Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/915
2024/1158
25 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/915
KARAR NO:2024/1158
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET
ESAS NO:2019/142 Esas
KARAR NO:2021/156
KARAR TARİHİ:23/02/2021
DAVA: İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 04/04/2018 tarihli Fuar Katılım sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket adına 10-12 Aralık 2018 tarihleri arasında Cezayirde yapılacak ... 2018 Cezayir fuarına katılımı için gerekli organizasyonun yapılması edimini yüklendiğini, sözleşmede fuarın 10-12 Aralık 2018 tarihleri arasında Cezayir'de yapılacağını, stand alanının 40 m2 olacağını m2 birim fiyatının 270 EURO olduğunu dolayısı ile stand kirası olarak 10.800 EURO ayrıca katılım ücreti olarak da 500 EURO toplamda 11.300 EURO ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalanan 04.04.2018 tarihli sözleşmede müvekkil şirketin üzerine düşen edimi fazlası ile yerine getirdiğini, bunun üzerine Bakırköy ... Noterliğinin 12.10.2018 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve 7 gün içerisinde ödemenin yapılmasının talep olunduğunu, ancak davalı tarafın Kartal ... Noterliğinin 23.10.2018 tarihli ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesi ile bir takım sebepler ileri sürerek ödeme yapılmayacağını bildirdiğini, bu defa alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında ....sayılı dosyası ile 13.11.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafça 16.11.2018 tarihinde belirtilen borca da itiraz edildiğinden vaki bu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı yanın dava dilekçesi içeriğinde iddia ettiğinin aksine, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmeden müvekkil şirket yetkilerinin bilgisi olmadığı gibi iş bu sözleşme müvekkil şirket yetkilileri tarafından da imzalanmadığını, bu neden ile davalı tarafından düzenlenen 01.10.2018 tarih ve ... sıra no.’lu faturanın yasal süreler içerisinde Kartal ... Noterliği'nin 23.010.2018 tarih ... yevmiye no.'lu ihtarnamesi ile iade edildiğini, iş bu faturanın her ne kadar ... Fuarı (....) 40 m2 Stand katılım bedeline ilişkin olarak toplamda 11.300,00 Euro’luk fatura düzenlenmiş ise de iş bu fatura içeriğinde belirtilen fuara müvekkil şirketin hiçbir suret ile katılmadığını, davacı yanca üçüncü bir kişiye kiralandığını, bu hali ile kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için dahi ortada bir sözleşme akdedildiği düşünülse dahi, müvekkil şirketçe katılımı gerçekleşmemiş bir fuar için davacı yanca sözleşme bedelinin tamamını talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu yönü ile davacı yanın herhangi bir zararının söz konusu olmadığını, davacı yanın dava dilekçesi içeriğinde her ne kadar müvekkil şirket aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de iş bu taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin, davacı yana icra takibi içeriğinde yer alan şekilde borçlu olmadığını, icra takibine itiraz etmenin müvekkil şirket açısından zaruri olduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olmadığını, davanın reddi ile davacı yan aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, " ...Davalının fuar katılım sözleşmesinde yer alan imzayı şirket yetkilisinin atmadığı şeklindeki iddialar yönünden davalı şirketin yetkilisi isticvap edilmiş, şirket yetkilisi; 24/09/2020 tarihli duruşmada sözleşmenin altında imzası bulunan ....'nun sözleşmenin yapıldığı tarihte şirketin genel müdürü olduğunu, sözleşmeye imza atma yetkisinin bulunmadığını, ancak fuara katılım sözleşmesinin aşamalarını yürütmek üzere şifahen görevlendirildiğini, şirketin fuara katılma amacının bulunduğunu ancak ekonomik nedenlerle fuara katılamadıklarını beyan etmiştir. Bu kapsamda sözleşmenin altında imzası bulunan ...'nun şirket adına imza atmaya yetkisi yok ise de şirketin sözleşme ile ilgili olarak genel müdür konumundaki ...'nu yetkilendirdiği ve şirketin fuara katılma amacının bulunduğu yönündeki şirket yetkilisi beyanları karşısında sözleşmeye yetkisiz kimsenin imza attığı yönündeki iddiaya itibar etme imkanı bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı vekilinin 16/12/2020 tarihli beyan dilekçesinde ve 23/02/2021 tarihli duruşmada davalıya ayrılan fuar yerinin boş kalmadığı yönündeki beyanları nedeniyle davalıya ayrılan stantın üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının davalıya ayrılan stantı üçüncü kişinin kullanması nedeniyle mahrum kaldığı bir karı ispat edememesi nedeniyle davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin 3. Maddesi uyarınca fuar açılış tarihinden önce davalı tarafından davacıya fuara katılmayacakları bildirilmediğinden sözleşmede öngörülen sözleşme bedelinin tamamını davacının cezai şart olarak talep edebileceği bu nedenle takibe yapılan itirazın haksız olduğu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak " davanın kabulü ile davalı/takip borçlusunun, ... sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, kabulüne karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından cevap dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeline ilişkin faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davaya konu fuar katılım sözleşmesi uyarınca tanzim edilen faturaya istinaden 11.300,00 Euro alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen sözleşme; 10-12 Aralık 2018 tarihleri arasında ...' de yapılacak "...." için stand alanı kiralanması için düzenlenmiş, sözleşme bedeli 11.300,00 Euro olarak belirlenmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ileri sürmüş ise de, sözleşmeyi imzalayanın alelade bir çalışan olmadığı, sözleşmenin imzalandığı tarihteki şirketin genel müdürü olup davalı şirketin söz konusu fuara katılım aşamasında bizzat görevlendirildiği davalı şirket yetkilisinin beyanından anlaşılmakla söz konusu sözleşmenin davalı şirket adına ve temsilen imzalandığı kabul edilmesi gerekmektedir.Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak, davalı şirkete sözleşemeye konu hizmetin verilmediğini, davalı şirketin fuara katılmaması nedeniyle kiralanan standın başka birine kiralandığını, davacı şirketin zarara uğramadığını ileri sürmüştür.Sözleşmenin 3. Maddesinde " ...'e kabul edilebilir mazeretini yazılı bildirmek kaydıyla fuarın açılış tarihinden 150 gün öncesine kadar fuara katılmaktan vazgeçebilir, ancak bu durumda sözleşme bedelinin %50'si Cezai Şart olarak ..'e ödenir. Müşteri bu imzadan sonra fuara 150 günden az bir süre kalmış ise ve fuara katılmaktan tek tarflı olarak vazgeçerse; sözleşmede Müşteri'nin ödemesi konusunda kararlaştırılan toplam bedelin %70'ni cezai şart olarak ...'e ödemekle yükümlüdür. Ancak fuara 75 günden az bir süre kalmışsa bu durumda Müşteri fuara katılmaktan tek taraflı vazgeçtiği takdirde fuara katılım sözleşmesinde kararlaştırılan toplam bedelin tamamını ...'e cezai şart olarak ödemekle yükümlüdür. " şeklinde düzenlenmiştir 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur. Seçimlik cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f. I) hükmüne göre; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”. Bu hükme göre, taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi ya da ceza koşulunun ödenmesini kararlaştırmış olabilirler. Bu durumda, borçlu borca uygun hareketle yükümlüdür. Ancak, borçlu borca uygun hareket etmediği takdirde, kendisini bir yaptırım beklemektedir. Bu yaptırım, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun ödenmesidir. Bu hüküm, borçluya borca aykırı davranarak ve böylece ifası gereken edim yerine kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek borçtan kurtulma olanağını vermemektedir. Borçlu borca aykırı davrandığı takdirde, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmasına rağmen, alacaklı borçludan aynen ifayı talep edebilir. Bu nedenle, 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f I)’de borçlu ya borca aykırı davranarak bunun yerine ceza koşulu ödeyip borçtan kurtulma yetkisini değil, buna karar verme yetkisini alacaklıya vermiştir. Alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur. Alacaklı aynen ifadan vazgeçip, ceza koşulunun ifasını talep ederse, borçlu artık ifada bulunamaz; bunun yerine, ceza koşulunu ifayla yükümlüdür. Şayet alacaklı, seçimini borçlunun aynen ifada bulunması yönünde kullandığında, artık ceza koşulunu talep edemez. Bu nedenledir ki, ceza koşulunun bu türüne “seçimlik ceza koşulu” (seçimlik cezai şart) adı verilmektedir. İfaya eklenen cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. TBK m. 179 f. II, ifaya eklenen ceza koşulu, borca aykırılığın iki haliyle sınırlı olarak öngörmüştür. Bunlar, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemiş olmasıdır. Yasa koyucu, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemesini borca aykırılığın yaygın bir türü olduğu düşüncesinden hareketle böyle bir sınırlamaya gitmiştir İfa yerine cezai şart (dönme cezası); 6098 s. TBK. m. l79 f. III (818 s. BK. m. 158 f. III) hükmüne göre “Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır”. Yukarıda açıklamış olduğumuz gibi, ceza koşulunun amacı, borçlunun borca uygun hareket etmesini temindir. Halbuki, burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Bir başka ifadeyle, burada borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Bu nedenle, ceza koşulu ifanın yerini almaktadır (..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. ...) Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nin 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan cezai şart, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır. Somut olayda, davalı şirketin, davacı şirkete gönderdiği Kartal ....Noterliği'nin 23.10.2018 tarih ... yevmiye no.'lu ihtarnamesi, 10-12 Aralık 2018 tarihleri arasında düzenlenecek fuara, 75 günden az bir süre kala düzenlenen fuar katılım sözleşmesini kabul etmediklerini, fuara katılmayı ve fuar katılım bedelini ödemeyi kabul etmediklerini bildirdiğinden davacının, sözleşme bedelinin tamamını cezai şart olarak isteme hakkı bulunmaktadır.İİK 67/2.maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almaktadır. Takip tutarı sözleşme ile kararlaştırılan fatura bedeli olup alacak likit/belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.192,59 TL'nin mahsubu ile bakiye 764,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15