SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2023/1982 E. 2024/60 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1982

Karar No

2024/60

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1982

KARAR NO: 2024/60

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/829

KARAR NO: 2023/489

KARAR TARİHİ: 22/06/2023

ASIL DAVADA

DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Birleşen İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/780 ESAS, 2022/789 K. sayılı Dosyası;

BİRLEŞEN DAVADA

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

KARAR TARİHİ: 17/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... no'lu işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan ...'ya ait ... Cad. ... Sok No: ... Eyüp/İSTANBUL adresinde bulunan işyerinde 26/08/2012 tarihinde sigortalı binanın yan tarafından bulunan davalıya ait işyerinin su tesisatının patlaması nedeniyle hasar meydana geldiğini, hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine gerekli tahkikat başlatıldığını ve sigortacılık kanunu 22. maddesi uyarınca hasar ve kusur durumunun tespit için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, sigortalı işyerindeki toplam hasar bedelinin 11.830,00-TL olduğunun tespit ve rapor edildiğini, müvekkili şirket sigortalısının hasarının tamamının 01/10/2012 tarihinde ödediği ve kusurlu davalının TTK. 1301 maddesi hükmü ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduğu 11.830,00-TL'yi ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden talep edildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptaline ile takibin devamını, davalıların haksız itirazları nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, davaya konu işyerinin sahibinin ... olduğunu, husumetin bu şahsa yöneltilmesi gerektiğini, zarara sebep olan su tesisatının apartman geneline ait olduğunu, zarara sebep olan durumun müvekkilinin iradesi dışında meydana geldiğini, zararın sebebi ile ilgili müvekkilinin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir veri delil bulunmadığını, davacının zararının ve zarara uğrayan ürünlerin gerçekten varlığına ilişkin uzman bilirkişice hazırlanan herhangi bir raporun bulunmadığını, likit olmayan bir alacak için inkar tazminatı istenmesinin yerinde olmadığını, bu sebeplerle haksız / hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/780 E. 2022/789 K. SAYILI DOSYASINDA;

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu, müvekkili şirket nezdinde ... nolu iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...'na ait "... Cad. ... Sk. No:... Eyüp İstanbul" adresinde bulunan iş yerinde 26/08/2012 tarihinde sigortalı binanın yan tarafında bulunan davalıya ait iş yerinin su tesisatının patlaması nedeni ile hasar meydana geldiği, hasarın kaynağı taşınmazın kiracısı olan ... aleyhine 16/01/2014 tarihinde İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/23 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dosya görevsizlik kararı ile İstanbul 10. ATM'nin 2021/829 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiği, İstanbul 10. ATM dosyasında alınan 07/09/2022 tarihli raporda hasar sorumlusunun taşınmaz maliki olduğu tespit edildiği, taşınmaz maliki ...'nun ise vefat ettiği, davalı mirasçılarına karşı takip başlatıldığı ve itiraz üzerine davanın ikame edildiği, arz ve izah edilen nedenler ile dosyanın İstanbul 10.ATM'nin 2021/829 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa verilmesini arz ve dava etmiştir.

CEVAP Davalılar ... ve ...'na vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, olay nedeniyle müvekkillerinin bir kusurunun bulunmadığını, hasarın kiracının kusuru ile gerçekleştiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davanın davacı sigortacının dava dışı sigortalısına davaya konu hasardan dolayı uğradığı zararın ödenmesi nedeniyle asıl dosya ve birleşen dosya davalılarından rücuen tahsil için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında; kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ve daha önce alınan raporlar, davalı asilin 26/05/2022 tarihli duruşmasındaki beyanı ve bu beyanda keşif tutanağındaki yeni tesisat yaptırdığına dair beyanı açıklatıldığında bu tesisat yaptırma hususunun davaya konu hasar gerçekleştikten sonra yaptırdığı, gelen ustanın tesisatı sökmediği, bahsi geçen tesisatın iptal edilmediği, yeni tesisat yaptırmadığı, kiracı davalının dava konusu olaydan önce tesisat tamiri de yaptırmadığı dikkate alındığında kullanılan mecura zarar vermediği, meydana gelen su patlamasının kiracı davalı ...'in kullanımından kaynaklanmadığı, hasarın meydana gelmesinde taşınmazın tesisatında problem olduğu kanaatine varılmakla 7 nolu bağımsız bölümün kat maliki ... olduğundan kat maliki olmayan davalıya karşı icra takibi ve akabinde işbu davanın açılamayacağı anlaşılmış olup asıl davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Diğer yandan meydana gelen hasarda binanın eski oluşu, tesisatın zamanla yıpranması sonucunda hasarın oluşabileceği dikkate alınarak bu hasardan kat malikinin sorumlu olduğu, kat maliki ...'nun vefat etmesi sebebiyle mirasçılarına karşı rücuen tahsil talebi için icra takibi yapılabileceği ve işyerinde meydana gelen hasarın raporda belirtildiği üzere 11.830,00-TL olduğu anlaşılmakla birleşen dava İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/780 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına karar verilmiş, ayrıca birleşen dosyada icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; (1)Asıl davanın husumet nedeniyle reddine,(2)Birleşen dava İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/780 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, (3)Alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada davalı kiracı yönünden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, davalı yapı maliki ile kiracının sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı belirtilmiştir. 2-Davalılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Birleşen dava yönünden istinaf yasa yoluna başvurulduğu, davanın zamanaşımına uğradığı, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmediği ve bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava; davalı ...'a ait işyerinin su tesisatının patlamasından kaynaklı olarak sigortalı işyerinde oluşan hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen davada ise; hasar sorumlusunun taşınmaz maliki olduğu tespit edildiğinden, taşınmaz maliki olan ...'nun vefat etmiş olması sebebiyle mirasçılarına karşı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. İstanbul 10.ATM tarafından yapılan yargılama sonucunda davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalı ...'e husumet yöneltilerek açılan davada 2019/693 esas 2021/188 karar sayılı ilamı ile davanın pasif ehliyeti bulunmadığından reddine dair karar verilmiş olup, iş bu karara yönelik davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2021/1384 E 2021/1243 K sayılı ilamı ile ''...Ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu karşılaştırıldığında; her iki raporda çelişki bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/745 E. 2020/7620 K., 2020/3528 E. 2020/6614 K. sayılı ilamlarında da ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu takdirde bu çelişkinin giderilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu haliyle, çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece öncelikle 7 no lu bağımsız bölüme ilişkin düzenlenen kira sözleşmesi öncelikle dosya arasına alınmalı, bilirkişi raporunda belirtilen ve davalının keşif esnasında su tesisatı sorununun yeni tesisat çekilerek kendilerince yenilendiği ve sorunu ortadan kaldırır yönündeki beyanı uyarınca HMK 31 maddesi uyarınca nazara alınmak suretiyle su tesisatının davaya konu hasardan önce de davalı tarafça yenilenip yenilenmediği konusunda davalı taraftan açıklayıcı beyanda bulunulmasının istenilmesine, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek rapor ya da yeni bir heyetten rapor alınarak, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde, karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,''dair karar verilmiş ve kaldırma kararı uyarınca mahkemece yargılamaya devam edilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... ile ... cad. ... cad. No:... Eyüp/İstanbul riziko adresi yönünden 16.04.2012/2013 tarihlerini kapsayan, İşyeri Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, dava konusu hasar 26.08.2012 tarihinde meydana gelmiştir. Asıl dava dosyasında: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında, davacı tarafından 11.830 TL asıl alacak ve 1.328,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.158,92 TL alacağın tahsili istemiyle 15/07/2013 tarihinde başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emri davalıya 19/07/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince 22/07/2013 tarihinde itiraz dilekçesi sunulmuş ve dava yasal süre içerisinde açılmıştır.

Ekspertiz raporu; Davaya konu hasarla ilgili olarak düzenlenen ekspertiz raporunda özetle; sigortalının 26.08.2012 tarihinde iş yerinin yan tarafında bulunan ...'e ait iş yerinin su tesisatının patladığını ve bu iş yerinden sızan suların sigortalı iş yerinin bodrum katındaki deposuna sirayet ettiğini, depoda bulunan baharat ve aktariye emtiaların ıslandığı, yapılan incelemede sigortalı işyerinde ıslanarak hasarlanan emtiaların çürümeye ve küflenmeye başladığı ve imha edilmesi gerektiği, emtiaların giriş faturalarının değişik bedeller de içerdiğinden dolayı fatura bedellerinin göstermelik bedeller olarak fatura edildiği, maliyet bedelinin olay tarihinde toptan KDV siz satış bedelleri üzerinden hesaplama yapıldığı ve piyasada ortalama kar marjını %60 olduğu, bu haliyle hesaplanan emtiaların toplam bedelinin KDV hariç 11.830,00 TL olduğu, söz konusu hasarla iş yerinin yan cephesindeki davalı ...'e ait iş yerinden sızan suların hasara neden olduğu ve rücu hakkının ...'e karşı kullanılabileceği belirtilmiştir. Tapu kayıtları; Eyüp İlçe Tapu Müdürlüğü'nün 06/04/2015 tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki kayıtlara göre; Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 474,50 m2 alanlı kat mülkiyeti tesis edilmiş taşınmazda; 7 nolu "depolu dükkan" nitelikli 30/460 arsa paylı bağımsız bölümün ...ya ait olduğu,6 nolu "depolu dükkan" nitelikli 30/460 arsa paylı bağımsız bölümün ...'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Hasara sebebiyet veren taşınmaz ise 7 no.lu bağımsız bölümdür.Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporu; İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/23 sayılı dosyasında görüldüğü ve işbu dosyada alınan 05/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya iletilen onaylı projeye göre 7 nolu bağımsız bölüm dükkanın zemin katında temiz su tesisatındaki patlak ve benzeri nedenlerle bitişiğindeki 6 nolu sigortalı dükkanın bodrum katındaki deposuna su akması nedeniyle depoda bulunan baharat, aktariye ürünlerin zarar gördüğü ve kullanılmaz hale geldiği, davalı kullanımdaki dükkanı temiz su tesisatında sorun oluştuğu ancak hangi gerekçeyle gerçekleştiği hususunda bilgi sahibi olunmayan ve 2012 yılında gerçekleşmiş olması sebebiyle net bir şekilde günümüz koşullarında artık tespiti mümkün olmayan bu durum ve koşullar karşısında dosya içerisindeki mevcut belgelerden yararlanarak değerlendirme yapılabileceği, sonuç olarak sigortalı dükkanının zarar gördüğü gerekçesiyle ibraz ettiği faturalardan sadece 6.600,00 TL'nin kabul edilebileceği, bunun %10'un olay öncesi satılmış dahi olabileceğinin varsayımı yani kabulü ile bu miktar düşülmesi sonucu bulunan 5.940,00 TL 'nin maddi zarar olarak kabul edilmesi gerekeceği, yaklaşık 25-28 yıl önce yapıldığı anlaşılan ve tesisatın zamanla yorgunluğu, yıpranması sonucu ortaya çıkmış olabileceği kanaatine varılan hasardan malik sıfatıyla davalı kiracının değil, söz konusu dükkanın tapu kaydına göre maliki olan ... varislerinin sorumlu olabileceği belirtilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporları:Mimar, inşaat mühendisi ve sigorta uzmanı tarafından düzenlenen 07.09.2022 Taahhütlü raporda özetle; davalı vekilinin bina geneline ait olduğu su tesisatındaki sorunun artık apartmanın geneline ait olduğu yönündeki iddiasını kanıtlayacak bir veri bulunmadığı, olaya sebebiyet veren temiz su tesisatı borusunun patlamasına bilirkişi raporunda kiracı tarafından yapılan tadilata göre olup olmadığının önem kazandığı ancak dosyada bunu kanıtlar bilginin bulunmadığı, zira taşınmazla yapılacak tadilatı montaj çalışmalarının kiralayanın bilgisi dahilinde yapılıp/yapılmayacağı eğer çalışmaları esnasında taşınmaza zarar verilmişse bu zararın kiracıdan tahsil edilip edilmeyeceğini kapsayan taraflar arasında tanzim edilmiş kira sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davaya konu 7 numaralı dükkanda boru patlaması sorumluluğunu dükkan malikine ait olduğu ve patlama sonucunda meydana gelen hasarın 11.830,00 TL olarak takdir edildiği ve davacının sigortalısının haklarına halef olduğu belirtilmiştir. Birleşen dava dosyasında: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında, davacı tarafından 11.830,00 TL asıl alacak ve 9.436,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.266,45 TL alacağın tahsili istemiyle 10/08/2021 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Asıl dava dosyasında davalının 26/05/2022 tarihli duruşmada dava konusu olaydan önce tesisatı kendisinin yaptırmadığını, dava konusu hasarın gerçekleşmesinden sonra kiraladığı dükkana su basması üzerine tamirat yapıldığını ancak tesisatın sökülmediğini, bu olayın dava konusu olaydan yaklaşık 2- 3 gün sonra meydana geldiğini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın husumet nedeniyle reddine ve birleşen davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davacı sigorta şirketi vekili tarafından asıl dava dosyası yönünden, ... ve ... vekili tarafından ise birleşen dava dosyası yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Asıl dava dosyası yönünden inceleme; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın, "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile ek madde 1’de, 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir.Mahkemece reddedilen 11.830,00 TL yönünden davacı tarafça kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır. HMK'nin 341/2 maddesi uyarınca dava değeri bakımından karar tarihi itibariyle geçerli olan kesinlik sınırı 17.830,00 TL olduğundan davacının istinaf talep hakkı bulunmamaktadır. 6100 sayılı hukuk mahkemeleri kanunun 346 maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusuyla ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyalarıyla ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.Bu durumda, davacı vekilince kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilmiştir. Birleşen dava dosyası yönünden inceleme;6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.", TBK'nın 73.maddesinde ise; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar." hükümlerine yer verilmiştir.Dava konusu olay 26/08/2012 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafından hasar ödemesi 01/10/2012 tarihinde yapılmıştır.Hasara "komşu işyerinin su tesisatının patlamasının" sebebiyet verdiği yönündeki ekspertiz raporu uyarınca 09/07/2013 tarihinde asıl dosya davalısına karşı icra takibi başlatılarak, 16/01/2014 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Asıl davada, davalı vekili cevap dilekçesinde söz konusu işyerinin sahibinin müvekkili olmadığını belirterek, husumet itirazında bulunmuş, davaya konu işyerinin sahibinin... olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece malik araştırmasına yönelik tapu müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 06/04/2015 tarihli cevabi yazıda, hasara sebebiyet verdiği iddia olunan 7 nolu bağımsız bölümün ...'ya ait olduğu tespit edilmiştir. 05/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda hasardan "davalı kiracının değil, söz konusu dükkanın tapu kaydına göre maliki olan ... varislerinin sorumlu olabileceği" tespitine yer verilmiştir. Davacı vekili 22/02/2016 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile "...davaya konu hasardan dava dışı malik ...'nun da sorumlu olduğunu öğrenmiş bulunduğumuz dikkate alınarak HMK ilgili hükümleri gereği, malik ...'nun DAVAYA DAHİL EDİLMESİNE..." karar verilmesi talep etmiştir. Söz konusu talebe istinaden Mahkemece 28/04/2016 tarihli duruşmada; "Dava itirazın iptaline ilişkin olup, bu sebeple davalı sıfatı takip talebindeki borçluya ait olduğundan dahili dava bu sebeple mümkün olmadığından davacı tarafça 2 hafta içinde HMK 61.maddesine göre ihbar dilekçesi verildiğinde ihbar olunan sıfatı ile ilgili taraflara tebligat yapılmasına" karar verilmiş, bu kez davacı vekili 16/05/2016 tarihinde ihbar dilekçesi sunmuştur.

...'nun vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine ise davacı vekili 02/12/2016 tarihli dilekçesi ile ... mirasçıları olan ... ve ...'na davanın ihbar edilmesini talep etmiş, ihbar dilekçesi tebliğ edilmiştir. İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/04/2017 tarihli 2014/23 E. 2017/146 K sayılı kararıyla; "davacı şirket nezdinde ... nolu işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...'ya ait ... Cad. ... Sok No: ... Eyüp istanbul adresinde bulunan işyerinde 26.08.2012 tarihinde hasar meydana geldiği, sigortalı işyerindeki hasarın karşılanması için davacı şirket tarafından ödeme yapıldığı ve dava konusu taşınmaza komşu taşınmazdaki bakım sorumluluğunun yerine getirilmediği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Ancak mahkememizce yapılan yargılama sırasında anlaşıldığı üzere; davaya konu hasarlandırıcı olayın meydana geldiği taşınmaza komşu olup hasarın kaynağı olarak gösterilen taşınmazların davalıya değil, dava dışı kişilere ait oldukları, davalının hukuken sorumlu olduğunu ispata yarar bir belgenin dosyaya sunulamadığı" gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2019 tarihli 2017/2437 E. 2019/2152 K. sayılı kararıyla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, bu kararın ardından dosya İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarihli 2019/693 E. 2021/188 K. sayılı kararıyla; davalının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, söz konusu karar Dairemizin 01/12/2021 tarihli 2021/1384 E. 2021/1243 K. sayılı kararıyla yukarıda yer verilen gerekçelerle kaldırılmıştır. Davacı vekili tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasıyla; 11.830,00 TL asıl alacak, 9.436,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.266,45 TL üzerinden ... ve ... hakkında 10/08/2021 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri borçlular ...'na 10/09/2021 tarihinde, ...'a 11/09/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlular vekili tarafından 13/09/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulmuştur. Birleşen dava ise 16/11/2022 tarihinde açılmıştır. Birleşen dosya davalıları ... ve ... vekili tarafından yasal sürede sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık; birleşen davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususundadır.Asıl ve birleşen dava yönünden süreç yukarıda özetlenmiştir. Hasar neticesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinde, komşu işyerinin su tesisatının patlaması sonucu hasara sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında, davacı tarafça komşu 7.nolu bağımsız bölümün malikinin tespiti mümkün olduğu halde bu yönde bir araştırma yapılmamış, işyeri sahibi asıl dosya davalısı ... olduğu belirtilerek, bu kişiye dava açılmıştır. Davalı ... vekili ise söz konusu taşınmazın malikinin müvekkili olmadığını beyanla cevap dilekçesinde husumet itirazını ileri sürmüş, mahkemece malik araştırması yapılmış ve malikin asıl dosya davalısı ... olmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili ise 22/02/2016 tarihli dilekçesinde davaya konu hasardan dava dışı malik ...'nun da sorumlu olduğunu öğrendiğini açıkça beyan etmesine rağmen, bu tarihten itibaren birleşen davalılar hakkında bir icra takibi başlatmadığı gibi dava da açmamıştır. Davacı vekilinin "sorumlu kişiyi" öğrenme tarihinin dilekçe sunduğu 22/02/2016 tarihi olarak kabul edilmesi halinde dahi, birleşen dosya davalıları hakkında icra takibinin 10/08/2021 tarihinde başlatılmış olması karşısında TBK'nin 73. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı sabittir. Davalılar vekili tarafından cevap dilekçesi ile yasal süre içerisinde zamanaşımı itirazının ileri sürüldüğü de tespit edilmekle, mahkemece birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının birleşen dava yönünden kaldırılmasına karar verilerek, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünde; davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b bendi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Birleşen dava yönünden; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KABULÜ ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/829 E. 2023/489 K. sayılı ve 22/06/2023 tarihli kararının "birleşen dava yönünden" KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a)Birleşen (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/780 E. sayılı dosyasıyla açılan) davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3-İlk derece mahkemesi (birleşen dava) yargılama giderleri yönünden, a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin alınan 256,85 TL'nin mahsubu ile geri kalan 170,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, c-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, ç-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara iade edilmesine, 4-İstinaf yargılama giderleri yönünden, a-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının iadesine, c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalılar tarafından yatırılan 633,02 TL'den mahsubu ile bakiye 205,42 TL harcın istemi halinde davalı tarafa iadesine, ç-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafça sarf edilen 1.903,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,f-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,g-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

usuldenyenidenkaldırılmasınaKaynaklanan)edilmesineİptalitesisistinafreddinederecedahilistanbuledilmesine"gerekçesebepleriİtirazınnedeniyledeğerlendirmesidavayakararızamanaşımıSözleşmesindendelillerinkabulühüküm(Acentelikmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim