SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1004

Karar No

2024/1007

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1004

KARAR NO: 2024/1007

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2014/705 Esas

KARAR NO: 2018/445

TARİHİ: 24/04/2018

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 25/04/2014

KARAR TARİHİ: 10/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile ödenmeyen faturalardan dolayı oluşan bakiye cari hesap alacağı olan toplam 96.044,53,-TL asıl alacak içir İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibine girişildiğini, Davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali için iş bu davanın açıldığını, davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icra takibinin % 10 sözleşme faizi ile beraber devamına ve haksız itirazdan % 20 icra-inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmektedir.

CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, müşteri hizmet satış sözleşmesi çerçevesinde sunulan elektronik ödeme kartları ile verilen hizmet bedelinin tahsili istemi ile başlatılmış icra takibinde itirazın iptaline ilişkindir. Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile hizmet faturalarının davalıya tebliğ edilmediği, ancak davalıya ait ... plaka sayılı araçların davalıya ait olup hizmetten yararlandıkları, ... plaka sayılı aracın davalıya ait olmayan bir araç olduğu halde ve bu araçla akaryakıt alımı yapıldığının davalıya derhal bildirilmesi, uyarılması gerektiği halde akaryakıt alımlarının da orantısız ve uyumsuz olduğu dikkate alındığında bu yöndeki davacı talebinin yerinde olmadığı, diğer yandan taraflarca vade farkı kararlaştırılmadığı halde vade farkı faturası kesilerek davalıdan talep edilmesinin de yerinde olmadığı, takipte istenen faiz oranının usule uygun olmadığı, söz konusu gecikme faizinin taraflarca kararlaştırılmadığı, ancak davacının davalıya ait araçlar ile almış olduğu hizmete ilişkin kısım yönünden alacaklı olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu ile tespit edilen bu tutarın 49.051,48 TL olduğu görülmekle takibin bu tutar yönünden devamına itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiş, faturaların davalıya tebliğ edilmemesi alacağın yahut borcun davalı tarafından belirlenebilir (likit) nitelikte olmaması nedeniyle yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Davacı Müvekkil ile Davalt borçlu arasında 27.04.2010 tarihli “... Müşteri Hizmet Satış Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil Şirket tarafından “Akıllı Kart ödeme sistemleri” ile alışverişin gerçekleştirilmesine yönelik hizmet ve bu hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin şartlar işbu sözleşmenin konusunu teşkil etmektedir. Müvekkil Şirket ile Davalı borçlu arasında akdedilen sözleşme ile Davalı borçlu kullandığı ve akıllı anahtarlık talep ettiği araçları ile belirlenen akaryakıt istasyonlarından yakıt alabilmekte, ödemeyi Müvekkil Şirket'e borçlanarak ve akıllı anahtarlık okutarak dolum sağlamaktadır. Belirlenen periyotlarda Müvekkil Şirket tarafından akaryakıt alımlarına ilişkin Davalı borçluya fatura kesilmekte ve gönderilmektedir. Davalı, mezkur davada yinelediği itirazların hiçbirini, Müvekkil Şirket ile çalışırken ifade etmemiş; Akıllı Araç Sistemi'nde her kullanıcı bakımından tanımlarmış bir limit ve internet sistemi üzerinden takip edilebilme ile Müşteriler tarafından rahatça kontrol edilebilen bu sistem, Davalı tarafından takip edilmemiştir. Bu bakımdan zarara uğrayan taraf, yine Müvekkil Şirket olmuştur. Bu hususa ilişkin olarak, Davalı'nın herhangi bir yasal başvurusu bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar, Davalı gibi büyük bir firmanın basiretli tacir gibi davranmayarak bu sistemi ve akaryakıt alımı yaptığı halde faturalarını takip etrnernesi ve tüm sorumluluğu Müvekkil Şirket'e yıkmaya çalışması yine MK md.2 hükmüne aykırı kötü niyetli bir davranıştır.16.08.2017 tarihli Bilirkişi Raporu'nda; “... plakalı aracın Davalı adına tescil kaydın olmadığı, ... ve ... plakalı araçlarla ilgili bir bilginin verilmediği görülmüştür.” şeklinde değerlendirme mevcuttur. Belirtmek gerekir ki, yukarıda betirtilen araçlara ilişkin akaryakıt alımları, dava konusu faturalara dahil olduğundan eksik yazılarının dönüşlerinin beklenip, bu araçlara ilişkin akaryakıt alımları da incelenmesi gerekirken, bu hususta eksik inçeleme yapılmıştır. Bu nedenle, bu araçlara ilişkin yazıları yazıların tekiden istenmesine karar verilmesi gerekirken, Sayın Yerel Mahkeme'nin bu hususlar gözetilerek dava hakkında karar yermesi usul ve yaşaya aykırıdır. Ayrıca, Müşteri kendisine ait olmayan bir aracı da bu sisteme dahil edebileceğinden (örneğin herhangi bir çalışanına ait araç, kiralanmış araç, vb-.) Davalı'nın aracın kendisine ait olmadığı beyanı yada bunun tespit edilememesi dava konusu faturalarda yer alan akaryakıt alımlarını inkar niteliğinde olmayıp, Davalı'nın sözleşme konusunu oluşturan Akıllı Anahtarlık Sistemi İle akaryakıt alımının yapıldığı hususu açık iken, fatura konusu borcun kendisine ait olmadığı iddiası MK md.2 hükmüne aykırı olup, Davalı'nın kötü niyetli olduğunun açık göstergesidir. Bir an dahi, Yerel Mahkeme'nin vermiş olduğu kararda aracın Davalı'ya ait olmaması sebebiyle Kısmi Red yapması düşünülse bile, MK md.2ye aykırı davranışın hukuk düzenimiz tarafından korunamayacağından Yerel Mahkeme'nin aksi karar vermesi hukuka aykırılık nedeniyle mezkur kararın bozulmasını gerektirmektedir. Nitekim Davalı, aylarca bu araçlara ilişkin akaryakıt alım tutarlarını Müvekkil Şirket'e ödemiştir. Bu aracın, Davalı ile ilişkisi de Sayın Yerel Mahkeme tarafından talebimize rağmen araştırılmamıştır. Vade farkı bakımında ise, daha önce incelemeye konu dosyada mübrez olarn 22.04.2010 tarihli “Müşteri Taşıt Tanıma (Akıllı Anahtarlık) Sözleşmesi” incelendiğinde 2.1. maddesinin sonunda;“Müşteri, STP tarafından kesilen fatura bedellerini vadesinde direkt olarak STP'a ödemekle yükümlüdür. Gecikme faizi aylık %6 Üzerinden tespit edilerek uygulanır.” hükmü bulunmaktadır. Ayrıca, Davalı borçlunun borcu ödemeyerek sürüncemede bırakması ve başlatılan icra takibine itiraz etmesi, işbu davanın ikame edilmesine neden olmuştur. Bu nedenle, Davalı aleyhine İcra İnkar Tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebimizin “alacağın likit olmaması” gerekçesiyle reddedilmesi izah edilemeyecek bir karardır. Zira dava konusu itirazın kaldırılması davasına konu takip Davalı'ya kesilen ve gönderilen faturalardan oluşmaktadır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''28.12.2017 tarihli rapora itiraz dilekçemizde izah ettiğimiz üzere davacının davaya konu ettiği faturaların münderecatının hakikati yansıtmadığı hayatın olağan akışının doğal bir sonucudurBütün bunlar, faturalara ve dolayısıyla icra takibine konu alacağın varlığını ispat için sunulan kayıtların gerçeği yansıtmadığının bariz göstergeleridir. Yine, 30.10.2013 tarihli faturada, 3 adet depo ile uyumsuz yakıt alımı olduğu tespiti yapılmıştır. Oysa 15.10.2013 tarihli faturada, 13 adet yakıt alımının aracın depo kapasitesi ile uyumsuz olduğu gözden kaçırılmıştır.hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerçeği ile müvekkil şirket adına tescilli olmayan araçların depo kapasiteleri ile uyumsuz yakıt alımları bir araya getirildiğinde, yerel mahkeme kararında müvekkil şirketin sorumlu olduğu tespit edilen 49.051,48-TL’lık yakıt alımından ne derece hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu da sorgulanmalıdır. Nitekim yerel mahkemenin ilgili kararı bizce açıkça hukuka aykırıdır. Araçların cinsinin sisteme yanlış tanıtılmış olmasının, araçların kapasitesinin üzerinde dolum yapılmış gözükmesinin, sistemdeki verilerin güvenilirliğini zedelediği ve sistemin açıklarının bulunduğunun göstergesi olduğu, davacının alacağının varlığını ispat edemediği son derece açıkken bu hususların yerel mahkemece gözden kaçırılması hatalı olmuştur.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Dairemizce taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin aslının veya okunaklı suretinin sunulması için dosya geri çevrilmiş, davacı vekilince sözleşme sureti ibraz edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında imzalanan Petronet Müşteri Tanıma Sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı şirkete ait araçların aldıkları akaryakıt bedelinin davacı firma tarafından ödendiğini ve bu bedelin davalı firmaya fatura edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenlerle icra takibi başlattıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde, alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine 30/01/2014 tarihinde 96.044,53TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak Akıllı Anahtar Sözleşmesi, cari hesap ekstresi ve faturaların bildirildiği süresi içinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 27/04/2010 tarihli Müşteri Taşıt Tanıma Sistemi (Akıllı Anahtar) Sözleşmesinin ilgili hükümleri şu şekildedir:1.Madde ... Aş. (...) taşıt tanıma sistemi akıll anahtar (...) sisteminin açıklaması ve işleyişi, sistemin özellikleri Tümüyle eloktronik olarak kontrol edilen bir self servis yakıt dolum sistemi olan ...'nın aşağıda bahsi geçen özellikleri vardır. Aakaryakıt ikmal tarihini, saatini, yakıt miktarını, tutarını bilir. Taşıt için belirlenen yakıt haricinde taşıta yakıt vermez. Tanımadığı hiç bir taşıta yakıt vermez. Faturalama STP, müşteriye ayda 3 adet olmak üzere akaryakıt bedelini faturalandırır. Fatura tarihleri 15,? ve ayın son günüdür. Faturaların ödenmesi ise... ile müşteri arasındaki cari hesaba borç kaydedilmek sureti ile ödenecektir. Bu durumda müşteri söz konusu ödemeden dolayı doğrudan multinete sorumludur.2. Madde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri 2.1 STP'nin hak ve yükümlülükleri 1.Müşteriye STP akaryakıt istasyonlarında yaptığı alışverişlerde fatura verilmez. STP, AA vasıtası ile müşterinin çeşitli istasyonlardan yaptığı alımlar her hafta STP tarafından fatura edilir. Müşteri bu faturaların bedellerini 2 defada her ayın 25 i ve 10 unda öder. 4. Müşteri, STP tarafından işbu sözleşme ile belirlenmiş bütün bedellerin ödemelerini bankada açağı kredili hesap ile yapabilir...fatura bedellerinin yukarıda şekilde ödenmemesi halinde müşteri, stp tarafından kesilen fatura bedellerini vadesinde direk olarak Stp'a ödemekle yükümlüdür. Gecikme faizi aylık %6 üzerinden tespit edilerek uygulanır. 2.2 Müşterinin hak ve yükümlülükleri 1.Müşteri araç bilgilerini taşıt bilgi formu ile STP'ye iletecektir. 3. Müşteri, STP 'nin taşıtlarına tesis ettiği akıllı anahtarların ariyetini kabul eder.Taraflar arasında imzalanan multine-petronet müşteri sözlemesinde ödeme vadesi takip eden ayın ilk günü olarak belirlenmiştir.Mahkemece mali müşavir bilirkişiden davacı defterleri incelenerek alınan raporda; Davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi olan 30.01.2014 tarihi itibarı ile toplam 96.044 53.-TL alacaklı olduğu, söz konusu alacak tutarının davacının icra takibine konu olan asıl alacağı ile paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. Davalının ticari defterleri incelenerek düzenlenen ek raporda davalının 2014 yılı yasal defterlerinde Davacı adına herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacı şirketin takip tarihi olan 30.01.2014 tarihi itibarı ile Davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı kayıtlarında yer almayan faturalara dayanak teşkil eden akaryakıt alımlarına ilişkin olarak mal alım listeleri, alım yapan araç listeleri, bu araçların davalı ile ilişkişinin ve bu araçlara tanımlanan ve davacı tarafından verilen pos cihazlarının teslim tutanaklarının davacı tarafından somut belgelerinin dosyaya sunulması, davalı tarafından da 2013 -2014 yıllarındaki aktifine kayıtlı taşıtların ruhsat fotokopileri ile 2013-2014 taşıtlara ilişkin amortisman kayıtlarının dosyaya sunulması durumunda taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin netleşeceği belirtilmiştir. Mahkemece akaryakıt sektör uzmanı, mali müşavir ve sözleşme hukuku uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Sektör uzmanı; Sistemde kayıtlı plaka numarası ile o anda akaryakıt alan aracın plakası farklı ise bu durumda nasıl bir yol izlendiğini ve nasıl denetlendiğini ve güvenliğin nasıl sağlandığını,dolumdan sonra çıkan fişde yazılı plaka farklı ise pornpa görevlisinin müdahale yetki ve kontrolünün olup olmadığını, davacı şirketin açıklaması gerektiği kanaatimi, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim. Davalının Itiraz etmiş olduğu akaryakıt alımları; Davalı, birçok akaryakıt alımına itiraz etmiştir. İtiraz konusu olarak; özellikle binek otoların depo kapasitelerinin 40-60 It olduğu halde,bu araçlara 300-350 lt akaryakıt verildiğinin kaydı olduğunu ve bu akaryakıt alımlarının depo kapasiteleri düşünüldüğünde fiziken imkansız olduğunu, belirtmişlerdir. Dava dilekçesi ekinde sunulmuş bulunan “Araç cins, dolum tarihi,LT olarak miktarları ve tutarlarını gösteren tablo” da tarafımdan görülmüştür. Bu tabloda, “binek oto” olarak tanımlanmış İlgili plaka numaralı araçların birtek oto olarak depo kapasitelerinin oldukça üstünde akaryakıt alımı yapmış oldukları da tarafımdan da tespit edilmiştir. Fakat, sisteme girerken bu plakalı araçların cinslerinin tanımlarmasında hata yapılıp yapılmadığının tespitine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu da ilgili plaka numaralı araçların trafik tescil belgeleriniri dosya kapsamında bulunmadığından tarafımızdan kontrolü yapılamamıştır. Yukarıdaki genel bilgiler doğrultusunda, Davacı şirketin açıklaması gereken konunun; sisteme tanımlı araç olmaksızın, farklı bir araç ile akıllı anahtar kullarılarak, Türkiye genelinde ilgiti Shell istasyonlarından akaryakıt ikmalinin yapılıp yapılamayacağı ve bu akaryakıt alımı esnasında pompa görevlisinin yükümlülüklerinin ne olduğu ve nasıl denetlendiği kanaatimi, “Sisteme Tanımlı Araçla akaryakıt alımı” yapılmış olması halinde, araç depo kapasitesinin çok üzerinde akaryakıt alımı yapılması durumunda müşteriyi uyaran/bilgilendiren bir mekanizmanın/sistemin/programın olmayışının sorumluluğunun da, davacı şirket olduğu kanaatimi, İlgili araç plakalarının sisteme tanımlarken binek oto mu yoksa otobüs mü olup olmadığının tespiti için tüm ilgili araçların trafik tescil belgelerinden tespite ihtiyaç bulunduğunu, Davalı şirketin ise, ilgili AKILLI ANAHTAR ile yapıları tüm akaryakıt alımlarını internet üzerinden takip edebileceği bilindiğinden, gerekli takip ve önleme konusunda basiretli davrarımayışından dolayı da sorumlu olabileceği kanaatimi bildiririm Mali müşavir bilirkişiİ; davacı tarafından sunulan, ihtilaf konusu olan faturalara dayanak oluşturan davalının mal alımına ilişkin ayrıntılı listelerde araçların çoğunluk bir kısmının “binek oto” olarak tanımlandığı, bu araçların gerçekten binek otomu yoksa otobüs yada kamyon olduğu yönünde somut belgelerin doşyaya sunulmadığı, tüm araçların ruhsat fotokoilerinin dosyaya sunulmasi gerektiği, pos (akıllı anahtar) cihazlarının araca özel olarak verilip verilmediği pos cihazlarının davalıya teslim edildiğine ilişkin teslüm tesellim belgelerinin sunulması gerektiği, son olarak davacı faturalarının davalıya teslim edildiği yönünde kargo teslim evraklarının sunulması gerektiği, davalı yanında ek raporda talep edildiği üzere 2013-2014 yıllarındaki aktifine kayıtlı taşıtların ruhsat fotokopileri ile 2013-2014 taşıtlara ilişkin. amortisman kayıtlarının, dosyaya sunması durumunda araçların ortalama depo kapasitelerinin üstünde alım yapılıp yapılmadığının tespit edilebileceği mütalaa olunmuştur.Hukuki değerlendirme; İhtilaf konusu faturalardan 1 tanesi; 17.081,36 TL bedelli VADE FARKI faturasıdır. Yargıtay içtinatlarında da kabul edildiği Üzere, davacının davahdan, vade farkı alacağına hak kazanması ve bunu fatura edebilmesi için, ya taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı alacağını düzenleyen bir hüküm bulunmalıdır ya da taraflar arasında vade farkı alacağı hususunda bir teamül oluşmuş bulunmalıdır. Ne var ki, taraflar arasındaki sözleşmenin yeterince okunaklı olmayan hükümleri incelendiğinde, sözleşmede vade farkını düzenleyen bir hükme rastlanmamıştır. Kaldı ki davacı da, dava dosyasını sunduğu dilekçelerinde, vade farkı faturasının sözleşmenin hangi hükmüne istinaden düzenlendiğini açıklamamıştır. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde, davacının davalıya vade farkı faturası düzenlemesini ve davalının da bunu ödemesini konu edinen bir teamülün varlığı da anlaşılamamıştır. Bu nedenle davacının davalıdan, VADE FARKI faturası tutarını talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmıştır.Davacı taraf, akaryakıt alım listelerini dosyaya ibraz etmiş, pos cihazlarına (akıllı anahtar) ilişkin teslim belgelerinin, davalı şirket ile 2010 yılında çalışılmaya başlanmış olması sebebiyle arşiv kayıtlarından temin edilemediğini bildirmiştir. Bilirkişi raporunda davacı taraftan istenen akıllı anahtar sistemine ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır. Davacı taraf faturaların teslim edildiğini iddia etmiş ise de bu hususta geçerli bir belge ibraz etmemiştir.Mahkemece akaryakıt alım listelerinde bulunan araçların trafik tescil kayıtları araştırılmış; ... Plakalı aracın 06.05.2013 - 25.08.2015 tarihleri arasında davalı firma adına kayıtlı olduğu, ... Plakalı araçların 30.04.2009- 01.06.2016 tarlhleri arasında davalı firma adına kayıtlı olduğu, ... Plakalı aracın davalı adına tescil kaydının olmadığı, ... Plakalı araçlarla ilgili bir bilginin verilmediği görülmüştür. Mahkemece alınan ek raporda; davacı vekilinin 16.08.2017 tarihli rapordaki sektörel inceleme ve değerlendirme kısmındaki; akıllı anahtar - kartlı satış sisteminin sistemsel açıkların tespitlerine yönelik bir itirazı da tespit edilememiştir. Bununla birlikte, 16.08.2017 tarihli Kök rapordaki sektörel değerlendirmeye ilave edeceğim bir husus bulunmamaktadır. Tüm bu veriler baz alınarak, Davacının dosyaya surmuş olduğu ve Dava konusu edilen faturaların akaryakıt alım rapor dökümleri tek tek incelenmiş olup her faturadaki dosyaya derç edileri trafik tescil yazılarına göre Davacı adına tescilli araçların akaryakıt alım tutarları ayrı ayrı listelenmiş olup fatura bazında ayrıntıları aşağıdaki gibidir.* 15.11,2013 Tarih Ve 14.468,99.-TL Tutarındaki Fatura Detayı;Yukarıdaki tabloya göre; - Davalı şirket adına tescilli araçların almış olduğu akaryakıt tutarımın 14.162,39.-TLolduğu, Trafik tescil bilgilerine ulaşılmayarı araçlar için alınan akaryakıt tutarının 306,60.-TLolduğu, İlgili araçların almış oldukları akaryakıt miktarının depo kapasiteleri ile uyumlu olduğu, Tespit edilmiştir.*30.11.2013 Tarih Ve 14.492,62.-TL Tutarındaki Fatura Datayı;- Davalı şirket adına tescilli araçlarır almış olduğu akaryakıt tutarının 13.,400,64.-TL olduğu, Trafik tescil bilgilerine ulaşılmayan araçlar için alınan akaryakıt tutarının 1.091,98.-TL olduğu, İlgili araçların almış oldukları akaryakıt miktarının depo kapasiteleri ile uyumlu olduğu, Tespit edilmiştir.*31.10.2013 Tarih Ve 15.032,02.-TL Tutarındakl Fatura Datayı; Davalı şirket adına tescilli araçların almış olduğu akaryakıt tutarının 7.544,17.-TL olduğu, Trafik tescil bilgilerine ulaşılmayan araçlar için alırıan akaryakıt tutarının 7.487,85.-TL olduğu İlgill araçların tescil bilgilerine göre belirlenen özelliğine görE almış oldukları akaryakıt miktarının Yukarıdaki alım miktarları hariç depo kapasiteleri İle uyumlu olduğu, Teşpit edlimiştir.*15/10/2013 tarih ve 34.969,54 TL tutarındaki fatura detayı;- Davalı şirket adıma tesçilli araçların almış olduğu akaryakıt tutarının 13.944,28.-TL olduğu, - Trafik tescil bilgilerine ulaşılmayan araçlar için alınan akaryakıt tutarımın 13.944,28.- TL olduğu - İlgill araçların almış oldukları akaryakıt miktarının depo kapasiteleri İle uyumlu olduğu,Tespit edilmiştir. Netlce itibariyle dava konusu edilen akaryakıt alımlarına ilişkin faturalara dayanak teşkil detay listeler İle traflk tescil kayıtlarının karşılaştırılması netlcesinde; Trafik tescil evraklarına göre Davalı şirket adına kayıtlı ve davalı akaryakıt alım tarihlerinde Davalı kullanımında olan araçlar tarafından alınan akaryakıt tutarının 49.051,48.-TL olduğu, Davalı adına kayıtlı olmayan ve tescil bilgileri dosyaya sunulmayan araçlar tarafından alınan akaryakıt alımları toplamının İse 29.911,69.-TL olduğu, Davacının vade farkı faturası ile akaryakıt alımına ilişkin davacı alacağı ile ilgili nihai karar Sayırı Mahkemenin takdirlerinde olduğu'' mütalaa olunmuştur. Davacı vekili, tescil kaydı olmayan araçların tescil kayıtlarının araştırılması gerektiğini, davalı vekili ise bilirkişilerin, araç plakalarına göre sıralama yapıp, araç cinsine göre yakıt alımlarının uyumlu olup-olmadığına odaklandıklarını, ancak tablolarda “İşlem Tarihi" ve “İşlem Saati” sütunlarında tarih ve saate göre sıralama yapılmadığı için, bir aracın, aynı gün 1 saat arayla depoyu fulleyecek şekilde yakıt alımı yaptığı ve bunun depo kapasitesi İle uyumsuz yakıt alımı göstergesi olduğunu gözden kaçırdığını iddia ederek ek rapor alınmasını talep etmiştir.Mahkemece ek rapor alınması talepleri reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda; davacı tarafından düzenlenen ve takip konusu yapılan 4 adet alım faturası ve 1 adet vade farkı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve davalıya teslim edildiği hususu da kanıtlanamadığından; davalıya verilen hizmetin sözleşmeye uygun olup olmadığı, faturaya konu araçlardan tescil kayıtlarının istendiği halde temin edilemeyen ... Plakalı araçların davalı adına tescilli olup olmadığı, faturalara konu olup davalı adına tescilli olmayan araçlar yönünden ise; davacı tarafından akıllı anahtara ilişkin teslim belgeleri temin edilemediğinden bu araçların daha önceki dönemde sisteme dahil olup olmadığı, davalı tarafından bu araçların akaryakıt ödemesinin yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması tüm araçların akaryakıt alımlarının da davalının iddiaları çerçevesinde incelenmesi ve hesaplanması, davalının iddia ettiği gibi bir aracın aynı gün içerisinde kısa aralıklarla akaryakıt alımının olup olmadığı ve akaryakıt alımına ilişkin kayıtların hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı araştırılmalıdır. Mahkemece araç kayıtlarına ilişkin eksiklikler giderilmeden ve tarafların son alınan ek rapora yönelik itirazları giderilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez. Daha önce rapor sunan akaryakıt sektör uzmanı ve mali müşavir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesinin 1 ve 4. Maddelerinde faturaların ödenme tarihi ve gecikme faizine ilişkin düzenleme olmasına rağmen vade farkı faturası yönünden inceleme yapılmaması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/705 E. 2018/445 K. Sayılı 24/04/2018 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Taraflarca ayrı ayrı yapılmış olan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

akıllıgereğiistinafdelillerinderecekabulüfarkıistanbuldeğerlendirmesi25/04/2014gerekçedüşünüldüdavasebeplerianahtarTARİHİkararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim