Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2023/868
2024/1006
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/868
KARAR NO: 2024/1006
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2023
ESAS NO: 2021/534
KARAR NO: 2023/183
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 22/06/2021
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 22/06/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ’nin dokuma etiket, plastik etiket, matbaa etiket, deri etiket ve kumaş etiket olmak üzere tekstil yan sanayi ürünleri imalatı ve satışı sektöründe faaliyet gösterdiği, 2002 yılında kurulduğu, sermayesinin 19.250.000,00 TL olduğu ve tamamının ödendiği, şirket hisselerinin tamamının ...e ait olduğu; ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin her nevi dokuma ve kumaş etiket imalatı ve toptan satışı alanında faaliyet gösterdiği, 2015 yılında kurulduğu, sermayesinin 3.000.000,00 TL olduğu ve tamamının ödendiği, şirket hisselerinin tamamının ...”e ait olduğu; konkordato talep eden gerçek kişi ...”'in söz konusu konkordato talep eden şirketlerin banka kredi borçları ile diğer finans kuruluşlarına olan borçlarına kefaleti bulunduğu, şirketlerin çeşitli nedenlerle (Covid-19 Pandemi süreci, kurların ve faiz oranlarının yükselmesi, kontrolsüz büyüme, alacakların tahsil edilememesi, vb.) finansal krize girdiği, faaliyetlerine devam imkânı sağlanması durumunda alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşacakları ancak takip ve icra baskısı altında iflâs etmeleri durumunda adi alacaklıların alacaklarının bir kısmına kavuşamayacakları ve bu çerçevede vade konkordatosu talep edildiği belirtilip nihai olarak 2004 sayılı İİK'nın 287'nci maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 289'uncu madde gereği 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememize sunulan gerekçeli komiser heyeti raporuna göre, konkordatonun,alacaklılar açısından ,iflastan daha avantajlı olduğu belirlenmiş ve bunun aksinin herhangi bir alacaklı tarafından iddia edilmediği gibi buna ilişkin herhangi bir delilde dosyaya sunulmadığından konkordatonun alacaklılar açısından iflâsa nazaran daha avantajlı olduğu,teklif edilen oranın borçluların malvarlığı ile orantılı olduğu anlaşıldığından İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulların borçlular yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır. Konkordatonun tasdiki için konkordato projesinin 302 nci maddede belirtilen çoğunlukla kabul edilmiş olması gerekli olup komiser heyeti raporu,toplantı tutanağı ve bilirkişi raporu incelendiğinde,projenin hem alacaklıların,hem de alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği,aynı şekilde projenin hem alacaklıların dörtte birini,hem de alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunlukla kabul edildiği,buna göre İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulun borçlular yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır. Konkordatonun tasdik edilebilmesi için gerekli olan bir diğer koşul ise,borçlunun bazı alacaklıların alacaklarını güvence altına almak için teminat göstermek zorundadır.İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca,206 nci maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının,alacaklılar bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gerekmektedir.Konkordato komiser heyetinin gerekçeli raporu incelendiğinde,borçlu şirketin mühlet süresi içerisinde doğan borcun teminatlandırılması gerektiği bildirilmiş ise de,sonradan verilen ek gerekçeli raporda teminata bağlanması gereken alacağın bulunulmadığı bildirildiğinden İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki koşulun borçlular yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır. Konkordatonun tasdik edilmesi için gerekli olan şartlardan sonuncusu ise konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın,tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olmasıdır. Borçlular tarafından mahkememizce belirlenen yargılama gideri ile harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edildiğinden, İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşulun borçlu şirket yönünden gerçekleştiği anlaşılmıştır.Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, borçluların İİK'nın 305 nci maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdiği ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu anlaşıldığından borçluların konkordato talebinin kabulüne, konkordatoya tabi borçların ödeme takvimi uyarınca ödenmesine,komiser heyeti tarafından sunulan 17/02/2023 tarihli ödeme takviminin kararın eki olduğunun bildirilmesine, konkordato tasdik edildiğinden kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden kalktığının tespitine" karar verilmiştir.
HÜKÜM A-1-)Borçlular tarafından sunulan konkordato projesi ve revize projenin uygulanabilir olduğu,komiser heyetinin gerekçeli raporu,bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... SANAYİ TİCARET ŞİRKETİ ile ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in konkordato taleplerinin KABULÜ ile;konkordatonun İİK'nın 306 ncı maddesi uyarınca TASDİKİNE, borçlular tarafından konkordatoya tabi borçların , konkordatonun tasdiki tarihinden sonra ,anaparanın %5 faizi ile birlikte(%100+%5 faiz) eşit taksitler halinde,Eylül 2023 tarihinden başlayarak üçer aylık dönemler halinde 30/09/2023, 31/12/2023, 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026 ve 31/12/2026 vadelerinde olmak üzere toplamda 14 taksitte (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iadesi kaydıyla) borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ÖDENMESİNE,konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 17/02/2023 tarihli ödeme takvimin kararın eki olduğunun BİLDİRİLMESİNE, 2-İİK'nın 308/c maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla birlikte bağlayıcı hâle geldiğinin karar altına ALINMASINA, şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Tasdik şartlarının oluşmadığını, projenin inandırıcılıktan uzak olduğunu, kaynaklarla orantılı olmadığını, projenin piyasa şartları ve enflasyon ortamında gerçekleşemeyeceğini, alacaklılara zarar vereceğini, Konkordato talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin birbirlerinden bağımsız alacak konkordato projesi sunmaları ve tasdik şartlarının ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiğini, Müvekkili Banka alacağının bilirkişi raporu ile eksik ve hatalı olarak nisaba dahil edildiğini, Davacıların müteselsil kefalet ile sorumlu olduğu tutarların nisaba dahil edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davacıların kefalet borçlarının ve gayrı nakdi borçlarının da nisaba dahil edilmesine karar verilmiş ise de mahkeme kararı hilafına revize proje oylamasında müvekkili Alacağının, borçlunun kabul ettiği tutarlar üzerinden nisaba dahil edildiğini, Borcun teminatında yer alan 4 adet taşınmaz davacı ... Adına kayıtlı olup, bu şahıs adına da konkordato tedbir kararı olup, şirketlerinin ortak ve yetkilisi olduğu, onun taşınmazlarındaki rehnin 3. Şahıs ipoteği olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kanun koyucucunun 3. Şahıs ipoteğini, rehinli alacak kapsamında değerlendirmiş olup, kanuna aykırı şekilde alacağın rehin dışında tutulmasının kabul edilemez olduğunu, banka alacağının eksik tespit edildiğini, nisaba dahil edilen tutar eksik tespit edildiğinden oylamanın kanuna aykırı olduğunu, nisabın karşılanmadığını, kar oranının düşük olduğunu, alacakların farazi olduğunu, projenin başarıya ulaşamayacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Alacaklarının bir kısmının haksız olarak reddedildiğini, Kredi alacaklarının dışında müvekkiline 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının dikkate alınmadığını, kefalet alacaklarının dikkate alınmadığını, Alacakların hesabında kesin mühlet tarihinin esas alınmamasının yasaya aykırı olduğunu, İİK. 292/ son gereği mühlet kararları verilmeden önce davacının duruşmaya çağırılıp dinlenmediğinden karar kaldırılması gerektiğini, davacılar borca batık değilse, öngörülen uzun vadenin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, mahkemece vadenin kısaltılması gerektiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bu yönde içtihatları olduğunu, 42 ay vadenin alacaklıları zarara uğratacağını, projenin yetersiz olduğunu, somut verilerin olmadığını, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tasdik şartlarının oluşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası Aş vekilinin yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kefaletten kaynaklanan alacaklarının, ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının nisaba dahil edilmediğini, Gayrinakdi alacakların da dahil edilmesi gerektiğini, itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmesi gerektiğini, Rehinli alacaklar bakımından faizin işlemeye devam edeceğini, konkordato nisabında güncel faiz alacağının da dikkate alınması gerektiğini, alacaklar davacı taşınmazları ile rehinle güvence altına alındığını, bu alacakların nisaba dahil edilmesi gerektiğini, adi alacak olarak değerlendirilemeyeceğini, kıymet takdir raporları tebliğ edilmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası A.Ş. yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''İcra iflas kanunu hükümleri çerçevesinde davacı şirket konkordato talep edebilme şartlarını taşımamaktadır.Konkordato talep eden davacı şirketin aciz halinde olmaması, ticari faaliyetlerine devam ediyor olması ve borçlarını ödeyebilme imkanı bulunmasına rağmen, anlaşma sağlanamayan alacaklılar yönünden en uzun vade ile ödenmesine yönelik tasdik edilen konkordato projesi borçlu şirketle anlaşma sağlayan alacaklılar arasında eşitlik ilkesini bozmaktadır. Bu durum konkordatonun amacı ve ruhu ile örtüşmemektedir.müvekkil bankanın alacağı eksik hesaplanmıştır. alacaklılar arasında eşit davranma ilkesine aykırı davranılmıştır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası A.ş vekili, istinaf itirazında bulunmuş ise de istinaf itirazından feragat etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Talep, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Davacı tarafından ilgili kayıt ve belgeler sunularak geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki talebiyle başvurulması üzerine, öncelikle geçici mühlet, 25/11/2021 tarihinde 29/11/2021 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmesine, nihayetinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2023 tarihli 2021/534 Esas 2023/183 Karar sayılı kararı ile davacılar yönünden konkordatonun tasdikine, karar verilmiştir. Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. 2004 sayılı İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir. Somut olayda konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için yetkili mahkeme İİK'nın 285/3 fıkrasının göndermesi ile İİK 154. maddesi gereğince muamele merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nun 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile borçlu şirket vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. İİK'nun Kanun yolları başlıklı 308/a maddesi: "(Ek: 28/2/2018-7101/37 md.) Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir..." hükmünü içermektedir. Konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesi: "(Değişik:28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır." hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede "alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir." (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25/02/2021 tarihli, 2021/1393 E. 2021/511 K. sayılı ilamı; "... Konkordato hakkında verilen karara karşı İİK 308 a maddesi uyarınca itiraz edenler kanun yoluna başvurabilir. İtiraz edenler kavramı İİK 304. maddesinde belirlenen şekliyle dar yorumlandığı takdirde sadece duruşma öncesi itiraz edenlerin kararı kanun yoluna taşıyabileceklerini kabul etmek gerekir. Ancak böyle bir yorum hak arama özgürlüğü ile bağdaşmaz. Bu nedenle kanun koyucunun itiraz edenlerden kastının konkordato toplantılarında veya iltihak süresi içinde olumsuz oy kullananlar olduğunun kabulü gerekir. Bu bağlamda kanundaki "itiraz edenler" ifadesinin konkordatoya red oyu verenlere teşmil edilmesi hukuk usulünün genel hükümlerine uygun düşer. Nitekim Prof Dr. Selçuk Öztek, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel Yeni Konkordato hukuku kitabının 308/a maddesini açıkladıkları 569. sayfada ret oyu kullananların tasdik kararını istinaf edebileceklerini kabul etmişlerdir. Kanunun 302/7 maddesinde "toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur" ifadesi bulunmaktadır. Bu ifadeden toplantıya katılmadığı halde 7 günlük iltihak süresi içinde alacaklılarının konkordatoya karşı oy kullanma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantıya katılıp ret oyu kullanan veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresi içinde oyunu belli eden alacaklının nisapta nazara alınması ve nihai tutanağın ve komiser raporunun buna göre hazırlanması Kanun'nun 302/son maddesi gereğidir. Az yukarıda yazılı doktrin görüşünde de iltihak süresi içinde itiraz edenlerin istinaf yoluna başvurabileceği de belirlenmiştir..." şeklindedir. Konkordato tasdik kararı Ticaret Sicili Gazetesi'nde 01/03/2023, Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında 10/03/2023 tarihinde yayınlanmış, verilen karar, konkordatoya itiraz eden alacaklı vekillerince yasal süresinde istinaf edilmiştir. Davacılardan ... San. Tic. A.Ş, ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin dokuma etiket, plastik etiket, matbaa etiket, deri etiket ve kumaş etiket olmak üzere tekstil yan sanayi ürünleri imalatı ve satışı sektöründe faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Davacı şirket ... at. San, Tiç, A.Ş.” nin ön projesi Özkaynaklarının 22.105.868,05 TL, ikinci duruma göre ise 2.748.700,12 TL olduğu, dolayısıyla gerek işletmenin devamlılığı esasına göre, gerekse aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanmış bilançolara göre Şirketin borca batık olmadığı belirtilmiştir. Ön projenin devamında, toplam borç tutarının 102.585.638,17 TL olduğu, alacaklı sayısının 113 olduğu ve bunun 88.655.426,99 TL'sinin adi, kalan 13.930.211,21 TL'sinin rehinli ve imtiyazlı borçlardan oluştuğu; konkordatonun tasdiki halinde konkordatoya tabi borçların 6 ay ödemesiz dönemden sonra 4 yılda, her yılın Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında, 16 eşit taksitte, faizsiz, hiçbir icra takip ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin (yapılan ödeme Oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesini teklif ettikleri; ödemelerin konkordatonun tasdikine bağlı olduğu, konkordatonun sağlanması halinde yaşanacak iyileşme ile birlikte ödemelerde bir iyileşme yapılabileceği, konkordato sürecinde komiser heyetinin onaylayacağı tutarda. (20.000 TL - 30.000 TL) sınırlı olmak üzere tedbir süresi içinde küçük bakiyeli borçları ödemeyi planladıkları; rehinli alacaklılar ile ayrıca müzakere etmek suretiyle borçlarını yapılandırmak istedikleri belirtilmiştir. Davacı ... San. Tic. Ltd, Şti'nin Konkordato Ön Projesi Ön projenin devamında, işletmenin devamlılığı esasına göre ve aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanmış 31,03,2021 tarihli ara bilançolara yer verilmiş ve ilk bilançoya göre Şirketin özkaynaklarının 3.809.592,86 TL olduğu ve borca batık durumda olmadığı, ikinci duruma göre ise özkaynaklarının -1,485,627,84 TL olduğu ve dolayısıyla borca batık durumda olduğu belirtilmiştir. Ön projenin devamında, toplam borç tutarının 35.061.831,04 TL olduğu ve bunun 34.251.532,66 TL'sinin adi, kalan 810.298,38 TL'sinin rehinli ve imtiyazlı borçlardan oluştuğu; konkordatonun tasdiki halinde konkordatoya tabi borçların 6 ay ödemesiz dönemden sonra 4 yılda, her yılın Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında, 16 eşit taksitte, faizsiz, hiçbir icra takibi ferisi ve çek tazminatı ödemeksizin (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesini teklif ettikleri; ödemelerin konkordatonun tasdikine bağlı olduğu, konkordatonun sağlanması halinde yaşanacak iyileşme ile birlikte ödemelerde de bir iyileştirme yapılabileceği; konkordato sürecinde komiser heyetinin onaylayacağı tutarla (20.000 TL - 30.000 TL) sınırlı olmak üzere tedbir süresi içinde küçük bakiyeli borçları ödemeyi planladıkları; rehinli alacaklılar ile ayrıca müzakere etmek suretiyle borçlarını yapılandırmak istedikleri belirtilmiştir. Davacı ...'in Konkordato Ön Projesi Adına kayıtlı taşıtlar ve gayrimenkuller ile tapu takyidat bilgilerine yer verilmiş; şahsi borçları ile kefil olduğu borçlara yer verilmiş; borçlarını konkordato tasdikini takip eden aydan başlayarak 36 ay vadede ödemeyi taahhüt ettiği belirtilmiş; ... San. Tic. Ltd. Şti. Konkordato Kaynakları (TL) Hazır Değerler (kasa, banka ve alınan çekler) 2.066.739,20 Ticari Alacaklar 12.040.454,61 Stoklar 18.732.870,11 Diğer Dönen varlıklar 736.139,28 Gayrimenkul satışı (şirket ortağına ait) 5.000.000,00 Faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı (6 yıl) 1.152.600,00 Kaynaklar Toplamı 39.728.800,20
ALACAKLI SAYISI VE ALACAK TUTARLARI Borçlular adına Mahkemeye ibraz edilen dosyada, Şirketlerin 31.02.2021 tarihli itibariyle alacaklarını, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeler yer almaktadır. Söz konusu listelere göre devacılardan (borçlular) alacağı olan toplam kişi sayısı ve imtiyazlı, rehinli ve adi borç tutarları aşağıdaki gibidir. BORÇLU Borç Tutarı (TL) Alacaklı Sayısı ... SANİYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 102,585,638,17 TL 113 kişi ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 35.061.831,04 TL 78 kişi ... 2.483.382,56 TL asil 62.101.885,01 TL kefalet 6 kişi 17 kişi ALACAKLILARA YAPILACAK ÖDEMELERİN KAYNAKLARI (KONKORDATO KAYNAKLARI) Ön projelerde alacaklılara yapılacak ödemelerin kaynakları (konkordato kaynakları) aşağıdaki gibi sıralanmıştır. ... San. Tic. A.ş. Konkordato Kaynakları (TL) Hazır Değerler (kasa, banka ve alınan çekler) 4.093.772,71 Ticari alacaklar 41.171.078,89 Stoklar 27.253.013,89 Diğer Dönen varlıklar 2.119.131,28 Şirket aktifindeki gayrimenkullerin satışı (ipotekli) 13.000.000,00 Gayrimenkul satışı (şirket ortağına ait ) 15.000.000,00 Faaliyetin devamı ile öngörülen kar tutarı (6 yıl) 4.572.882,42 Kaynaklar Toplamı Davacı şirket ...San, Tiç, A.Ş.” nin Revize projesi 1- Hazır Değerler 7.343.619,84 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre kasa, alınan çekler, banka hs'larındaki mevcutlardan oluşmaktadır. 2- Ticari Alackalar 25.000.000,00 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre alacılar ve alacak senetlerinden oluşmakta olup, 25.000.000,00 TL'lik kısmı konkordatoya tabi borçların ödenmesinde kullanılacaktır. 3- Stoklar 17.000.000,00 Şirketin 30.11.2022 tarihli fiili stoklarından oluşmakta olup, faaliyetin devamı ile borçların ödenmesinde kullanılacaktır. 4- Diğer Dönen Varlıklar 105.167,16 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre devreden KDV olup, mal ve hizmet satışından doğacak KDV matrahından mahsup edilecektir. Böylece satıştan tahsil edilen KDV şirkete için tasarruf değeri yaratacaktır. 5- Şirketin Aktifinde Kayıtlı Taşınmazların Satışı 21.000.000,00 05.09.2022 tarihli bilirkişi raporundaki rayiç değerlere göre şirketin 13 adet 21.000.000,00 Tl'sı taşınmazı mevcut olup, satılarak borç ödemesinde kullanılacaktır. 6- Şirket Ortağına ait taşınmazların satışı 9.500.000,00 05.09.2022 tarihli bilirkişi raporundaki rayiç değerlere göre 14 adet, TL'sı taşınmaz mevcut olup, 10 adet taşınmazın satılarak borç ödenmesinde kullanılacaktır. 7- Faaliyet sonucu elde edilen kar 7.075.159,82 Kaynaklar toplamı 87.023.946,82 Konkordatoya tabi olmayan (mühlet sonrası) 2.232.967,68 Konkordatoya tabi borçlar 67.377.006,96 İmtiyazlı Borçlar (pers+kamu) 1.125.207,61 Rehinli Borçlar 11.809.205,39 Borçlar toplamı 82.544.387,64 Kalan 4.479.559,18 Adi Konkordato Kapsamındaki Borçlar Hakkında Bilgi: Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre borçlarının toplamı 82.544.387,64 TL'sıdır. Toplam borç tutarı içindeki konkordatoya tabi (adi alacaklılara olan) borç tutarı ise ..377.006,96 TL'sıdır.Şirketimiz, sunulan bu konkordato projesi kapsamında borçlarının tamamını ödeyebilecektir. Konkordato teklifimiz vade konkordatosu olup, konkordatoya tabi borçların %100'üne %5 sabit faiz ilave etmek suretiyle ödenmesi teklifidir. Konkordatonun tasdiki durumunda; konkordato'ya tabi borçlarımızı bir defaya mahsus anaparanın %5 faizi ile birlikte (%100'ünü+%5= %105) eşit taksitler halinde, Eylül 2023 tarihinde başlayarak her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesini teklif ediyoruz. Konkordato kaynaklarına ilişkin açıklamalar Konkordatonun tasdiki ile öngörülen iyileştirme sürecinde öncelikli olarak belirlenen stratejik amaç ise, şirketin nakit akışının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda: 1-Şirket ortağı ... adına kayıtlı taşınmazların satışı. Şirket ortağı adına kayıtlı 14 adet taşınmaz mevcut olup, öncelikle şirketin kredi borçlarına karşılık rehinli taşınmazların satışları sağlanarak rehinli ve konkordatoya tabi borçların ödenmesi planlanmaktadır. 2-Tüm faaliyetlerde ek maliyetlerden kaçınma ve maliyet düşürme. Bu strateji, iyileşme sürecinin de ötesinde işletme maliyet yönetim sistemi olarak benimsenen bir yaklaşma oturtulmaktadır. Uygulama gerek pazarlama, gerekse genel yönetim faaliyetlerinde somut tasarruflar sağlanması hedefine odaklanmaktadır. Bu çerçevede alınmaya başlanan ve konkordato süreci boyunca da sürecek olan önlemler alınacaktır. 3-satış kanallarını arttırarak ve güçlendirilerek satışların artırılması. Temel stratejimiz, iyileşme sürecinin tamamında büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede kar marjı yüksek ürün taleplerinin satışına ağırlık verilmesi planlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyetlerde (Özbekistan, Kırgızistan) adımıza çalışan partnerlarımız bulunmakta olup, geri dönüşler başlamıştır. 2023 yılında ihracatımızın artacağı kanaatindeyiz. İİK. 305 b maddesi gereği revize projemizdeki teklifimizin borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu kanaatinde olup, 30.11.2022 tarihi itibariyle kaynak ve borç durumunu gösterir tablo aşağıdaki gibidir. Davacı şirket ... San, Tiç, A.Ş.” nin Revize projesi Konkordato Kaynakları 1- Hazır Değerler 3.752.824,44 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre kasa, alınan çekler, banka hs'larındaki mevcutlardan oluşmaktadır. 2- Ticari Alackalar 10.000.000,00 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre alacılar ve alacak senetlerinden oluşmakta olup, 10.000.000,00 TL'lik kısmı konkordatoya tabi borçların ödenmesinde kullanılacaktır. 3- Stoklar 15.000.000,00 Şirketin 30.11.2022 tarihli fiili stoklarından oluşmakta olup, faaliyetin devamı ile borçların ödenmesinde kullanılacaktır. 4- Diğer Dönen Varlıklar 158.414,34 Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre devreden KDV olup, mal ve hizmet satışından doğacak KDV matrahından mahsup edilecektir. Böylece satıştan tahsil edilen KDV şirkete için tasarruf değeri yaratacaktır. 6- Şirket Ortağına ait taşınmazların satışı 5.000.000,00 05.09.2022 tarihli bilirkişi raporundaki rayiç değerlere göre 14 adet, TL'sı taşınmaz mevcut olup, 4 adet taşınmazın satılarak borç ödenmesinde kullanılacaktır. 7- Faaliyet sonucu elde edilen kar 1.491.540,00 Kaynaklar toplamı Konkordatoya tabi olmayan (mühlet sonrası) 6.198.635,58 Konkordatoya tabi borçlar 24.247.627,72 İmtiyazlı Borçlar (pers+kamu) 1.455.488,71 Borçlar toplamı 31.901.752,01 Kalan 3.501.026,77
KONKODATO TEKLİFİ Adi Konkordato Kapsamındaki Borçlar Hakkında Bilgi: Şirketin 30.11.2022 tarihli mali tablolarına göre borçlarının toplamı 31.901.752,01 TL'sıdır. Toplam borç tutarı içindeki konkordatoya tabi (adi alacaklılara olan) borç tutarı ise 24.247.627,72 TL'sıdır.Şirketimiz, sunulan bu konkordato projesi kapsamında borçlarının tamamını ödeyebilecektir. Konkordato teklifimiz vade konkordatosu olup, konkordatoya tabi borçların %100'üne %5 sabit faiz ilave etmek suretiyle ödenmesi teklifidir. Konkordatonun tasdiki durumunda; konkordato'ya tabi borçlarımızı %100'ünü+%5 sabit faiz ilave etmek suretiyle taksit ödemesi 10.000,00 TL'sında az olmamak üzere, Eylül 2023 tarihinde başlayarak her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iade edilmesi kaydı ile) ödenmesini teklif ediyoruz. Davacı ...in Revize Projesi Davacı asilin şirketin nakit akışlarında olumsuzluğa sebebiyet verilmemesini ve hukuksal ve icra koşullarında mal varlığına ilişkin değerlerin rapor içerisinde hesaplandığı üzere çok düşeceği göz önünde bulundurularak hem şirketin, hem alacaklıların tamamının hem de davacı asilin varlıklarının rayiçlerinin korunması amaçlanmaktadır.Davacı şirket ve davacı asilin (kefil) mali açıdan darboğaz yaşanan bu günlerde cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalarak iflasa sürüklenmeleri mümkündür. Oysaki davacı asilin ve şirketlerin bütünlüğü korunmayarak varlıkları rayiç değerlerinin çok altında satışa konu olması halinde alacaklarında bu durumda olumsuz etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu nedenle; davacı asil ve borçlarına kefil olduğu şirketin ile tüm alacaklıların mali açıdan sarsılmasını engelleyebilmek adına konkordato sürecinin sağladığı imkanlardan yararlanılmak istenmektedir. Böylece varlık bütünlüğü sağlanarak faaliyetin devamı ve borçların yapılandırılarak ödenmesi sağlanacaktır.
Konkordato geçici komiserleri ..., ... ve ... tarafından sunulan 28/07/2021 tarihli raporda özetle ; Davacılardan ... San. Tic. A.Ş, ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin dokuma etiket, plastik etiket, matbaa etiket, deri etiket ve kumaş etiket olmak üzere tekstil yan sanayi ürünleri imalatı ve satışı sektöründe faaliyet gösterdikleri, içinde bulundukları finansal kriz nedeniyle konkordato talebinde bulundukları, diğer davacı ...'in tacir olmadığı, söz konusu şirketlerin 100 hisselerine sahip olduğu, şirketlerin banka kredi borçlarına ve finansal kiralama şirketlerine olan borçlarına müşterek müteselsil kefaleti bulunduğu için birlikte konkordato talep ettiği, davacı şirketlerin çalışma kabiliyetlerini kaybetmedikleri; personel, gayrimenkul, demirbaş, tesis makine ve cihazları ile mevcut çalışma düzenlerini korudukları, faaliyetlerine devam ettikleri, davacı şirketlerden ... San. Tic. A.Ş.'nin kayıtlı değerler esas alınarak hazırlanan 31.03.2021 tarihli bilançosuna göre özkaynaklar toplamının (+) 22.105.868,05 TL, rayiç değerler esas alınarak hazırlanan aynı tarihli bilançoya göre özkaynaklar toplamının (+) 2.748.700,12 TL olduğu ve dolayısıyla her iki durumda da borca batıklık söz konusu olmadığı, davacı şirketlerden ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtlı değerler esas alınarak hazırlanan 31.03.2021 tarihli bilançosuna göre özkaynaklar toplamının (+) 3.809.592,86 TL, rayiç değerler esas alınarak hazırlanan aymı tarihli bilançosuna göre özkaynaklar toplamının (-) 1.485.627,84 TL olduğu ve dolayısıyla kaydi değerler esas alınarak düzenlenen bilançoya göre borca batıklık söz komusu değil iken aynı tarihli rayiç değerler esas almarak düzenlenen bilançoya göre borca batıklık söz konusu olduğu, konkordato ön projelerinde zikredilen borç rakamı ile Şirketlerin ticari defter kayıtlarındaki borç rakamlarının uyumlu olduğu; davacı şirketlerin konkordato taleplerine dayanak yaptıkları 31.03.2021 tarihli bilançolara göre ... San, Tic, A.Ş.”nin toplam 102.585.638,17TL borcu ve 113 alacaklısı; ... San. Tic. Ltd, Şti.'nin toplam 35.061.831,04 TL borcu ve 78 alacaklısı; ...'in ise 2.483.382,56 TL asaleten, 62.101.885,01 TL kefaleten borcu olduğu, asaleten borcundan kaynaklı alacaklı sayısının 6, kefaletten kaynaklanan alacaklı sayısının 17 kişi olduğu; bildirmişlerdir. İnşaat mühendisi bilirkişisinin 09/01/2023 tarihli raporunda özetle; Değerleme konusu taşınmazların üzerlerinde haciz, şerh ve ipotek olduğu görülmüş olup takdiyat bilgileri yukarıda yazılmıştır. Değerleme konusu taşınmazların 09/01/2023 tarihi itibari ile değerleri malikleri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. ... adına kayıtlı taşınmazların bedeli toplam 32.450.000,00TL, ... adına kayıtlı taşınmazların bedeli toplam 31.818.000,00TL olmak üzere tüm taşınmazların 64.268.000,00T! olarak hesaplanmıştır. Konkordato geçici komiserleri ..., ... ve ... tarafından sunulan 25/01/2023 tarihli raporda özetle; İşbu gerekçeli raporun İcra İflâs Kanunu'nun 302'nci maddesi kapsamında borçlular ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, ...'in (TC No: ...) konkordeto revize projelerinin kabul edilip edilmeyeceğine, tasdiklerinin uygun olup olmadığına dair mahkemeye sunulmak üzere hazırlandığı, -... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YÖNÜNDEN; Aktiflerin "işletmenin devamı" esasına göre (kaydi) düzenlenen 30/11/2022 tarihli bilançosuna göre özkaynaklarının 25.336.839,43 TL olduğu, aynı tarihli aktiflerin "muhtemel satış fiyatı" esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre varlıkların rayiç değeri 109.467.981,20TL, borçlarının rayiç değerlerinin ise 82.544.387,64 olduğu tespit edilmiş olup bu çerçevede özkaynaklarının 26.923.593,56 TL olduğu, dolayısıyla şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, gelir tablolaruna göre 17aylık geçici mühlet süresinde aylık 40.061.000,39 TL net satış gerçekleşmiş, 5.131.376,07TL finansman giderine karşılık katlanmış ve satışlarıyla mütenasip olmayan bir şekilde 994.928,27TL dönem karı elde etmiştir. borçlu şirketin revize projesinde öngördüğü satış hedeflerinin yakalanabilir olduğu, projede yer verilen kaynakların yaralanılması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde adi alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşıldığı, bu hâliyle Kanunun 305/a maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/b maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, borçlu şirketin konkordato revize projesinin İİK 'nın 302'nci maddesinin (a) öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tabloda gösterildiği,
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 48 KİŞİ (%73,84) 51.185.739,37 TL (%60,12) Borçlu şirketin, İİK'nın 206'ncı maddesinin birinci sırasına tabi bir borcunun bulunmadığı ve rapora dayanak 30.11.2022 tarihli bilançoda görünen personel borçlarının ödenmiş olduğu; mühlet içerisinde komiser onayı ile doğmuş bir kısım borçlar için alacaklıların teminat isteme haklarından vazgeçtikleri, bunlara rapor içinde yer verildiği, bunlar dışında kalan mühlet içerisinde komiser onayı ile doğmuş borçların. şirketin aylık sabit giderlerinden ibaret olduğu, bu. olağan işletme giderlerinin ifası bakımından şirketin mevcut mali durumunun yeterli olduğu, ödemelerin düzenli olarak yapıldığı, dolayısıyla İİK m.305'd bendine ilişkin şirketin yerine getirmediği bir yükümlülüğün bulunmadığı ve nihai olarak Kanunun 305/I maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, ödenmesi kararlaştırılan 85.141.641,34 TL tutarında adi ulacaklar için binde 2, oranı esas alınarak 193.271,52 TL harç hesaplandığı, hesaplanan 193.271,52 TL harç ile Sayın Mahkeme'nin takdir edeceği giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda, İK 'nın 305'inci maddesinin (e) bendinde belirtilen tasdik şartı sağlanmış olacağı, İK m.308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere ve toplantı yapılmasına rağmen bir anlaşma hasıl olmadığından rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bir tutar bulunmadığı, bu kapsamda rehinli alacaklar için harç hesaplanmasını gerektiren bir durumun da söz konusu olmadığı, hesaplanan tasdik harcı ile mahkeme tarafından takdir edilecek yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda borçlu şirketin konkordato teklifinin kabulüne karar verilebileceği, -... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ YÖNÜNDEN, Aktiflerin “işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 30.1 1.2022 tarihli bilançosuna göre özkaynaklarının 5.518.556,16 TL olduğu, aynı tarihli aktiflerin “muhtemel Satış fiyatı” esaş alınarak (rayiç) düzenlenen bilançosuna / göre özkaynaklarının 3.455.612,23 TL olduğu, dolayısıyla şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, 17 aylık dönemde 15.564.0006,61 TL net satış gerçekleşmiş, satışlarıyla mütenasip olmayan bir şekilde 344.881,24TL dönem karı elde etmiştir. borçlu şirketin revize projesinde öngördüğü satış hedeflerinin yakalanabilir olduğu, projede yer. verilen kaynakların yaratılması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın, barçlunun iflâsı hâlinde adi alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşıkdığı, bu hâliyle Kanunun 305/a maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, bu hâliyle Kanunun 305 b maddesinde belirlilen şartın gerçekleştiği, borçlu şirketin konkordato revize projesinin İİK'nın 302'nci maddesinin (a) bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tabloda gösterildiği; TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMI 44 KİŞİ (%73,33) 21.924.490,82 (53,62) Borçlu şirketin, İlK'nın 206'nct maddesinin birinci sırasına tabi bir borcunun bulunmadığı ve rapora dayanak 30.11.2022 tarihli bilançoda görünen personel borçlarının ödenmiş olduğu; mühlet içerisinde komiser onayı ile doğmuş bir kısım borçlar için alacaklıların teminat isteme haklarından vazgeçtikleri, ödenmesi kararlaştırılan 40.890.247,10 TL tutarında adi alacaklar için binde 2,27 oranı esas alınarak 92.820,86 TL harç hesaplandığı, hesaplanan 92.820,86 TL harç ile mahkemenin takdir edeceği giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda, İİK'nin 305'inci maddesinin (e) bendinde belirtilen tasdik şartı sağlanmış olacağı, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere ve toplantı yapılmasına rağmen bir anlaşma hasıl olmadığından rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bir tutar bulunmadığı, bu kapsamda rehinli alacaklar için harç hesaplanmasını gerektiren bir durumun da söz konusu olmadığı, hesaplanan tasdik harcı ile mahkeme tarafından takdir edilecek yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda borçlu şirketin konkordato teklifinin kabulüne karar verilebileceği,-... YÖNÜNDEN, Gerçek kişi borçlu ...'in 6102 sayılı TTK kapsamında tacir olmadığı, bu kapsamda defter tutma yükümlülüğü bulunmadığı, iflâsa da tabi olmadığı, dolayısıyla söz konusu şahsın durumu İK 'nın 305'a maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, borçlunun revize projesinde öngördüğü kaynakların yaratılması konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu, borçlunun revize projesinde öngördüğü kaynakların yaratılması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu, borçlu tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun kaynakları ile orantlı olduğu, bu hâliyle Kanunun 305/b maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, Borçlunun konkordato revize projesinin İİK'nın 302'nci maddesinin (a) bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, söz konusu oylama sonuçlarının aşağıdaki tabloda gösterildiği;
TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMI 15 KİŞİ (59,58) 30.751.755,15 TL Borçlunun, İİK'nın 206'ncı maddesinin birinci sırasına tabi ve mühlet içinde komiser izniyle akdedilmiş borcunun bulunmadığı, dolayısıyla İİK'nın 305/d maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, ödenmesi kararlaştırılan S1.612.995,68 TL tutarında adi alacuklar için binde 2.27 oranı esas alınarak 117.161,50 TL harç hesaplandığı, hesaplanan 117.161,50'TL harç ile mahkemenin takdir edeceği giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda, İlK'nın 305'inci maddesinin (e) bendinde belirtilen tasdik şartı sağlanmış olacağı, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere ve toplantı yapılmasına rağmen bir anlaşma hasıl olmadığından rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bir tutar bulunmadığı, bu kapsamda rehinli alacaklar için harç hesaplanmasını gerektiren bir durumun da söz konusu olmadığı, hesaplanan tasdik harcı ile mahkeme tarafından takdir edilecek yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda borçlu şirketin konkordato teklifinin kabulüne karar verilebileceği yönünde görüş bildirmişlerdir. Alacaklı ... Bankası A.ş vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Her ne kadar alacaklı tarafından karar istinaf edilmiş ise de; alacaklı vekili, 01/12/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Alacaklı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin olduğu görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 349/2. maddesi; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ise, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunn reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeni ile reddolunur.'' hükmü gereğince istinaf talebinin HMK 349/2. maddesi gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilmek gerekmiştir. Dosyanın esasının incelenmesinde; Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk başlıklı 302. maddesi: "Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir. Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur. Konkordato projesi; a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298. madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır. Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder." Konkordatonunu tasdiki başlıklı 305. maddesi "302. madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır.a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c)Konkordato projesinin 302. maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, d)206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302. maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmü yer almaktadır.Alacakların eksik kabul edildiği yönündeki itirazlar; Borçlu hakkında kesin mühlet verilmesinden sonra komiser tarafından İİK'nın 288. maddesinde; yapılacak ilanla alacaklılar alacaklarını bildirmeye davet olunacağı (İİK.m.289), İİK'nın 300. maddesinde; komiser, iddia olunan alacaklar hakkında borçluyu açıklamada bulunmaya davet edeceği, İİK'nın 302/6. maddesinde; çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği düzenlenmiştir. Burada konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin talep üzerine vereceği karar, sadece konkordatonun nisabına dahil olmak bakımından bir sonuç doğuracaktır. Mahkemenin çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına ilişkin kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Nitekim İİK 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemenin, itiraza uğrayan alacakların nisaba hangi oranla dahil edilecekleri yönündeki kararı maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil eden bir karar olmadığından bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Davacı gerçek kişi adına kayıtlı taşınmazdaki ipotek ile teminat altına alınan alacağın rehinli alacak olarak karar verilmesi gerektiği itirazı yönünden; Üçüncü kişi rehniyle güvence altına alacakların konkordato projesinin kabulüne ilişkin nisapta dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin uygulamada ve doktrinde farklı görüşler bulunsa da hakim görüş, alacağı üçüncü kişi rehniyle güvence altına alınan alacaklının, konkordato projesinin kabulüne ilişkin olarak nisaba dahil edileceği yönündedir. Bu görüşünün temel gerekçesi, alacağı üçüncü kişi tarafından sağlanan rehinle güvence altına alınan alacaklının, konkordato nisabına dahil edilmemesi halinde, halefiyet gereği daha sonra alacaklının yerine geçerek borçluya rücu edebilecek üçüncü kişinin zarara uğrayacağı düşüncesidir. Bu düşünceye göre alacaklı nisaba dahil edilmeyerek teminattan mahrum bırakıldığında, üçüncü kişi de buna bağlı olarak rücu hakkının güvencesinden mahrum kalacağı yönündedir ( Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof Dr. Murat Atalı ve Doç. Dr. Ersin Erdoğan tarafından yazılan ve 16.10.2020 tarihinde ...com.tr'de yayımlanan "... başlıklı makale ) Öğretideki hakim görüş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16/02/2021 tarih 2021/1389 Esas 2021/275 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde " İİK 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez" şeklindedir. 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir. (Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir.Meseleyi konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir.Bu amacın gerçekleştirilmesi yani konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekir. İİK.nın 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Rehni 3. kişinin vermesi halinde bu rehnin paraya çevrilmesi konkordato talep eden borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu haliyle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesini konkordato kapsamında engellenmesi kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemez.İİK 45. maddesi uyarınca alacaklı önce rehne müracaat etmelidir. Maddede rehnin 3. kişi tarafından verilmiş olması durumu ayrık tutulmamıştır. Bu nedenle alacaklının 3. Kişi tarafından verilen rehne öncelikle müracaat etmesi, konkordato talep eden borçlunun malını koruma altında tutacak olup bu husus konkordato kurumunun amacına uygun olacaktır.Bu gerekçeler ışığında alacağı 3. kişi rehniyle temin edilen alacaklının alacağının adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi borçlu ve rehin veren 3.kişinin kanunun 303. maddesi çerçevesinde hareket etmesi gerekecektir." şeklinde benimsenmiştir. Dairemizce de gerek öğretideki hakim görüş gerekse Yargıtay kararı uyarınca üçüncü kişinin malvarlığına dahil malların rehniyle temin edilen alacakların adi alacak sayılarak bu çerçevede konkordato projesinin kabulüne ilişkin nisapta dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Bu sebeple yapılan alacaklılar toplantısında üçüncü kişi rehniyle teminat altına alınan alacaklıların alacağı, adi alacak olarak tespit edilerek alacaklılar toplantısına katılmaya hak kazananlar listesinde yer almasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Faiz işletilememesine yönelik itirazlar; Tasdik edilen konkordato projesinde aksine bir hüküm bulunmuyorsa kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş tüm alacaklarda faiz işlemez (İİK 294/III-eski, 289/IV). Bu hüküm uyarınca rehinle temin edilen alacaklara faiz işlemeye devam etmektedir. Konkordato mühletin kaldırılması halinde ise faizlerin kesilmesi hali, geçmişe etkili olarak ortadan kalkmaktadır.''... Bir borcun kefili, asıl alacaklı tarafından alacak kaydının yaptırılması halinde ayrıca ileride doğması muhtemel rücu alacağı nedeniyle alacak kaydı yaptıramaz. Ancak kefaleti nedeniyle ödediği miktar olması halinde bu miktar açısından alacaklıya halef olacağından ödediği kadar nisaba dahil edilmelidir. İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ve yasanın 294/3 maddesi gereğince kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacağa faiz işlemesinin duracağı belirtilmiştir. Bu durumda geçici mühlet tarihinden itibaren adi alacaklara faiz işletilmesi durur.'' (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2021/1389 E 2021/275 K sayılı ilam) bu bağlamda faiz işletilmemesine yönelik itirazın reddi gerekmektedir. -2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 294/3. fıkrasında, tasdik edilen konkordato projesinin aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağına yer verilmiştir. 308/b maddesinin birinci fıkrasında ise, alacakları itiraz uğramış olan alacaklıların tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilecekleri, ikinci fıkrada, tasdik kararını veren mahkemenin, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Yasanın ilgili düzenlemesi emredici nitelikte değil takdiri niteliktedir. Bu anlamda, mahkemenin buna dair karar oluşturmamış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. -Her ne kadar İİK 292/son maddesi gereğince şirket yetkilisinin duruşmaya çağırılıp dinlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; iflasa karar verilmediğinden bu istinaf itirazına itibar edilmemiştir. Davacı gerçek kişi yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesine yönelik istinaf itirazının incelenmesi İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır. İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Kanunun kesin mühlet kararı verebilmesi için "konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması" ifadesinden maksat, borçlunun mali durumunun konkordato talep anından daha iyi bir durumda olması, dolayısıyla teklif edilen konkordatonun tasdik edilebileceği hususunda mahkemece kanaat oluşmasıdır (Konkordato ve İflas - Mahmut Coşkun, 2. Baskı, sayfa 87). Borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, 1.Cilt, sayfa 112). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır (Yeni Konkordato Hukuku, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, 2. Baskı, sayfa 187). Borçlu gerçek kişinin sunduğu ön proje incelendiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden şirketlerin başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı anlaşılmış olup, bu nedenle gerçek kişi tarafından sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu Şirketlerin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş olduğu sabittir. Sunulan revize projede de farklı bir açıklama yapılmamıştır. Davacı gerçek kişinin, sunduğu revize projenin kendine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, uygulanabilir bir proje bulunmadığı açık olup mahkemece kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır. Projenin uygulanabilir olup olmadığına ilişkin olarak yapılan itirazlar yönünden ise projede alacakların tahsili, taşınmaz satışları ve elde edilecek kardan gelecek gelirlerle ödemelerin yapılacağı belirtilmiş olup, buna göre bu kalemler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekir. Projedeki alacakların tahsili kısmı yönünden bu alacakların gerçek bir alacak olup olmadığı, gerçek ise tahsil kabiliyetinin olup olmadığına, ne kadar sürede tahsil edilebileceğine, bunun uçun ne tür girişimlerde bulunulduğuna ve girişimin hangi safhada olduğuna dair dosya kapsamında bir değerlendirme yoktur. Komiserlerin mühlet süresince sunduğu raporlarda ve karar sonrasında sunulan kayyum raporlarında bu alacakların tahsili için neler yapıldığı, tahsilat yapılıp yapılamadığı, yapılamamış ise sebeplerine ilişkin bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Söz konusu proje kalemi yönünden bir değerlendirme yapılmaması, gerekirse bilirkişiden rapor alınmaması hatalı olmuştur.Proje kalemlerinden olan kâr kalemi yönünden ciroya karşılık sonuç kârın çok cüzi kalması hususu dikkate alındığında bunun nedenlerinin irdelenmediği ve sektör kâr marjlarına göre yapılan ciroya rağmen bu kâr oranlarının doğru olup olmadığı, bu kâr oranını etkileyen faktörlerin neler olduğu, davacılar yönünden kâr miktarını düşüren sebeplerin neler olduğu, bu sebeplerin ne şekilde ortadan kaldırılabileceği ve davacıların bu konuda yaptıkları ile yapması gerekenleri yapıp yapmadıkları ve yapıp yapamayacaklarına ilişkin bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Elde edileceği belirtilen kâr oranı ile sonuç olarak meydana gelen durum dikkate alınarak projenin uygulanabilir olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden bu konuda gerekirse bilirkişi raporu alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.Projede yer alan ortağa ve şirkete ait taşınmazların satışı suretiyle elde edilecek gelir kalemlerinden taşınmazların üzerindeki ipotek yükü dikkate alınarak bu yük ile birlikte satışının mümkün olup olmadığı ve elde edilecek satış gelirinin ne olacağı ve taşınmazlara ilişkin muhtemele satış miktarları ile satış sürelerine ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığı bu nedenle de projenin uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı olduğu, keza bu taşınmazların satışı için bir süre öngörülüp öngörülmediği ve öngörülen bir süre var ise bu sürede satışının yapılıp yapılamayacağı, yapılmamış ise sebepleri ve karar sonrası aradan geçen sürede satışları için kayyum raporlarında ne tür bir süreç olduğuna dair de bir bilgi ve değerlendirme bulunmadığından ve bunun projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılmadığı buna göre de projenin uygulanabilir olup olmadığına ilişkin değerledirmenin bu yönden de eksik incelemeye dayalı olduğu görülmektedir.Mahkemece şartlı hüküm kurulması; mahkemece, ''borçlular tarafından konkordatoya tabi borçların , konkordatonun tasdiki tarihinden sonra ,anaparanın %5 faizi ile birlikte(%100+%5 faiz) eşit taksitler halinde,Eylül 2023 tarihinden başlayarak üçer aylık dönemler halinde 30/09/2023, 31/12/2023, 31/03/2024, 30/06/2024, 30/09/2024, 31/12/2024, 31/03/2025, 30/06/2025, 30/09/2025, 31/12/2025, 31/03/2026, 30/06/2026, 30/09/2026 ve 31/12/2026 vadelerinde olmak üzere toplamda 14 taksitte (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iadesi kaydıyla) borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine'' şeklinde şartlı hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Davacıların müteselsil kefalet ile sorumlu olduğu tutarların, Kredi alacaklarının dışında bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının ve çek tazmin bedellerinin nisaba dahil edilmesi gerektiğine dair istinaf itirazlarının değerlendirilmesi;Çek tazmin bedelleri, gayri nakdi bir kredi riski oluşturmaktadır. Bu krediler henüz nakde dönmediğinden nakit bir alacak değildir ve nisaba dahil edilmesi gerekmemektedir.Çekişmeli alacaklara yönelik alınan raporlarda; alacaklı bankaların 3. Şahıs kredi müşterilerine kullandırdığı kredi borçlarına karşılık davacı şirketlerin keşideci ve cirantası olduğu çekleri devir aldıkları, bu çeklerin ödenmediği ve çeklerden ilk borçlu olması nedeni ile davacıların doğrudan sorumlu oldukları, bu çekleri elinde bulunduran hamilin ( bu aşamada bankanın, sonraki cirantaların ödemesi halinde ödeyen firmanın) alacaklı olarak kayda alınması gerektiği yönündeki tespiti karşısında; alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının da nisaba dahil edilmesi gerekmektedir.Somut yargılamada yukarıda yer verildiği üzere tasdik kararı verilen borçlu şirketler yönünden, öncelikle alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan borçların hesapta dikkate alınmaması nedeniyle gerekli olan nisabın sağlanmış olduğuna dair kabulden bu aşamada söz edilemeyecektir.Borçlu şirketlerin alacaklı bankalardan kullanmış oldukları genel kredi sözleşmelerinde müşterek veya müteselsil kefil olarak yer aldıkları anlaşılmaktadır. Borçlular tarafından aksi iddia edilmemiştir. Alacaklılar toplantısında yalnızca asıl borç miktarına yer verilerek nisapta o miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bankaların alacakları, asıl borçlular haricinde kefil olan davacıların alacak hesaplarında nisapta dikkate alınmamıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/8295 E. - 2019/1898 K. ve 09.05.2019 tarihli kararında; "Davacı şirketlerin grup şirketleri olması durumunda, grup şirketler açısından kefalet ilişkisi borca batıklığın tespiti açısından kötüye kullanabilmekte ve bir borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi nedeniyle bir borçtan dolayı grup şirketlerin tamamı kayden borca batık hale gelmektedir. Bu durumda, grup şirketlerde borcun asıl borçlu şirket pasifinde gösterilmesi ayrıca borca kefil olan grup şirketin pasifinde kefil olunan bu borca yer verilmeden borca batıklığın hesaplanması gerekmektedir." şeklinde ifade edilmiştir. Bu bağlamda; mahkemece bankaların alacaklarının, asıl borçlular haricinde kefil olan davacıların alacak hesaplarında nisapta dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadaır.Açıklanan nedenlerle ve özellikle, davacı gerçek kişi borçlu yönünden tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden ise; projenin uygulanabilir olup olmadığı yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmaması, alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacakların nisaba dahil olacağı dikkate alınarak, bu konuda bilirkişi raporu alınmak suretiyle tasdik kararı verilen borçlu şirketler yönünden gerekli nisap oranının sağlanıp sağlanmadığının tespiti ve uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Bu nedenle, itiraz eden alacaklı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-6100 sayılı HMK'nun 349/2 maddesi uyarınca alacaklı ... Bankası A.ş vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2- İstinaf eden diğer alacaklı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/534 E. 2023/183 K. sayılı 23/02/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,4-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde istinafa başvuranlarana iadesine,5-İstinafa başvuranların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09