SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/914

Karar No

2024/1121

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/914

KARAR NO:2024/1121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/150

KARAR NO:2021/176

KARAR TARİHİ:12/02/2021

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:18/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı ... Şti. adına 22/04/2015-22/04/2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... nolu ... Poliçesi tanzim edildiğini, dava dışı sigortalı tarafından iş yeri olarak kullanılan taşınmazdan 09/03/2015 tarihinde gerçekleşen hırsızlık nedeniyle müvekkili tarafından hak sahibi sigortalıya 18/04/2016 tarihinde 8.191,65 TL hasar bedeli ödendiğini, hak sahibine yapılan ödemenin akabinde rücu bedelinin tahsili amacıyla ... sayılı dosyası üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına talebin kabul görmemesi halinde ise davalarına alacak davası olarak devam edilerek 8.191,65 TL alacağın 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı.... Şti. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ve çalışan güvenlik görevlilerinin varlığı iddia edilen hırsızlık olayının meydana gelmesinde hiçbir kasıt, ihmal ve tedbirsizliklerinin bulunmadığını, müvekkili şirketin güvenlik sözleşmesine uygun olarak olay anından önce, olay günü ve sonrasında her grupta 2-3 kişi olmak üzere 3 vardiya halinde görev yaptığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönündeki iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin özel güvenlik hizmeti vermekte olup genel kolluk görevlilerine ait yetkileri bulunmadığını, olay günü tutulan tutanaklarda işyerindeki kamera kayıtlarından bahsedilmediğini, olay mahalinde kamera kaydı vs. bulunmadığını, davacının sigortalısının kendi önlemini almamış olması nedeniyle olayın vuku bulduğunu bu yüzden asli ve tek başına kusurlu olduğunu ayrıca olayda iş yerine girildikten hemen sonra alarm sisteminin kablosunun kesilip devre dışı bırakılmasına anlam veremediklerini, olaydan hemen sonra 17/04/2016 tarihinde müvekkili şirket görevlilerinin davacının sigortalısına ait iş yeri önünde kontrol amacıyla geçtikleri anda firmanın kapılarının açık olduklarını fark ettiklerini bunun üzerine firma sorumlusunun aranarak bilgilendirme yapıldığını, görevlilerce sorumlunun gelmesinin beklendiğini ve kapı kilitlendikten sonra görevlerine devam ettiklerini, müvekkili şirket görevlilerinin görevlerinin başında olup titiz ve dikkatli davrandıklarını, söz konusu olayda hiçbir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi olduğunu, müvekkili site yönetiminin kat maliklerinin uğradığı hırsızlık vb zararlardan sorumlu olduğuna dair bir düzenlemenin mevcut olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, bloklara ait güvenlik işinin münhasıran diğer davalı ... Şti.'ye ait olduğunu, davacının sigortalısının ihmal ve tedbirsizliği sonucu hırsızlık vakasının meydana geldiğini, sigortalının alması gereken önlemleri hala almadığının dairenin alarm sisteminin kurulu bulunmadığının, iş modern güvelik hattının alarm sistemine dahil edilmediğini, personel kapısında gerekli önlemlerin alınmamış olduğunu, olayın da personel kapısında gerçekleştiğini, yapılan uyarıların dikkate alınmadığını, uyarıların dikkate alınmaması halinde sorumluluğun daire sakinlerine ve kat maliklerine ait olacağı konusunda şüphe bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin davacı sigortalısı zararında hiçbir surette sorumlu olmadığından rücunun mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemenin hangi hesaba ne surette dayandığının belli olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, "...Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı ... Şti.'nin, ... Başakşehir İstanbul adresinde bulunan işyeri için 25/04/2015- 25/05/2016 vadeli, .... numaralı ... Poliçesi düzenlendiği, sigortalı iş yerinde 09/03/2016 günü meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına poliçe kapsamında 8.191,65 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporları uyarınca, davalı .... blokları kat malikleri adına ... A.Ş.'nin gerek fiziki tedbirler gerekse elektrik elektronik tedbirler (aydırlatma, kamera ve alarm sistemi gibi) yönünden alınması gereken tedbirleri yeteri kadar almadığı, güvenlik görevlisi sayısını yeterli fizibilite yaparak belirlemediği, güvenlik şirketinin hizmetini gereği gibi yerine getirip getirmediğini denetlemediği bu nedenle hırsızlık olayının meydana gelmesinde kısmen kusurlu bulunduğu, davalı ...evlilerin eğitimi ve denetimi konusunda yetersiz kaldığı, şirketin güvenlik hizmeti verdikleri alana ilişkin herhangi bir risk analizi çalışması bulunmadığı, planlama koordinasyon ve denetim eksikliği nedeniyle personelin gelişigüzel ve öngörüsüz görev anlayışı içinde bulundukları, bu nedenle davalı şirketin asli kusurlu olduğu, davacının dava dışı sigortalısının kapısının yeterince muhkem olmaması, eşyalarını saklarken site yönetiminin uyarılarına uymadığı, dikkate ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan üç adet güvenlikçi bilirkişi raporunda oranlar konusunda fark var ise de, 16/01/2020 ve 10/01/2021 tarihli bilirkişi raporlarının kusur yönünden birbirini doğrulaması nedeniyle bu raporlara itibarla, davalı .... Şti.’nin %60, davalı ... A.Ş.’nin % 25, davacının sigortalısı ... Şti.’nin %15 oranda kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği piyasa koşullarına göre kadri marufunda olan mevcut zararın 8.191,65 TL olduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ileKüçükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasında davalıların 6.962,90 TL asıl alacak, 561,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.524,18 TL alacağa yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ..... Şti. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde ; Dosya kapsamında alınan 3 bilirkişi raporunun tamamlayıcı ve hüküm kurmaya elverişli raporlar olmadığını, davacı şirket sigortalısının özen ve dikkat eksikliği sebebiyle oluşan hırsızlık olayında, müvekkil ... Şirketi, adeta kolluğun sorumlu, görevli ve yetkili olduğu eylemleri yerine getirmediği için kusurlu bulunduğunu, Özel Güvenlik Hizmeti Kanun kapsamında önleyici değil ancak ve ancak caydırıcı bir unsur olup, caydırıcılık ve önleyicilik ancak kolluk güçlerinin yetkisi ve ödevi olduğunu, silah dahi taşımayan, görevi yalnızca giriş çıkışlarda isim kaydı yapmak ve devriye atmak olan güvenlik görevlilerinin adeta ... Polisi gibi her an her yerde olmasını beklemek hayatın olağan akışına dahi aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, güvenlik personelinin hangi konuda eğitimsiz olduklarına dair ise tatmin edici bir gerekçe sunulmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Blokları Kat Malikleri adına .... A.Ş. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından müvekkilin neye göre ve hangi kriterlere göre sorumlu tutulduğu açıklanmadan geçerli bir gerekçe de belirtilmeden, müvekkilin müştereken sorumlu tutması kabul edilemeyeceğini, müvekkilin güvenlikle ilgili bir sorumluluğu olmadığı gibi müvekkil tarafından güvenlik firması olan diğer davalı ... Şti. ile de güvenlik hizmetleri sözleşmesi imzaladığını, güvenlikle ilgili tüm sorumluluk bu firmaya devredilmişken müvekkilin sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, üç bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden verilen karar eksik ve hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “ İşyeri Sigorta Poliçesi “ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir.Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 34.maddesinin 1.fıkrasında "Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir." hükmü yer almaktadır. Kanunun 38. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kural "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." şeklinde ortaya konulmuş, 39.maddesinde yöneticinin hesap verme yükümlülüğü düzenlenmiş, 40.maddenin 1.fıkrasında ise yöneticinin hakları "Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir." şeklinde ifade edilmiştir. Ana gayrimenkulün yönetimi için atanan yönetici veya Yönetim Kurulu, vekil statüsündedir.Dolayısıyla, gerek iç ilişkide gerek dış ilişkide vekil gibi sorumlu ve vekilin haklarına sahiptir. (YHGK 08/11/2006 tarih 2006/12-682 E. 2006/682 K.) Kat Mülkiyeti Yasası'nın 35. maddesinde, "...b) Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması, ... h) Anagayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına alınması..." yöneticinin görevleri arasındadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk

Mahkemesi'nde çözümleneceği" ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamına göre, ... Sitesinde faaliyet gösteren dava dışı sigortalı ... şirketine ait işyerinin ...'e ait iş yerinin, davacı sigorta şirketi nezdinde 25/04/2015-2016 döneminde ... Poliçesi ile sigortalandığı, 09/03/2016 günü meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 8.191,65 TL hasar tazminatı ödendiği, hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince güvenlik hizmetini üstlenen sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin yönetimi ile güvenlik şirketinin gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu oldukları iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı davalılar aleyhine ... sayılı sayılı takip dosyası ile 8.191,65 TL asıl alacak, 569,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.761,25 TL alacağın rücuen tazmini için ilamsız takip başlattığı, davalıların ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davacı sigorta şirketinin davalılardan rücuen tazminat talebinin, davalılardan Site Yönetiminin, bina yöneticisi olması nedeniyle kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan, davalı güvenlik şirketinin sorumluluğu ise davalılar arasında imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Her ne kadar davalı güvenlik şirket yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de diğer davalı site yönetimi yönünden Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Ancak davacıya ait işyerinin bulunduğu sitenin tapu kayıtları dosyada bulunmadığından zararın gerçekleştiği tarih itibariyle kat mülkiyetinin yada kat irtifakının kurulu olup olmadığı belirlenememiştir. Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı taşınmazın bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir. Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesi gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24538 Esas 2017/6908 Karar sayılı ve 2016/10303 Esas, 2019/8020 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir. Sonuç olarak, mahkemece ilgili kayıtlar getirtilerek öncelikle görev hususunun değerlendirilmemiş olması 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesine aykırı olduğundan, davalı vekillerinin istinaf taleplerinin sair hususlar ilişkin itirazları incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde ilgili kayıtlar temin edilerek, görev hususu yönünden inceleme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekillerinin istinaf başvurularının sair hususlara ilişkin itirazları incelenmeksizin KABULÜ ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/150 Esas, 2021/176 Karar ve 12/02/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,4-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.g bendi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdelillerinderecekabulüistanbuldeğerlendirmesiiadesinegerekçesebeplerimahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim