SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1112

Karar No

2024/1113

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1112

KARAR NO:2024/1113

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL AND. 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/779 Esas

KARAR NO:2021/101

TARİHİ:10/02/2021

DAVA: Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen

DAVA TARİHİ:27/06/2018

KARAR TARİHİ:18/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından ....Poliçesi ile sigortalanan ...aracın 22.03.2018 tarihinde iş makinesi operatörünün kullanımında iken durmuş ve bir daha hareket etmediğini, yetkili servis tarafından yapılan incelemede aracın hasar gördüğünü, söz konusu hasarın fabrikasyon bir hatadan kaynaklandığının bildirildiğini, yapılan eksper inceleme sonucunda da fabrikasyon bir montaj hatasına bağlı olarak kesmek/kırılmak suretiyle hasar gördüğü tespit edilmiş, bu hasar sebebi ile müvekkilinin 11.05.2018 tarihinde 11.445,00 Euro karşılığı 52.216,81 TL tazminat ödemesi yaptığını, üretici firma olan davalıya rücu mektubu gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia ile TTK 1472 maddesi gereğince 11.445,00 Euro karşılığı 52.216,81 TL'nin ödeme tarihi olan 11.05.2018 tarihinden itibaren rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK ve TBK'ya göre derhal ihbar ile yükümlü olan sigortalının, müvekkiline bırakınız süresinde ve usulüne uygun bir biçimde ihbar etmediğini, dolayısıyla ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere bir an için ayıbın var olduğunu kabul etsek bile, müvekkiline hiç ihbar etmemiş olan sigortalı yasal olarak malı kabul etmiş durumda olduğunu, yani davacı ...Sigorta'nın sigortalısının dava açma hakkının mevcut olmadığını, neticeten Sigortalısının dava hakkı bulunmayan ... Sigorta'nın da her hangi bir şekilde olmayan bir hakka halefiyeti söz konusu olmayacağını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayıbı kabul anlamına gelmemek üzere, Davacı ...Sigorta'nın sigortalısının doğrudan kendisine ait servis firması eli ile fabrikasyon hatası olduğunu ileri sürerek davacıya başvurduğu ve bu şekilde ödeme aldığı anlaşılmakta olup, kendi sigortalısının kanaatimizce suç niteliğindeki bu eylemi neticesinde dava konusu tutarı ödediği anlaşılan ... Sigorta'nın dava açma hakkı olmadığını, tüm servis işlemleri ve sigorta şirketini müracaatta kullanılan 05.04.2018 tarihli tespit işlemleri ve bu tespite bağlı fiyat verme işlemlerinin tamamının dicle makina tarafından yapıldığının anlaşıldığını, dicle makina bizat sigortalı .. . kendisi olduğunu, ibra belgesinin dahi ... sigorta'nın sigortalısı tarafından değil de dicle makina tarafından düzenlendiği anlaşılmakta olduğunu, Dolayısıyla bu şartlar altında davacı ....Sİgorta'nın ayıp olmadığı halde sigortalısının kendisini yanıltması neticesinde hatalı bir biçimde ve doğrudan sigortalı beyanına dayalı olarak hazırlanan eksper raporuna istinaden ödeme yaptığının anlaşıldığını, ve de sigortalısı tarafından ibra da edilmediği anlaşılmakta olup dava açma hakkı bulunmayan davacının davasının bu sebeple de reddine, dolayısıyla herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığı zararın davacının sigortalısının kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle sigortalı üründe üretim hatasından kaynaklı olarak oluşan hasarın rücuen tahsiline ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, dosya sigorta uzmanı, sözleşme uzmanı ve makina mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek düzenlenen ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak, Dava konusu .... tescil plakalı, ... marka tipi, lastik tekerlekli, 2015 model,...A.Ş. adına tescilli, kanal kazıcı yükleyicinin, Şanzıman kısmının üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu; hasar tutarının KDV dahil 52.216,81 TL olduğu ve davacı .... A.Ş. tarafından 11.05.2018 tarihinde ödendiği; 22.03.2018 Hasar tarihi itibarı ile Davacı .... tarafından tanzim olunan, ... no lu.... Poliçesi, sigortalı olarak ....Kiralama ye teminat verdiği, 13.04.2018 günlü Makine Kırılması Hasar Ekspertiz Raporunda yer alınan bilgiler kapsamında, hasarlı makinanın, poliçede teminat verilen makine olduğu, Hasarın Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın l.b maddesinde yer alan b Modelin, imalatın, montajın, malzemenin, kalıbın, dökümün ve işçiliğin kusurlu olmasından, maddesi kapsamında kaldığı, yine hasarın Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 3.maddesinde yer alan Teminat Dışı Kalan Haller'in hiç birisinin kapsamına girmediği, bu halde hasarın poliçe kapsamında olduğu, Davalı/satıcının, dava konusu iş makinesinin ayıplı olması nedeniyle davacı/alıcının uğradığı zarardan dolayı davacı/alıcıya karşı, TBK.md.227/f.2 hükmü uyarınca genel hükümlere (TBK.md.l 12 vd.) göre sorumluluğunun bulunduğu; Davacı/sigortacının 11.05.2018 günü yapmış olduğu 52.216,81 TL sigorta tazminatı ödemesinden dolayı TTK1472 maddesinde kapsamında davadışı/sigortalısına kanuni halef olduğu; davalının satıcısı, davadışı/sigortalının alıcı olduğu dava konusu iş makinesinin imalat hatasından kaynaklı gizli ayıp olduğu, davadışı/sigortalının(alıcının) tazminat talebi TBK md. 227/f.2 hükmü uyarınca TBK 112 ve devamında düzenlenmiş olan genel hükümlere dayanan bir tazminat talebi niteliğinde olduğundan ve genel hükümlere dayanan tazminat talebine hak kazanmak için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğu bulunmadığı, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle zarar görmüş olan dava dışı sigortalı, zararın gerçekleştiği tarihten itibaren temerrüde hak kazanacağından davacı sigortalının haklarına halef olduğundan TBK md. 117/f.2'ye kıyasen ödemeyi sigortalısına yapmış olduğu 11.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceği kanaatine varılarak davanın kabulü ile 52.216,81 TL alacağın davacının dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı 11.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;TTK ve TBK'ya göre derhal ihbar ile yükümlü olan sigortalı, müvekkili ihbar etmemiştir Dolayısıyla –ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere- davacı .... SİGORTA'nın sigortalısının müvekkile karşı herhangi bir dava açma hakkı bulunmamaktadır. Ve halefiyet, sigortalının dava açma hakkı bulunması halinde söz konusu olduğundan, sigortalısının dava hakkı bulunmayan .... SİGORTA'nın olmayan bir hakka halef olması da söz konusu olmadığından davanın öncelikle halefiyet şartının gerçekleşmemesi sebebi ile davacının davacı sıfatının yokluğu göz önüne alınarak dava şartı yokluğundan reddi gerekmekte idi. TTK'nın emredici 23. Maddesine göre alıcı malı teslim aldığında ayıp açıkça belli ise iki gün içinde, açıkça belli değilse sekiz gün içinde durumu satıcıya ihbar etmek zorundadır. Diğer haller için ise TBK 223/2 bendine atıf yapılmıştır. Atıf yapılan TBK 223/2 ye göre ise kural olarak; alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacaktır. Ancak, satılanda olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Zira bu bildirimi yapmaz ise neticeden yine aynı şekilde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacaktır. Dolayısıyla –ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek üzere- bir an için ayıbın var olduğunu kabul etsek bile, müvekkili hiç ihbar etmemiş olan sigortalı yasal olarak malı kabul etmiş durumdadır. Yani davacı .... SİGORTA'nın sigortalısının dava açma hakkı mevcut değildir. Dava açması halefiyet şartına bağlı, davacı .... SİGORTA'nın davasının, öncelikle husumetin, hukuki yararın, dava takip yetkisinin ve de "TTK 1472 maddesinde yer alan dava ön şartının bulunmaması" nedenleriyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmekte iken mahkemece yanılgılı şekilde davanın esasına girilerek kabul kararı verilmiştir. Karar salt bu yönüyle dahi usul ve yasaya aykırıdır, kaldırılmalıdır. Davacı sigorta tarafından, sigortalının eli ürünü olan rapor dikkate alınarak ödeme yapılmış, Dosya kapsamında alınan ilk raporda ayıp hususunda sigortalının eli ürünü olan rapora atıf yapılarak ayıp olduğu belirtilmiş, İkinci raporda ise keşif yapılmasına ve aracın çalışır durumda olduğu, ayıp saptanamadığı belirtilmesine rağmen yine yeniden ayıp hususu dosya üzerinden incelenmiş, sigortalının eli ürünü olan rapora atıf yapılarak ayıp olduğu belirtilmiş, Mahkemece işbu sigortalının eli ürünü olan rapora atıf yapan bilirkişi raporları uyarınca malın ayıplı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Talimatla alınan bilirkişi raporunda, araçta herhangi bir arıza bulunmadığı, aracın bilfiil çalışmaya devam ettiği tespit edilmiş olup, işbu tespitler davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu ortaya koymuştur.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır. Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sigortalı iş makinesinin üreticisi olan davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... tarafından tanzim olunan ... no lu .... Poliçesi ile sigortalı olarak ... ya teminat verdiği, poliçede sigorta ettiren olarak ....'ın yer aldığı, sigorta döneminin 21/07/2017-2021 olduğu, makine kırılması teminatının 56.560,00TL olduğu, 22/03/2018 tarihinde hasarın meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısı ...'a 11/05/2018 tarihinde 52.216,81 TL hasar ödemesi yapıldığı görülmektedir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya sigorta uzmanı, sözleşme uzmanı ve makina mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti ortak raporunda; ''teknik inceleme; Şanzıman içindeki cıvataların malzemesi veya montajı üretimden kaynaklı gizli ayıplıdır...'ın sahibi olduğu ... Makine aynı zamanda davalı ...A.Ş.'nin yetkili servisidir. İş makinesinin hasarı, .... servisinde, sigorta eksperi tarafından incelenmiştir.Toplam 18 adet yedek parça bulunmaktadır. En pahalı 3 parça için davalının eposta yoluyla verdiği fiyatlar ile servisin verdiği fiyatların birebir aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu noktada davalının hasar tutarının ...ve sigorta eksperi tarafından birlikte yapılmış olmasına itirazının önemi kalmamaktadır. Sigorta eksperi tarafından hasar tarihindeki (22.03.2018) Euro için .... (4,8405 TL) yerine daha düşük olan ....Döviz Satış Kurunun (4,8332 TL) esas alınması nedeniyle hasar tutarı daha düşük olarak 58.668,57 TL hesaplanmıştır. Düşük ödeme davalının da lehine olduğu için uygundur. Davalı/satıcının, dava konusu iş makinesinin ayıplı olması nedeniyle davacı/alıcının uğradığı zarardan dolayı davacı/alıcıya karşı, TBK.md.227/f.2 hükmü uyarınca genel hükümlere (TBK.md.l 12 vd.) göre sorumluluğunun bulunduğu; Davacı/sigortacının 11.05.2018 günü yapmış olduğu 52.216,81 TL sigorta tazminatı ödemesi ödemesinden dolayı TTK1472 maddesinde kapsamında davadışı/sigortalısına kanuni halef olduğu; Davacı/sigortacının davadışı/sigortalısına yapmış olduğu 52.216,81 ödeme tutarının rücuen tazminini davalı/satıcıdan talep etme hakkına sahip olduğu; dolayısıyla davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle 52.216,81 TL alacağı bulunduğu; bu alacağın, davadışı/sigortalıya ödeme yapıldığı tarihten (ödeme tarihinden) itibaren işletilecek temerrüt faizi (talep gibi avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, oluşan zarardan davalının sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/03/2021 tarihli, 2019/2952 Esas 2021/2938 sayılı kararında ''Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, zamanaşımı süresinin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, sigortacının açtığı rücu davalarında zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhine açabileceği davanın zamanaşımı süresine tabi olup zamanaşımı da aynı tarihte başlar.'' denilmektedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/11/2018 tarih 2016/991 E. 2018/5119 K. sayılı kararında; "...6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda, tarafların tacir olduğu anlaşıldığına ve davalı da verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre bu ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği dava konusu olayın sonuçlandırılması açısından önem arzetmektedir..." denilmiştir. Dava konusu iş makinesinin satın alındığı tarih dosya kapsamından tespit edilememektedir. 22/03/2018 tarihindeki dava konusu hasarın gizli ayıptan kaynaklandığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Dava konusu olayda alt ilişkinin tacirler arası ticari satışta ayıplı mal olduğu anlaşılmaktadır. 17. Hukuk Dairesinin 18/03/2021 tarihli, 2019/2952 Esas 2021/2938 sayılı kararı ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı, açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde inceleme yükümlülüğünü yerine getirip ayıp ihbarında bulunmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi inceleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı TTK 23/c maddesinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK 223. maddesinin ilgili fıkrasında ise; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, açık ayıp niteliğinde olmayan ve 8 günlük inceleme süresinde tespit edilemeyen başka bir anlatımla kullanımla ortaya çıkan ayıplar yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili düzenlemeleri uygulanacaktır. Ticari satışlarda ayıba karşı tekeffül hükümleri malın alıcıya tesliminden itibaren 2 yıl geçince zamanaşımına uğramakla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 231. maddesine göre satıcı daha uzun bir süre bu sorumluluğu üstlenmiş olabilir.'' şeklindedir. Somut olayda dava dışı sigortalı, makinenin sahibi, aynı zamanda davalının yetkili servisidir. Hasar 22/03/2018 tarihinde meydana gelmiş, aynı gün yetkili servise başvurulmuş, servis raporunda civata kırığı olduğu, makinenin atölyeye getirilmesi gerektiği belirtilmiş, 05/04/2018 tarihinde yetkili servis ile birlikte eksper incelemesi yapılmıştır. Mahkemece ayıbın davalı tarafa ihbar edilip edilmediğine ilişkin beyan ve delil sunulması için verilen ara karar gereği; davacı tarafça sigortalının, hasara ilişkin videoyu davalı tarafa 30/04/2018 tarihinde mail olarak gönderdiğine dair mail çıktısı sunulmuştur. Dava konusu gizli ayıbın, kullanımla ortaya çıkan ayıp olduğu kabul edildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223. Maddesi gereğince uygun bir süre içinde ayıbın davalı satıcıya ihbarı gerekirken, hasarın meydana geldiği tarihten 39 gün sonra davalıya ihbar edilmesi karşısında; ilgili madde gereği sigortalı, malı ayıplı olarak kabul etmiş sayılacağından; davacı sigorta şirketinin de rücu hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/779 E. 2021/101 K. Sayılı 10/02/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın REDDİNE,3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 891,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 464,14 TL'nin istemi halinde davacı tarafa iadesine,b-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmadığıDavalı tarafından sarfedilen 964,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,3-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 891,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 464,14 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, c-Davalı tarafça sarf edilen 638,20 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tesisineyenidenkaldırılmasınaistinafKaynaklanandereceistanbulgerekçesebepleriRücuenSigortadeğerlendirmesikararıPoliçesindendelillerinkabulütarihimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim