İstanbul BAM 45. HD 2021/860 E. 2024/709 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/860
2024/709
22 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/860
KARAR NO: 2024/709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1187 Esas
KARAR NO: 2020/471
TARİHİ: 23/09/2020
DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 11/12/2018
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... sayılı trafik sigorta poliçesiyle davalı şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın 28.01.2016 tarihinde davacı şirkete sigortalı iş yerinin kapısına çarparak toplam 6.270,00 TL tutarında zarar verdiğini, 14.12.2016 tarihli eksper raporunda ... plakalı aracın fabrika binasının kapısına çarpması neticesi kapının profil ve panellerinin zarar gördüğünün tespit edildiğini, olayda ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, tespit edilen hasar tutarının davacı şirket tarafından 06.12.2017 tarihinde sigortalısına ödendiğini, sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olduğunu belirterek 6.270,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmadan önce müvekkili şirkete talebi ile ilgili belgeler ile yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, ancak müracaat şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, müvekkili şirket açısından öncelikle bu yönden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın taleplerine ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın bildirdiği hasar miktarını ve yokluklarında oluşturulan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, süresinde sunulmayan cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin pasif husumet, davacının ise aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkiline isnat edilecek kusur olmadığını, olayın fabrikaya sorunsuz giren aracın çıkışı için sefer başlangıcında arızalı olan otomatik kapının aşağı sarkması nedeniyle meydana geldiğini, sorumluluğun araç şoförünü yönlendirmek ve fabrikadan güvenli bir şekilde çıkışını sağlamak olan işyerine ve personeline ait olduğunu, kapının pozisyonun aynadan ve sürüş mahallinden görülmesinin mümkün olmadığını, tutanak tutulmamasına gerek olmadığının fabrika görevlileri tarafından sürücüye söylendiğini, tutanak tutulmamasının işletmecinin kusuru olduğunu, yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğunu, ekspertiz raporunda kazanın aracın fabrikaya girişi veya çıkışı anında olduğu yönünde çelişki olduğunu, tutanak tutulmamasına rağmen ekspertiz raporunda tutanağa atıfta bulunulduğunu, çelişkili ekspertiz raporuna dayanılmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin fahiş olduğunu, arızalı kapının onartıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, sigortalıya yapılan ödemenin halefiyet ilkesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Davalı yanın zamanaşımı def'i, TTK 1482 ve KTK 109/4 maddeleri uyarınca yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan işyerinin endüstriyel kapısının davalı ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketine olay tarihini kapsar şekilde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ve dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın 28.10.2016 tarihinde çarpması sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin 14.12.2016 tarihli ekspertiz raporunda 6.270,58 TL olarak belirlendiği, davacı şirketin dava dışı sigortalısına 06.12.2017 tarihinde 6.270,00 TL ödeme yaptığı, iddia ve savunma kapsamında uyuşmazlığın ödenen bedelin halefiyet ilkesi uyarınca tazmini isteminin yerinde olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce de benimsenen ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının, kusurun kapının bakım, onarım ile açılıp kapsanmasından sorumlu dava dışı işyeri görevlilerine ait olduğunun tespit edilmesi karşısında davalıların tazminat sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sürücülerin araçları ile manevra yaptıkları sırada manevra yaptıkları alanın boş ve güvenli olduğunu kontrol etme yükümlülükleri bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde ("Yönetmelik") sürücülerin araçları ile manevra yaparken uyması gereken kurallar sayılmıştır. Dava konusu olayda, hasara sebebiyet veren aracın kapalı kasa bir kamyon olduğu, yükleme sonrası aracın yüksekliğinde bir değişim olmadığı anlaşılmaktadır. Araç sürücüsü, kullandığı aracın yüksekliğini bilmesine ve kapının alt kısmı ile aracın üst kısmı arasındaki farkı değerlendirebilecek olmasına rağmen dikkatsizliği sonucunda hasara sebebiyet vermiştir. Nitekim, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, aracın aynalarından bakıldığında zarar gören kapının kör noktada kalmadığı, sürücünün bunu görebilecek durumda olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenlerle, sürücünün meydana gelen zarardan dolayı ilgili KTK ve Yönetmelik hükümleri uyarınca %100 kusurlu olduğu açıktır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca hasara sebep olduğu iddia olunan araç sahibi ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında ticari paket sigorta poliçesi düzenlenerek sigortalının işyerinin sigortalandığı, poliçenin vadesinin 18/06/2016-2017 tarihleri arasında olduğu, bina, makina ve tesisatın teminata alındığı, 28/10/2016 tarihinde davalıya ait aracın sürücüsünün yönetimindeki ve davalının sigortaladığı aracın fabrikadan çıkarken otomatik kapıya çarparak zarara sebebiyet verdiğinin iddia edildiği, 22/12/2016 tarihinde 6.270.00.TL davacı tarafça tazminat ödemesi yapıldığı görülmektedir. ... nolu ve 23.10.2016-23.10.2017 vadeli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesinde davalıya ait aracın maddi hasaralara karşın 31.000.00TL teminat verildiği görülmektedir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü yer almaktadır. Davacı tarafından, sigortalısına hasar bedelinin ödendiği anlaşılmakla, aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ekspertiz Raporunda özetle, İzcioğlu evden eve nakliye firmasına ait ... plakalı aracın fabrika binası içine araç girmesi için yapılmış endüstriyel kapıya çarpması sonucu kapı profil ve panellerinde hasar meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, şoförün zararı karşılayacağını söylemesi üzerine tutanak tutulmadığının öğrenildiği, hasar miktarının 6.270.00 TL olduğu belirtilerek rapor ekinde, hasarlı parçaların fotoğraflarına yer verilmiştir. Davalı tanığı ... 28.01.2020 tarihli celsede özetle, amcası ile yük yüklemek için fabrikaya gittiklerini, yükleri yüklediklerini, araç girerken rahatça girdiğini, ancak çıkarken kapının rayına çarptığını, fabrikanın çalışanlarının kapının arızalı olduğunu söylediklerini, siz gidin başka yerde yük yüklenecek dediklerini beyan etmiştir. Davalı tanığı ... 28.01.2020 tarihli celsede özetle, ... plakalı aracın şoförü olduğunu, binanın sürgülü kapısından rahatça girdiklerini, çıkarken yükün kapıya çarptığını, aracın kör noktasında kaldığı için kapıda herhangi bir sarkma görmediğini, aracın arkasında fabrika çalışanlarından 6-7 kişi olduğunu, çalışanlardan birinin kapının arızalı olduğunu ve gidip diğer yükleri yüklemelerini söylediğini beyan etmiştir. Mahkemece makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişilerden alınan raporda özetle; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan iş yerinin endüstriyel kapısının ... plakalı aracın çarpması sonucu hasara uğradığı, dosyada sürücünün kapının açılmasını beklemeden aracını hareket ettirerek kapıdan çıkartmak istediği veya verilen komutlara uymadığına dair bilgi bulunmadığı, aracın evden eve taşmacılıkta kullanılması sebebiyle kapalı kasa olduğu ve yüklemeden sonra araç yüksekliğinin değişmeyeceği, aracın kapalı alana çıkarken çarptığı kapıdan geçerek içeri girdiği göz önüne alındığında kapı seviyesinin araç bina içerisindeyken veya çıkışı esnasında azaldığı veya araç içerideyken kapatılan kapının araç çıkmadan önce yeterli seviyede açılmadığı, çalışma prensibi gereği araç sürücüsünün kapının açılıp kapanmasına etkisinin bulunmadığı, elektrikli sistemle açılıp kapanan kapının kontrolünün ve aracın çıkmasına imkan verecek yükseklikte açılmasının sorumluluğunun bina görevlilerine ait olduğu, Her ne kadar ... plakalı aracın sürücüsü aracın kör noktasında kaldığı için kapıda herhangi bir sarkma görmediğini belirtse de, araç genişliği ile kapı genişliği arasındaki fark ve yan aynaların aracın arka bölümünü gösterdiği birlikte değerlendirildiğinde, kapının kör noktada kalması mümkün görülmediği, bununla birlikte aynaların optik özelliği nedeniyle zeminden yükselmiş kapının alt kısmı ile aracın üst kısmı arasında kalan kot farkının doğru değerlendirilememesinin olağan olduğu, girişinde yeterli yükseklikte açık olan ancak çıkışta ... plakalı aracın geçmesine olanak tanımayacak yükseklikte olan kapıya çarpmasında sürücünün kusurlu olmadığı, olayın meydana gelişinde kapının bakım onarım ile açılıp kapanmasını kontrol eden görevli veya görevlilerin kusurlu olduğu, ekspertiz raporunda belirtilen 6.270,00 TL hasar miktarının uygun olduğu tespitlerinde bulunulmuştur. Somut olayda; dava konusu hasarın davalıya ait araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, olaya ilişkin tutanağın olmadığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda kusurun kapının bakım onarım ile açılıp kapanmasını kontrol eden görevlilerde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına ve davacının kusurundan kaynaklı zarar meydana geldiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02