaba ilişkin borcu bulunduğunu, davalı/borçlunun söz konusu borcunu ödememesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla 04/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile ödeme yapılması hususu davalıya ihtar ve ihbar edildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine 08/04/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirket tarafından icra takibine başlandıktan sonra 15/04/2019 tarihinde davacı şirkete 22.141,60 TL ödeme yapıldığını, ancak borçlu şirket tarafından yapılan kısmi ödemenin akabinde 16/04/2019 tarihli dilekçe ile anılan takibe haksız, yersiz, kötü niyetli ve özellikle zaman kazanmaya yönelik olarak itirazda bulunulmuş ve takip durduğunu, itirazın iptalinin takibin 25.071,45-TL asıl alacak bakımından devamına, borçlu tarafından takip sonrası ödenen 22.141,60-tl'nin vekalet ücreti, faiz ve harç-icra dosyası kapsamında yapılan masraflarının da tespit edilerek mahkemece hüküm altına alınmasına ve davalıdan tahsiline, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde takip sonrası ödenen 22.141,60-tl'nin vekalet ücreti, faiz ve harç-icra dosyası kapsamında yapılan masraflarının infaz aşamasında dosya kapak hesabında dikkate alınmasına, Davalı borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ödenmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacı vekili, 10/01/2020 tarihli beyan dilekçesinde; ''Taraflar arasında imza altına alınan sözleşmede açıkça düzenlendiği üzere sözleşmeyi süresinden önce fesheden davalı, geriye kalan sözleşme bedelinin de yarısından sorumlu olacaktır. Bu doğrultuda davalı tarafa 22/02/2019 tarihli ... nolu faturayı düzenlemiş e-fatura olarak göndermiştir.''
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul İcra Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkisiz olduğundan esasa ilişkin değerlendirmeye girmeksizin davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilleri şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, hizmetlere ilişkin faturalandırılmış tüm bedeller müvekkilleri şirket tarafından ödendiğini, davacı tarafından işbu davaya konu edilen bedel ise, hizmetin verilmediği ve haksız bir şekilde cezai şarta bağlı olarak talep edilen bir bedel olduğunu, ilgili faturalar her ne kadar davacı tarafından düzenlenmiş ve müvekkilleri şirkete gönderilmişse de davalı müvekkilleri şirket yasal süresi içinde faturalara itiraz etmiş ve bu hususu noter kanalıyla davacıya bildirdiğini, davacı yana gönderilmiş e-posta içerikleri ile hizmetin son bulduğu ve davacı tarafından ilgili evrakların talebi ile bu hususun kabulü ve kayıtlarına işlendiği sabit olduğunu, kaldı ki anılan bildirimden sonra davacı tarafından müvekkilleri şirkete verilmiş herhangi bir fiili hizmette bulunmadığını, davacı yan, hizmet verdiğini ve cezai şartın dayanağını ispatlamak zorunda olduğunu, tüm hususlar gerçekleşmediğinden gerekli kurum, taraflar arasındaki yazışmalar, noter kayıtları, ticari defter ve kayıtları da dikkate alındığında haksız davanın reddedilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece " Davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı tarafa AR-GE Programı proje yazımı ve başvuru hizmetleri açısından danışmanlık hizmeti verilmesine dair 29/06/2017 tarihli sözleşme imzalandığı ve ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın cari hesap alacağına konu faturaların 13/03/2019 tarihli ... numaralı "vade farkı" açıklamalı 5.247,45 TL bedelli fatura, 22/02/2019 tarihli ... numaralı "Arge Merkezi Faaliyetleri Dökümantasyon Hizmetleri" açıklamalı 19.824,00 TL bedelli fatura olduğu, 13.03.2019 tarihli ... no.lu fatura üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin Proje Yazım Hizmet Bedeli ve Ödemeler başlıklı 6. Maddesinde "İşletme bu bedeli projenin kabul edilmesi