SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2023/2021 E. 2024/17 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2021

Karar No

2024/17

Karar Tarihi

3 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2021

KARAR NO: 2024/17

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/571 Esas

KARAR NO: 2019/1048

KARAR TARİHİ: 25/12/2019

DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 03/01/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; üvekkil sigorta şirketi ile sigorta ettiren ... A.Ş. arasında düzenlenen Grup Sağlık Sigorta sözleşmesi ile sigortalı ... menfaatleri 01/01/2013 başlangıç, 01/07/2014 bitiş tarihleri arasında poliçede yer alan menfaat ve teminatlar dahilinde poliçe genel ve özel şartları kapsamında teminat altına alındığını, 28.12.2012 tarihinde davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanmış ... plakalı araç İstanbul Güngören’de seyir halinde iken tam kusurlu olarak sigortalı yaya ...’i yaraladığını, yaralanmaya ilişkin tüm tedavi giderleri de ... no.lu poliçe kapsamında müvekkil şirket tarafından karşılandığını, müvekkili şirket tarafından sigortalı ...’in yaralanmasına sebebiyet veren sürücü ... ’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı olarak davalı Sigorta şirketi bakım giderleri ve bir kısım tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu, 28.12.2012 tarihinde kazaya ilişkin olarak tutulan kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere (3) nolu davalı sürücü müvekkili şirket sigortalısının yaralanması sebebiyle uğradığı zarardan kusurlu olması sebebiyle, TBK 49'da yer alan haksız fiil hükümleri uyarınca diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, zira (3) nolu davalı ... hakkında başlatılan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/113528 sayılı soruşturma dosyasında yapılan inceleme neticesi 20.03.2013 tarihinde iddianame düzenlenerek kovuşturma başlatıldığını, Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/318 E. Sayılı ceza dava dosyamda da davalı sürücünün tali kusurlu olduğu tespit edildiğini, anılan kusur kesinleştiğini, bu nedenlerle; müvekkili şirket 01/01/2013 başlangıç,01/07/2014 bitiş tarihli ... nolu poliçe uyarınca ödemiş olduğu tedavi giderleri, bakım ve sair giderler için dava dışı sigortalı ... haklarına halef olmuş olup, davalılar ise meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalıların itirazının iptalini, 142.741,34 TL’nin ticari faizi ile birlikte borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ( davalı .... A.Ş. yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıların %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına çarptırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... A.Ş. şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu olayın bir trafik kazası olduğunu, bu kaza nedeni ile meydana gelen zararın asıl sorumlusunun müvekkilinin sürücü olmadığı ve maalesef istenmeyen bir şekilde meydana gelen ve davacı tarafın sigortalısı olan yolcunun akan trafikteki yola kontrolsüz ve dikkatsiz olarak hızlı ve ani olarak çıkması nedeni ile meydana geldiğini, uzun süren tedavi sürecinden sonra vefat eden ... mirasçıları tarafından müvekkiller ve diğer davalı ... A.Ş. aleyhine açılmış ve derdest durumda Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi BŞK.nın 2014/250E.sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası devam etmekte olduğunu, kazaya karışan kazada ani ve kontrolsüz olarak akan trafik yoluna çıkan kazazede ... olup kazada asli kusurlu olduğunu, huzurdaki davaya ait olay nedeni ile müvekkili sürücü aleyhine Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/318 esas sayılı dava dosyası da açıldığını ve yargılama neticesinde asli kusurlu olarak sigortalı ... müvekkil davalı ise feri kusurlu kabul edildiği ve ona göre ceza verilmiş olup anılan karar da kesinleştiğini, bu nedenlerle öncelikle müvekkillerin tazminata sebep kazada kusurlarının olmadığı ve zarara kendi etkisiyle sebep olduğu göz önünde bulundurularak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...hüküm kurmaya uygun bulunan 24/04/2018 Havale Tarihli Bilirkişi Heyeti ön raporuna göre; Meydana gelen kazada, Davalı sürücü ... %25 oranında kusurlu olduğu, dava dışı yaya ...'in %75 oranında kusurlu bulunduğu, 30/04/2019 Havale Tarihli Bilirkişi Heyeti 2. ek raporuna göre; İncelenen toplam 570.965,39 TL'lik faturadan , Sağlık Uygulama Tebliği dikkate alındığında SGK'nun sorumlu olduğu miktarın 64.623,33 TL olacağı, ilk raporda toplama eklenmeyen 38.568,64 TL'lik kısmın evde bakım ücreti olduğu ve SGK'nın sorumlu olmadığı, geri kalan 506.342,06 TLX%25 Kusur=126.585,51 TL davalıların sorumlu olduğu miktar olduğu tespit edilmiştir.Yasal mevzuata göre; Sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakım giderlerinden davalıların, kazaya sebep olan aracın sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olmaları sebebiyle sürücünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi poliçe teminat kapsamında olmak üzere) sorumlu oldukları kanaatine ulaşılmıştır.Davacı tarafça 978.335,05 TL üzerinden takip yapıldığı, 142.741,34 TL üzerinden dava açıldığı, ancak davalılardan talep edilebilecek alacak miktarının 126.585,51 TL olduğu tespit edildiğinden itirazın iptali isteminin kısmen kabul edilmesi gerekmiş, davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının, 126.585,51 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin davalı borçlular yönünden 126.585,51 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş, fazlaya dair istem red edilmiştir.Davacı taraf, icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, kazada kusur durumunun ve alacağın bilirkişi raporu ile netleştiği dolayısı ile likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talebinin de reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davalılar ile SGK, müvekkili şirkete karşı tüm tedavi giderlerinden TBK 61. Maddesi gereği müteselsilen sorumlu olduklarını, haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü) yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğu kaldıran bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle SGK'nın sorumlu olduğu kısmın mahsubu hatalı olduğunu, buna göre davalılar, tüm tedavi giderlerinin %25 kusur oranına göre 570.965,39 TL/4: 142.741,34 TL tutarından sorumlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; 25.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm trafik kazaları ile ilgili tedavi giderleri 2918 sayılı Kanunun’un 98. maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından ve ayrıca hükmedilen evde bakım ücretinin de tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden müvekkil şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Öncelikle sayın davacı vekilinin dilekçesinde tedavi giderleri karşılığı olmak üzere talep ettiği bedelin, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı kanunun 59.maddesi gereğince, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından müvekkillerimden tedavi gideri adı altında tazminat talep edilemeyeceği gerçeğinin göz önünde tutulması gerektiğini, müvekkilim aleyhine verilen (%25) kusur oranına itiraz ettiklerini, müvekkillerim aleyhine başlatılan icra takibi 978.335.TL olup, sonrasında açılan dava ise 142.741.TL olduğu ve davacı taraf sadece bu gerçek rakamı icrai işleme koyması gerekirken yaklaşık 840.000.TL fazla bir rakamı icra takibi ile müvekkillerimden istemiş olmakla basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini ve haksız bir icra takibi başlatmış bulunduğunu, bu nedenle icraen talep edilen ile dava edilen ve kabul edilen kısım dikkate alınarak İİK gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de dosya kapsamına uygun olmadığını bu nedenle davacı basiretli sigortacının başlattığı icra takibi ve sonrasında açtığı itirazın iptali dava dosyasında red edilen kısım için icra inkar tazminatının hüküm altına alınması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, "Grup Sağlık Sigorta Poliçesi" kapsamında trafik kazası nedeniyle karşılanan tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi ile sigorta ettiren dava dışı ... A.Ş arasında sigorta ettirenin çalışanları lehine 01/01/2012-2013 döneminine ait Grup Sağlık Sigorta Sözleşmesi düzenlendiği, dava dışı sigortalı çalışan ... 28/12/2012 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralandığı, tedavisinin gerçekleştirildiği hastaneye ve evde bakım hizmeti veren şirkete davacı sigorta şirketince poliçe kapsamında muhtelif tarihlerde ve miktarlarda ödeme yaptığı ve ödediği bedellerin rücuen tazmini amacıyla davalılar ... A.Ş, ..., ... ile dava dışı SGK aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile 946.209,30 TL asıl alacak 32,125,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 978.335,05 TL tutar üzerinden, ilamsız takip başlatıldığı, davalıların ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde itiraz edilen toplam takip tutarından 142.741,34 TL'lik kısma yönelik açıldığı anlaşılmıştır. Dava, rücuan tazminat istemiyle açılmış olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, incelenen 570.969,39 TL'lik faturadan evde bakım ücretine ilişkin 38.568,64 TL'lik kısım dışında geriye kalan toplam 532.396,75 TL'lik kısmından davalı SGK'nın SUT kapsamında sorumlu olduğu tespit edilen 64.623,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 506.342,06 TL'nin davalı sürücünün kusuruna isabet eden 126.585,51 tutardan davalıların sorumlu olduğuna hükmedilmiş ise de esas alınan bilirkişi heyeti raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup somut olayda kaza 28/12/2012 tarihinde meydana gelmiş, dava 25/05/2016 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Bu düzenlemeler ile trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nun 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 22/10/2020 tarih 2020/28 Esas 2020/6095 Karar) Öte yandan, 27.08.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde de; "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır" düzenlemesi getirilmiştir. Söz konusu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 4. maddesinin 1. Fıkrasının iptali istemiyle Danıştay 15. Dairesi 2013/7713 Esas sayılı dosya ile dava açılmış, Danıştay 15. Dairesince "2918 sayılı Kanun'un 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişik 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının belirtilmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik hükmüyle, tedavi giderlerinin, Kurumun sosyal güvenlik politikaları uyarınca belirlemiş olduğu Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı yönünde kısıtlama getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle; Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin 14/11/2013 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına, 16/03/2016 tarihinde de "Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiş olmakla trafik kazalarına bağlı acil hal teşkil eden tedavi giderlerinden özel veya devlet hastanesi ayrımına gidilmeksizin ve SUT konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın “tüm” tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağı anlaşılmış olup Danıştay 15. Dairesinin verdiği yürütmeyi durdurma kararından sonra 23/04/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6645 sayılı Kanunun 60. maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasına “kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” ibaresi ile “Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.” cümlesi eklenmiş ve ödeme kıstası tekrar belirlenmiş ise de sorumluluğun belirlenmesinde kaza tarihindeki kanun hükümleri nazara alınması gerektiğinden, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kaldı ki 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin değişiklikten sonraki hükümlerinde SUT kapsamında bir ayrıma gidilmemiştir. Yargıtay emsal kararlarında ifade edildiği gibi 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30/09/2021 tarih 2021/18790 E. 2021/5907 K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 24/10/2018 tarih 2015/18240 E. 2018/9550 K. Sayılı ilamları)Somut olayda, dosyaya ibraz edilen ... Hastanesi tarafından düzenlenen 358.418,71 TL, 167.686,21 TL, 6.254,03 TL ve 37,80 TL tutarlı faturaların, söz konusu kazadan kaynaklı belgeli giderler olduğu ve özel hastane giderleri içerisinde makul değerde olduğu tespiti halinde tamamından 2918 sayılı Kanunun’un 98. maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğu doğacağından trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün herhangi bir sorumluluğu kalmadığı anlaşılmıştır. Nitekim dava konusu takibe yasal süresi içerisinde itiraz etmeyen dava dışı SGK'ın İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/241 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece, " ...toplam 76.742,79 TL tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiği, davacının bürüt asgari ücret üzerinden 30 aylık bakıcı gideri hesabının toplam 31.804,20 TL olduğu, davacı Sosyal Güvenlik Kurumunun bu giderlerden sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının 901.592,26 TL borçlu olmadığının, 76.742,79 TL borçlu olduğunun tespitine" karar verilmiş olup verilen karar istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 03/03/2021 tarih 2018/962 E. 2021/270 K. Sayılı ilamı ile " sigortalının yaralanma derecesiyle uyumlu olduğu anlaşılan davaya konu belgeli tedavi giderlerinin tamamından 2918 sayılı Kanunun’un 98. maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu gözetilerek bu konuda usulüne uygun bilirkişi raporu alınması, belirlenen tutara davacının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin tespiti ile takip tarihi itibari ile davacının borçlu olmadığı miktar yönünden hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli bulunmadığından, diğer istinaf sebeplerinin incelenmeksizin, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına " karar verilmiştir.O halde, emsal yargıtay ilamlarında ifade edildiği gibi davalılar, kazadan kaynaklı belgesiz/paramedikal giderlerden sorumlu olacaktır. Evde bakım hizmeti verildiğine ilişkin, dava dışı şirket tarafından muhtelif tarihlerde ve miktarlarda düzenlenen 6.003,00 TL, 1.050,00 TL, 6.886,54 TL, 13.946,55 TL, 16.825,38 TL, 2.749,00 TL ve 5.054,88 TL tutarlı faturalar dosyaya ibraz edilmiş olup söz konusu faturalardan sadece 6.003,00 TL, 13.946,55 TL, 16.825,38 TL ve 5.054,88 TL ödemeye ilişkin banka dekontları bulunmuş ise de söz konusu fatura içeriklerine davalılarca itiraz edilmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakım gideri olarak tespit edilen 38.568,00 TL'lik kısma da davacı tarafça itiraz edilmediği, bakım giderinin hesaplamasına ilişkinin tarafların istinafı bulunmadığından kazanılmış haklar gözetilerek, mahkemece tespit edilen 38.568,00 TL bakım giderinden davalıların kusurlarına isabet eden 9.642,00 TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Davalılar vekilince kusur oranına itiraz edilmiş ise de dosya kapsamına göre; davalı sürücü ... seyir halinde iken yolun sağ tarafındaki araçların arasından aniden yaya ...'in yola çıkması neticesinde söz konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi, gelen aracın uzaklık ve hızını dikkate almadan kontrolsüz şekilde yolan giren yayaya %75, seyir halinde iken gereken dikkati yola vermediği, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp tedbir alabilecek şekilde seyrine özen göstermediği, olay yerinin yerleşim yeri olduğu ve aydınlatma bulunduğu hususu da dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlardan dolayı araç sürücüsüne %25 oranında atfedilen kusur yerinde görülmüştür.Kötüniyet tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; mahkemece, davalıların kötü niyet tazminatı talebi hakkında bir karar verilmemiş olması hatalı ise de İİK 67/2.maddesine göre, alacaklı, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almaktadır. Her ne kadar icra takibi 978.335,05 TL tutar üzerinden başlatılmış ise de davalıların icra takibine yaptığı itirazın 142.741,34 TL'lik kısmı yönünden dava edilmiştir. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, davacı alacaklı icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması durumda, davalıların, reddedilen miktar üzerinden tazminata hak kazanacağından dava edilen miktarın esas alınması gerekeceği, dava edilen miktar bakımından sadece takibin haksızlığını ortaya koyan olgulara dayanılarak, bunların aynı zamanda davacının kötüniyetini de gösterdiği gerekçesiyle davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebi hukuken kabul edilemeyeceğinden davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına kazanılmış haklar gözetilerek hükmün düzeltilmesi cihetine gidilerek esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 353/1-b.1 bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/571 Esas, 2019/1048 Karar sayılı ve 25/12/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, a-Davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının, 9.642,00 TL Asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin davalı borçlular yönünden 9.642,00 TL Asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10.50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya dair istemin REDDİNE, b-İcra İnkar Tazminatı İsteminin REDDİNE, c-Reddedilen miktar yönünden davalıların kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmaması nedeniyle REDDİNE, ç-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli olan 658,64 TL karar ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 629,44 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, d-Davacı tarafça yapılan 29,20 TL peşin harç giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, bunun dışında davacı tarafından ilk derece mahkemesinde sarfedilen başvurma ve vekalet harcı; 33,50 TL, tebligat, posta gideri; 410,20 TL ve bilirkişi ücreti; 2.200,00 TL olmak üzere toplam 2.643,70 TL yargılama giderinin kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 178,40 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 9.642,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, red sebebi ortak olduğundan karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.642,00- TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,g-HMK'nun 333. Maddesi gereğince, karar kesinleştiğinde kalan gider avansının davacıya İADESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca her bir taraf yönünden ayrı ayrı alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar harcından davacı tarafça yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 373,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 2.161,77 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.734,17 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, davalılar ... ve ... tarafından yatırılan 2.161,77 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.734,17 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalılar ... ve ... iadesine,5-Davalı ... A.Ş. İle davalılar ... ve ... tarafından sarfedilen 576,20'şer TL istinaf harcının davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara verilmesine,6-Davacı tarafından istinaf yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353 / 1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.03/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptaline(KambiyoyenidenkaldırılmasınaesastanKaynaklanan)İptaliSenetlerindenistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazındevamınadüşünüldüdeğerlendirmesikararıkısmengereğidelillerinkabulühükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim