İstanbul BAM 45. HD 2023/2051 E. 2024/139 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2023/2051
2024/139
7 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2051
KARAR NO: 2024/139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/193
KARAR NO: 2023/617
KARAR TARİHİ: 13/09/2023
DAVA: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iflas idaresince 28.03.2014 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen sıra cetvelinde müvekkili şirket alacağının kaydının iflas idaresi tarafından alacaklı şirketin iflasına karar verilmiş olup söz konusu haklar iflas masasına intikal ettiğinden usulüne uygun alacak kayıt talebi de bulunmadığından tümüyle reddine karar verildiğini, davacı şirketin yıllarca verilen hizmetler karşılığında müvekkili şirkete herhangi bir bedel ödenmediğini, verilen hizmetlerin tamamına dair ilgili belgelerin şirket defterlerine işlendiğini, bu kapsamda düzenlenen faturaları ve sair borçlandırıcı belgeleri mahkemeye sunacaklarını, davacı şirketin müflis şirketten 30.06.2013 tarihi itibariyle yıllara sari verdiği hizmetler dolayısıyla 1.243.430,79 Euro alacağı bulunduğunu, bu Euro alacağının 30.06.2013 tarihi itibariyle karşılığının 3.125.611,00 TL olduğuna, bu alacağının müflis şirket sıra cetveline İİK hükümleri uyarınca kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini, sıra cetvelinin itirazları doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmesini, ikinci alacaklılar toplantısına ve diğer toplantılara katılma yönündeki tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilin alacağın ödeme günündeki kur üzerinden tüm ferileri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
CEVAP Müflis ... A.Ş İflas Masası'nı temsilen iflas idare memurları cevap dilekçesinde özetle; Almanya'da iflas etmiş olan ... adına alacak kayıt talebinde bulunma yetkisinin ancak iflas idaresine ait olup, davacının böyle bir talep yetkisinin bulunmadığını, davacının söz konusu kayıt talebine konu vekaletnamenin düzenlendiği sırada davacı şirket iflas etmemiş ve iflas etmeden düzenlenmiş vekaletname ile alacak kayıt talebinde bulunulduğundan bahisle talep ettiği alacağın kayıt ve kabulünü talep ettiğini ancak iflas kararının verilmesiyle birlikte artık ... adına vekillik görevinin sürdürülmesinin mümkün olmadığını, davacının da belirtmiş olduğu gibi ... isimli şirket Alman menşeli şirket olup, iflasına karar verildiğini, iflas idaresi üyeliğine ... seçilmiş ve mahkeme tarafından atamasının yapıldığını, iflasla birlikte bu müflise ait malvarlığının yönetilmesi için iflas idaresi oluşturulmakta olduğunu, bu hususun Alman İflas Kanunu'nda da açıkça belirtildiğini, dolayısıyla davacının müflis şirkete ait bir alacağı tahsil talep yetkisinin bulunmadığını, iflastan önce müflis şirketin kendisini vekil tayin etmiş olmasının bir hükmü bulunmadığından işbu davayı açma hak ve yetkisinin ancak müflis şirketin iflas idaresine ait olabileceğini, izah edilen nedenlerle davacının iflas idaresinden alacak kayıt ve kabul etme ve işbu davayı açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi heyeti raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili tarafından sunulan; Beşiktaş ... Noterliğinin 08/12/2017 tarihli ... yevmiye numarası ile onaylı belgeler incelendiğinde, davacı şirketin aciz yöneticisi (...) imzalı belgede; “... şirketinin iflas masası yöneticisi olarak hareket eden ben, ..., ... şirketinin ... A.Ş. şirketine karşı 1.244.056,75 Euro'luk alacağının bulunduğunu teyit ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı vekili tarafından sunulan davacı şirkete ait apostilli belgelere göre; davacı ... şirketinin, ... A.Ş.'nden 1.245.037,39 Euro alacaklı durumda bulunduğu, davacı şirket tarafından teyit edilen 1.244.056,75 Euro alacağın davalı müflis şirketin iflas tarihi olan 16/07/2013 tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının (1.245.037,39 € x TCMB Efektif Satış kuru 2,5389 = 3.158.535,68 TL) 3.161.025,43 TL olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan davalı müflis şirketin 2011-2012 ve 2013 yıllarına ait yevmiye ve kebir defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirket ile davalı müflis şirket arasındaki borç alacak ilişkisinin 33103060 Ortaklara Borçlar ... hesap kodu altına kayıtlara alınmış olduğu, davalı müflis şirketin 30/06/2013 tarihi itibariyle davacı şirkete 3.125.611,98 TL karşılığı 1.243.430,79 Euro borçlu durumda bulunduğu belirlenmekle, davalı müflisin incelenen defter kayıtlarıyla da teyit edilen 3.125.611,98 TL davacı alacağının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının davayı açma konusunda yetkisinin ve geçerli şekilde açılmış kayıt kabul davasının bulunmadığı, davacı vekilinin iflas tarihinden önce kendisine verilmiş vekaletnameyi kullandığı, davanın bizzat şirket tarafından açılmasının gerektiği, davacının defter ve kayıtlarının incelenmediği, iflas idaresinin sadece tercüme edilen beyanının gösterildiği ve davanın reddinin gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki kararlar verilmiştir. 1-Dairemizin 07.07.2021 tarih ve 2020/359 E. 2021/733 K. sayılı ilamı ile ''... Yukarıda belirtilen bilirkişi kök ve ek raporlarında yeterli incelemenin yapılamadığı, bilirkişi heyetinin muhasebeden anlayan bir bilirkişinin tayin edilmesi yönünde 3. ek raporun sunulmuş olduğu, ayrıca raporlarda istinaf dilekçesinde belirtilen itirazları karşılamadığı anlaşıldığından hükme esas alınmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. İş bu nedenle öncelikle, davalı iflas idaresine davaya konu alacağa ilişkin incelemenin sağlıklı yapılabilmesi amacıyla talebe konu alacak dönemine tekabül eden tüm ticari defterlerin mahkemece belirlenecek inceleme gün ve saatinde, dosyaların hacimli olması nazara alınarak HMK 278 ve 218 maddeleri uyarınca yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiği de göz önünde bulundurularak hazır edilmesinin sağlanmasına yönelik kesin süre verildiğini belirtir şerhli tebligat çıkartılmalı ve yeniden kurulacak bilirkişi heyetinden taraflarının tüm beyan ve itirazını karşılar mahiyette hüküm kurmaya elverişli, denetime açık rapor alınması gerekmektedir. İş bu eksiklikler ikmal edilerek, Anayasa'nın 141/III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmü ile HMK’nun 388. maddesinde de (HMK m.297) mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken husular gözetilerek, usul ekonomisi göz ardı edilmeksizin mahkemece verilen kararın gerekçesi denetime elverişli bir şekilde yazılmalıdır. Sonuç itibariyle, açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. 2-Dairemizin 15.02.2023 tarih ve 2022/1785 E. 2023/250 K. sayılı ilamı ile: ''Mahkemece, yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı ve yukarıda kaldırma kararımızda belirtildiği üzere bilirkişi heyetinin oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda müflis şirketin 2013 yılına ait envanter defteri sunulduğu belirtilmiş ise de iş bu deftere rastlanılmadığı, yevmiye defterinde davacı şirkete borcunu gösterir herhangi bir kaydı tespit edilemediği ve kebir defterinin 1888. Sayfasındaki bilgiler nazara alınarak davalının, davacıya bakiye 3.125.611.98 TL borcu olduğu belirtilmiştir. Ancak, muhasebe alanında uzman bilirkişilerin olduğu mali müşavirlerden oluşan bilirkişi heyeti oluşturularak ibraz edilen tüm ticari defterler, davacı delilleri incelenerek ve önceki raporlara atıf yapılmak suretiyle bilirkişi heyetince rapor düzenlemelidir. Böylece uyuşmazlığa konu alacağın mevcudiyeti ve miktarı yönünden hiçbir şüpheye mahal bırakılmadan tespit yapılarak hüküm tesisi yoluna gidilmelidir. Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. Bilirkişi heyet raporları: Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları: 1-10.04.2015 tarihli kök raporda özetle, müflis şirket ticaret defterlerinin dava konusu alacak iddiası bakımından incelemeye ispat sonuçları tespite elverişli olmadığı, davacının dava dilekçesi ve cevabı cevap dilekçesinde talep sonucunu farklı bildirdiği ve bu nedenle HMK 119. ve 194. maddeleri uyarınca somutlaştırma yükü hükümlülüğüne riayet etmediği ve davacıya süre verilmesi gerektiği, (davacı vekilince UYAP sisteminden sunulan 11.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde şirket kayıtlarının apostili noter onaylı çevirilerinin dosyaya sunduğu ve davacının müflis şirketten 1.243.430,79 Euro karşılığı 3.125.611,98 TL alacağının sabit olduğunu belirtmiştir.) 2-23.03.2016 tarihli 1. Ek raporda özetle, müflis şirketin 2011-2012 ve 2013 tarihli envanter defterlerinin görünmediği, hiçbir muavin döküm suretlerinin sunulmadığı, bu haliyle davacı şirketin alacak bakiyesine ilişkin ticari defterleri üzerine inceleme yapılamadığı ve davacının alacağının müflisin söz konusu ticari defterlerinde tespit edilemediği, davacı şirketin, davalı müflis şirketin ortağı olduğunun bazı fatura kayıtlarından tespit edildiği ve davacı şirket kaydını istediği alacağını tamamen davalı tarafından düzenlendiği iddia edilen 331.03.060 kodlu ortaklara borçlar hesabı ekstresine dayandırdığı, bu haliyle mevcut duruma göre davacının alacak iddiasını ispat edilemediği, 3-25.01.2017 tarihli 2. ek raporda özetle, müflis şirketin 2011-2012 ve 2013 yılına ait ticari defterlerin incelendiği ancak envanter defterlerinin bulunamadığı, iflas müdürlüğüyle yapılan şifai görüşmeler sonucunda bu defterlerinin kendilerinde olmadığının bilgisi verildiği ve bu nedenle davacının müflis şirketten alacaklı olup olmadığı konusunda tespitin yapılamadığı, 4-10.10.2017 tarihli 3. ek raporda özetle; müflis şirketin ticari defterlerin bulunduğu adrese 3 kere gidilmesine rağmen ticaret defterleri içerisinde şirketin iflas ettiği tarihten önceki seneye ilişkin envanter defterinin bulunamadığı, ticari defterlerin hacimli olması nedeniyle bu defterlerin incelenmesinin 3 gün boyunca devam edebileceği göz önüne alındığında da defterlerin incelenmesine yardımcı olmak üzere tespitin yapılabilmesi amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra ve iflas Müdürlüğü'ne muhasebeden anlayan bir bilirkişi tayin edilmesi gerektiği, 5-23.03.2018 tarihli 4. ek raporda özetle; müflis şirketin defterlerinin bulunduğu adreste gidildiği ve yüzbinlerce sayfadan müteşekkil defterlerin istiflenmiş olduğu bunun gözlemlendiği, davalı müflis şirketinin, bilirkişi heyetine sunmadığı envanter defterlerinden davacıya ilişkin kayıtların tespit edilip edilemeyeceğinin şüpheli olduğu, defalarca incelenmesine rağmen tespit edilememiş bulunan şirkete ait envanter defterleri mevcutsa da davalı tarafından bu defterlerin asıllarının onaylı sayfaların fotokopilerinin dosyaya sunulması konusunda takdirin mahkemede olduğu, davacının sunduğu 11.11.2017 tarihli dilekçe ekinde Beşiktaş ... Noterliği'nce apostili belgeye göre iflas yöneticisinin davacı şirkete karşı 1.244.056,75 Euro alacağının bulunduğunu teyit ettiği, davalının kebir defterleri kayıtlarında bir bütün olmasa bile eldeki verilerden 331.03.060 ortakları borçlar hesap dökümünü incelenmesinde 30.06.2013 tarihli bakiyesinin 3.125.611,98 TL olduğu, davacının sıra cetveli kaydının talep ettiği talebin 1.243.430,79 Euro karşılığı ve 30.06.2013 tarihli TL karşılığı olan 3.125.611,00 TL'nin müflis şirketin tüm defterlerinde olmasa da parça parça bir kısmında yapılan tespitlerde yer aldığı, tacirin defterini usulüne uygun tutulmamış ve tamamı ibraz edilmemiş olsa dahi defterlerdeki kayıtların aleyhine delil teşkil edebileceği ile kök ve ek raporlarda kayıt kabul davasında ispat yönünden alacağın mevcut olup olmadığı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde tespitte bulunmuştur. 6- 04.04.2022 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: müflis şirketin 2013 yılına ait yevmiye ve kebir defterleri incelenmiş olup, envanter defterlerine ise rastlanılmadığı, incelenen yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış bilançolarında, SAP muhasebe sisteminin kullanılması nedeniyle davacı şirkete borcunu gösteren herhangi bir kayıt tespit edilemediği, 2013 yılı kebir defteri incelendiğinde ise şirkete iflas tarihi itibariyle bakiye 3.125.611.98 TL borcunun olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin 24.11.2017 tarihli apostil kayıtlarında 1.244.056,75 Euro alacağının olduğunun görüldüğü, huzurdaki davada ise 1.243.430,79 Euro karşılığı 3.125.611,00 TL'nin talep edildiği ve davacının talebinin şirketin defterindeki borç miktarı ile birebir örtüştüğü, 2013 yılındaki kayıtlar nedeniyle 2011 ve 2012 yılı ticari defterlerini incelenmesine gerek kalmadığı, envanter defterinin bilirkişiye ibraz edilmiş veya edilmemiş olmasının hiçbir şekilde borç miktarını etkilemediği, davalı iflas idaresi tarafından mali yönden beyan ettiği itirazları yerinde olmadığı ve davacının iflas tarihi itibari ile müflis şirketten 3.125.611,98 TL alacaklı olduğu, talep 3.125.611,00 TL olduğundan bu alacağın iflas masasına kaydettirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görüş ve tespitinde bulunmuştur. Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporu: Mali müşavir ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli raporda özetle; Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan apostil şerhli beyanlara göre davalı şirketin iflas tarihi itibariyle TL karşılığı 1.245.037,39 EuroxTCMB EFT satış kuru 2,5389=3.158.535,68 TL) 3.161.025,43 TL alacaklı durumda bulunduğunun hesaplandığı, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davalının 30.06.2013 tarihi itibariyle davacı şirkete 3.125.611,98 TL karşılığı 1.243.430,79 Euro borçlu durumunda bulunduğu ve davacı şirketin iflas tarihi olan 16.07.2013 tarihi itibari ile 3.161.025,43 TL alacaklı durumda bulunduğunu hesaplandığı, alacak kayıt talebinin 3.125.611,00 TL olduğu ve bu miktarın iflas masasına kaydının yapılması gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:1-Davacı vekilinin davayı açmakta temsil yetkisinin bulunmadığı itirazı:Dairemizce 15.02.2023 tarih ve 2022/1785 E. 2023/250 K. sayılı ilamda davacı vekilinin dava açma yetkisinin bulunup/bulunmadığı konusunun incelenmiş ve ''... Davacı vekilince 03.08.2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan evrakların Türkçe tercümelerinin incelenmesinde; Hamburg Yerel Mahkemesince yasal olarak şirket müdürü ... ve ... tarafından temsil edilen, ... Hamburg adresinde yerleşik, Hamburg Genel Mahkemesi Ticaret Sicilinde ... numara ile kayıtlı bulunan ... unvanı şirketin iflas davasında avukat ... 01.10.2013 tarihli kararla iflas masası yöneticisi olarak tayin edildiği ve iş bu belgenin tanzim tarihinin 23.11.2013 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlıkta 03.04.2014 tarihinde davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen apostil şerhli vekaletname ve diğer belgelerle birlikte değerlendirme yapıldığında, avukat ... 01.10.2013 tarihli kararla iflas masası yöneticisi olarak tayin edildiği, Beşiktaş ... noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı apostil şerhli vekaletnamede davacı şirketin avukat ...'yü vekil tayin ettiğinin belirtildiği, davacı şirketin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/569 Esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak ise avukat ...'nün (dava açıldıktan sonra düzenlenen vekaletname ile) tayin edildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar dava açılırken yetkili iflas idaresinin aldığı karar ile düzenlenen vekaletname ibraz edilmemiş ise de, yargılama aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve bu nedenle usul ekonomisi nazara alındığında davacı vekilinin yetkili bulunduğunun kabulü gerekmektedir. İş bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir.'' dair karar verilmiş olmakla, davalı vekilinin iş bu yöndeki istinaf sebepleri daha önceki kaldırma kararımızda karşılandığından, anılan kaldırma kararımıza atıf yapmakla yetinilmiştir. 2-Davacının ticari defterlerinin incelenmeyerek sadece davacının apostil şerhli beyanının nazara alındığı iddiası:2011-2012 yıllarına ait davacı şirket defterlerinin saklanmadığından dolayı ellerinde olmadığı, 2013 yılına ait defterlere ilişkin belgelerin taranıp Almanca olarak gönderildiği ve tercümesinin yapıldığı, iş bu tercümeler incelendiğinde davacı şirketin 1 Ocak-30 Eylül tarihli kısa mali yıl bilgilerini içeren 30.09.2013 tarihli bilanço, çağrı zarar hesabının bulunduğu ve davacı şirket ile davalı şirket arasındaki borç alacak ilişkisini gösteren bir dökümanın bulunmadığı, davacı şirketi vekili tarafından 11.12.2017 tarihli UYAP dilekçesi ekinde sunulan apostilli noter onaylı çevrilerin bilirkişi heyetince incelendiği ve Beşiktaş ... Noterliğinin 08.12.2017 tarih ... yevmiye numaralı onaylı belgeler incelendiğinde davacı şirketin aciz yöneticisi tarafından imzalı belgede ''... şirketinin iptal sigortası yöneticisi olarak hareket eden ben, ..., ... şirketinin ... A.Ş. Şirketine karşı 1.244.056,75 Euro 'luk alacağının bulunduğunu teyit ederim. Alacakların tutarı işbu yazıya eklenmiş olan, ... şirketinin muhasebe kayıt örneklerinden ortaya çıkmaktadır' belirtildiği ve hükme esas alınan bilirkişi heyetince davacının, davalıdan 1.245.037,39 Euro (3.161.025,43 TL) alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı müflis şirketin de defterleri incelendiğinde ise; 2011 -2012 -2013 yıllarına ait yevmiye, defter i kebir açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, envanter defteri ibraz edilemediğinden inceleme yapılmadığı, yevmiye ve defter-i kebir kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin ... hesap kodu ile kayıt altına alındığının görüldüğü ve buna göre davalının 30.06.2013 tarihi itibari ile davalı şirketin 3.125.611,98 TL karşılığı 1.243.430,79 Euro borçlu olunduğu ve 3.125.611,00 TL alacağın müflis şirketin iflas masasına kaydının yapılmasının gerekeceği belirtilmiştir. Yukarıda yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere, 10.04.2015 tarihli kök rapor devamında düzenlenen 23.03.2018 tarihli 4. ek raporda, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.04.2022 tarihli ve bilirkişi heyeti (..., ..., ...) tarafından düzenlenen 22.05.23023 tarihli raporlarda gerek davacı tarafından sunulan tercümeli belgeler ile davalı şirket tarafından müflis şirketin ticari defterlerinin yer aldığı depoda bulunan ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda, 3.125.611,98 TL karşılığı 1.243.430,79 Euro borçlu olduğu yönündeki tespit ve açıklamalar değerlendiğinde, mahkemece davanın kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK 363/1 fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20