İstanbul BAM 45. HD 2024/363 E. 2024/622 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/363
2024/622
8 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/363
KARAR NO: 2024/622
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/682
KARAR NO: 2023/966
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaklaşık 10 yıldan beri davalı ... Hiz. Ltd. Şti. aracılığıyla diğer davalı ... ile düzenli olarak İşyeri Paket Sigorta Poliçesi akdettiğini, düzenli olarak risk mutabakatı yapıldığını primlerin eksiksiz olarak ödendiğini, davacıya ait ... Mah. ... Bulvarı Yüreğir Adana adresinde kain ... adlı eğlence tesislerinde mevcut ... sulu kaydırak sisteminin montajlı olduğu zeminin aşırı yağışlar neticesinde zeminde kayma ve çökme olması ile sistemde hasar meydana geldiğini, poliçe kapsamındaki haklarından yararlanabilmek adına yapmış oldukları başvurunun sigorta şirketi tarafından değerlendirilmediğini, dava konusu olayda olağanüstü aşırı dönemsel yağışlar baskını nedeniyle toprak çökmesi meydan gelmiş olduğundan yangın sigortası genel şartlarından yer alan yer kayması klozunda da açıkça görüleceği gibi hasar ile teminat kapsamı altında olduğunu, tüm bu nedenlerle ... nolu poliçe kapsamında davacı şirket nezdinde meydana gelen hasarın ve bu hasar nedeni ile munzam zararlar dahil olmak üzere maddi zararın tespitine ilişkin belirsiz alacak davası taleplerinin kabulüne, mahkemece tayin ve takdir edilecek maddi tazminat miktarı yönünden davanın ıslah edeceklerinden tespit edilecek tazminatların davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinde özetle; kuruluşlarının bir sigorta şirketi olmadığını, davcının muhatabının poliçeyi tanzim eden ... A.Ş olduğunu, şirketlerinin sadece davacı firma ile ... A.Ş arasındaki sigortaların yapılmasında aracılık ettiğini, davacı ile sigorta şirketi arasında kurulmuş olan sigorta sözleşmesi nedeniyle taraf olmadıkları hukuki ilişki nedeniyle davadaki talepler bakımından vekaleten veya asaleten sorumlu olmadıklarının ve davanın reddine karar verilmesini mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; somut olayda toprak katmanının çökmesi ve kaymasına bağlı olarak meydana geldiğini,bir riziko ve hasar söz konusu olmadığı için, yer kayması klozunun işlerlik kazanabilmesinin mümkün olmadığını, diğer taraftan sigorta sözleşmesinin sigortalının menfaatine zarar verebilecek tehlikelere karşı yapıldığını, sigorta sözleşmesinin temel unsurlarından biri olan rizikonun zarar verme özelliği olan olayların gerçekleşme ihtimali olarak tanımlandığını, dolasıyla sigorta sözleşmesinin gerçekleşme ihtimali olan tehlikeli durumlara karşı tesis edildiğini, ayrıca yer kayması klozunun bağlı olduğu yangın sigortası genel şartlarının B 4.4 maddesine göre yangın çıkarmaksızın sigortalı şeylerin kendi ayıplarından mayalanmalarından kaymalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle uğradıkları zararların teminat dışı kabul edildiğini, her durumda ... kaydırak sisteminin sağlamlaştırılmasına güçlendirilmesine ve zemindeki kaymayı önlemeye yönelik dolaylı zararlardan davalı ... şirketinin sorumlu olamayacağını, tüm bu nedenlerle 6100 sayılı HMK 109/2 maddesi gereğince alacak belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacağı için davacının taleplerinin reddini her durumda teminat dışı hasara istinaden açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini yargılama ücreti ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı vekilince dava dilekçesinde davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında düzenlenen işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklı olarak 27.06.2012 tarihinde meydana gelen hasarın ve bu hasar nedeniyle (zararın ne kadar tadilat bedeli ile işçilik dahil ve ne kadar sürede giderilebileceği) munzam zararda dahil olmak üzere maddi zararın tespitine ilişkin davanın açıldığı belirtilmekle, dava konusunun belirsiz alacak davasının oluşturduğu zira belirtilen tüm zarar kalemlerinin dava açıldığı anda belirli ya da belirlenebilir olmadığı bir yargılamada yapacağı tespitlerde bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulabileceği anlaşılmakla davanın belirsiz alacak davası olduğu ve davanın açılmasıyla zamanaşımının kesildiği, davalının ıslaha karşı yapmış olduğu zamanaşımı itirazının 13/12/2022 tarihli celsede ara karar ile reddine karar verilerek yargılamaya devam edildiği, davacının sunmuş olduğu 27/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde dava dilekçesinde talep etmiş oldukları ve atiye bırakılan munzam zarar kaleminin 100-TL'lik bir alacağa ilişkin olduğu, şu halde 33.530-TL'lik maddi tazminat ve ziyan kalemine ( 100-tl'lik munzam zararı atiye bırakınca bakiye kalan miktara) davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 27.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek bankalar arası uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği yine davacının atiye bırakmış olduğu munzam zarar ilişkin talebinin tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşıldığıdan bu talep bakımından hüküm tesis edilmesine gerek olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olduğu ve davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, istinaf kaldırma ilamı öncesinde yapılan yargılama soncunda alınan bilirkişi raporlarının usulüne uygun olduğu ve yine aynı gerekçelerle davacının maddi tazminat talebinin atiye bırakılan munzam zarar talebinin düşülmesi ile ...yönünden kabulü ile 33.530,00 TL tazminatın 13/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti. Yönünden reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin meydana gelen hasarda kusuru bulunmadığı, belediyeden gelen yazıda zemin dolgusu ile ilgili projeye rastlanılmadığının belirtildiği ve yağmur sularının toplayıcı kanal sisteminin bulunmadığının tespit edildiği, davacının ihmalleri ve tesisin yıllık bakıma ilişkin faturaları bulunmadığından meydana gelen hasardan davacının sorumlu tutulması gerektiği, bu haliyle zararın poliçe teminatı dışında kaldığının açık olduğu, günlerce süren yağışın bitimine yakın davalıya haber verilmesi nedeniyle de zararın artmasına sebebiyet verildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, işyeri şirket sigorta poliçesi kapsamında kullanıldığı iddia olunan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2014/87 E. 2021/527 K. sayılı ilamı ile davalı ... Şti.'ye yönelik açılan davanın reddine, davalı ... şirketine açılan davanın ise kabulüne dair karar verilmiş olup iş bu karara yönelik davalı ... ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının ''... Davacı vekiline tekrar iki haftalık kesin süre verilerek dava dilekçesine konu taleplerin kalem kalem ayrıştırılması aksi takdirde ise, dilekçesinde ayrıştırma yapılmadığı için her zarar kalemi için eşit miktarlar üzerinden talepte bulunulduğu kabul edileceği belirtilmelidir. Aynı zamanda, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin atiye bırakıldığını ve vazgeçildiğini beyan ettiği munzam zararlara ilişkin hüküm tesisi edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde munzam zarar talebinden vazgeçildiği belirtilmiş ise de; mahkemece vazgeçilen bu kısım yönünden herhangi bir hüküm tesisi yoluna gidilmediği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle vazgeçilen kısım yönünden sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacı vekilince sunulan bedel arttırım dilekçesine karşı davalı ... vekilince sunulan beyan dilekçesinde ıslah dilekçesine ilişkin taleplerin zaman aşımına uğradığı belirtildiğinden öncelikle yukarıda yazılı bilgiler ve davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı nazara alınarak davalı vekilinin zaman aşımı defi iddiasının karşılanması gerekmektedir. Bu yönüyle talebin olumlu/olumsuz karara bağlanması gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 ve 355. maddeleri gereğince dosyanın mahkemesine iadesine'' dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yukarıda belirtilen kaldırma kararına istinaden davacı tarafa dava dilekçesinde konu edilen zarar kalemlerinin ayrıştırılması için süre verilmiş ve maddi tazminata ilişkin ileri sürülen zaman aşımı defi'nin reddine dair karar verildiği belirtilerek, davalı ... Şti.'ye yönelik açılan davanın reddine, davalı ... şirketine açılan davanın ise kabulüne dair karar verilmiş ve işbu karara yönelik davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında düzenlenen 01.08.2011 başlangıç tarihli işyeri paket sigorta poliçesinde ... mahallesi ... Bulvarı ... tesisleri Yüreğir/Adana adresinin riziko adresi olarak belirlendiği, hasarın 27.06.2012 yani poliçe dönemi içerisinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları: Davalı ... şirketince düzenlenen yangın hasar ekspertiz raporunda; Seyhan nehri yatağı kıyısında bulunan işletmenin kurulu olduğu arazide ve sulu kaydırak hattının kurulu olduğu dolgun zeminlerde nehir suyunun etkisiyle yeraltı su seviyesinin normalden yüksek olması (2,5 -4 m )dönemsel meydana gelen yağışların zemini suyun doğurması ve alivyon yapılı zemin olmasından dolayı zeminde rijitlik kaybı, yer kaymaları, zaman hareketlerinin meydana geldiğini görüldüğü buna bağlı olarak dolgun zemin üzerinde kurulu olan çevik konstrüksiyon taşıyıcı sistemli sulu kaydırak yapılarında, taşıyıcı sistemlerinin bağlantı noktalarında eksenden kayma açılma ve deformasyon ve kaydırak sisteminde çökme deformasyon ve kaydırak sisteminin üzerine kurulu olduğu betonarme temellere bağlantı noktalarında ayrıca açılma şeklinde hasarlar olduğunun tespit edildiği belirtilmekle, meydana gelen hasarın teknik sebebi konusunda uzman kişilerce tespit yaptırılması konusunda sigortalıya talimat verildiği ve tesisin yaz döneminde faaliyette olması sebebiyle bu çalışmanın ancak 26.09.2012 tarihinde sonuçlanacağının öğrenildiği, mevcut olan ... İnşaat tarafından yapılan jeolojik gözlemsel etüt raporunda da belirtilen hasar nedenlerinin yapılan kısa çalışmalarıyla örtüştüğü, yani meydana gelen hasarın sebebinin yer kayması olduğu ve makine tesisat (...) hasarı nazara alındığında toplam 134,797.99 USD olduğu, 4.972,93 sovtaj bedelinin düşümü ile toplam tazminat tutarının 129,825.06 USD (1.809,80 TL) toplam tazminat tutarı 234.957,39 TL olarak tespit edilmiştir. İnşaat mühendisi sigorta eksperi ... tarafından düzenlenen teknik ekspertiz raporunda: tesisin kapsamında beyaz renkli açık sistem ile siyah renkli kapalı (black hole/kara delik) kaydırak sistemin bulunduğu, hasar gördüğü bildirilen kapalı sistemin doğru yapılarak oluşturulmuş ortalama 15 m yüksekliğindeki tepenin güneybatıya bakan yamacı üzerine oturtulduğu, black hole olarak anılan kaydırak sisteminin üzerinde birikmiş olan gerilimlerin alındıktan sonra dikmelerin temel yapıları ve temelinde olan bağlantıların kontrol edileceği, gereken onarım ve güçlendirmelerin yapılacağı, ayrıca 15 yıldır kullanıldığı dikkate alındığında özellikle dikmelerin temellere bağlantılarında korozyon – paslanma ve çürüme olup olmadığını da kontrol edilmesi gerektiği, sigorta konusu tesisteki sorunların giderilebilmesi için ... A.Ş.'nin teklifinin KDV hariç toplam 60.000,00 TL olduğu piyasa rayiçleriyle bu bedelin uygun olduğu, sistemin kurulduğu dolgu şevinde yer kayması mekanizmasının varlığını ortaya koyan bir emare ve hasarın görülmediği ve özetle kaydırak sisteminin kullanım sürecinde oluşan deplasman ve deformasyonların sonucu hasarlar oluştuğu, bu itibarla 60.000,00 TL’nin teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nce Adana Meteoroloji İstasyonu'na ilişkin kayıtların bir örneği mahkemeye gönderilmiş yapılan incelemede 21.06.2012 ve 22.06.2012 tarihinde havanın yağmurlu olduğu, yoğunluğun orta kuvvette olduğu, 28.06.2012 tarihinde ise havanın yağmurlu olup yoğunluğu kuvvetli olduğu belirtildiği anlaşılmıştır. ... A.Ş. tarafından mahkemeye gönderilen yazı cevabında; ... projesinde dolgunun kendileri tarafından yapılmadığı, Büyükşehir Belediyesi'nce önceki yıllarda yapıldığı ve proje kapsamında herhangi bir dolgu işleminin yapılmadığı belirtilmiştir.Yüreğir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilen müzekkere cevabında; yapılan incelemedE, Yüreğir İlçesi ... mahallesi ... ada ... nolu parselde ... mevcut olduğu, ... ada ... parsele (... parselin ... nolu parselin ifrazı sonucunda oluştuğu belirtilmekle) 29.12.1998 tarih ve 17-14 sayılı yapı ruhsatının verildiği ve ruhsat ekinde zemin dolgu projesine rastlanılmadığı belirtilmektedir. ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'nce verilen cevabi yazıda, 01.06.2012-01.07.2012 tarihleri arasında gelen suyun maksimum kodu olan 21,65 m seviyesine kadar tutulduğu en fazla 21,30 m seviyesine düşünceye kadar elektrik üretimi yapıldığı ve bahsi geçen tarihlerde su seviyesinin 21,30 m’nin altına düşmediği belirtilmektedir. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucunda 17.04.2015 tarihinde jeoloji, inşaat mühendisi bilirkişileri bir hukuk uzmanı bilirkişisi eşliğinde mahallinde keşif yapılmış, düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu poliçede poliçenin 3. sayfasında'' ek teminat'' başlığı altında yer kayması rizikosu için teminat verildiği, sigortalının binanın inşa edilmiş olduğu arsada veya civarında vuku bulan yer kayması veya toprak çökmesi sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar ile sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararların teminata ilave edildiği ,dava konusu rizikonun toprak çökmesi şeklinde gerçekleştiği ve bu haliyle uyuşmazlık konusu hasarın poliçenin teminatı kapsamında kaldığı, ancak yapılan değerlendirmede sigortalı ... sisteminde izah edildiği üzere bakımsızlık ve eksikliklerin mevcut olduğu (inşaat mühendisliği yapılan tespite göre dolgu üzerinde oturtulmuş kaydırak sisteminde kademeli şekilde beton – briket duvarlı set yapılmış olurken ana dikmelerin bu set türü kademelerin üzerine yapılmış temeller olduğu görülürken, bazılarının altında açıklıklar bulunduğu, en sonunda taş duvarlı kademede ise duvar arkası dolgu malzemenin genleşme ve tazyikiyle yarılmalar görüldüğü, doruk kısmında ayrıca yağmur sularının toplayıcı kanal sisteminin bulunmadığı, kaydırak sisteminin tüm bağlantılarının ana ve tali dikmelerin bazılarında bağlantı plakalarında civatalar da görüleceği üzere esneme ve ayrışmanın görüldüğü, bu durumun sistemin hareketinin yarattığı esnemenin kısmi çökme hareketinin sonuç emaresi olduğu ve mavi boyanın tüpün üst kısmında tüpün kendinde çökme oluştuğu ve sonuç olarak sigortalı ... sisteminde belirtilen bakımsızlıklar ve eksikliklerin mevcut olduğu, rizikonun gerçekleşmesinde %25 etkisinin bulunduğu, sigortalı ... sisteminin zeminde gerçekleşen yer kayması konusuna uygun şekilde gerçekleşen toprak çökmesi olayının ise rizikonun gerçekleşmesinde %75 etkili olduğu) sigortalının ... sisteminde izah edilen eksiklikler nedeniyle rizikonun gerçekleşmesinde %25 etkisinin bulunduğu tespitinden sonra toplam hasarın %25’lik kısmının yangın sigortası genel şartlarında a. 4.4 maddesine göre ve yer kayması rizikosunun teminat dışında kalan haller başlıklı maddesinin 2. Bendine göre teminat dışında kaldığının kabul edilmesi gerektiği ve sigortalıya rizikonun gerçekleşmesinde %25 oranında kusur verilerek bu kusurun düşürülmesinin söz konusu olmadığı , esasen sigortalı şeyin kendi ayıbı nedeniyle hasarın %25’lik kısmı için genel şart ve kloz hükümlerine göre teminatsızlık halinin mevcut olduğu ve buna göre, kadraj sisteminin üzerine oturmuş olduğu dolgu kısmın tekniğine göre oluşturulmuş ve yapılmış özellikte olmadığı, dolgu üzerine oturtulmuş tesisin dik kümelerinin bağlantı ana temeller bu temellerin oturmakta olduğu kademeli kısımların yeterli teknik şekilde oluşturulmadığı, dolgu üzerinde gelecek yağmur sularının tahliyesi için gereken teknik işleme rastlanılmadığı, böylece yağmur suları devamlı dolgu tarafından bünyeye alınmış olması ile dolguda yapısal gevşeme oluştuğu ve zeminde çökmeler ve sistemin ağırlığı ile hareketlenmelerin oluştuğunun görüldüğü, incelenen yerde jeolojik yönden yeraltı suyu tablasının yüksek olduğu, yani tetiklemesi sebebiyle ani oturma ve çökme yapabileceği nazara alındığı ve sonuç olarak bakımsızlıklar nedeniyle rizikonun gerçekleşmesinde %25’lik etkisinin bulunduğu, sigortalı sistemin zeminde gerçekleşen yer kayması klozuna uygun şekilde gerçekleşen toprak çökmesi olayında rizikonun gerçekleşmesinde %75 etkili olduğu, kurulan sistemin yeniden güvenli şekilde geçirilmesi için yapılacak tadilatlar masrafı hesaplanmış olup buna göre davacının davalı ... şirketinden talep edebileceği sigorta tazminat tutarının KDV dahil 33.630,00 TL ''Hasar toplamı= 10.000,00 TL (4 adet ana taşıyıcı dikmelerinin temellerinin güçlendirilmesi için yeniden kalıba alınıp çevresi ile betonlanıp güçlendirilmesi)+ 20.000,00 TL (kaykay sistemindeki 3 adet taşıyıcı dikmelerin temel ve tüp borularının bağlantı yerlerinin masraf bedeli)+ 2.500,00 TL (zeminin temizliğinin yapılması ve temeller çevresine yağmur sularının drenaj edilmesi sistemi yapılması masrafı)+15.000,00 TL kaydıraktaki fiberglas türden oluşan tüpün zarar 2 kısmının değişimi için masraf olmak üzere 47.500,00 TL; 47.500,00 TL +%75 toprak çökmenin etkisi 35.625,00 TL +%20 kıymet kazanma tenzili 35.625,00 TL -7.125 TL 28.500,00 TL + %18 KDV 28.500,00 TL+ 5.130 TL olmak üzere 33.630,00 TL'' olduğu görüşü ve tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi heyetine düzenlenen ek raporda ;kök raporda yer alan bilgiler tekrar edilerek sigorta tazminatının KDV dahil 33.630,00 TL olduğu belirtilmiştir.Talimat mahkemesince inşaat mühendisi, jeoloji yüksek mühendisi ve sigortalarında uzman bilirkişiden oluşan yeni bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmış olup düzenlenen raporda, hasar sonrası yapılan onarım ve tahsilata ilişkin ya da yaz – kış bakımına ilişkin fatura veya parça değişimi durumunun sunulmadığı, dolayısıyla bu bakımsızlık ve eksikliklerin daha önceki rapordan farklı bir tespit yapılması için farklı verilerin bulunmadığı, kusur oranı olarak değil sigorta edilen şeyin kendi ayıbı nedeniyle hasarın bu yüzde oranında teminat dışı kalmasını söz konusu olduğu, ihmal dolayısıyla meydana gelen bakımsızlık ve zemin çalışmasının teknik ve idari olarak prosedüre uygun yapılıp yapılmaması hususunda bu oran içerisinde dahil tutulduğu, toprak kayması veya çökmenin nedenlerini olayın yaşandığı zemine göre farklılık gösterdiği ve değerlendirilmesinin son derece karmaşık risklerden olduğu, olay tarihinde yoğun yağışların tespit edildiğinde açık olduğu belediyeden gelen yazıya göre 29.12.1998 tarihinde yapılmış olabileceği, yapı ruhsatı ekinde ise dolgu projesine rastlanılmadığı, ayrıca yer kayması ve çökmesi tanımı üzerinde bir uyuşmazlık olması halinde sigorta akdinde yeterli derecede tarif edilmemiş ise, riziko bu olayın bilimsel tanımına göre tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda; zeminin dolgu olması, yeterli sıkıştırmanın yapılmadığı ve yağan yağmur sularının yeterli drenaj edilmediği, temel altlığının da bu durumdan etkilendiği, aşırı yağışın etkisiyle zeminde kısmi kayma ve çökme oluştuğu, taraflar arasında düzenlenen poliçenin ek teminat harici başlığı altında ek teminatların dahili su, fırtına …yer kayması risk rizikosunu kapsadığı, teminat dışı kapsamında kalan haller olan ... sistemindeki bakımsızlıklar ve eksikliklerin rizikonun gerçekleşmesine %25 etkisinin bulunduğu, dolayısıyla temellerin zeminin sağlamlaştırılmasına yönelik 4 adet ana taşıyıcı dikmelerin temellerinin güçlendirilmesi ve diğer temellerin bakımı için hesaplanan 10.000,00 TL’lik masraf bedelinin, temeller çevresinde yağmur sularının tahliye drenaj edilmesi sistemi yapılması masrafı olan 2.500,00 TL’nin, kaydıraktaki fiberglas türden oluşan tüpün 5.000,00 TL’lik bedelinin dava konusu ... sisteminin kullanılır hale gelmesi için yapılması gereken masraflar olduğu, rizikodan önceki haline göre daha bakımını ve iyi hale gelmekle kıymeti kazanacağı ve toplam tazminat tutarından %20 kıymet tenzilatı yapılacağı ve buna göre yapılan hesaplamada - toprak çökmesinin etkisi 47.500,00 TL X% 75 = 35.625,00 TL Kıymet kazanma tenzili 35.625,00 TL X % 20= 7.125,00 TL nazara alındığında 28.500,00 TL +%18 KDV olmak üzere toplam 33.630,00 TL olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Davacı tarafça kaldırma kararından sonra mahkemeye sunulan beyan dilekçesinde, dava dilekçesinde dava konusu yapılan ve atiye bırakılan miktarın 100,00 TL olduğu, 33.530,00 TL'lik maddi tazminatın sigorta şirketinin başvuru tarihi olan 27.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.Yargılamayı yapan mahkeme tarafından, dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararına istinaden, 19.12.2023 tarihli içerse de davacının atiye bıraktığını belirttiği munzam zarar talebinin istinafa konu iş bu dava dosyasında tefriki ile mahkemenin ayrı esasına kaydedilmesine dair karar vermiştir. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi - Talep sonucunun artırılan kısma yönelik zamanaşımı defi incelendiğinde; Rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin 1420. maddesi genel kural olarak sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. Aynı Kanunun 1446. maddesinde, sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, 1427/2. bendinde, sigorta tazminatı veya bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı düzenlenmiştir. Somut davada, davacı işyeri sigorta poliçesine dayalı olarak 27.06.2012 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle oluşan maddi tazminat bedelinin tahsilini davalılardan talep etmiş olup, belirsiz alacağa konu edilen iş bu zarar talebi yönünden, dava konusu edilen miktar gerekse talep artırımı ile yükseltilen miktarlar bakımından zamanaşımı dava tarihi (12.03.2014) itibariyle kesilecektir. Bir başka ifadeyle, zamanaşımı definin ileri sürülmesi durumunda, dava edilen ve artırılan miktarlar bakımından, dava tarihi itibariyle zamanaşımı değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. Davanın 6102 Sayılı TTK'nin 1420. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmakla, davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Bu yönüyle mahkemece zaman aşımının gerçekleşmediği yönündeki tespitin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. -Davacının meydana gelen hasarda ve zararın artmasında kusurlu olduğu yönündeki itirazın incelenmesi: Somut davada, düzenlenen bilirkişi raporları ve tespitler nazara alındığında, dava konusu rizikonun toprak çökmesi şeklinde gerçekleştiği, hasarın oluşunda inşaat mühendisi bilirkişinin yaptığı tespitler ışığında sigortalı Black Hole sisteminde eksiklikler ve arızanın bulunduğu (dolgu üzerinde oturtulan kaydırak sisteminde temelinde açıklıklar olduğu, doruk kısmında yağmur sularının toplayan sistemin bulunmadığı, kaydırak sisteminde bağlantı plakalarında yer alan civatalar üzerinde esneme ve ayrışmanın olması gibi), Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazılı cevap uyarınca 98 yılında yapı ruhsatı verilen yere ilişkin olarak ruhsat ekinde zemin dolgu projesinde rastlanılmadığı tespit edilmekle, kaydırak sisteminin kullanımı süresince oluşan deformasyonlar sonucunda oluşan hasarda davacı sigortalıya rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle %25 oranında kusur izafe edilmesinin yerinde olduğuna karar vermek gerekmiştir. İş bu nedenle; toplam hasar bedeli olan 47.500,00 TL zarar bedelinden kusur oranı (%25), kıymet kazanma tenzilinin tenzili ile (KDV dahil olmak üzere) belirlenen 33.630,00 TL tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 573,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 145,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.08.05.2024
MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir. Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı", 1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19