sonrası düzenlenen faturanın İşletme'ye ulaştığı tarihi takip eden 10 gün içerisinde ...'nin aşağıdaki hesabına nakit olarak ödeyecektir. ... vadesinde ödenmeyen faturalar için vade farkı uygulama alanını saklı tutar." şeklinde düzenlendiği, anılan madde ile davacının sözleşmede belirtilen sürede ödeme yapmayan davalıdan vade farkı talep edilebileceği hususu açıkça düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen ... numaralı 13.03.2019 tarihli, 5.247,45 TL bedelli faturaya ilişkin davalı tarafından ... numaralı 15.04.2019 tarihli iade faturası düzenlendiği, söz konusu faturaya davacı yanca Beşiktaş 1. Noterliği aracılığıyla 15.04.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiği, iade faturasının davacı şirket kayıtlarında yer almadığı 13.03.2019 tarihli ... no.lu 5.247,45 TL tutarlı faturanın davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlendiği, 22.02.2019 tarihli ... no.lu fatura üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin Proje Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik Ödemeleri başlıklı 7. Maddesinde "projenin herhangi bir döneminde İşletme'nin haksız bir nedenle sözleşmeyi feshetmesi durumunda İşletme, ...nin hak edilmiş (faturası düzenlenmiş alacaklarının tamamını) ve kalan sözleşme süresi için ödemesi gereken hizmet bedeli tutarının yarısını, sözleşmeyi fesih ettiği tarihi takip ettiği tarihi takip eden 60 iş günü içerisinde hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ve beyan eder." şeklinde düzenlendiği, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anlaşılmış olup, imza altına alınan sözleşmede açıkça düzenlendiği üzere sözleşmeyi süresinden önce fesheden davalı, geriye kalan sözleşme bedelinin de yarısından sorumlu olacağı, diğer yandan 22.02.2019 tarihli ... nolu fatura davalı yana e-fatura portalından gönderilerek teslim edildiği, davalı taraf söz konusu faturaya istinaden iade faturası düzenlemiş olduğu, davacı tarafça söz konusu iade faturasına 04.03.2019 tarihli Beşiktaş ... Noterliği aracılığıyla keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiği, iade faturası davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, 04.02.2019 tarihli ... no.lu 19.824,00 TL tutarlı faturanın davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun uygun bir şekilde hizmet faturası düzenlediği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı taraf AR-GE merkezinin iptalinden sonra davacı tarafça hizmet verilmediğini bu nedenle hizmet verilmeyen döneme ilişkin olarak davacının alacak iddiasında bulunamayacağına ilişkin itirazda bulunmuşsa da ARGE merkezinin tescilinin davalının talebi üzerine iptal edildiği, bu nedenle sözleşmenin süresinden önce davalı tarafça feshedildiği anlaşılmakla taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin Proje Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik Ödemeleri başlıklı 7. Maddesi uyarınca kalan sözleşme süresi için ödemesi gereken hizmet bedeli tutarının yarısını ödeyeceğinin davalı tarafça taahhüt edildiği ve davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiş, bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan 25.071,45 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davacının 23/03/2019 temerrüt tarihi ve 05/04/2019 takip tarihi arasında bilirkişi raporunda tespit edilen 327,90 TL işlemiş faiz alacağı bulunsa da davacının dava dilekçesinde netice-i talep kısmında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile, takibin 25.071,45 TL asıl alacak bakımından devamına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınmıştır. Davalı tarafça takip sonrası dava açılmadan önce ödenen 22.141,60 TL'nin vekalet ücreti, faiz, harç ve masrafların dava konusu olmadığı ve icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınacağından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si(5.014,29-TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Davacı yan, dava konusu faturalara ilişkin hizmeti gördüğünü ispat edememiş dahası Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının cevabı yazısı ile cevap dilekçemizde yer alan itirazlarımız da açık bir şekilde desteklenmiştir. Hal böyle iken yerel mahkemenin kabul kararı hatalı olmuştur. Müvekkil şirketin Ar-Ge Merkezinin iptal tarihi 24.01.2019'dur. Davacı taraf, davaya konu her iki faturayı da müvekkil şirketin Ar-Ge Merkezinin iptal tarihinden sonra olacak şekilde 22.02.2019 ve 13.03.2019' tarihlerinde tanzim etmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkil şirkete Ar-Ge faaliyetleri konusunda destek ve danışmanlık hizmetleri ile mükellef iken; Ar-Ge Merkezinin iptalinden sonraki bir döneme ilişkin olarak, daha açık bir ifadeyle fiili olarak hizmet verilmesi mümkün olmayan bir döneme ilişkin alacak iddiasında bulunmaktadır. Görülmemiş bir hizmetin faturası nedeniyle alacağın varlığının kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kaldı ki fatura içeriklerinde açıkça hizmet bedeli talep edildiği görülmektedir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 05/04/2019 tarihinde 47.213,05 TL cari hesap ve 353,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.566,18 TL borcun ödenmesi amacıyla 05/04/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 15/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16/04/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalının takip tarihinden sonra 15/04/2019 tarihinde davacı hesabına 22.141,65TL ödeme yaptığı, dava değerinin 25.071,45 TL olduğu sabittir.Taraflar arasında 29/06/2017 tarİhli sözleşme imzalanmıştır.Madde 2 Hizmetler başlığında; İşbu sözleşme süresince İŞLETME'nin Ar-Ge Merkezi başvurusu proje yazımı ve başvuru süreçleri danışmanlık işi, ... tarafından sağlanacaktır. İŞLETME'nin Ar-Ge Merkezi Başvurusunun kabul edilmesi sonrası AR-GE Merkezinin danışmanlık ve sürdürülebilirlik işi de yine ... tarafından sağlanacaktır. Madde 6 Proje Yazılım Hizmet Bedeli ve Ödemeler Başlığında; İşbu sözleşmenin proje başvuru danışmanlık hizmet bedeli 4.000-TL (dörtbinjtürklirası)+ KDV'dir. İŞLETME bu bedeli sözleşme imzalanması sonrası düzenlenen faturanın İŞLETME'ye ulaştığı tarih takip eden 10 gün içerisinde ...” nin aşağıdaki hesabına nakit olarak ödeyecektir. Projenin onay makamınca kabul edilmesini takip eden 10 iş günü içerisinde İŞLETME 4.000 TL + KDV proje onay bedeli ödeyecektir. İŞLETME bu bedeli projenin kabul edilmesi sonrası düzenlenen faturanın İŞLETME'ye ulaştığı tarih takip eden 10 gün içerisinde ...' nin aşağıdaki hesabına nakit olarak ödeyecektir. ... vadesinde ödenmeyen faturalar için vade farkı uygulama hakkını saklı tutar.Madde 7 - Proje Danışmanlık ve Sürdürebilirlik Ödemeleri Başlığında; İş bu sözleşme süresince veya Ar-Ge merkezi resmi başvurusu yapılmış olması kaydıyla, sözleşmenin feshini müteakip 180 (Yüzseksen) iş günü içinde ... tarafından hazırlanan proje başvurusu sonucunda İŞLETME nin Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazanması durumunda, İŞLETME; ...” ye danışmanlık ve sürdürülebilirlik ödemesi yapacaktır. ... tarafından hazırlanan proje başvurusu sonucunda firmanın Ar- Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandığına dair karar yazısının İŞLETME” ye gönderilmesi sonrasında, İŞLETME, ...” ye 24 ay süresince aylık 2.800 TL+KDV danışmanlık ve sürdürülebilirlik ödemesi yapacaktır. Bu ödemeler ... tarafından 3 er aylık dilimler halinde keşilen fatura karşılığında iŞLETME tarafından nakit olarak fatura teslim tarihinden sonra 30 gün içerisinde ödenecektir. Ar-Ge Merkezi Başvurusunun onaylanmadığı hallerde işletme bu madde kapsamımda herhangi bir ödeme gerçekleştirilmeyecektir. ... tarafından hazırlanan proje başvurusunun Bakanlık tarafından kabul edilmesi sonrasında, projenin herhangi bir döneminde İŞLETME" nin haksız bir nedenle sözleşmeyi feshetmesi durumunda; İŞLETME, ...nin hak edilmiş (faturası düzenlenmiş alacaklarının tamamını) ve kalan sözleşme süresi için ödemesi gereken hizmet bedeli tutarının yarısını, sözleşmeyi fesih ettiği tarihi takip eden 60 iş günü içerisinde hiçbiri ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ve beyan eder...”Madde 8- Sözleşmenin süresi başlığında; Karşılıklı olarak fesih edilmediği her halde sözleşme süresi, İŞLETME'nin Ar-Ge Merkezi onay sonrası süreçleri danışmanlık işi için sözleşmenin imza tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aydır. Sözleşmede yer alan ...'ye ait yükümlülükler, İŞLETME tarafından yapılan hizmet bedeli ödemesi ile yürürlüğe girer. İş bu sözleşme imzalandıktan sonra İŞLETME'nin basiretli bir tüccardan beklenen duyarlılıkta gerekli bilgi ve evrak paylaşımında bulunması beklenmektedir.'' hükümleri düzenlenmiştir.Mahkemece 19/06/2020 tarihli celsede davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmasına karar verildiği, davalı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmakla davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının takip tarihi (04.04.2019) itibariyle davalı yandan cari hesap olarak 47.213,05 TL, dava tarihi (18.10.2019) itibariyle ise cari hesap olarak 25.071,45 TL alacağının bulunduğu tespit edildiği, Cari hesaba konu davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar incelendiğinde; 13.03.2019 tarihli ... no.lu 5.247,45 TL tutarlı fatura ve 04.02.2019 tarihli ... no.lu 19.824,00 TL tutarlı faturanın davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlendiği kanaati edinildiği, davacı yan 05.04.2019 takip tarihi itibariyle 327,90 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davalı yan tarafından davacı yana takip tarihinden sonra 20.04.2019 tarihinde 22.141,60 TL tutarlı ödeme yapıldığı, neticeten, davacının takip tarihi (05.04.2019) itibariyle davalı yandan cari hesap olarak 47.213,05 TL, işlemiş faiz olarak 327,90 TL olmak üzere toplam 47.540,95 TL alacaklı olduğu, Dava tarihi (18.10.2019) itibariyle ise cari hesap olarak 25.071,45 TL, işlemiş faiz olarak 327,90 TL olmak üzere Toplam 25.399,35 TL alacağının bulunduğu tespit edildiği" mütalaa olunmuştur. Somut olayda sözleşme gereği davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı adına arge merkezi belgesi alındığı ancak davalının 18/12/2018 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurarak şirket içerisinde alınan kararlar doğrultusunda AR-GE merkezinin tescilinin iptali talebinde bulunduğu, bunun üzerine 24/01/2019 tarihli AR-GE Merkezi Değerlendirme ve Denetim Komisyonu kararıyla tescilin iptal edildiği görülmektedir. Davacının davalıya gönderdiği 06/11/2018 tarihli mailde ''AR-ge merkezi iptal dilekçeniz ektedir. Kaşe-imza yaptıktan sonra süreci yürütebilmem için mail ortamında ve kargo yoluyla benimle paylaşmanızı rica ederim. Bakanlık portalı üzerinden de sürecinizi takip ediyor olacağım'' 24/01/2019 tarihli mailde ise ''... Vardıkları mutabakat doğrultusunda cari bakiyeniz olan 37.389,05 TL nin 31/01/2019 tarihine kadar ödenmesi halinde, sözleşmeniz gereği kalan sürenin yarısına isabet eden süre boyunca aylık hizmet faturası gönderme hakkımızı kullanmayacağımızı bilgilerinize sunarız....aynı şekilde mutabık kalındığı üzere 31/01/2019 tarihine kadar bakiyenin kapatılmaması durumunda sözleşmeden doğan haklarımızın geçerli olduğunu bilgi ve değerlendirmelerinize sunarız.'' ifadesi yer almaktadır.Davacı taraf, 05/04/2019 tarihinde dava konusu takibi başlatmıştır.Bilirkişi raporundaki tespitlere göre ar-ge merkezinin tescilinin iptalinden önce (24/01/2019) davacının cari hesap alacağı 37.389,05 TLdir, davacı taraf bu tarihten sonra 22/02/2019 tarihli ... numaralı '' arge merkezi faaliyetleri dökümantasyon hizmetleri'' açıklamalı 19.284,00TL bedelli ve 13/03/219 tarihli 000117 numaralı ''vade farkı'' açıklamalı 5.247,45TL bedelli e-faturaları düzenlemiş ve davalıya iletmiştir.Davalı taraf ise 22/02/2019 tarihli 19.284,00TL bedelli faturaya karşı 28/02/2019 tarihli iade faturasını; 13/03/2019 tarihli vade farkı faturası için ise 15/04/2019 tarihli iade faturasını davacıya göndermiş ancak davacı taraf faturaları kaydetmeyerek noter aracılığı ile iade etmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. Maddesine göre davacı taraf, vade farkı talep edebilecektir. Davacının buna istinaden düzenlediği vade farkı faturasından kaynaklanan alacağı sabittir. Davacı taraf, uyuşmazlığa konu dönemden önce de vade farkı faturası düzenlemiş, davalı tarafça ödeme yapılmıştır. Davacı ''vade farkı'' açıklamalı 5.247,45TL bedelli e-faturadan dolayı alacaklıdır. Davalının bu faturaya yönelik itirazları haksızdır. 22/02/2019 tarihli 000115 numaralı '' arge merkezi faaliyetleri dökümantasyon hizmetleri'' açıklamalı 19.284,00TL bedelli fatura yönünden yapılan incelemeye gelince;6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Yukarıda belirtilen içtihatlar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu faturanın açıklamasında dokümantasyon hizmetleri için düzenlendiği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde de davalıya verilen hizmetten bahsedilmiş, ilgili faturanın cezai şarta ilişkin olduğuna dair açıklama yapılmamıştır. Bu sebeple mahkemece faturanın cezai şarta ilişkin olduğunun kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması hatalı olmuştur. İlgili faturaya davalı taraf süresi içerisinde itiraz edip, iade etmiştir. Bu durumda fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren davacı tarafa aittir. Dosya kapsamında faturaya konu hizmetin verildiğine dair delil mevcut değildir. Mahkemece davacının bu fatura yönünden alacaklı olduğunun kabulü de hatalıdır. Davanın vade farkı faturası yönünden kısmen kabulü gerekmektedir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarihli 2019/1030 E. 2021/127 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,2-) Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 25.071,45 TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 5.247,45TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazla istemin reddine,b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-)Davalı tarafça takip sonrası dava açılmadan önce ödenen 22.141,60 TL'nin vekalet ücreti, faiz, harç ve masrafların dava konusu olmadığı ve icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınacağından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 358,45 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 190,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 168,12 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından yapılan 50,80 TL (başvurma ve vekalet harcı), 88,00 TL (posta masrafı) ve 750,00 TL (bilirkişi ücreti) toplam 888,80 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplana 186,03 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 gereğince 5.247,45TL TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/3 maddesi gereğince 5.247,45TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider avansından artan miktar varsa ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,5-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 428,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,60 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,c-Davalı tarafından sarfedilen 589,70 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45