SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/923

Karar No

2024/1003

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/923

KARAR NO: 2024/1003

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL AND 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/598 Esas

KARAR NO: 2020/1072

TARİHİ: 15/12/2020

DAVA: İtirazın İptali

DAVA TARİHİ: 23/07/2019

KARAR TARİHİ: 10/07/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçluya karşı 25/02/2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış olduğu davalı borçlu tarafından takibe 05/03/2019 tarihin de itiraz edildiği, daha sonra borçlu 20/03/2019 tarihinde davacı şahsın banka hesabına haricen 14.530,00-TL kısmi ödeme yapıldığı, 6098 sayılı TBK 'nın 100. Maddesi ve Yargıtay İçtihatları gereği kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edilmesi gerektiği, bu sebeple davalı borçlu tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan bakiye alacağı ( harca esas değer; faiz ve masraflar hariç 2.493,59TL) için iş bu davayı açmış olduğu, yapılan ödeme zımni olarak davalının borcunu kabul ettiği ve itirazında kötü niyetli olduğunu açıkça ispatı olduğu, davalı borçlunun davacı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin ... nolu üyesi olduğu, davalı borçlunun üyeliğine karşılık kendisine ... Sok. No.2 110 m2 lik normal orta kat daire tahsis edilmiş olduğu, davacı Kooperatifin 07/10/2018 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararla, kooperatif ortaklarına verilecek ferdi tapuların 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. Maddesi uyarınca imar barışı yoluyla alınmasına karar verildiği, anılan karara göre, imar barışı kapsamında ferdi tapuların alınması için belirlenen zorunlu mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi kooperatifin yapılaşmaya ilişkin ortaklık aidat gideri adı altında bütçe olarak belirlenen ve genel kurul tutanağının eki niteliğindeki EK-1 'de belirtilen tutarların 08/10/2018-15/12/2018 tarihleri arasında ödenmesi, 15/12/2018 tarihinden sonra yapılacak ödemelere o tarihte geçerli olan aylık yasal gecikme faizinin uygulanması belirlenen rakamların avans niteliğinde olduğu ve imar barışına ilişkin beyanname sonrası yapılacak tespitlerden sonra oluşacak farkın ilgili kooperatif ortağına yansıtılması ve tüm bu tutarların ortaklık aidatı olarak tahsili için Yönetim Kurulunun yetkilendirilmesi kararlaştırıldığı, EK-1 nolu tabloda, davalı borçlunun konutunun da bulunduğu ... Sok. No:.. deki 110 m2 lik normal orta kat dairelerin ödemesi gereken imar barışı ödeme tutarı 13.671,00-TL olarak belirlendiği, yapı kayıt müracaatı sonrasında yapılan ölçümler neticesinde avans olarak belirlenen 13.671,00-TL 'ye ilave olarak 858,53-TL imar barışı ölçüm farkının bulunduğu tespit edildiği, ve bu tutar da davalı borçlunun hesabına borç olarak işlendiği, kooperatif genel kurulunun almış olduğu 07/10/2018 tarihli karar gereğince 15/12/2018 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken davalı borçlu yapılan tüm şifahi uyarılara rağmen borcunu ödemediğini, davacı kooperatifin ortaklarının tamamı genel kurul kararını yerine getirerek imar barış ödemelerini tamamladığı, yapılan bu ödemelerden toplanan paralar kullanılmak suretiyle kooperatife ait 2753 bağımsız bölümü ihtiva eden 434 bina için imar barışı ödemeleri yapılmış ve yapı kayıt belgelerinin tamamı alınmış olduğu, hal böyle iken genel kurul kararının yerine getirilmemesi ve icra takibine itiraz edilerek borcun reddedilmesi kabul edilemediği, davalı borçlu hakkında İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesi ve ödeme emrine haksız olarak itiraz eden davalının alacağın %20 sinden aşağı olmayacak bir icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu alacak kooperatif asli borçları, aidat v.b borçlardan olmadığı, İcra takibine kadar veya sonrası kooperatife üyelikten kaynaklanan borcunun olmadığı, İcra inkar Taz. istenmesi yasalara aykırı olduğu, İcra takibine konu alacak imar Barışı'ndan talep etmesi halinde devlete karşı yükümlülüğü olduğu, son ödeme tarihi 31/12/2019 olduğu, son ödeme günü gelmemiş borçtan dolayı da temerrüdü olmadığı, davacının yaptığı icra takibinde Ödeme Emri'nde alacağın İmar Barışı Ödemesi Alacağı olduğu belirttiği Kooperatifin davalı tarafa verdiği imar Barışı Ödemeleri ve Borçları başlıklı belgede 31/03/2019 tarihi itibariyle "imar barışı borcunuz bulunmamaktadır" yazdığı, sadece Tapu Harcı 50 TL, TMMO Harcı 2.73TL, Tescil Harcı 287.70TL, Döner Sermaye Harcı 3.14TL olmak üzere 343.57-TL ve Emlak Rayiç Bedeli Harcı 476.33-TL ile toplamda 819.90-TL Devlete Ödenmesi Gereken Borcu olduğundan ve bunun da 15/05/2019 tarihine kadar yatırılması gerektiğinden bahseden yazı karşılığında 11/04/2019 tarihinde davacı Kooperatifin hesabına ... Bankası'ndan 819.90-TL yatırılmış olduğu, ayrıca 06.05.2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilen Arsa Tahvit, İfraz Harçları ve ihdas Bedelleri Ek Ödeme bedeli 849 TL 09.07.2019 tarihinde ödenmiş olduğu, söz konusu ödemeye ilişkin asıl alacaklısı Devlet olan İmar Barışı Ödemesine ilişkin 14,530-TL asıl alacak 20/03/2019'de koop. Hsb yatırılmış olduğu, "3194 sayılı imar kan. geçici 16.mad. göre,30/06/2019 tarih ve 1267 sayılı c.başkanlığı kararı ile son ödeme tarihi 31/12/2019a kadar uzatılmış olan , alacaklısının şehircilik bak. olduğu imar barışı borcudur". davalı bu borcu devletin belirlediği miktara ödeme koşullarına ve son ödeme tari. üyeden alıp şehircilik bak. hsb. aktarmakla mükelleftir." Bu borçla ilgili temerrüdü olmadığı, Ödenmiş Ana Parayı öncelikle borcun ferilerine saymak Yasalara aykırı olduğu, ödemeler öncelikle Ana Paraya sayılması gerektiği, İtiraz iptal edilmeden veya kaldırılmadan durmuş bir takipteki vekalet ücretini koop. Hsb. yatırdığım İmar Barışı Ana Parasından kesmenin Yasalara aykırı olduğu, asıl alacaklısı kamu ve son ödeme tarihi 31/12/2019 oları İmar Barışı borcunu son ödeme tarihi olduğu 31/12/2019'dan önce 20/03/2019'de koop. Hsb. Yatırdığı kötü niyet Tazminatı talep edilemediği, Kooperatife karşı üyelikden dolayı borcunun olmadığı, davanın reddini, temerrüt, kötü niyet olmadığından itirazın iptali ve icra-inkar taz. talebinin reddi talep etmiştir. Davalı Mahkemeye sunduğu 05.02.2020'de tarihli ek beyan dilekçesinde; bir an için bu borcun koop. alacağı olduğu kabul edilse de şahsıma ödeme yükümlülüğü getiren genel kurul kararı uygun nisaplarla alınmadığı, davacı dayanak gösterdiği 07.10.2018 tarihli O.üstü genel kurul uygun nisaplarla karar almadığı, O.üstü genel kurul top. imar barışı adı altında üyelerden alınacak ödemeler "koop. yapılaşma ve imalat gid." olarak belirlendiği, Koop. inşaat ve yapı işleri uzun yıllar önce tamamlandığı, ödemenin gerçekten yapılaşma gideri olduğu düşünülse bile karar uygun nisaplarla alınmadığı, davalı taraf üyelere ek ödeme yükümlülüğü getiren genel kurul kararı uygun nisapla alınmadığı, bu nedenle icra takibi de haksız ve hükümsüz olduğunu beyan ettiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davalının davacı kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı, takibe itirazın haksız olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş ancak harca esas değer olarak daha düşük bir miktar belirtip harcıda bu miktar üzerinden yatırarak dava açtığı anlaşılmıştır. Davacı vekiline HMK 31. Ve 119/1-ğ maddesi gereğince talep sonucu tam olarak açıklaması için süre verilmiş, davacı vekili 19/11/2020 tarihli beyan dilekçesi ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep ettiğini ve takip talebine göre eksik harcı yatırdığını beyan etmiştir. Davanın itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olduğu anlaşıldığından, dava değeri olarak takip talebindeki değer kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların delilleri toplanmış dosya kooperatif alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. Raporda özetle; davalının davacı kooperatif üyesi olduğu, davacı kooperatifin 07/10/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, toplantının ve alınan kararların usulüne uygun yapıldığı, toplantı sonucu alınan karar ile kooperatif üyelerinden ek aidat alınmasına karar verildiği, takip başlatıldıktan sonra davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve takibin ferilerinden düşmesi gerektiğini rapor etmiştir. İcra dosyasının incelenmesinde davalının takipten ve takibe itirazından sonra kısmi ödeme yaptığı anlaşılmış olup, takipten sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiş, davalının takibe itiraz ettiği tarih itibari ile alacağın var olduğu ve likit olduğu, davalının sonradan yapılan kısmi ödemesinin bu hususu ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmiştir." Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, Kabul edilen 14.768,87 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki ve yargılama sürecindeki beyanlarını tekrarla ''Davacı kooperatifin aleyhime başlattığı haksız ve dayanakları yoksun icra takibine itiraz etmem sebebiyle davacı kooperatif itirazın iptali davası açmış, yerel mahkeme ise savunma ve beyanlarımın hiçbirini dikkate almaksızın, hiçbir gerekçe göstermeksizin, salt hatalı bir bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacı kooperatifin olağanüstü genel kurulda aldığı imar barışı kapsamında ferdi tapuların alınması için belirlenen zorunlu mali yükümlülük karar gereğince ödenmesi gereken aidatın davalı tarafça ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı HMK 297. Maddesinde; “mahkeme kararında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler, hüküm sonucu, varsa kanun yolları ve süresi, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzaları ve gerekçeli kararın yazıldığı tarihin yer alması; ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi” gerektiği hükme bağlanmıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 141. Maddesinde; bütün mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve hukuka uygunluk denetiminin yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yervermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Mahkemece gerekçeli kararda bilirkişi raporundaki tespitler tekrar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar somut gerekçe ihtiva etmemektedir. Bu bakımdan; yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hüküm mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek usulünce düzenlenmiş gerekçeli bir karar bulunmaması nedeniyle, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle Anayasanın 141/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27. ve 297. maddeleri kapsamında gerekçe oluşturularak, vardığı yargıyı içerir ve denetlenebilir hüküm kurmak olmalıdır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kamu düzeni yönünden "ortada denetlenebilir gerekçeli karar yazılmamış olması” nedeniyle kabulü ile, diğer istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada incelenmeksizin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 ve 355/1 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak belirtilen hususlara ilişkin olarak dairemizin kararına uygun şekilde karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, bu aşamada diğer istinaf sebepleri ve işin esası incelenmeksizin kamu düzeni yönünden KABULÜ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/598 E. 2020/1072 K. Sayılı 15/12/2020 ile tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdelillerindereceİptalikabulüistanbulkaldırılmasınadeğerlendirmesigerekçekararısebepleriİtirazınmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim