İstanbul BAM 45. HD 2024/217 E. 2024/335 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2024/217
2024/335
6 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/217
KARAR NO: 2024/335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/903
KARAR NO: 2018/1046
KARAR TARİHİ: 25/10/2018
DAVA: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 26/06/2011 tarihinde yapılan 2010 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına 2255 ortaktan toplam 903 ortağın katıldığını, yine davalı kooperatifin 30/06/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına da 2202 ortaktan toplam 757 ortağın katıldığını, her iki toplantıda da görev süresi biten yönetim ve denetleme kurulunun yerine yenisinin seçimi için görüşülen gündemin 8.maddesinin karar yeter sayısına (toplantılarda hazır bulunan ortaklar sayısının yarısından bir fazlasına) ulaşamadığını, dolayısı ile toplantıda alınan bütün kararların mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle karar yeter sayısı sağlanmadan 26/06/2011 tarihli 2010 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 numaralı kararların, 30/06/2013 tarihli 2012 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3,6,7,8,9,10,11,12 numaralı kararların mutlak butlanla batıl olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, 26/06/2011 tarihinde yapılan 2010 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında ve 30/06/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında 2 yıllık süreler ile seçilen Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin görev sürelerinin sona erdiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacıların iptal davası açma yönünde aktif dava ehliyetleri bulunmadığını, davacıların özellikle dava ve iptal konusu yaptığı Yönetici ve Denetçi Seçimi yönündeki kararlar ve yapılan oylamaların kanuna, ana sözleşme hükümlerine uygun ve yasal kararlar olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN VE DAİREMİZİN KARARLARI İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2018 tarihli 2015/903 E. 2018/1046 K. sayılı kararı ile; "Davacı ... yargılama devam ederken davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığından bu davacı yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine, Davacı ... yönünden, her iki genel kurul toplantısının 8 nci maddesinde yönetim ve denetim organlarının oy birliği veya oy çokluğu ile değil ana sözleşmeye göre en çok oyu almak suretiyle oluşturuldukları, buna göre yönetim ve denetim organlarının seçilmelerine ilişkin alınan kararların 1163 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin aradığı salt çoğunluğu ile alınmadığı, emredici nitelikteki yasal düzenlemeye uygun düşmeyen kooperatif ana sözleşmesinin ilgili hükümlerine göre alınan kararların butlan ile batıl olduğu gerekçesiyle her iki genel kurulda alınan 8 no.lu kararların butlanına, her iki toplantıdaki alınan diğer kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadıkları gerekçesiyle bu maddelere ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 02/06/2022 tarihli 2020/733 E. 2022/681 K. Sayılı kararı ile; "... kooperatif ana sözleşmesinde 1163 sayılı yasanın 48 nci maddesine (organ seçiminde her ortak en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir) paralel bir düzenlemenin mevcut olmadığı, yönetim kurulu ve denetim kurulu seçimlerinde ana sözleşmenin 24/2 nci (Ortak sayısı 1000'i geçtiğinde her ortak en çok 9 olmak üzere 1'den fazla ortağı temsil edebilir) maddesinin esas alınması ise Kanunun 48 inci maddesindeki organ seçimlerinde her ortağın en fazla bir ortağı temsil edebileceği hükmüne aykırı olup bu durumda uygulanacak düzenlemenin 1163 sayılı Kanunun 48 nci maddesi olduğu, buna göre; 26/06/2011 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden; ortaklar defterine kayıtlı ortak sayısının 2255, toplantı nisabının ise bu sayının 1/4'ü olan 564 olduğu, toplantıya 306 ortak asaleten, 597 ortak vekaleten olmak üzere toplam 903 ortağın katıldığı, toplantı nisabının sağlandığı, mahkemece butlan kararı verilen 8 nci maddenin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimlerine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde her ortağın en fazla 1 ortağı temsilen oy kullanabileceği düzenlendiğinden yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimlerinde toplantıya asaleten katılan ortak sayısı kadar vekaleten temsilin mümkün olduğu ve toplantıya asaleten katılan ortak sayısı 306 olduğundan 306 X 2 = 612 olarak hesap edildiği, bu sayı 1163 sayılı Kanunun 45/3 ncü maddesinde öngörülen toplantı nisabı olan 564 (kooperatifin toplam ortak sayısı olan 2255'in 1/4'ü) ortak sayısından fazla olduğu için toplantı nisabının sağlandığı, toplam kullanılabilecek oy sayısı 612 olarak hesap edildiğinden bu sayısının salt çoğunluğu olan 307 oyun nazara alınması gerektiği, yönetim ve denetim kurulu üyeleri 309 oyla seçildiklerinden 8 no.lu gündem maddesinin gerek toplantı gerekse karar yeter sayısı bakımından emredici kanun hükümlerine aykırılık teşkil etmediği,30/06/2013 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden; ortaklar defterinde ortak sayısının 2202, toplantı nisabının ise bu sayının 1/4'ü olan 551 olduğu, toplantıya 164 ortak asaleten 593 ortak vekaleten olmak üzere toplam 757 ortak katıldığı, toplantı nisabının sağlandığı, mahkemece butlan kararı verilen 8 nci maddenin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimlerine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde her ortağın en fazla 1 ortağı temsilen oy kullanabileceği düzenlendiğinden yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimlerinde toplantıya asaleten katılan ortak sayısı kadar vekaleten temsilin mümkün olduğu ve toplantıya asaleten katılan ortak sayısı 164 olduğundan 164 X 2 = 328 olarak hesap edildiği, bu sayı 1163 sayılı Kanunun 45/3 ncü maddesinde öngörülen toplantı nisabı olan 551 (kooperatifin toplam ortak sayısı olan 2202'in 1/4'ü) ortak sayısının altında kaldığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/10664 E. 2015/6310 K. sayılı 06/10/2015 tarihli ilamı; "...Somut olayda, kayıtlı 3799 ortaktan 210 asaleten, 891 vekaleten olmak üzere toplam 1101 ortağın katılımı ile toplantıya başlandığı anlaşılmakla birlikte, iptali istenen 8 nolu maddeden bir önceki gündem maddesi olan 7 nolu maddenin görüşülmesine 1093 sayıda ortağın katıldığı, bir sonraki gündem maddesi olan dava konusu 8 nolu maddenin görüşülmesi sırasında ayrı bir sayım yapılmadığı ve çekimser oy kullanıldığı tespitine yer verilmediği, dolayısıyla diğerlerinin toplantı salonunu terk ettiği anlaşıldığından, dava konusu 8 nolu gündem maddesinin görüşülmesine asaleten ve vekaleten toplam 1093 ortağın katıldığının kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında davalı kooperatifin yönetim ve denetim organlarının seçimine ilişkin 8. gündem maddesinin görüşülmesine asaleten katılan 210 ortaktan her biri, en fazla bir ortağı temsilen oylamaya katılabilecek olduğundan, 210 ortağın da vekaleten temsil edilebileceği, böylece toplam 420 ortak katılabilecekken katılmaya hakkı olmadığı halde 1093-420=673 ortağın vekaleten toplantıya katıldığı, böylece ... olan toplantı nisabının sağlanamadığı, bu durumda katılmaması gerekenlerin toplantıya katılmasının toplantı nisabını, karara katılmalarının karar nisabını etkilediği anlaşılmaktadır." şeklinde olup, emsal ilam da dikkate alındığında toplantı nisabının sağlanamadığı, 8 no.lu karar yönünden toplantı nisabının sağlanmadan alınan kararın mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle davacı tarafın başvurunun esastan reddine, davalı tarafın başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle,"a-Davacılardan ... yönünden açılan davanın adı geçenin kooperatif üyeliğinden ayrılmış olması dikkate alınarak hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, b-Davacı ... tarafından açılan davanın Kısmen Kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı davalı ... Kooperatifi'nin 2012 yılına ait 30/06/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 no.lu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine" karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairemizin kararına karşı; davacı ... vekili tarafından reddedilen kısımlar yönünden, davalı Kooperatif vekili tarafından kabul edilen kısım yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/01/2024 tarihli 2022/3726 E. 2024/18 K. sayılı kararı ile; "...Kooperatifler Kanununun 49 ncu maddesinde 1000’den fazla üyeye sahip olan kooperatiflerde 1 üyenin 9 üyeye vekalet edebileceği düzenlenmiş, 48 nci maddesinde ise organ seçimlerinde 1 üyenin ancak 1 üye için oy kullanabileceği işaret edilmiştir. Kanun hükmüne göre toplantı yeter sayısı 49 ncu maddede yazılı usule göre belirlenecek olup bu maddede karar yeter sayısı ile ilgili bir hüküm bulunmadığına göre karar yeter sayısı; oy kullanılan maddede sayılan oyların salt çoğunluğuna göre belirlenmesi gerekecektir. Aksinin kabulü halinde kanunun kabul ettiği toplantı yeter sayısı ile 1 kişinin 9 kişiye vekalet edebileceği hükmü geçersiz hale gelecektir.Somut olayda 2013 tarihli genel kurulda 49 ncu madde doğrultusunda toplantı nisabının oluştuğunda bir ihtilaf yoktur. Karar nisabı ise 1+1 formulü kabul edilen 48 nci madde kapsamında değerlendirilmelidir. 328 ortak oy kullandığına göre bu rakamın salt çoğunluğu ile karar alınabileceğinden 276 kabul oyu bulunduğuna göre karar nisabı da oluşmuştur.Bu gerekçelerle gerek 26.06.2011 ve gerekse 30.06.2013 tarihli genel kurul kararlarının aleyhine açılan davaların reddine karar vermek gerekirken 26.06.2011 tarihli genel kurul kararları aleyhine açılan davanın değişik gerekçeyle reddine, 30.06.2013 tarihli genel kurulla ilgili açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına..." karar verilmiştir. Dava, davalı ... Kooperatifi'nin 26/06/2011 tarihli olağan genel kurulu toplantısında ve 30/06/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter sayısı sağlanamadığından alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu iddiası ile iptallerine karar verilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay bozma ilamı gereğince davacı tarafın temyiz taleplerinin tamamı reddedildiğinden, davalı tarafın 30/06/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 no.lu karar yönünden temyiz talebi kabul edildiğinden, bozma ilamına konu 8 no.lu karar yönünden inceleme yapılmıştır. Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m. 27.maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır. İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir. "Genel kurul kararlarının oluşması için yasanın öngördüğü koşulların hiçbirisi yoksa veya karar içeriği ve esasa ilişkin ögeleri yönünden kamu düzeni, yasanın koruyucu kurallarına veya ahlak ve adaba aykırı yada konusu imkansız ise mutlak butlanla batıldır ve yok hükmündedir. Bu tür kararlar baştan beri hükümsüzdür. Sonradan geçerli duruma getirilemez. Her ilgili süreye bağlı olmadan geçersizliğin tespiti isteyebilir... Batıl genel kurul kararları baştan itibaren hüküm doğurmazlar ve daha sonra sağlığa kavuşturulamazlar; mahkemece re'sen dikkate alınırlar; bir davada itiraz olarak ileri sürülebilecekleri gibi süreye bağlı olmaksızın bir tespit davasının konusunu da oluşturabilirler. Diğer yandan söz konusu kararlar işlem güvenliği yönünden bir önemli sakıncayı içerirler. Kooperatifin bir kararının, kararın alınmasından yıllar sonra bile butlanının ileri sürülebilmesi tehlikesi ve tehdidi, kooperatifin yönetiminde, pay sahiplerinde ve alacaklılarda büyük tedirginliğe neden olabilir. Yıllar sonra mahkemece butlanın tespiti, o kararın kurduğu birçok ilişkiyi çoğu kez geriye etkili olarak ortadan kaldırır. Bu sakıncası sebebiyle mahkemelerin, geçersizlik kararlarını sıkı değerlendirmeler sonucu vermeleri gerekir... Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan genel kurul kararları kesin olarak hükümsüzdür. Genel kurul kararlarının bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez, ancak kesin olarak hükümsüz kararlar olmaksızın diğer kararların alınmayacağı açıkça anlaşılırsa, kararların tamamı kesin olarak hükümsüz olur (TB m.27 kıyasen). Mutlak butlanla batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler açısından hiçbir hak ve borç doğurmaz. Genel kurulun bu tür kararlarının iptali, her zaman istenebilir, bir aylık hak düşürücü süreye tabi değildir. Ortakların mutlak butlanla sakat kararların iptalini isteyebilmesi için genel kurul toplantısında hazır bulunması, itirazını tutanağa yazdırması da gerekmez... Kooperatifler Kanunu'nun; toplantı nisabı sağlanmadan alınan kararları (KK m.45, 21, 22); temsile ilişkin hükümlere uyulmaksızın alınan kararları (KK m.49) ve karar nisabına uyulmaksızın alınmış kararlar (KK m.22, 51, 52, 84) emredici kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden mutlak butlanla batıl kararlardır (Kooperatifler Hukuku, Mahmut Coşkun, sayfa 741, 742, 743, 744)."1163 sayılı yasanın 48.maddesinde; "Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. (Ek fıkra: 3/6/2010-5983/1 md.) Esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500'den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimleri, gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Kooperatiflerin organ seçimlerinde her ortak, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir. Anasözleşmelerin bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır. Davalı Kooperatifin ortaklar defterine kayıtlı ortak sayısı 2202 olup 30/06/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısına 164 ortağın asaleten, 593 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 757 ortak katılmıştır.Toplantıda 8 no.lu gündem maddesinin yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin seçimi için 1 blok liste verildiği, 1163 sayılı yasanın 48.maddesine göre yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu seçiminin gizli oylama açık tasnif esasına göre yapıldığı, yönetim kurulu üyelerinin Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme gereği toplantıda vekaleten temsil ve oy kullanmadıkları, sandıklardaki zarflar sayıldığında blok liste için 284 oy kullanıldığı, 8 oyun geçersiz olduğu, 276 geçerli oy bulunduğu ve blok listenin 276 oy ile seçildiği belirtilmiştir. 1163 sayılı yasanın 48.maddesinde her ortağın, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabileceği hüküm altına alınmakla birlikte toplantı nisabı yönünden her ortağın en fazla bir ortağı temsilen toplantıya katılabileceğine bir hüküm bulunmadığından yani düzenleme yalnızca karar nisabı yönünden getirildiğinden, somut olayda toplantı nisabı açısından genel kuralın nazara alınması gerekmektedir. Bu durumda 757 ortağın katılımı ile toplantı nisabının sağlandığı, söz konusu kararın gizli oy açık sayım esasına göre alındığı, 284 oy kullanılmış ve listenin 276 oy ile seçilmiş olması karşısında kararın yeterli çoğunlukla alındığı anlaşılmakla, Dairemizce uyulmasına karar verilen usul ve yasaya uygun bozma ilamı uyarınca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarihli 2021/2-96 E. 2021/205 K. sayılı ilamında ifade edildiği gibi AÜTT Genel Hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemelerinin istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin "duruşmalı işler" tanımlaması ile HMK'nın 353. maddesinde belirtilen haller dışında istinaf kanun yolu incelemesini duruşmalı olarak yapması gereken işlerden bahsedildiği, nitekim HMK'nın 356.maddesinde "353 üncü maddede belirtilen hâller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir." hükmüne yer verildiği, eldeki dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı vermesi nedeniyle Dairemize gönderildiği, bu noktada Dairemizin hüküm mahkemesi olarak yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı, Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere hukuki dinlenilme hakkı kapsamında duruşma açılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla istinaf yargılaması aşamasından davalı yararına ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Açıklanan gerekçelerde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacılardan ... yönünden açılan dava temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE,a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından yapılan 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı yatırılan 98,10 TL istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının iadesine, ç-Davacı tarafça yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının davacıya iadesine,d-Davalı tarafça yapılan 98,10 TL istinaf başvuru harcı ve 41,50 posta masrafı olmak üzere 139,60 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan gider avansının davalıya iadesine,e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39