İstanbul BAM 45. HD 2021/868 E. 2024/767 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/868
2024/767
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/868
KARAR NO: 2024/767
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/191 Esas
KARAR NO: 2021/67
TARİHİ: 29/01/2021
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 04/04/2019
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müflis şirketten, 12.06.2013 tarihinde açıklanan iflas kararından evvel kesinleşen icra takibi nedeniyle alacaklı olduğunu, davalı borçlu hakkında iflasın açılması üzerine 86.427,67 TL. alacağın, 08.11.2017 tarihinde başvuru harcı ve geç kayıt ücreti yatırılarak İstanbul ... İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyasına 1759 kayıt no ile iflas masasına kaydının talep edildiğini, talebin 20.03.2019 tarihli karar ile reddedildiğini, kararın 20.03.2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya alacaklısı olup, borçlunun iflas etmeden önce takibe yaptığı itirazın İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/58 E. 2011/427 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiğini, iflas tarihi olan 12.06.2013 tarihine kadar işlemiş faiz ve fer'ilerle birlikte alacaklarının 86.427,67 TL olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alacağının masaya kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı iflas idaresince verilen cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, alacak kayıt talebinde bulunan davacı şirketin sunduğu dilekçe ekinde takip dosyası kapak hesabı ve derkenar ibraz edildiğini, alacağı ispatlayan başka bir belge ibraz etmediğinden alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak tamamının reddine karar verildiğini, faiz oranının ve işlemiş faiz miktarının nasıl hesaplandığının belli olmadığını, alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, müflis şirketin ve davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davacının alacağı varsa bile 12.06.2013 iflas tarihi itibariyle tahsil harcından muaf olacak şekilde bilirkişi marifetiyle tespitinin zorunlu olduğunu belirterek haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebine ilişkindir. İstanbul 10.ATM 2011/415 E dosyası, İstanbul 22.İM 2008/7591 E takip dosyası, İstanbul 18.Asliye Hukuk Mah. 2009/58 E dosyası celbedilerek incelenmiş, iflas tasfiyesini yürüten İstanbul 1.İM 2013/19 İflas sayılı dosyasıyla yazışmalar yapılarak, davacının alacak kayıt başvurusu, red kararı, tebliğ evrakı, sıra cetveli ilanı celbedilmiş, takip dosyası kapak hesabı da yaptırılmak suretiyle, icra hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, iflas masasına kaydı kabul edilebilecek alacak miktarı ve iflas tarihine kadar işleyen faizi hesaplatılmıştır.İstanbul ... İflas Müdürlüğü ... E dosyasından alınan cevaba göre, tasfiyenin adi usulde yürütüldüğü, davacının geç kayıt talebi niteliğindeki başvurusu sırasında verilecek kararın tebliği için gerekli masraf avansını yatırmış olduğu, iflas idaresinin 20/03/2019 tarihli red kararının davacıya 28/03/2019'da tebliğ edildiği, ek sıra cetvelinin de 29/03/2019 tarihli ulusal gazetede ve 03/04/2019 tarihli TSG'de ilan edildiği bildirilmiştir. Kararın tebliği için avans yatıran davacının red kararının tebliğinden sonra İİK.md.235 uyarınca 15 günlük hak düşürücü süre içinde davayı açtığı görülmüştür.İflas idare memurunun cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dosyalar celbedildikten sonra duruşma ara kararıyla değerlendirilmek suretiyle, dava konusu alacak 2008 yılına ilişkin olmakla birlikte, 2009'da itirazın iptali davası açılmakla, 10 yıllık zamanaşımının kesildiği ve yeniden başladığı, müflis şirketin 2013 tarihinde iflasına karar verilmesiyle takibin durmuş olduğu, iflas masasına kayıt başvurusunun yapıldığı 2017 yılında zamanaşımının yeniden kesilmiş olduğu, kayıt kabul davasının da hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu anlaşılmakla, ticari ilişkiye bağlı fatura alacağı nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı dolduğundan bahsedilemeyeceğinden reddedilmiştir.Müflis şirket hakkında İstanbul 10 ATM 2011/415 E dosyasından 12/06/2013 tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu, iflas kararı verilmeden hatta iflas davası açılmadan önce davacı tarafından müflis şirket hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E dosyasında fatura açık hesap alacağı nedeniyle 32.680,41 TL asıl alacağın takip sonrası avans faizi ve diğer takip fer'ileriyle birlikte tahsili talebiyle ilamsız takip başlatmış olduğu, borçlu şirketin süresinde takibe itirazı üzerine davacının İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/58 E dosyasıyla itirazın iptali davası açtığı, yargılama sonunda 19/12/2011 tarihli 2011/427 K sayılı karar ile borçlunun takibe itirazının iptaline ve takibin aynı koşullarda devamına karar verilmiş olduğu, bu kararda alacaklı lehine hükmolunan icra inkar tazminatı, yargılama giderleri, vekalet ücretinin de borç bildirimi ile takip borcuna eklenmiş olduğu; celbedilip incelenen itirazın iptali dava dosyasında verilen kararın taraflara tebliğ edilmiş ve yasal sürelerde kanun yoluna başvurulmamak suretiyle kesinleşmiş olduğu, sadece taraflarca kesinleşme şerhi talep edilmediğinden mahkemece kesinleşme şerhinin yazılmamış durumda olduğu tespit edilmiştir. İcra iflas mevzuatında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edilmiş olan takip konusu 32.680,41 TL alacağının takip sonrası fer'ileri, takip tarihinden iflas tarihine kadar işleyen değişen oranlarda avans faizi ve İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararında davacı lehine hüküm altına alınmış ve takip dosyası borcuna eklenmiş olan icra inkar tazminatı, yargılama gideri alacak kalemleri, iflas tarihine kadar bunlara işleyen yasal faiz ayrı ayrı hesaplanmak, takip dosyasına ilişkin tahsil harcı ve takip talebinde istenen icra nispi vekalet ücreti hesaba katılmamak suretiyle; davacının iflas masasına kaydını talep edebileceği alacak tutarının 32.680,41 TL asıl alacak, 28.828,60 TL takip tarihi ile iflas tarihi arası işleyen reeskont faizi, 21,00 TL icra gideri, ayrıca İst.18 Asliye HM ilamına göre 13.072,16 TL icra inkar tazminatı, 652,40 TL. yargılama gideri, 3.814,00 TL ilam vekalet ücreti, bunlar için karar tarihi ile iflas tarihi arası işleyen yasal faiz 2.339,60 TL toplamı 81.408,17 TL olduğu hesaplanarak bildirilmiştir. Tebliğ edilen bilirkişi raporu üzerine davalı iflas idaresi memurlarından Av. ... tarafından rapora itiraz edilerek, müflis şirketin ve davacının ticari defterleri incelenmeden, davacı ticari defterleriyle ve belgeleriyle alacağını kesin olarak ispat etmeden düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülmüşse de, davacının kayıt talep ettiği alacağın kaynağı olan takip dosyasına ilişkin iflas tarihinden önce yargılama yapılmış olduğu, davacının alacağının kesinleşmiş mahkeme kararıyla hükme bağlanmış durumda olduğu görülmekle, dosyamızda tekrar ticari defter incelemesi yapılarak aynı takip konusu faturalarla ilgili yeniden yargılama yapılması mümkün olmadığından bu itiraza itibar edilmemiş olup, mahkeme kararıyla kesinleşmiş alacağın iflas masasına kaydı talebinin kısmen yerinde olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli, Yargıtay 23.HD içtihatlarına da uygun görülen bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda, davacının müflis şirket iflas masasında sıra cetveline kaydını talep edebileceği toplam alacağın 50.239,97-TL alacak ile 31.168,20-TL iflas tarihine kadar işleyen faizinden ibaret olduğu anlaşılmakla, toplam 81.408,17 TL alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafça takip dosyasından iflas tarihi itibariyle kapak hesabı yaptırılmak suretiyle, bu kapak hesabındaki toplam alacağın iflas masasına kaydının talep edildiği görülmüşse de, yerleşik Yargıtay 23.HD içtihatları ve İİK md. 195/1 hükmü doğrultusunda takip dosyasına ilişkin tahsil harcı ve takip talebinde istenen icra nispi vekalet ücretinin iflas masasına kaydının kabulü mümkün olmadığından, davacının bunlarla ilgili kayıt talebinin, ayrıca değişen oranda avans faizi hesap farkından kaynaklanan fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut deliller tartışılmadan hüküm altına alınan alacak kalemlerine ilişkin olarak herhangi bir gerekçe oluşturulmadan, sadece bilirkişi raporlarına atıfta bulunularak hüküm tesisi t.c. anayasası'nın 141 ve hmk'nın 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe olarak kabul edilemez. iik. 226 maddesi gereğince iflas masasının kanuni mümessili iflâs idaresi olup, dava dosyasından yapılan tüm tebligatların iflas idare memurlarına tebliği yasal zorunluluktur. huzurdaki dava, davacı şirketin müflis uzel makine san. a.ş. den talep ettiği alacağına ilişkin açılan "kayıt kabul davası" olup, davalı müflis şirket adına görevi sona eren iflas idare memurlarına çıkarılan tebligatlar usulsüzdür. bu durum müflis şirketin savunma hakkını kısıtlamış, cevap ve delil sunamamasına sebebiyet vermiştir. salt bu husus kararın ortadan kaldırılma sebebidir. huzurdaki dava "kayıt kabul davası" olup, dava icra iflas kanunu 235. md.nde belirtilen süre geçtikten sonra ikame edilmiş olduğundan, süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddi gerekmektedir. dosyaya sunulan bilirkişi raporu hüküm tesisine elverişli değildir. zira, raporda müflis şirket masasının hiç bir itirazı irdelenmemiştir. şöyle ki; ticari defter, belge ve kayıtlarıyla kesin olarak ispatlanması ve ayrıca müflis şirket belge ve kayıtlarının da tetkiki gerekir.oysa ki, raporlarda gerek davacı şirketin, gerekse de müflis şirketin kayıt, defter ve belgelerinin incelenmediği açıktır. bu minvalde, bilirkişi raporunda genel ispat kaidelerini müflis şirket aleyhine değiştirir şekilde kanaat bildirilmesi hukuka aykırıdır. kabul anlamına gelmemekle birlikte, asıl alacak bir yana, davacı lehine hesaplanmış olan faiz oranı ve miktarı da muğlak ve fahiştir. işlemiş faiz hesabı nasıl yapılmıştır? hangi faiz oranı ve cinsi neye göre belirlenmiştir? bu nedenle davacının yasa ve usule aykırı olarak talep ettiği faiz oranı ve miktarı ile ayrıca asıl alacak miktarının, tarafların kayıt, defter ve belgeleri incelendikten sonra, 12.06.2013 iflas tarihi itibarı ile tahsil harcından muaf olacak şekilde, bilirkişi tarafından yeniden tespiti yasal zorunluluk olmasına rağmen, bu taleplerimizin de yargılama sırasında nazara alınmamış olması istinaf sebebidir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul davasıdır.Mahkemece gerekçeli kararda somut sürece ilişkin yapılan tespitler doğrudur.Mahkemenin de tespit ettiği üzere dava süresine açılmıştır.Her ne kadar davalı vekili, tebligatın usulsüz olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de; davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmuş ve delillerini bildirmiştir. Davalının bu husustaki itirazına itibar edilmemiştir. Dava konusu alacak, iflas tarihinden önce kesinleşmiş mahkeme ilamına dayandığından yeniden ticari defter incelemesine ve alacak miktarının tespitine gerek bulunmamaktadır.İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez. İİK'nın 138/3 maddesinde ise "Vekil vasıtasiyle yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hasaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca icra vekalet ücreti ise takip masrafları kapsamında olup iflas masasına kaydı istenebilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; mahkeme ilamı ile kesinleşen alacağa, takip tarihinden iflas tarihine kadar mahkemece hükmedilen faiz işletilmiş; İİK 195. Maddesi kapsamında takip masrafı olarak kabul edilen yargılama gideri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine de kesinleşen karar tarihinden iflas tarihine kadar yasal faiz işletilerek; işlemiş faiz, yargılama gideri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin alacağa dahil edilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45