SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/874

Karar No

2024/1135

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/874

KARAR NO:2024/1135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/746

KARAR NO: 2024/259

DAVA TARİHİ: 26/05/2015

KARAR TARİHİ: 03/04/2024

TALEP:Yargılamanın İadesi

KARAR TARİHİ:18/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Yargılamanın iadesini talep eden (asıl dosya davalısı) vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı...Kooperatifinin davalı, ...'un ise davacı olarak yer aldığı davada, ...'un, müvekkilinin ... Koopratifindeki 10 payının 4'ünü yazılı sözleşme ile satın aldığını iddia ederek bu hakkının kooperatif kayıtlarına tescilini talep ettiğini, müvekkili ile ... arasında imzalanan 08/11/1985 tarihli sözleşmeyi kabul etmekle birlikte söz konusu yazılı sözleşmenin taraflarca sonradan değiştirildiğini ve ...'un 4/10 payının 2/10'a indirildiğini, ancak tarafların birbirine duyduğu güven nedeniyle bu hususun yazılı olarak protokole bağlanmadığını, ...'un da 2/10 paya karşılık ödeme yaptığını, dava süresince ve ısrarla vurgulayarak konu ile ilgili tanık dinletmek istendiğini ancak tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2003 tarihli 2000/1048 E. 2003/1447 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne ve müvekkillerine ait 10 kooperatif payından 4'üne tekabül eden 4000 m2 arsanın ... adına tahsisi ile kooperatif kayıtlarına tesciline karar verildiğini, Mahkemenin bu kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/03/2005 tarihinde 2004/3927 E. 2005/2000 K. sayılı ilamı ile davalı kooperatif hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ayrıca gerekçeli kararın Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gerekçeleriyle bozulduğunu, Bozma üzerine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yeniden yapılan yargılama sonucunda 2005/528 E. 2006/123 K. sayılı kararı ile müvekkili yönünden davanın kabulüne, müvekkiline tahsis edilen 10 kooperatif payından 4'üne tekabül eden 4000 m2 arsanın ... adına tahsisi ile kooperatif kayıtlarına kayıt ve tesciline, diğer davalı kooperatif yönünden ise husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2008 tarihli 2007/2563 E. 2008/4096 K. sayılı ilamı ile onandığını, böylece müvekkili aleyhine tesis edilen kararın kesinleştiğini, Yargılamanın yenilenmesi dava tarihinden 1 ay kadar önce 3. kişiler tarafından müvekkiline dilekçe ekinde bulunan ve yargılamanın yenilenmesine dayanak yaptıkları belgelerin teslim edildiğini, bu hususun tanık beyanları ile de ortaya çıkacağını, söz konusu belgelerden birinin üst tarafındaki kısmın ... tarafından bizzat kaleme alındığını, ..., ... ve sözleşmenin tarafı diğer kişinin ne miktarlarda ödeme yaptığının gösterildiğini, ... ve oğulları ile ... tarafından yapılan ödemelerin toplamının sadece 10 paydan 4 paya isabet ettiğini, bu kişilerden her birinin 10 paydan 2 paylık ödeme yaptığını, dolayısıyla ... hissesinin 10 paydan 2 pay olduğunun ortaya çıktığını, yargılamanın yenilenmesine dayanak yaptıkları belgeler içerisinde bizzat ... tarafından kaleme alınan ödemeye ilişkin tutarda ayrıca ...'un imzasının olmadığını ancak ... tarafından bizzat kaleme alındığı için yazılı delil başlangıcı sayılması gerektiğini ve dinletilecek tanıklar ile gerçek durumunun müvekkili tarafından anlatıldığı gibi olduğunun anlaşılacağını beyan ederek, yargılamanın yenilenmesi sonucu İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2006 tarihli 2005/528 E. 2006/123 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasını, davalı ...'un ... Kooperatifindeki müvekkiline ait 10 ortaklık payından sadece 2 pay üzerinde hakkı olduğunun tespitine karar verilmesin talep etmiştir.

CEVAP:Karşı taraf (asıl dosya davacısı) vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, yazılı sözleşmelerdeki değişikliklerin yazılı olmasının zorunlu olduğunu, dava tarihinden 3 ay önce belge tesliminin hayali olduğunu, dava ve taleplerin hak düşürücü süre geçmiş olduğundan dinlemeyeceğini belirterek, haksız ve dayanağı olmayan talep ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI: Mahkemenin 27/12/2016 tarihli 2015/532 E. 2016/1123 K. sayılı kararı; "iddia, davacı beyanları, yargılamanın yenilenmesi talep edilen mahkememizin 2005/528 E. - 2006/123 K. Sayılı dosya içeriği, davacının neye ilişkin olduğu anlaşılamayan ve mahkememiz kasasına alınan 4 sayfalık imzasız içeriğinde belli isimler, hesap dökümleri ve karşılığında rakamların olduğu yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle; yargılamanın yenilenmesini isteyen sunmuş olduğu yazı içeriklerinin HMK 375 anlamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek sebepleri ihtiva etmediği, neye ilişkin, kime yönelik, hangi hukuki ilişki ile alakalı olduğunun anlaşılamadığı, talepçinin diğer iddialarını yargılama aşamasında tartışıldığı, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesini talep edenin sunmuş olduğu imzasız kağıt parçalarının yargılamanın yenilenmesi bakımından kanunun aradığı şartları içerik olarak taşımadığı, delil kıymetine haiz olmadığı" gerekçesiyle; "HMK. 375. Maddede belirtilen şartları taşımayan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine" karar verilmiştir. Dairemizin 25/10/2023 tarihli 2021/56 E. 2023/1496 K. sayılı kararı; "... yargılamanın iadesi istemi yeni bir dava olup tıpkı asıl davadaki gibi harca tabidir....Dosyanın yapılan incelemesinde, yargılamanın iadesini talep eden tarafından sadece 27,70 TL peşin harç yatırıldığı, başvurma harcının yatırılmadığı, dava değeri bildirmediği ve nispi harç yatırılmadığı gibi mahkemece gerekli ihtarlar yapılarak harç eksikliğinin tamamlattırılmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler göz ardı edilerek, harç eksikliği giderilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. ...Ayrıca duruşma tutanaklarının incelenmesinde, mahkemece yargılamanın iadesi isteminin yeni bir dava olduğu, burada talep edenin davacı, aleyhine yargılamanın iadesi talep edilenin ise davalı konumunda olduğu hususu atlanarak, tarafların asıl dosyadaki sıfatlarıyla yani ...'in "davalı", ...'un ise "davacı" olarak duruşmalara kabul edilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece harç eksikliği ikmal edildikten sonra yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden yargılamanın iadesini talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." karar verilmiştir. Mahkemece; "BAM kaldırma kararı gereğince, tarafların sıfatları düzeltilmiş davacı vekili tarafından eksik harç tamamlanmış ve BAM kaldırma kararındaki eksiklikler mahkememizce tamamlanmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iddia, davacı beyanları, yargılamanın yenilenmesi talep edilen mahkememizin 2005/528 E. - 2006/123 K. Sayılı dosya içeriği, davacının neye ilişkin olduğu anlaşılamayan ve mahkememiz kasasına alınan 4 sayfalık imzasız içeriğinde belli isimler, hesap dökümleri ve karşılığında rakamların olduğu yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle; yargılamanın yenilenmesini isteyen sunmuş olduğu yazı içeriklerinin HMK 375 anlamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek sebepleri ihtiva etmediği, neye ilişkin, kime yönelik, hangi hukuki ilişki ile alakalı olduğunun anlaşılamadığı, talepçinin diğer iddialarını yargılama aşamasında tartışıldığı, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesini talep edenin sunmuş olduğu imzasız kağıt parçalarının yargılamanın yenilenmesi bakımından kanunun aradığı şartları içerik olarak taşımadığı, delil kıymetine haiz olmadığı anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Yargılamanın iadesini talep eden vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; mahkemenin "neye ilişkin olduğu anlaşılamayan ve mahkememiz kasasına alınan 4 sayfalık imzasız içeriğinde belli isimler, hesap dökümleri ve karşılığında rakamların olduğu yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle; yargılamanın yenilenmesini isteyen sunmuş olduğu yazı içerikleri" şeklinde tanımlamasının talihsiz olduğunu, söz konusu belgelerin talep dilekçesinde açıklandığını belirtmiş, her bir belge yönünden ayrı ayrı açıklama yaparak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Yargılamanın iadesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan hukuki yoldur. 6100 sayılı HMK'nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış olup bunlar;"a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması." halleridir. HMK'nın 377.maddesinde göre yargılamanın iadesi süresi; "c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı," tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Yasa'nın 379. maddesinde; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder", Yasa'nın 380. maddesinde ise; "İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir..." hükmüne yer verilmiştir.Yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece 379. madde uyarınca ön inceleme yapılması, eksiklik mevcut ise esasa girmeden davayı reddetmesi, aksi halde 380. madde uyarınca esasa dair inceleme yapması gerekmektedir. Yargılamanın iadesi, nihai bir kararın (nihai kararlar içinde de kesinleşmiş bir kararın) gözden geçirilmesini, denetlenmesini sağlaması bakımından geniş anlamda bir kanun yolu olmakla ve Kanun'da sistematik olarak kanun yolları arasında düzenlenmekle birlikte, aslında kesinleşen kararı yeniden ele almaya yarayan ve dava şeklinde görülen bir hukukî çaredir... Yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan istisnai bir yoldur. Bu sebeple yargılamanın tekrarlanmasının mümkün olmadığı, o konuda yeniden mahkemeye başvurulamayacak, şeklen ve madden kesinleşmiş hükümlere karşı yargılamanın iadesi istenebilir. Eğer mahkeme kararı henüz şeklen kesinleşmemişse veya şeklen kesinleşmiş olsa dahi maddi anlamda kesin hüküm oluşturmuyorsa yeniden ele alınıp incelenmesi mümkünse yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Çünkü ya henüz kesinleşmiş bir karar yoktur, bu sebeple başvuru imkanları tüketilmemiştir veya kesinleşse dahi kararın başka şekilde yeniden ele alınıp incelenmesi mümkündür. (..., ,,,, s.,,,,,,,) Yargılamanın iadesi bir dava olarak dilekçe ile iptali istenen hükmü veren mahkemeden istenir. Dava dilekçesinde aranan koşulların bu dilekçede de bulunması ve mahkemede yeni bir dava gibi esas numarası verilmesi gerekir. Hükmü veren (vermiş olan) mahkemenin idari veya kanuni bir tasarrufla kaldırılmış veya işin esası ile ilgili karar vermek görevinin değiştirilmesi durumunda bunun yerine geçen mahkemeye başvurmak gerekir (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, ...). Yargılamanın iadesi talebi, kendisine karşı bu yola başvurulan kararın verildiği mahkemeden talep edilecektir (m. 378/1). Yargılamanın iadesi talebi bir dava niteliğindedir. Bu sebeple yargılamanın iadesinin gerektirdiği özellikler dikkate alınarak bir davanın açılmasında verilmesi gereken dilekçe verilecektir. Yargılamanın iadesi bir dava açarak ileri sürülebileceğinden dava şartları ve davaya ilişkin genel hükümler geçerli olacak, yapılması gereken diğer işlemler yapılacaktır. Yargılamanın iadesi talebinin dava dilekçesi şeklinde düzenlenmesi gerekir. Bu dilekçede bulunması gereken unsurlara yer verilecektir. Ancak, içeriğinde talebin bir yargılamanın iadesi talebi olduğu belirtilmeli ve buna uygun açıklamalar yapılmalıdır. Dava açılmasına ilişkin kurallar uygulanarak, bu konudaki gerekli tüm işlemler yerine getirilmeli, gerekli harç ve giderler ödenmelidir. Mahkemece talep edilirse ayrıca bu konudaki teminat da yatırılmalıdır (m. 378/2). Yargılamanın iadesinde talepte bulunan, diğer tarafı karşı taraf olarak göstermeli, üçüncü kişilerin bu yola başvurması halinde ise ilk davanın tarafları karşı taraf olarak belirtilmelidir (Pekcanıtez Usul Cilt.III, s.2343,2344). Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 74.maddesi uyarınca vekil tarafından yargılamanın iadesi davası açabilmesi için, vekaletnamesinde açık olarak "yargılamanın iadesi yoluna başvurma yetkisinin" bulunması gerekir. Dairemizin kaldırma kararı uyarınca yargılamanın iadesini talep eden tarafından harç eksikliğinin tamamlandığı, vekaletnamesinin incelenmesinde yargılamanın iadesi yoluna başvurma yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatımlara göre yargılamanın iadesini talep eden, işbu talebini HMK'nın 375/1.ç bendinde yer alan "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." hükmüne dayandırmaktadır. Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen (yazılı) bir belgenin, kararın verilmesinden sonra geçirilmiş olması, yargılamanın iadesi sebebidir (m.375/1-ç). Yeni bir yazılı belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın iadesi sebebi teşkil edebilmesi için, aşağıdaki şartların (hep birlikte) bulunması gerekir:a) Bu yazılı belge, davaya bakıldığı sırada mevcut olmalıdır. Hüküm verildikten sonra düzenlenmiş olan bir yazılı belgeye dayanarak yargılamanın iadesi istenemez. b) Yeni ele geçirilmiş olan yazılı belgenin, hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir. Yeni ele geçirilmiş olan yazılı belge (birinci) davada ibraz edilmiş olsa idi, yargılamanın iadesi davacısının daha lehine bir hüküm verilecek idi ise, yeni ele geçirilmiş olan yazılı belge (diğer şartların da varlığı halinde) yargılamanın iadesi sebebi teşkil eder. c) Bu yeni yazılı belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekir (m.375/1-ç). Böyle bir yazılı belge, hüküm verildikten sonra ve fakat kesinleşmeden önce ele geçirilmiş olsa bile (diğer şartlar da varsa), yargılamanın iadesi sebebi teşkil eder. Çünkü, istinaf ve temyiz aşamalarında yeni delil gösterilemeyeceğinden, bu yeni yazılı belgenin artık o davada delil olarak gösterilmesine imkân yoktur. Davada ibraz edilmiş bir yazılı belgeye dayanarak, yargılamanın iadesi istenemeyeceği ise doğaldır.d) Bu yeni yazılı belgenin, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilememiş olması gerekir (m.375/1-ç). Yargılamanın iadesini isteyen taraf, bu yazılı belgeyi yargılama sırasında elde edememesinde kusurlu olmamalıdır; kendi kusuru ile bu yazılı belgeyi yargılama sırasında elde edememiş ve mahkemeye verememiş olan taraf, yargılamanın iadesi talebinde bulunamaz... ) Yeni bir yazılı belgenin ele geçirilmiş olması halinde (m.375/1-ç) yargılamanın iadesini isteme süresi, yeni yazılı belgenin elde edildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde yargılamanın iadesi talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (m.377/1 -c)... Bu üç aylık süre, yeni yazılı belgenin varlığının öğrenildiği tarihten itibaren değil (m 377/1-c hükmünde açıkça yazılı olduğu gibi) yeni yazılı belgenin (yargılamanın iadesini isteyen tarafça) elde edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Cilt.II, s.1536, 1537, 1538) Bu bende dayanarak yargılamanın iadesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir senet veya belgenin ele geçirilmiş olması ve bu senet ya da belgenin hükmün verilmesi sırasında da mevcut olması gerekir. Söz konusu belgenin sadece yazılı belge veya senet olması gerekmez; belge niteliğinde delil olabilen fotoğraf, ses, görüntü kaydı vs.de bu anlamda düşünülmelidir... Hükümden sonra bulunan ve hükmü etkileyecek olan belge veya senedin, hükümden önce elde edilememesi, mücbir bir sebebe veya lehine hüküm verilen tarafın bir eylemine dayanmalıdır... Yargılamanın iadesini isteyen taraf, bu belgenin hükmün kesinleşmesinden önce elde edilememesinde kusurlu olmadığını ispat etmek zorundadır. Bunun sebebi karşı tarafın veya üçüncü kişinin eylemi olabilir. Hükümden sonra bulunan senet veya belgenin yargılama sırasında mahkemeye sunulması halinde, bunun verilecek kararı etkileyecek nitelikte olması gerekir. (Pekcanıtez Usul Cilt.III, s.2330). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/09/2022 tarihli 2019/5-392 E. 2022/1150 K. sayılı kararında da ifade edildiği gibi "...Öncelikle 6100 sayılı HMK’nın 375/1-ç bendinde yer alan “Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” sebebine ilişkin açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Yeni bir belgenin ele geçirilmiş olmasının yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil edebilmesi için, belgenin davanın bakıldığı sırada mevcut olması, hükmü etkileyecek nitelikte olması, belgenin hükmün verilmesinden sonra ele geçirilmesi, belgenin yargılama sırasında bir mücbir sebepten veya lehine hüküm verilen tarafın eyleminden dolayı elde edilememiş olması gerekmektedir (Kuru, s. 5176 vd.). Sadece mevcut belgenin sonradan bulunmuş olması vakıası, başlı başına yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilemez. Mücbir sebepten maksat, tarafın elinde olmayan ve bütün çabalarına rağmen aşamadığı bir engel ile karşı karşıya kaldığını iddia ve ispat etmelidir..." Yargılamanın iadesi talebine konu dosya incelendiğinde; Davacı ... vekili 31/08/2000 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili ve davalılardan ... arasında imzalanan 08/11/1985 tarihli sözleşme gereği ...'e ait 10 kooperatif payından 4 payın müvekkiline tahsis olunduğunu iddia ederek ...'in kooperatif payına ve ona tahsis edilmiş edilecek 5000m2 yüz ölçümlü taşınmazlar ile sair alacak ve haklarından %40 oranında müvekkilinin hak sahibi olduğunun tespiti ile kooperatif kayıtlarında tesciline karar verilmesini talebiyle ... ve S.S. Depo Ardiyeciler Top İş Yeri Yapı Kooperatifi aleyhine dava açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2003 tarihli 2000/1048 E. 2003/1447 K. sayılı kararı ile; davanın kabulü ile davalılardan ...'e ait 10 kooperatif payından 4'üne tekabül eden 4000 m2 arsanın davacı adına tahsisi ile kooperatif kayıtlarına tesciline karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/03/2005 tarihli 2004/3927 E. 2005/2000 K. sayılı ilamı ile davalı ...'e yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bu kısma yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı kooperatif vekilinin temyiz istemi ise taraflar arasında imzalanan sözleşmeye kooperatif taraf olmadığı, sözleşmelerin nispiliği ilkesi ve davacının kooperatif ortağı da olmaması nedenleriyle kabul edilerek karar bu yönden bozulmuştur. Bozma kararına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2005 tarihli 2005/8990 E. 2005/8995 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Bozma ilamına uyularak İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2006 tarihli 2005/528 E. 2006/123 K. sayılı kararı ile; davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile ...'e tahsis edilen 10 kooperatif payından 4'üne tekabül eden 4000 m2 arsanın davacı adına tahsisi ile kooperatif kayıtlarına tesciline, kooperatif hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2008 tarihli 2007/2563 E. 2008/4096 K. sayılı ilamı ile karar onanmıştır. İstinaf sebeplerinin incelemesi; Yargılamanın iadesi istemine konu dosya incelendiğinde, yargılamanın iadesini talep eden ... tarafından ...'un payının 2 pay olduğu, bu hususta taraflar arasında şifahi sözleşme yapıldığı, ispatı için tanık deliline dayanıldığı beyan edilmiş, ancak yukarıda açıklandığı üzere bu iddialar ve istem yerinde görülmeyerek temyiz talebi reddedilerek karar onanmış, karar düzeltme talebi de yerinde görülmemiştir. Yargılamanın iadesi talep edenin sunduğu belgeleri, yargılamanın iadesi talepli işbu davayı açmadan yaklaşık 1 ay önce 3.kişiler tarafından ulaştırıldığını beyan etmiştir. 3.kişilerin kim olduğu, belgelerin nasıl ulaştırıldığı hususlarında ise bir açıklaması olmadığı gibi belgeler incelendiğinde; 1 no.lu belge; kooperatif tarafından ...'e gönderilen aidat borcuna ilişkin 1993 yılında gönderilen noter ihtarnamesinin ... tarafından 31/08/2000 tarihinde açılan davadan önceki tarihli olup, doğrudan davacının elinde bulunan bu belgenin yargılamanın iadesi talebi yönünden HMK'nın 375/1.ç bendinde ifade edilen belge kapsamında kabulü mümkün değildir. 2 no.lu belge; bu belgenin ise 1 no.lu ihtarname gönderildikten sonra ... tarafından yazıldığı beyan edilmiştir. Bu belgede "... ile görüş, şimdiye kadar bu şekilde yapalım" yazılarak, "... 7000.000, Ben 7000.000 ... 18.000.000" şeklinde belirtilmiş ve devamında, "1)Bu hesaptan ... 11.000.000 Ben ..... (okunamıyor) 7.000.000 ... 4.000.000 2) ... ile bana 6 metre oluyor" yazılmıştır. Yargılamanın iadesini talep eden bu belgeye ilişkin açıklamasını "(1) no lu ihtarname gelince ...'u başlangıçta ortak yapan ... gidilir. ... bu hesabı yakarak Sözleşmeyi Tadil etmeyi önerir. Yeni sözleşmeye göre ...'un 4/10 Hissesi 2/10 Hisseye düşer. Yine ... de yeri değersiz bulup, kendi 4/10 hissesinin de 2/10'a düşmesini, artan kısımların ... tarafından başkasına satışını, buna göre hesaplaşma yapılmasını önerir." şeklinde yapmıştır. Şayet ihtarname geldikten sonra taraflar arasında böyle bir görüşme yapılarak belge düzenlenmiş ise bu belgenin ... tarafından 31/08/2000 tarihinde açılan davadan önceki tarihli olduğu açıktır. Ancak yargılama aşamasında söz konusu belge ibraz edilmemiş, bu yönde bir beyanda bulunulmamıştır. Bu belgenin ... tarafından düzenlenmediği de açıklamalarla sabittir. Yine isim imza tarih vs bulunmamaktadır. Belgenin hükmün kesinleşmesinden önce mevcut olup elde edilememesinde kusurlu olmadığı ispata yarar bir kayıt sunulmamış olup HMK'nın 375/1.ç bendinde ifade edilen belge kapsamında kabulü mümkün değildir. 3 no.lu belge; "18.dönem için = 103.500.000 Saf = 24.500.000 ZT 10.500.000 35.000.000 MZ = 18.600.000 53.600.000 ödediğim 9000m2" Şeklinde yazının ... tarafından yazıldığı, Altında "... bana 7.000.000 verecek" ibaresinin ... tarafından yazıldığı belirtilmiştir. Yargılamanın iadesini talep eden bu belgeye ilişkin "(III) no'lu belge. İlk kısım ... el yazısı. Devamındaki "... bana 7.000.000.00 TL verecek'' yazısı ...'e ait. ...ve ... hesaplaşır. Yeni hesaba göre 2/10 hisseye düşecek bedel yönünden ...'in fazla ödediği, ...'un eksik ödediği kısımlar denkleştirilip, ...'ın ...'a 7.000.000.00 TL Ödemesi gereği kararlaştırılır." şeklinde açıklamıştır. Söz konusu belgenin ne zaman ve ne için kaleme alındığı belli değildir. Kooperatife ilişkin bir beyan yoktur. Sadece yukarıda belirtilen hususlar yazılmıştır. ...'un hissesinin 2/10 olacağına dair bir belirtme bulunmamaktadır. Ayrıca bu belgenin de hangi tarihte düzenlendiği belli olmadığı gibi yine isim imza bulunmamaktadır. Belgenin hükmün kesinleşmesinden önce mevcut olup elde edilememesinde kusurlu olmadığı ispata yarar bir kayıt sunulmamış olup HMK'nın 375/1.ç bendinde ifade edilen belge kapsamında kabulü mümkün değildir. 4 no.lu belge; "Açıklama En son paranın yatırılma tarihi 1989 yılıdır. Fakat bu yıla ait döviz kurları elimde yok. ...'den 1987 yılına ait kurları buldum (ortalama). Buna göre o tarihte Dolar = 860 TL ----> 8721 Dolar Mark = 480 TL ----> 15625 Mark Dolar ile 8721 X 13370 (Bugün) =116.600.000 Mark ile 15625 X 7863 (Bugün) = 122.859.000 122.860.000 7.000.000" Yargılamanın iadesini talep eden bu belgeye ilişkin "(IV) no'lu belge ... el yazısı. Sözleşme Tadili kabul ediliyor. ... yönünden 2/10 hisse karşılığı kalan 7.000.000.00 TL'lik ödeme Dolar ve ..'a çevriliyor. Ödeme o şekilde yapılıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu belgede de kooperatif hissesi ve sözleşmenin tadiline ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Hangi tarihte, kim tarafından düzenlendiği belli olmadığı gibi yine isim imza bulunmamaktadır. Belgenin hükmün kesinleşmesinden önce mevcut olup elde edilememesinde kusurlu olmadığı ispata yarar bir kayıt sunulmamış olup HMK'nın 375/1.ç bendinde ifade edilen belge kapsamında kabulü mümkün değildir. 5 no.lu belge; "TUTANAK ... Kooperatifinde ... adına kayıtlı arsadaki payıma düşen arsayı alarak ayrıca fazla ödemelerimin karşılığı olan haklarımı ...'tan aldım. Bu nedenle adı geçen kooperatifteki hisseler üzerinde hakkımın kalmadığını, hisselerin tamamının ... ve ...'a ait olduğunu beyan ederim 15.11.1993" Yazılmıştır. Altında "... ve Oğulları adına ..", "..." isimleri ile ... ismi altında imza bulunmaktadır. Yargılamanın iadesini talep eden bu belgeye ilişkin " (V) no'lu belge. ... kendi el yazısı ve imzası ile Sözleşme Tadiline ilişkin bir tutanak tutup bunu imzalıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak sözleşmenin ... yönünden tadiline dair bir ibare bulunmamakla birlikte yine bu belgenin de ... tarafından 31/08/2000 tarihinde açılan davadan önceki tarihli olduğu açıktır. Ancak yargılama aşamasında söz konusu belge ibraz edilmemiş, bu yönde bir beyanda bulunulmamıştır. Belgenin hükmün kesinleşmesinden önce mevcut olup elde edilememesinde kusurlu olmadığı ispata yarar bir kayıt sunulmamış olup HMK'nın 375/1.ç bendinde ifade edilen belge kapsamında kabulü mümkün değildir. Söz konusu belgelerin tamamının hangi tarihte ve kim tarafında düzenlendiği beli olmadığı, dava konusu kooperatif hissesine ilişkin bir ifade bulunmadığı gibi HMK'nın 375/1.ç bendi gereğince yargılamanın iadesinin talep edilebilmesi için, davaya bakıldığı anda mevcut olan belgenin, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilememiş olması gerektiği ancak yargılamanın iadesini talep eden tarafından bu hususların da ispatlanamadığını, yukarıda açıklandığı üzere yargılamanın iadesini talep eden ... tarafından ...'un payının 2 pay olduğu, bu hususta taraflar arasında şifahi sözleşme yapıldığı, ispatı için tanık deliline dayanıldığı asıl dosyada talep ve beyan edilmesine rağmen bu iddialar ve istemlerin yerinde görülmediği, temyiz talebi reddedilerek kararın onandığı, karar düzeltme talebinin de reddedildiği anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, Dairemizin kaldırma kararında dosya taraflarının sıfatları açıklanarak mahkemece taraf sıfatlarının hatalı değerlendirildiği belirtilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince ikinci verilen kararda da aynı hata devam ettirilerek gerekçeli karar başlığında yargılamanın iadesi talep eden ...'in "davalı", ...'un ise "davacı" olarak gösterilmesi eleştiri konusu yapılmasını gerektirmiş ve Dairemizin karar başlığında taraf sıfatlarında gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; somut dosya yönünden, HMK'nın 375. maddesinde sayılan yargılamanın iadesi sebepleri mevcut olmadığından ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Yargılamanın iadesini talep eden vekilinin istinaf istemi yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Yargılamanın iadesini talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Yargılamanın iadesini talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin yargılamanın iadesini talep eden üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın yargılamanın iadesini talep edene karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

"tutanakgereğiistinafdelillerinderece26/05/2015istanbuldeğerlendirilmesidüşünüldüesastankararlarıdairemizinTARİHİmahkemesi'nin

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim