SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2024/661 E. 2024/665 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/661

Karar No

2024/665

Karar Tarihi

10 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/661

KARAR NO: 2024/665

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/11/2023

NUMARASI: 2023/728 2023/826

DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)

KARAR TARİHİ: 10/05/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müşterisi ...(TC No:...) tarafından müvekkili bankanın Tavukçuyolu Şubesinden 04/08/2020 tarihinde 67.000-TL tutarlı Tüketici Kredisi kullandırıldığını, bu kredilerin alınması esnasında muris ... ile ... A.Ş. arasında ... numaralı 04/08/2022 tarihli hayat sigortası poliçesi/sertifikası düzenlendiğini, müvekkili bankanın söz konusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin konumunda olduğunu, ilgili banka müşterisinin vefatı üzerine müvekkili banka tarafından sigorta tazminat bedelinin ödenmesi için ilgili sigorta şirketine başvurulsa da müvekkili bankaya verilen 28/06/2022 tarihli yazı cevabı ile tazminat talebinin reddedildiğini, müvekkili bankanın tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, adı geçen sigorta şirketi nezdinde hayat sigortalısı olan müteveffa ...'ün akdettiği sigorta poliçeleri ve sigorta ilişkisi çerçevesinde, lehtar ve dain-i mürtehin olan müvekkili bankaya ödenmesi gereken sigorta tazminat bedelinin ödenmesine dair uyuşmazlık ve bu çerçevede açılacak dava nedeni ile Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulsa da yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde tarafların herhangi bir anlaşmaya varamadığını, bu nedenle de adı geçen sigorta şirketi nezdinde hayat sigortalısı olan müteveffa ...'ün akdettiği sigorta poliçeleri ve sigorta ilişkisi çerçevesinde lehtar ve dain-i mürtehin olan müvekkili bankaya ödenmesi gereken sigorta vefat tazminat bedelinin ödenmesini talep etmek üzere Mahkememiz nezdinde işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın ...'ün mirasçılarından ... (Adres: ... Mah. ... Sok. ... Sancaktepe/İSTANBUL) ve ... TC. Kimlik Numaralı ... TC. Kimlik Numaralı ... (Adres:... Mah. ... Cad. ... Maltepe/İSTANBUL) ihbarını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 35.685-TL sigorta vefat tazminat bedelinin davalı sigorta şirketinin müvekkili bankaya vermiş olduğu red cevabının tarihi olan 28/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Yapılan yargılama sonucunda; dava konusu uyuşmazlık, kredi kullanan sigortalı murisin tüketici işlemi olan tüketici kredisi ile birlikte imzalanan Hayat Sigortası Sözleşmesinden kaynaklandığı, murisinin kullanmış olduğu bireysel tüketici kredisi nedeniyle yapılan Hayat sigortası poliçesine dayandığı, açıklanan yasal düzenlemeler ışığında davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği görülmekle, 1086 sayılı HMK görev ve yetkiye ilişkin husus ve 6100 sayılı yasanın 2.maddesi gereğince değerlendirilmekle mahkememizin görevsizliğine bu nedenle mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık banka kredisi sebebiyle yapılan hayat sigorta poliçesi kapsamında, TTK'da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığı ve ticari dava niteliğinde olduğu için verilen hatalı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hayat sigortasından kaynaklı alacak davasıdır.Somut olayda; davacı banka ile sigortalı müteveffa ... arasında tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesi imzalandığı sırada hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, murisin vefatı nedeniyle ödenmeyen bakiye borcun hayat sigortası poliçesi kapsamında karşılanması için davalı sigorta şirketinden talepte bulunulduğu, sigortalının böbrek yetmezliği hastalığını gizlediği iddiası ile davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine işbu davanın açıldığı açmıştır. Eldeki dava yönünden Tüketici Mahkemesinin mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesinin mi görevli olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesi; "Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde düzenlenmiş, 3. maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine işaret edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1.maddesinde hangi davaların ticari dava olduğu, hangi işlerin ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Uzun Süreli Tüketici Kredisi Grup Hayat Sigortası incelendiğinde; davacı bankanın poliçede dain-i mürtehin ve lehtar olarak yer aldığı, rizikonun gerçekleşmesi halinde dain-i mürtehin ve lehtar olan bankaya ödeme yapılarak, kalan miktar olması halinde sigortalının kanuni varislerine ödeneceği düzenlenmiştir. Bu sebeple dava, halefiyet davası olmayıp, doğrudan dain-i mürtehin lehtar (sözleşmenin alacaklısı banka) tarafından, sigortacıya karşı açılan bir davadır. Davacı banka ve davalı sigortacı şirketinin tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili eldeki davada, davacı bankanın 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici olduğundan bahsedilemeyeceği gibi taraflar arasındaki ilişki tüketici ilişkisi değildir. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekirken, görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/728 E. 2023/826 K. sayılı 09/11/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.3, 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 10/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(Alacak)konusuistinafKaynaklanandereceKredilerdenistanbulVeBankalarcadeğerlendirilmesigerekçesebepleriDavalarmahkemesidüşünüldüTicariKredilikararıKullandırılangereğidelillerinkabulüMevduatlardan

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim