SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2024/422 E. 2024/650 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/422

Karar No

2024/650

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/422

KARAR NO: 2024/650

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/316

KARAR NO: 2023/937

KARAR TARİHİ: 14/12/2023

DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

KARAR TARİHİ: 08/05/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı asil dava dilekçesi ile; davalı kooperatif ile aralarında husumet olduğunu, üyeliğinin kendisine iadesi konusunda Kadıköy 1. Asl. Tic. Mahkemesi 2000/478 2001/1042 K. Sayılı ilamı davalı kooperatife 04.03.2010' de tebliğ edildiği ve 20.03.2010'da kararın kesinleştiği ancak mahkeme kararı kesinleşmeden önce davalının, kendisine gönderdiği ihtarnamelerle 2. Kez kooperatife olan borcu nedeni ile üyelikten çıkarıldığını, bu arada yaşadığı önemli sağlık sorunları nedeni ile yasal yollara başvuramadığını, davalı kooperatifin kooperatif üyeliği ile ilgili 2.250,00 TL para yatırdığını, ameliyat sonrası olumsuzluklar nedeniyle bu parayı ihtirazi kayıt şerhi ile tahsil ettiğini, davalı tarafın hileye dayalı kötü niyetli eylemleri olduğu iddiası ile öncelikle kooperatif üyeliğinin iadesi, üyeliğin iadesi yasal açıdan mümkün değilse kaaperatife ödediği toplam para, artı üstlendiği şantiye şefliği ile ilgili TUS bedeli dahil tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının 05.02.2000 tarihinde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği noktasında hak düşümü süreler bakımından zamanaşımına uğramış olduğunu, çelişkili, belirsiz, somut bir belge olmadan tasfiye aşamasındaki kooperatiften maddi çıkar sağlamak için açılan dava dilekçesinin HMK'nın 119/1. maddesinde bulunması gereken zorunlu unsurlarda eksiklik bulunduğu için reddine karar verilmesini talep ettiklerini, TUS çalışmasının gerçeğe aykırı olduğunu, kooperatifin o yıllarındaki belgelerde böyle bir iş sözleşmesi bulunmadığını, böyle bir alacak olsa bile zamanaşımına uğradığı noktasında kabul edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Somut uyuşmazlıkta; Davacı ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle davalı kooperatif tarafından, davacı aleyhine 14/04/2005 tarihli ve 29/04/2005 tarihli ihtarnamelerin keşide edildiği, 07/06/2005/416 tarih ve sayılı yönetim kurulu kararı ile; davacının borçlarını verilen süre içerisinde ödememesi sebebiyle ihraç edilmesine karar verildiği, bahse konu yönetim kurul kararının Kadıköy ... Noterliği'nin 08/06/2005 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı yana 09/06/2005 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntısı verilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise; çıkarma kararının ortağa tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal üç aylık süre dolduktan sonra dava açıldığı, çıkarılma kararının tebliğine rağmen üç aylık süre içinde dava açılmadığı ve genel kurula da itiraz edilmediği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının iddia ettiği alacaklara ilişkin uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle BK. 125. maddesi (6098 sayılı BK.'nun 146. maddesi) gereğince 10 yıldır. Ayrıca zamanaşımı, borcun muaccel olduğu ya da, ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar. Davacının iddia ettiği alacaklarının 2000 yılı ve öncesine dayandığı bu nedenle dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğramış olduğu anlaşılmakla davacının alacağa yönelik talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine " karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı asil yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde ; davalı kooperatifin, tarafımı ortaklıktan ihraç ettiği tarihte kooperatif ortağı olmadığından, tarafına gönderilen ihraç işlemi geçerli olmadığını, her ne kadar daha önceki ihraçla ilgili açılan mahkeme kararı kesinleştirilmeden davacının yeni bir ihraç işlemi yapmış olması nedeniyle bu ihraç işleminin yok hükmünde olduğunu, kaldı ki mahkeme kararının kesinleşmesiyle ortaklığının yeniden başlayacağını, bu nedenle kesinleştirme kararından sonra yeni bir borç bildirimi halinde hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağını, davacı tarafın "TUS" alacağına istinaden bir miktar paranın, banka hesap numarasına göndermesiyle alacağı yönünden zamanaşımı kesildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali, olmadığı takdirde ödemiş olduğu bedelin tespiti ile iadesine o da olmadığı takdirde munzam zararın tahsile istemine ilişkin ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16.maddesinde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içerisinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içerisinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içerisinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir..." hükmü düzenlenmiştir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı kooperatifçe toplam 56.482,50 TL aidat ve gecikme zammından kaynaklanan borcun ödenmesi için davacıya, Kadıköy ... Noterliğince gönderilen 14/04/2005 tarihli 1. Ve 29/04/2005 tarihli 2. ihtara rağmen verilen süre içerisinde borcun ödenmediğinden bahisle davalı kooperatif yönetim kurulunun 07/06/2005 tarih 416 sayılı kararı gereği davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, kararın Kadıköy ... Noterliğinin 08/06/2005 tarihli ihtarı ile 09/06/2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı ve genel kurula da itiraz edilmediğinden ihraç kararının iptali istemli açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı asil, her ne kadar daha önceki ihraçla ilgili açılan mahkeme kararı kesinleştirilmeden davacının yeni bir ihraç işlemi yapmış olması nedeniyle bu ihraç işleminin yok hükmünde olduğunu, kaldı ki mahkeme kararının kesinleşmesiyle ortaklığının yeniden başlayacağını, bu nedenle kesinleştirme kararından sonra yeni bir borç bildirimi halinde hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağını ileri sürmüş ise de önceki ihraca ilişkin alınan davalı kooperatif yönetim kurulunun 05/02/2000 tarih ve 215 sayılı 05/02/2000 tarihli kararı, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mah. 09/10/2001 tarih 2000/478 E. 2001/1042 K. Sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, dolayısıyla kesinleşmiş bir ihraç kararı bulunmadığından davacının kooperatif üyeliği devam etmesi nedeniyle yeni bir ihraç kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Mali Müşavir bilirkişisinin 07/07/2023 tarihli raporunda " Davacının 10.06.2022 tarihli dilekçesinde davalı kooperatife yaptığı ödemeleri listelediği ve toplamda 2.302.013,- TL (1.1.2005 den itibaren liradan altı sıfır atılması ile 2302,- TL) ödeme yaptığını beyan ettiği görüldüğü, yine dosya içeriğinde mevcut belgelerle kooperatif yönetiminin davacıya 2250, TL ödeme yaptığı davacının da bu ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul ettiği izlendiği, bilindiği üzere ihraç kararı sonrası taraflar arası sözleşmenin sona ermesi ve tasfiye aşamasına girmesi nedeni ile çıkarılan ortağa çıktığı yılın bilançosuna göre sadece ödediği aidatların faizsiz toplamından o yılın bilançosuna göre o yılın masraflarından ortağa düşen miktar düşüldükten sonra katan tutar ödeneceği, Kooperatif yönetimince yapılan ödemenin de bu kapsamda yapıldığı görüşüne varıldığı" bildirilmiştir. Kooperatiften çıkan ve çıkarılan ortaklarla ilgili hesaplaşma Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca yapılır. Bu maddelere davacının alacağı ayrıldığı yıl bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan 1 ay sonra muaccel olur ve bu ödeme 3 yıla kadar ertelenebilir. Erteleme halinde muacceliyet ertelemesinin son bulduğu tarihte oluşur. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçıların alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş (5) yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alacak talebi yönünden yapılan tüm ödemeler 2000 yılı ve öncesine dayandığı, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç kararı 09/06/2005 tarihinde tebliğ edildiği üç aylık sürenin dolmasıyla kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu itibarla kooperatif üyeliği nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebin 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması, üstlendiği iddia olunan şantiye şefliği ile ilgili TUS bedelinin tahsili talebinin 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı asilin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınan başvuru ve karar harcının hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafÜyeliğinden"tus"delillerinreddinedereceİhraçistanbulKararınındeğerlendirmesigerekçekararısebepleriİptaliKooperatifmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim