İstanbul BAM 45. HD 2024/260 E. 2024/524 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/260
2024/524
24 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/260
KARAR NO: 2024/524
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/177
KARAR NO: 2022/965
KARAR TARİHİ: 23/11/2022
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 24/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iflas müdürlüğünce alacaklı olarak masaya kaydettikleri miktarın bir kısmının kabul ve bir kısmının da reddedildiğini, müvekkilinin Müflisden olan alacağı için 125.681,00 TL alacak kaydı yaptırıldığını, davalı Müflis Şirket iflas idaresinin sıra cetveli tanzim ederek alacaklarının 26.206,89 TL'sini yargılamaya muhtaç bularak reddettiğini, davalı İflas idaresince gönderilen alacak kaydı ve kısmı reddine ilişkin yazıda, sıra cetvelinin İflas Müdürlüğü'nün divanhanesine asıldığı iddia edildiğini, söz konusu yazının 11.06.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, anılı tarihte divanhanede asılı bir sıra cetveli bulunamadığını, dolayısıyla İflas İdaresinin yaptığı iş bu tebliği ve sıra cetvelinin hükümsüz kaldığını, ayrıca müvekkilinin alacağının yargılamaya neden muhtaç olduğunun gerekçesini de belirtmeleri gerektiğini, ancak bu hususta sıra cetvelinde bir açıklama bulunmadıklarını, bu bakımdan İİK'nin bu yoldaki amir hükümlerine aykırı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptal edilmesinin gerektiğini, iş bu sıra cetveline karşı yaptıkları şikayetin kabulü ile alacaklarının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ... Bankası A.Ş.'nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiğini, bunun üzerine Mahkemenizin 2017/41 E. sayılı dosyasında TMSF tarafından açılan iflas davasında 5411 Sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca bankanın iflasına, iflasın 16.11.2017 tarihinde açılmasına ve iflas tasfiyesinin fon tarafından yerine getirilmesine karar verildiğini ve iflas tasfiyesinin TMSF tarafından önerilen ve icra hakimliğince atanan iflas idaresi tarafından yürütüldüğünü, iflas idaresinde tanzim edilen sıra cetvelinin ilan edildiğini ayrıca İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından da incelenebileceğini, davacının müflis bankadan alacaklı olduğu gerekçesiyle İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına ... kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunduğunu, yapılan inceleme neticesinde davacının hesabında 8.561,03 TL+21.533,14 USD + 7.441,20 EURO (Müflis Bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi TCMB USD alış kuru 3.0573- EURO alış kuru 3,3704 ve 22.07.2016- 16.11.2017 tarihleri arasındaki gün sayısına %9 yasal faiz oranı uygulanmak üzere) toplam 99.474,11 TL olarak sıra cetveline yazılmasına karar verildiğini, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, dava İİK m.235 gereğince hak düşürücü süre içerisinden açılmamış ise davanın öncelikle usulden reddine, dava süresi içerisinde açılmış ise izah edilen nedenlerle davanın esastan reddine, müvekkil Müflis Banka'nın harçtan muaf olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''.. Tüm dosya kapsamı ile alınmış olan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan ve bilirkişi raporu ile davacının 126.759,26 TL kayıt kabul talebinde bulunabileceği tespit edilmiş ise de davacı tarafından dava dilekçesinde 125.681,00 TL talep edildiği, bu alacaktan daha önce kabul edilen 99.474,11 TL düşüldüğünde (125.681,00 TL-99.474,11 TL=26.206,89 TL) davacının sıra cetveline kaydı gereken 26.206,89 TL alacağının sıra cetveline kaydına" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin yabancı para alacağına ilişkin hesaplamada kur farkından kaynaklandığı, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi TCMB USD alış kuru üzerinden hesaplama yapıldığı, emsal istinaf kararları uyarınca da faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kurunun esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul davasıdır. ... Bankası A.Ş. den olan alacakları yönünden davalı şirket tarafından ... kayıt numarası ile iflas masasına kayıt yaptıran alacaklı olan dilekçesi ve belgelerini iflas idaresi tarafından incelenmesi sonucunda; masaya toplam 125.681,00 TL alacak talebinde bulunulduğu müflis banka kayıtlarında alacağın 99.474,11 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle alacağın 99.474,11 TL sinin kabulü ile sıra cetvelinin 3/3 sırasında kaydına, bakiye 26.206,89 TL yönünden talebin reddine dair karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul ... İflas Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 03.07.2018 tarihli cevabı yazıda, sıra cetveli ilanının 01.06.2018 tarihli ... ve 04.06.2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, davacı tarafından 125.618,00 TL'lik alacak kaydının 99.474,11 TL'sinin 3. sırada kabulü ile bakiye 26.206,89 TL'sinin reddine dair kararın 11.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklı tarafından masraf yatırılmadığı, müflis banka hakkında iflas kararının temyiz edilmiş olduğu ve iflas kararı henüz kesinleşmediğinden 2. alacaklar toplantısının yapılmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; davacının, davalı müflis bankadan iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibari ile 15.11.2017 günü saat 15:30 da belirlenen gösterge niteliğindeki TCMB efektif satış kuru (16.11.2017 tarihinin kuru bir önceki saat 15:30 da belirlendiğinden 15.11.2017 tarihi esas alındığı belirtilerek) nazara alındığında yapılan hesaplama sonucunda toplam 126.759,26 TL olarak hesaplandığı, davacının dava dilekçesinde 125.681,00 TL kayıt kabul talebinde bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince imtiyazlı alacak yönünden 3/3 sıradan kayıt kabulü gerektiren tutarın 125.681,00 TL olabileceği görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Süre yönünden inceleme: İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İstanbul ... İflas Dairesi ... İflas dosyasının 03.07.2018 tarihli yazı cevabında sıra cetveli ilanının 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde, 01.06.2018 tarihinde ... Gazetesinde ilan edildiği ve alacaklı / davacı şirket tarafından masraf avansı verilmediği bildirilmiştir. Tebligat için gerekli giderler yatırılmamışsa dava açma süresi ilânla başlar. İİK'nin 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterilir ve gerekli masrafı avans olarak yatırılırsa, süre itiraz edene yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Kanunda öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Davacı tarafa ret kararının 11/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve iş bu davanın 25/06/2018 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Sair istinaf sebeplerinin incelenmesi: İİK'nin 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nin 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay emsal kararlarında ifade edildiği gibi yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm bulunmasa da İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İstinaf yasa olu başvuru dilekçesinde, Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları İle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin hükümleri uyarınca müflis şirketin faaliyet izni kaldırdığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kuru hesaplanarak alacağın miktarının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş ve buna dayanak teşkil eden istinaf kararları emsal olarak sunulmuştur. Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde "Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları nezdinde bulunan tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının sigortalanmasına ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."Yönetmeliğin 6. maddesinde, "(1)Sigorta kapsamında ödemeler (Değişik ibare:...) Türk Lirası olarak yapılır. Döviz cinsinden hesapların (Değişik ibare:...) Türk Lirası karşılıkları, kredi kuruluşunun faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak belirlenir. (Değişik ibare:RG-29/9/2011-28069) Kıymetli maden cinsinden hesapların (Değişik ibare:RG-29/9/2011-28069) Türk Lirası karşılıkları ise, kredi kuruluşunun faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatına ve Merkez Bankası döviz alış kurlarına göre belirlenir." hükümleri yer almaktadır. Aynı zamanda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulu Başkanlığı'nın 10/05/2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı ile yabancı para cinsinden hesaplara ilişkin alacak başvurularının, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibarıyla T.C. Merkez Bankası'nca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılıklarının sıra cetveline kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan bilgiler uyarınca gerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulu Başkanlığı'nın 10/05/2018 tarih ve 2018/260 sayılı kararı ve gerekse Sigortaya Tabi Mevduat Ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin ilgili maddelerinde davalı müflis şirketin faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatına ve Merkez Bankası döviz alış kurlarına göre belirleneceği belirtilmiştir. Ancak, İİK'nin 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı yasanın amir hükmü olarak yer almakta olup ve yapılan düzenlemeler ile İİK hükümlerinin ortadan kalkmadığı anlaşılmakla, iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden yapılacak hesaplamaya göre alacağın miktarının belirleneceği açıktır. Nitekim uyuşmazlığa konu emsal mahiyette yer alan, davalı ... Bankası A.Ş.'ye yönelik açılan başka bir kayıt kabul davasının temyiz yasa yolu incelemesi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2024 tarih ve 2023/2066 E. 2024/245 K. sayılı ilamında ''... İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Somut olayda mahkemece; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. Merkez Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca; 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ile İİK hükümlerini ortadan kaldıracak nitelikte kararlar alamayacağı da tartışmasızdır.'' belirtilmektedir. Yukarıda yer alan bilgiler ışığında mahkemece davacı alacağının, davalı müflis ... Bankası A.Ş.'den iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda kayıt-kabulü gereken tutarın tespitinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Davalı 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41