Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2021/1146
2024/1079
11 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1146
KARAR NO: 2024/1079
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/420 Esas
KARAR NO: 2021/329
TARİHİ: 20/04/2021
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 12/08/2020
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ...’in müvekkili şirket nezdinde ... numaralı sertifika ile sigortalı olduğu, ... plakalı aracın ZMM sigortalı ile ... Sigorta A.Ş.’e sigortalı olduğu, kasko nedeniyle ...’in 7.990,88 TL tutarındaki tedavi masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılandığı, KTK 85, BK 49 md. hükümleri gereğince ... Sigorta A.Ş.’den tahsili gerektiği, tedavi masraflarının Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında kalan 903,40 TL kısmının KTK 98. md. gereğince sorumlu olan SGK tarafından ödendiği, müvekkili şirketin sigortalısının halefi olduğu, 13.02.2020 tarihli rücu yazısı ile ... Sigorta A.Ş.’ye başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, reddedildiği, zorunlu alabuluculuk yolunda bir sonuç alınamadığı, dava açma zorunluluğu doğduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın kabulüne, 7.990,88 TL tutarındaki tedavi masraflarının 02.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete trafik poliçesi le sigortalı, teminat limitinin 360.000 TL, sorumluluğun kusur oranı ile sınırlı, tedavi giderlerine ilişkin taleplerin SGK sorumluluğunda olduğu, davadan önce kanun değişikliği ile zorunlu trafik poliçesi kapsamından çıkarıldığı, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacının avans faizi isteminin yasaya aykırı olduğu, hukuki temeli bulunmadığı, aracın hususi olarak kullanıldığı, yasal faizle sorumlu olduğu, tazminata hükmedilmesi halinde faiz başlangıcı tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, davacı sağlık sigortacısı şirketin dava dışı kendi sigortalısına ödemiş olduğu 7.990,88 TL tutarındaki tedavi masraflarını 02/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinden rücuen tazminine ilişkin açılan tazminat davasıdır. Dava konusu trafik kazasının 04/03/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, bu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle kanun değişikliğine göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde” yani Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dava konusu olayda dava dışı SGK tarafından 1.349,48 TL ödenmiş olmakla Kanunun kendisine yüklediği ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğu, SGK tarafından ödenmiş olan 1.349,48 TL dışında, hastane tarafından ayrıca ... Sigorta A.Ş.’den 7.990,88 TL ek ücret (ilave ücret) tahsil edildiği, Sağlık Uygulama Tebliği’nin “İlave Ücret Alınması” başlıklı 1.9.1 maddesinin (2) numaralı bendinde “(2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğundan dava konusu 7.990,88 TL ilave ücret ödemesinden yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu, davacı, sigorta şirketi nezdinde sigortalı zarar görenin poliçe vadesi içinde meydana gelen kaza sonrasında geçirdiği kaza sonunda, geçici işgücü kaybına uğrayacak düzeyde yaralandığı, bu süreçte davacının tedavi ile ilgili yaptığı tüm harcamalarını yazılı belge ile kanıtlaması nedeniyle TBK’nın 42. maddesi gereğince zarar görenin yaralanma derecesi, geçirdiği tedaviler ve aşamalar gözetilerek tespit olunan tedavi giderinin makul bir gider olduğu bilirkişi heyet raporundan anlaşılmakla ödeme yapan sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince yaptığı ödemeyi davalı sigorta şirketinden talep edebileceği kanaatiyle Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı uyarınca 01.06.2015 tarihli Genel Şartlara göre değerlendirme yapılamayacak olmakla davanın kabulü ile 7.990,88 TL tedavi giderleri bedelinin 02/03/2020 tarihinden itibaren (davacı tarafça, davalı sigorta şirketinden bu bedelin 26.02.2020 tarihli talep dilekçesiyle talep edildiği, bu dilekçede davalıya 02.03.2020 tarihine kadar bu bedelin ödenmesi ihtar edildiğinden temerrüt tarihinin bu tarih olduğu anlaşılmıştır. Yine dava dışı yolcu tacir olmadığından halefiyet ilkesi gereğince yasal faize hükmedilmiştir.) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Davacının trafik kazası nedeniyle sarf ettiği tüm tedavi giderlerinden SUT hükümleri ile sınırlı olmaksızın SGK sorumlu olup, tedavi gideri taleplerinden müvekkilin sorumluluğunun bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle SUT kapsamında kalıp SGK tarafından ödenen miktarın mahsubu ile, davacı şirket tarafından grup sağlık sigortası poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinden rücuen tazminine ilişkindir. Dava dışı Sigortalı ... (TCKN:...) davacı şirket nezdinde ... numaralı sertifika ile sigortalıdır. Dava dışı ... nolu araç zorunlu mali mesuliyet sigortası ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalıdır. 04/03/2018 tarihinde davalının sigortaladığı aracın sebep olduğu kazada davacının sigortalısı yaralanmıştır. Dava dışı SGK, SUT kapsamında kalan tedavi masrafını ödenmiştir. 7.990,88.-TL tutarındaki tedavi masrafları ise davacı şirket nezdindeki sigorta poliçesinden karşılanmıştır. Davacı taraf, 2918 sayılı Kanunun 98. Maddesi gereğince SGK'nın ancak SUT kapsamında kalan tutardan sorumlu olduğunu iddia ederek ödediği miktarın davalıdan tahsilini talep etmektedir. Makine mühendisi, sigorta uzmanı, tıp doktoru bilirkişiden oluşan heyetten alınan raporda özetle; ... plaka numaralı kamyonet sürücüsü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı otomobil sürücüsü ...ın kusursuz olduğu, ... plaka numaralı otomobil yolcusu ...’in kazanın oluşumunda, olayın yaralanması ile sonuçlanmasında, zararın doğmasında ve artmasında kusursuz olduğu, hatır taşımacılığı unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun Muhterem Mahkeme’nin takdirleri olduğu, Davacı, sigorta şirketı nezdimde sigortalı zarar görenin poliçe vadesi içinde meydana gelen kaza sonrasında geçirdiği kaza sonunda, geçici işgücü kaybına uğrayacak düzeyde yaralanmıştır. Bu süreçte davacının, tedavi ile ilgili yaptığı tüm harcamaları yazılı belge ile kanıtladığı bu durumda BK’nın 42. maddesi de dikkate alınarak, zarar görenin yaralanma derecesi, geçirdiği tedaviler ve aşamalar gözetilerek tespit olunan tedavi giderinin makul bir gider olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu trafik kazasının 04/03/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; dava konusu olayda ise; dava dışı SGK tarafından 1.349,48 TL ödenmiş olmakla Kanunun kendisine yüklediği ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğu, SGK tarafından ödenmiş olan 1.349,48 TL dışında, hastane tarafından ayrıca ... Sigorta A.Ş.’nden 7.990,88 TL (talep miktarı) ek ücret (ilave ücret) tahsil edildiği, bilindiği üzere Sağlık Uygulama Tebliği’nin “İlave Ücret Alınması” başlıklı 1.9.1 maddesinin (2) numaralı bendinde ''İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğu, dolayısıyla dava konusu 7.990,88 TL ilave ücret ödemesinden yasal faizi ile birlikte Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu, 7.990,88 TL’nin talep ve dava tarihleri arasındaki yasal faizinin 361,59 TL olduğu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı uyarınca 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar'a göre değerlendirme yapılamayacak olmakla , 7.990,88 TL tutarındaki tedavi masraflarının 02.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline dair talebin yerinde olacağı tespit, hesap, görüş ve kanaatine varılmıştır. '' 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinin değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır..." halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E. 2016/1779 K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan "...SUT hükümleri doğrultusunda..." ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı dördüncü maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında; "25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur..." açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nin 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları). Bilirkişi raporunda dava dışı SGK'nın SUT çerçevesinde ödediği bedel dışında kalan tedavi masrafından davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece aynı doğrultuda karar verilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar gereği 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedellerinin SUT kapsamında bir ayrıma gidilmeksizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı açıktır. Somut olayda dava konusu tedavi giderleri, trafik kazasından kaynaklanan belgeli giderler olup meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu, sağlık sigorta poliçesi kapsamında kaldığı tespit edilmekle, söz konusu giderlerin davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle, Yasa gereği sorumlu olan dava dışı SGK'ya rücu hakkı doğmuştur. Davacı tarafından davanın SGK'ya karşı açılması gerekirken davalı sigorta şirketine karşı açılması hatalı olmuştur. Davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2020/420 E., 2021/329 K. sayılı ve 20/04/2021 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-İlk Derece Mahkemesi yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 136,46 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 291,14 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,b-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesine göre 7.990,88 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, ç-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 137,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 290,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Davalı tarafça sarf edilen 330,60 TL istinaf harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32