SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/952

Karar No

2024/1130

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/952

KARAR NO: 2024/1130

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/118

KARAR NO: 2021/174

DAVA TARİHİ: 21/02/2020

KARAR TARİHİ: 17/02/2021

DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)

KARAR TARİHİ: 8/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı .... A.Ş.’ne ait ....Fatih/İstanbul adresinde bulunan işyerinde 15/10/2018 tarihinde davalı tarafından yapılmış, tamamlanamamış olan alt yapı atık su tesisatı borularından kaynaklı açığa çıkan atık suların sızması sonucu hasar oluştuğunu, eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda poliçe kapsamında yapılan ödeme ile müvekkili şirketin alacaklı konuma geçtiğini, hasarın meydana gelmesinde sorumlu olan davalı kuruma rücu hakkı elde ettiğini, davalı taraftan ödeme talep edildiği halde ödeme yapmadığından ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile.... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptalini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin görevinin kamu görevi ve kamu hizmet olduğunu, kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın idari yargı alanında hizmet kusuru oluşturacağını, kusura maruz kalan binanın gerek ... deşarj yönetmeliğine, gerek ilgili diger mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle doğacak hasar ve zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada müvekkilini dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmadığını, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunluluğun beyan ve gerekçelerle davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendiğinde; dava dışı sigortalı... A.Ş.'ne ait "... Beyoğlu/İstanbul" adresindeki işyerinin davacıya Otel Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiği, bahsi geçen adreste 15/10/2018 tarihinde davalı ...nin kanal onarımı nedeniyle yapılan toprak hafriyat kazı çalışmaları nedeniyle sızan suların otele sirayet ederek otelin 1. Bodrum katındaki sauna kısmının zarar görmesi neticesinde oluşan zarar için davacının 06/12/2018 tarihinde 15.717,00 TL hasar ödemesini dava dışı sigortalısına yaptığı ve TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının halefi olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ne ait "... Beyoğlu/İstanbul" adresindeki işyerinde 15/10/2018 tarihinde meydana gelen ...Müdürlüğü'nün görev ve sorumluluğunda olan yolda yapılan alt yapı yenilenmesi sonrasında işçiler tarafından kanal atık su boruları bağlanmasının unutulması sebebiyle atık suların, sigortalı işyerindeki sauna duvarından sızması sonucunda meydana geldiği, meydana gelen hasardan dava dışı şirketin gerek kendisinin gerekse işyerinin bulunduğu binanın ve bodrum katlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığının mahkememizce yapılan keşif neticesinde sabit olduğu, bu haliyle...'nin gerekli özeni göstermediği ve tüm kusurun davalıda olduğu anlaşılmış olup, davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödeme yapıldığı tarihten takip açılışına kadar geçen sürede işlemiş faizin de 596,20 TL olarak hesaplandığı 24/12/2020 tarihli alınan ek rapor ile tespit edilmiş olup, düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu, anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar isteminin reddine..." dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ihtilaf yönünden idari yargının görevli olduğunu, zarara uğradığını iddia eden sigortalıya ait binanın ruhsatı ve iskanının bulunup bulunmadığı, binanın ve/veya bodrum katın inşaat ruhsatına, esas projesine uygun yapılıp yapılmadığı, onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, iş yeri açılması ve işletilmesi için gerekli izinlerin alınıp alınmadığı, çalışma ruhsatının olup olmadığı hususlarının ve gerekli bilgilerin ilgili belediyesinden sorulması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olması ancak olaydan idarenin kusurlu ve sorumlu olması ile meydana gelen zararla idare arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde mümkün olup illiyet bağı olmadığından davanın reddi gerektiğini, hasara konu çalışmanın yüklenici firma tarafından yapılmış olması ihtimal dahilinde olup idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bedelin fahiş olduğunu, zorunlu arabuluculuk bedeline de itiraz ettiklerini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ne ait otel vasıflı işyeri için 01/11/2017-2018 tarihlerinde geçerli olmak üzere "..." düzenlendiği, poliçede ek teminatlar limitinin 10.030.000,00 TL olduğu, ek teminatlar kapsamında dahili su ve kara taşıtları çarpması nedeniyle oluşacak hasarların da yer aldığı, dava konusu hasarın 15/10/2018 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 06/12/2018 tarihinde 15.717,80 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 15/02/2019 tarihinde 15.717,80 TL asıl alacak, 596,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.314,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin 20/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22/02/2019 tarihinde takibe itiraz ettiği, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "..., sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/168 E. 2012/397 K. sayılı ve 15/06/2012 tarihli ilamında 23/11/1981 tarih ve 17523 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı ...l Müdürlüğü'nün Kuruluş ve ...'nin; ...l Müdürlükçe yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, Genel Kurulların tasvibine sunulacağı ve bütçesinin Kamu İktisadi Teşekküllerinde uygulanan formüle göre tanzim olunacağının belirtildiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/1.maddesinde "Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar." hükmünün yer aldığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11, 12, 13. 18/1.maddesi dikkate alındığında ... (...) ... Müdürlüğünün 2560 Sayılı Kanun ile kurulmuş olması TTK'nun 18/1.maddesinde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte olup yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığından tacir sıfatı taşıdığı, tacir olduğu kabul edilen ...'ye karşı açılan haksız fiilden kaynaklanandavaya adli yargı yerinde bakılacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğu kabul edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 16/1 bendinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır. 2560 sayılı kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, TTK'nın 16/1 maddesi anlamında tacir sayılacağı ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği Yargıtay içtihatları ile benimsenmiş olup açıklanan nedenlerle davalı vekilinin somut olayda idari yargının görevi olduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceği yukarıda yer verilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ve TTK'nın 1472.maddesi gereği olup gerek ....İ'nin gerekse dava dışı sigortalının tacir olması karşısında davanın görevli mahkemede açıldığı, sigorta poliçesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, dava konusu otelin ruhsat ve iskanının olup olmadığı hususlarında ilgili Belediyeye yazılan müzekkere cevabına göre ruhsat ve iskanının bulunduğu, otel ruhsatı verildiği ve bu nedenle otel olarak faaliyette bulunduğu tespit edilmekle, davalı vekilinin bu hususlara yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Ekspertiz raporunda; sigortalı şirkete ait otel önündeki sokak üzerinde yaklaşık 1,5 ay önce ... tarafından alt yapı çalışmaları yapıldığı, atık su hatlarının değiştiği, yolun yenilendiği bu nedenle otelin 1.bodrum katında bulunan sauna duvarlarından pis sular sızdığı, yapılan araştırmalarda katların atık su ve borusunun yolda yapılan alt yapı yenilenmesi sonrasında işçiler tarafından kanal atık su borularına bağlanmasının unutulduğu ve bu nedenle atık suların sauna duvarından sızarak yayıldığı hasara neden olduğu söz konusu hasarın dahili su teminatı kapsamında kaldığı ayrıca otelin girişinden sokak üzerinde yolda ve tretuvar kaldırımında ... tarafından kazılar yapıldığı, kazı yapılan yerde otelin dış duvar kaplamasının kepçe çalışması sırasında çarpma ile kırıldığı, kepçenin iş makinesi olması ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre iş makinelerinin araç olarak tanımlanması karşısında bu hasarın ise kara taşıtları çarpması teminatı kapsamında kaldığı belirtilerek, dahili su hasarının 14.517,80 TL (sauna imalatı 11.700,00 TL, elektrik onarımı 2.500,00 TL, su deposu temizliği 317,80 TL), kara taşıtları çarpması hasarının 1.200,00 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 15.717,80 TL olduğu hesap edilmiştir. Mahkemece mahallinde keşif icra edilerek inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; dava konusu otel Harikazade sokağına cepheli olup, bu sokağın pis su kanalının bakımsızlık yüzünden tıkanmış olması nedeniyle sokakta bulunan diğer otellerin de bodrum katlarının zarar gördüğü ve bu nedenle ...'ye dilekçeler verdikleri, ...'nin Harikazade sokağının kanal borularını değiştirmek için sokakta kazılar yaptığı, bu kazılar sırasında hafriyat çukuruna sızan suların otelin 1.normal katındaki bölümlerine de sızma yaparak ve yan bitişikte bulunan Klas oteline de sızarak otellerin 1.bodrum kat bölümlerine zarar verdiği, bu hususların dosyada yer alan ve ...İ'ye verilen çeşitli tarihlerdeki dilekçelerle tespit edildiği, keşif mahallinde heyete otelin kazı yapılan Harikazade sokağından sızan suların zarar verdikleri yerlerin gösterildiği ancak bu yerlerin yenilenmiş olduğu ve otelin pis su kanal bağlantısının da tekrar yapıldığı, otelin ana giriş kapısının sağ tarafında tretuvarda yeni rögar yapıldığı ve rögarın üzerindeki demir döküm kapağının üzerinde ... yazısının bulunduğu, yeni yapılan yeni kanal bağlantısında otel duvarına tekrar suların basması sonucunda ...'ye sigortalı tarafından dilekçe verildiği ve ...'den gelen işçiler tarafından kanala tekrar tadilat ve onarımlar yapılarak pis su sızıntılarının giderildiği, dava konusu hasarın davalı ... Genel Müdürlüğü'nün görev ve sorumluluğunda olan yolda yapılan alt yapı yenilenmesi sonrasında işçiler tarafından kanal atık su boruları bağlanmasının unutulması sebebiyle atık suların, sigortalı işyerindeki sauna duvarından sızması sonucunda meydana geldiği kanaatine varıldığı, bu hasarın giderimi için 14.300,00 TL (sauna malzemeleri ve yapımı işçilik nakliye dahil 11.500,00 TL, elektrik onarımı kabloların sökülmesi ve atım işleri malzeme işçilik nakliye için 2.500,00 TL, su deposu temizliği için 300,00 TL) hesap edildiği ayrıca yol kısmında yapılan kazılarda iş makinesi kepçesinin çarpması sonucu otel ana giriş kapısı önünde zemin mermeri basamak ve alın kaplaması kırıldığından yeniden yapımı için 1.200,00 TL (kırımı ve moloz atımı için 150,00 TL, kum, çimento, yapıştırıcı malzemeleri için 150,00 TL, sıva ve şap yapımı için 200,00 TL, mermer kaplama malzeme işçilik için 700,00 TL) hesaplandığı, bu durumda toplam hasarın 15.500,00 TL olduğu, %18 KDV dahil 18.290,00 TL hesap edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 2560 sayılı ... Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2.maddesinde ...nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. ...Müdürlüğü Sıhhi Tesisat Eğitim Ve Uygulama Esasları Yönetmeliğinin su ve atıksu şebekesi bakım bedeli başlıklı maddesinde yer alan "İçme suyu ve atıksu bina bağlantılarında oluşan arızaların bakım ve onarımlarının yapılması, atıksu kanal ve bina bağlantılarına ait tesisatlarda meydana gelen tıkanıklıkların açılması...içme suyu ve atıksu şebeke bağlantılarının her an kullanıma hazır tutulması karşılığında abonenin tabi olduğu tarife üzerinden her ay için 1 m3 su miktarı karşılığı bedel alınır" şeklindeki düzenleme ile ...'nin içme suyu ve atık su şebeke bağlantılarını her an kullanıma hazır bulundurma sorumluluğuna işaret edilmiştir.2560 sayılı Kanun ve yukarıda ifade edilen Yönetmelik hükümleri değerlendirildiğinde; söz konusu hasarın ...'nin bakım sorumluluğunda olan alt yapı tesisatı ile otelin pis su kanal bağlantısının yapılmasının ...görevlileri tarafından unutulması sebebiyle meydana geldiği sabittir. 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Söz konusu olayda hasara sebebiyet veren bağlantı, davalının sorumluluğunda olan ve maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir, davalı ise bu tesisattan kaynaklanan zarardan kusursuz sorumlu olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/2031 Esas, 2019/10321 Karar sayılı ve 2018/5489 Esas, 2020/3698 Karar ilamları).Somut olayda; su hasarının davalı ...'nin bakım ve onarımından sorumlu bulunduğu alt yapı tesisatının bağlantısının yapılmaması sebebiyle meydana geldiği bu nedenle ...'nin TBK'nın 69. maddesi uyarınca kusursuz sorumluğunun olduğu sabittir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. (...). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (....). TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup bu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez. Dava konusu olayda onarım çalışmaları sırasında sigortalı otelin dış duvar kaplamasının iş makinesi (kepçe) ile hasara uğratılması nedeniyle davalı ...'nin TBK 49.maddesi kapsamında haksız fiil sorumluluğunun bulunduğu, sigortalının ise bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Davalı vekili; hasara konu çalışmanın yüklenici firma tarafından yapılmış olması ihtimal dahilinde olduğundan idareye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de hizmetin dava dışı yüklenici firma tarafından yerine getirildiğine dair dosyaya yansıyan bir kayıt olmamakla birlikte, dava dışı yüklenici firma tarafından yerine getirildiğinin kabulü halinde de bu durum davalı ...'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, dava dışı yüklenici firma ile birlikte zarar görene karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu devamedecektir. Açıklanan nedenlerle davalı ...'nin, oluşan zarardan sorumlu olduğu açıktır. Ancak ekspertiz raporunda dahili su hasarı 14.517,80 TL (sauna imalatı 11.700,00 TL, elektrik onarımı 2.500,00 TL, su deposu temizliği 317,80 TL), kara taşıtları çarpması hasarı 1.200,00 TL olmak üzere toplam hasar bedelinin 15.717,80 TL KDV hariç hesap edilmiş ve sigorta şirketi tarafından 15.717,80 TL ödeme yapılmıştır. Bilirkişi raporunda ise KDV hariç hesap edilen bedel dahili su hasarı için 14.300,00 TL (sauna imalatı 11.500,00 TL, elektrik onarımı 2.500,00 TL, su deposu temizliği 300,00 TL), kara taşıtları çarpması hasarı için 1.200,00 TL (kırımı ve moloz atımı için 150,00 TL, kum, çimento, yapıştırıcı malzemeleri için 150,00 TL, sıva ve şap yapımı için 200,00 TL, mermer kaplama malzeme işçilik için 700,00 TL) olup toplam 15.500,00 TL'dir. Yani bilirkişi raporunda bedel, ekspertiz raporundan 217,80 TL eksik hesap edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/06/2015 tarihli 2014/4-70 E. 2015/1680 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...bir davada, mahkemenin veya yanların yapmış olduğu bir usul işlemi ile yanlardan biri lehine ve diğeri aleyhine doğmuş ve buna uyulması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilir. Örneğin, bir yanın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer yan lehine usuli kazanılmış hak doğar..." Rapora karşı davacı vekili itiraz etmediği için davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda mahkemece asıl alacak 15.500,00 TL olarak kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken tamamen kabulü hatalıdır. İşlemiş faiz tutarının da 15.500,00 TL üzerinden hesap edilmesi gerekmektedir. Bu miktar üzerinden işlemiş faiz; ödeme tarihi 06/12/2018 tarihinden takip tarihi olan 15/02/2019 tarihine kadar 71 gün üzerinden 15.500,00 TL X 71 X 19,50 / 36500 = 587,93 TL olarak Dairemizce hesaplanmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; davanın kısmen kabulü ile davalının.... sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 15.500,00 TL asıl alacak ve 587,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.087,93 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğuna dair bir kayıt olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır... (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri yer almaktadır. Yine Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesinde; "Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Bakanlık bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde, Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Bakanlık bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. Dava açılması hâlinde mahkeme tarafından dava öncesi ödenen arabuluculuk ücretlerine ilişkin makbuz dosyaya eklenir. Yargılama giderleri olarak hükmedilen tutar 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. İşbu dava açılmadan evvel davacı tarafından İstanbul Arabuluculuk Bürosuna dava şartı arabuluculuk için başvurulması sonucu ... dosya numarası ile yapılan görüşmelere davalı taraf katılmış ancak görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlanmış, 30/01/2020 tarihli ... sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL suçüstü ödeneğinden karşılanmıştır. HMK'nın 326.maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca dava kısmen kabul edildiğine göre arabuluculuk ücreti de diğer yargılama giderleri gibi tarafların haklılık oranlarına göre hesaplanarak tahsil edilmelidir. Dava değeri 16.314,00 TL, kabul edilen miktar 16.087,93 TL olduğuna göre davanın kabul oranı %98,61'dir. Bu oran üzerinden hesaplandığında; arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'den, 1.301,65 TL'nin davalıdan, kalan 18,35 TL'nin ise davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/118 E. 2021/174 K. sayılı 17/02/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 15.500,00 TL asıl alacak ve 587,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.087,93 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına, b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c-Alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, ç-Reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğuna dair bir kayıt olmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.098,96 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 197,04 TL'nin mahsubu ile bakiye 901,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından yatırılan 251,44 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,c-Davacı tarafından yapılan keşif, bilirkişi ücreti ve tebligat masrafı olarak yapılan toplam 4.042,70 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 3.986,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 1,39 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 16.087,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 217,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'den, 1.301,65 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 18,35 TL'nin ise davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,g-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 278,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 149,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davalı tarafından sarfedilen 472,20 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapyenidenkaldırılmasınaİptalitesisistinafKaynaklananreddinederece(SigortaistanbuldeğerlendirilmesiİtirazınkısmenPoliçesindenRücu)delillerinkabulümahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim