SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/905

Karar No

2024/1010

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/905

KARAR NO: 2024/1010

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/1126 Esas

KARAR NO: 2021/57

KARAR TARİHİ: 23/02/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 10/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı arasında sağlık hizmeti sunulması husunda, hizmet karşılığı iş ortaklığı/gelir paylaşımı sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından anlaşmaya uygun şekilde borçlu firmaya sağlık hizmeti sunulduğunu, sunulan hizmet karşılığı borçluya 31/07/2018 keşide tarihli ... seri nolu 26.000,00 TL tutarında 31/08/2018 keşide tarihli ... seri nolu 20.000,00 TL tutarında olmak üzere toplamda 52.000,00 TL'lik fatura düzenlendiğini, borçlu firmanın fatura alacağını vadesinde ödemediğini bunun üzerine müvekkili tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 01/10/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 02/10/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini ancak borç bakiyesinin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından toplamda 52.000,00 TL tutarında faturaya dayalı olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlattığını, borçluya usulüne uygun bir şekilde ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu, haksız ve mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin aktif husumet ehliyeti olmadığı gibi hukuki yararı da bulunmadığını, davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan Dr. ...'un müvekkil şirkete 16/05/2018 tarihli Hekim Sözleşmesi kapsamında Kadrolu Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olarak 5510 sayılı Kanun'a 6645 Sayılı Kanun ile eklenmiş olan Ek 10. Madde uyarınca 4/b statüsünde çalıştığını, özel sağlık hizmeti sunucusu olan müvekkil hastanenin bizzat hekimden hizmet satın aldığını, taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin bir hekim hizmet sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin tarafının Dr. ... olduğunu, söz konusu sözleşmeyi bizzat ... şahsı adına imzaladığını, sözleşmede Dr. ... sağlık şirket yetkilisi olarak hareket ettiği ya da şirket yetkilisi/ortağı sıfatıyla sözleşme imzaladığı gibi bir ifadenin de bulunmadığı, Dr. ... 4b'li olarak çalışan, yani bordrolu çalışan bir doktor olmadığından Kanun gereği vergilendirme açısından zorunlu olması sebebi ile ücret ödemelerini davacı şirkete yapıldığını, müvekkil şirketin Dr. ...'un hak etmiş olduğu ücret ödemelerini davacıya gerçekleştirmiş olması, taraflar arasında doğmuş bir ticari ilişki ya da sözleşme olduğu anlamını taşımadığını, davacının tüm iddia ve taleplerinin dolayısıyla davasının aktif husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından icra takibine yapılan itiraz kötü niyetli olarak yapılmadığı için müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin doğru olmadığını beyanla davacı tarafın taleplerinin reddine, yargılama sonucunda esasa ilişkin sundukları ve sunacağı cevap, itiraz ve delileri doğrultusunda alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama masraflarıyla avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... Davacı şirket ve davalı şirket arasında Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı Gelir Paylaşımı Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamından davacı şirket tarafından, davalı şirkete sağlık hizmeti sunulduğu bu sağlık hizmet kapsamında davacı şirket tarafından toplam 52.000,00 TL tutarında 2 adet fatura düzenlendiği, söz konusu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediği, davalı şirkete söz konusu sağlık hizmetinin davacı şirket ortağı ve yetkilisi ... tarafından verildiği, davalı şirket tarafının her ne kadar aktif husumet itirazında bulunmuş ise de davacı şirket ile sözleşme akdedip, ödemeler yaparak davacı şirketin taraf olduğunu kabul ettiğinden davalı şirketin aktif husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı şirketin yargılama sırasında 03/02/2020-10/12/2020-17/12/2020-24/12/2020 tarihlerinde toplam 52.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davaya konu faturalar kapsamında davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, davaya konu ödemelerin dava tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle infazda nazara alınması gerektiği kanaatine varılarak " davanın kabulü ile davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, davalı tarafından yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra müdürlüğünce infazda nazara alınmasına, hüküm altına alınan alacağın %20'ı üzerinden hesaplanan 10.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından cevap dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan hekimlik sözleşmesi kapsamında verilen hizmete dayalı fatura alacağına istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .. İcra Müdürlüğü ... E. dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından 12/11/2018 tarihinde davalı şirket aleyhine 26.000,00 TL bedelli 13/07/2018, 31/08/2018 tarihli iki adet fatura alacağına istinaden toplam 52.000,00 TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, verilen hizmete, düzenlenen fatura bedellerine ilişkin bir ihtilaf bulunmadığı gibi açılan davadan sonra davalı şirket tarafından 03/12/2020 tarihinde 13.000,00 TL, 10/12/2020 tarihinde 13.000,00 TL, 17/12/2020 tarihinde 13.000,00 TL, 24/12/2020 tarihinde 13.000,00 TL olmak üzere takibe dayanak yapılan toplam 52.000,00 TL fatura bedellerinin davalı şirkete ödenmiş olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirketin aktif husumet ehliyeti ile hükmedilen icra inkar tazminatına ilişkindir. Dosya kapsamına göre; Davacı ile ile davalı şirket arasında sağlık hizmeti sunulması husunda, "Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında hizmetin ifasına yönelik davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ile Hekimlik Sözleşmesi düzenlendiği, gerek davadan önce gerekse takibe konu hizmet bedellerinin davacı şirkete ödendiği görülmüştür. Davalı vekili her ne kadar hizmetin, dava dışı hekimden alındığını, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını iddia etmiş ise de Hekimlik Sözleşmesi'nin, davacı şirket yetkilisi hekimin, bizzat davacı şirket adına taraflar arasında imzalanan "Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" kapsamında hizmetin ifasına yönelik imzaladığı anlaşılmakla davalı vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir. İİK 67/2.maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almaktadır. Takip tutarı sözleşme ile kararlaştırılan fatura bedeli olup alacak likit/belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 889,00 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 461,40 TL' nin davalı tarafa iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere harç yönünden oy çokluğu, diğer yönlerden oy birliği ile karar verildi.10/07/2024

MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu " belirtilmiştir. Harçlar Kanunu Genel Tebliği , (1) Sayılı Tarife Yargı Harçlarının III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı", 1/e maddesinde " (değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E 2021/7367 K sayılı ilamında da ''.... Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nın 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına ''dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklanan)İptaliHizmetmuhalefetistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(TicariNiteliktekideğerlendirmesikararıSözleşmesindenşerhidelillerinmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim