SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1057

Karar No

2024/1067

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1057

KARAR NO: 2024/1067

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/8

KARAR NO: 2021/238

DAVA TARİHİ: 06/01/2021

KARAR TARİHİ: 11/03/2021

DAVA: Alacak (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 11/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ün davacı bankadan kredi çektiğini, davalı sigorta şirketi nezdinde krediyle bağlantılı hayat sigortası bulunduğunu, sigortalının 10/07/2018 tarihinde vefat etmesi üzerine kredi borcunun ödenmesi talebiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı sigorta şirketinin ''sigortalının sigorta başlangıç tarihinden önce kanser hastalığı bulunması sebebiyle" talebi reddettiğini, bu ret işlemini dain-i mürtehin sıfatına haiz davacı bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, ret işlemini ancak mirasçılara karşı ileri sürebileceği iddialarıyla kalan kredi tutarının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu ettiği hayat sigortası sözleşmesinin teminat tutarını bildiği için işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, tazminat değerlendirmesine esas teşkil eden rizikoyla ilgili belgelerin ulaşması akabinde, yasal süre içerisinde tazminat dosyasının sonuçlandığını ve davacı bankaya 14/08/2018 tarihinde tazminat ret bildiriminin iletildiğini, davanın alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık süre içerisinde açılmadığını beyan ederek dava konusu talep zamanaşımına uğradığından davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davalı vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı defini ileri sürmüş olduğu görülmüştür. Hayat sigortasından kaynaklı alacak talebine ilişkin zamanaşımı konusunda 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesi zamanaşımı süresini düzenlemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesi "sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayarak iki yıl ve 1482.madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar'' şeklindedir. Eldeki dosya incelendiğinde müteveffanın ölüm tarihi 10/07/2018; sigortaya başvuruya ilişkin red kararınnın verildiği tarih ise 14/08/2018 tarihidir. Alacağın muaccel olduğu ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarih olarak en geç 14/08/2018 tarihi kabul edilebilecek olup iş bu kabule göre kısa zamanaşımı 14/08/2020 tarihinde dolmuştur. Davacının 11/12/2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu görülmekle arabuluculuğa başvuru tarihi zamanaşımının dolmasından sonradır. İş bu nedenle arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle zamanaşımı dolmuş olmakla zamanaşımı süresinin durması da mümkün değildir..." gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mütevaffa ...'ün müvekkili bankadan konut kredisi kullandığını, 10/07/2018 tarihinde vefat ettiğini, vefat sonucunda kredinin teminatında yer alan hayat sigortası kapsamında kalan kredi borcunun tazmini talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketinin ödeme talebini reddettiğini, bu red sonucunda müteveffa ...'ün mirasçıları tarafından Gebze Tüketici Mahkemesi’nin 2020/273 E. Sayılı dosyası ile kalan kredi borcunun hayat sigortası kapsamında ödenmesi için dava açıldığını, açılan davada yerel mahkemece müteveffanın kanser sebebiyle ölmüş olması ve krediyi kullanırken kanser hastası olması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kararın istinaf edilmesi sonucu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2019/1750E. 2020/715K. Sayılı ilamı ile kaldırıldığını, Yerel Mahkemece dava açmak üzere taraflarına kesin süre verildiğini, 1 aylık kesin süre içerisinde işbu davanın açıldığını, mahkemece verilen kesin süre içerisinde açılan işbu davada TTK 1420.maddesinin uygulanmasının söz konusu olamadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hayat sigortasından kaynaklı alacak davasıdır. Somut olayda; sigortalı müteveffa ..., davacı bankadan 07/11/2016 tarihinde 120 ay vadeli 150.000,00 TL bedelli konut kredisi kullanmış olup 07/11/2016-07/11/2026 tarihleri arasında geçerli azalan teminatlı hayat sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Sigortalının 10/07/2018 tarihinde vefatı üzerine kredi borcunun hayat sigortası kapsamında ödenmesi istemiyle davacı banka tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi 14/08/2018 tarihli yazı ile sigortalının önceden var olan kanser hastalığını gizlediği için talebin teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmayacağını bildirmiştir. Sigortalı müteveffa Veli Küçük mirasçıları tarafından, Gebze Tüketici Mahkemesinde, banka aleyhine 11/10/2018 tarihinde menfi tespit davası açılmıştır. Mahkemece, murisin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2020 tarihli 2019/1750 E. 2020/715 K. sayılı kararı ile; "...davalı bankanın dain-i mürtehin olduğu hayat sigortası kapsamında ilgili sigorta şirketine başvurmakla birlikte tüm hukuki yolları tüketmediği, buna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı; hayat sigorta poliçesini düzenleyen dava dışı sigorta şirketince murisin doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kendisindeki hastalığı gizlediğini gerekçesiyle ödeme talebinin reddedildiği; davacı bankanın öncelikle kredi borçlarının tahsili için sigorta şirketine karşı tüm hukuki yolları tüketmesi ve ancak bundan olumsuz sonuç çıkması halinde mirasçılara karşı gerekli hukuki yollara yönelmesi gerektiği; bunun aksi davranışın TMK.'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu, anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen emsal nitelikteki Yargıtay İçtihadında da belirtildiği gibi; Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir. Sigorta şirketi lehtar konumunda olduğundan, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez. Çünkü, sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir. Bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı bulunmaktadır. Davada sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için; davalıya, hayat sigorta poliçesi gereğince bakiye kredi borcunu ödemek zorunda olan dava dışı sigorta şirketine karşı dava açmak üzere kesin süre verilerek, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucunun beklenmesi, kesin süre içinde dava açılmadığı takdirde ise murisin ölümünden sonra davacılar tarafından yapılan ödemelerin miktarı ve bakiye borç varsa bunların tespit edilmesi, kredi borcunun ödenmesi hayat sigortası şirketine ait olduğundan sözleşme ve poliçe limitleri dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararının ardından Gebze Tüketici Mahkemesinin 2020/273 E. sayılı dosyasında 01/12/2020 tarihli celsede, davalı banka vekiline hayat sigortası poliçesi gereğince bakiye kredi borcunun ödenmesi için ... Emeklilik A.Ş.'ye karşı dava açmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği, verilen kesin süre uyarınca (arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması akabinde) eldeki davanın 06/01/2021 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'',TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'', 6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." hükümlerine yer verilmiştir. Hayat Sigortaları Genel Şartlarının B.maddesinde; "Hak sahipleri, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren durumu beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorundadırlar... Bütün belgelerin sigorta şirketine verilmesinden sonra sigortacı, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı on gün içinde hak sahiplerine öder...", C.13.maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar." düzenlemeleri yer almaktadır. Sigortalının 10/07/2018 tarihinde vefat ettiği, davacı bankanın, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi belirli değil ise de davalı sigorta şirketinin 14/08/2018 tarihli yazı ile istemi reddettiği anlaşılmakla alacağın 14/08/2018 tarihi itibariyle muaccel hale geldiği sabittir. İşbu davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, Gebze Tüketici Mahkemesinin 2020/273 E. sayılı dosyasında 01/12/2020 tarihli celsede oluşturulan ara karar gereği 06/01/2021 tarihinde açıldığı tespit edildiğinden, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdelillerinderece(SigortaistanbulAlacakdeğerlendirilmesigerekçeesastanKaynaklanan)kararısebeplerimahkemesiPoliçesindencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim