Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/1161
2024/1118
18 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1161
KARAR NO: 2024/1118
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/814 Esas
KARAR NO: 2021/436
TARİHİ: 28/05/2021
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/10/2019
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.06.2018 tarihinde saat 03.00'da Bakırköy ... Mahallesi ... Caddesi ... Blok Sokak No: ... adresinde elektrik panosundan kaynaklı yangın meydana geldiği, hasarlara sebep olan elektrik panosu, yangın hadisesinin yaşandığı binanın ayrılmaz bir parçası olan laboratuvarda bulunmakta olup, laboratuvar binası ve yangına sebebiyet veren elektrik panosu İSBİ İstanbul ... A.Ş.'ne ait olduğu, müvekkil şirketin hasar sebebiyle ödeme yaptığı sigortalısı ... ve Ortakları Kollektif Şirketinin davalının kiracısı olup, müvekkil sigorta şirketi, zarar gören sigortalı ... ve Ortakları Kollektif Şirketine söz konusu yangından kaynaklanan hasar nedeniyle 10.159,33 EUR tazminat ödediği hasar ve zararın nedeni, binanın ayrılmaz bir parçası olan laboratuvara ait elektrik panosundan kaynaklandığı, söz konusu elektrik panosunun taşınmaz mâlikinin denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunduğu, bina sahibinin meydana gelen olayda kusursuz sorumluluğu olduğu, bina maliki olan ...’ye müvekkil sigorta şirketi ... Sigortanın rücu hakkının bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketi, huzurdaki davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile bina maliki İSBİ aleyhine rücu hakkına dayanarak icra takibine başlandığı, davalı taraf ise zaman kazanmak ve icra takibini durdurmak amacıyla haksız şekilde borca itiraz ettiği, davalı tarafça huzurdaki davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalinini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ''Somut olayımızda, Müvekkilimiz şirket, yapının maliki değildir. Yangının meydana geldiği binayı, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü ile akdettiği 01.07.1996 tarihli sözleşme ile kiralayan ve İstanbul Atatürk Hava Limanı Serbest Bölgesini İşletme hakkı sahibi sıfatıyla da; dava dışı sigorta ettiren ... Koll. Şti. 'ne kiraya veren 'dir. Davacının tazminat ödediği dava dışı sigorta ettiren ... Koll. Şti.de, 15.12.2015 tarihli kira sözleşmesi ile kullandığı-yangının çıktığı binanın-işyerinin kiracısıdır. TBK. 'un 69. maddesinde kusursuz sorumlu kişinin, yapı maliki olarak tarifedilmiş olması, Yapının malikinin T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü olması, Müvekkilimiz şirketin de, söz konusu binayı T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğünden kiralayan ve dava dışı sigorta ettiren ... Koll. Şti. 'ne Alt Kiraya Veren kişi olması, karşısında, bu davada Müvekkilimiz şirketin davalı sıfatı-pasif husumet ehliyeti Bulunmamaktadır. Esas yönünden ise kira sözleşmesi gereği müvekkilin sorumluluğu yoktur. Tüm kusur ve sorumluluk davacının sigortalısındadır.'' şeklinde beyanda bulunarak davanın reddine ve %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, rücuan tazminat için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının yangın çıkan yerin maliki olmadığı, bu yeri dava dışı kamu kurumundan kiralamak suretiyle işlettiği ve yangın çıkan yeri sigortalıya kiraladığı sabit olup TBK, kiralama sözleşmeleri uyarınca yangının çıkmış olduğu pano ile ilgili davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalı ile sigortalı arasında sözleşme ilişkisi gereğince sigortalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğu varsa meydana gelen zararın ne miktarda tahsilinin gerektiği noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... Sigorta A.Ş. TTK 1472 madde kapsamında, ödediği tazminat uyarınca sigortalısının haklarına halef olmuştur. .... Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açıklanan nedenlerle davacının rücuan tazminat isteminde haklı olduğu, davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunun da hükme elverişli olduğu, asıl alacağın 10.159,33 Euro olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu tazminat bedelinin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; davalının kiracısı olan dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalısı ... Kolektif şirketinin kiracı olarak bulunduğu İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesi içinde yer alan iş yeri, ... sayılı poliçe ile kobi paket sigortası ile teminat altına alınmıştır. Sigortalının davalıdan kiraladığı işyeri, davalının T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü ile akdettiği 01.07.1996 tarihli sözleşme ile kurucusu ve işleticisi olduğu İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesi içindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138. maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli 2014/17930 E. 2017/720 K. sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir. Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. (1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği” şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti).Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır." denilerek, sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir ve halefiyet gereğince dava açan sigorta şirketi yönünden de aynı mahkeme görevlidir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemenin 2020/527 E. 2021/31 K. sayılı 15/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32