SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2023/1196 E. 2023/1879 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1196

Karar No

2023/1879

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1196

KARAR NO: 2023/1879

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/660

KARAR NO: 2022/802

DAVA TARİHİ: 26/11/2019

KARAR TARİHİ: 05/12/2022

DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/12/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST) organizasyonu ve yönetimi ile ilgili olarak yapılan anlaşma uyarınca, müvekkilinin festivalin organizasyonunu başarıyla gerçekleştirdiğini ve 10/09/2017 tarih ve ... sayılı KDV dahil 748.021,34 TL tutarlı faturayı keserek davalılara gönderildiğini, davacı yetkilisi ...’nun vefatı üzerine şirket muhasebe kayıtları incelendiğinde davalıların 748.021,34 TL cari hesap borcu olduğunun anlaşıldığını, borcun ödenmesi için Kadıköy ... Noterliği'nin 31/10/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak davalıların ihtarnameye cevap vermediğini, davalılar faturayı tebliğ almalarına rağmen itiraz etmediklerinden dava konusu faturaların içeriğinin kesinleştiğini beyan ederek, proje bedelinin şimdilik 60.000,00 TL tutarındaki kısmının ihtarnamenin tebliğ edildiği ve 7 günlük ödeme süresinin geçtiği 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH Davacı vekili 24/06/2022 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile 60.000,00 TL tutarındaki alacak taleplerini, bilirkişi raporu doğrultusunda 218.021,34 TL artırarak toplamda 278.021,34 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek, bu bedelin 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılardan ... ... başkanı olsa da dava konusu ticari ilişkinin tarafı olmadığını, 16-26 Ağustos aralarında yapılacak olan Trabzon Uluslarası Film Festivaline ilişkin tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, buna istinaden davacı tasfiye halindeki şirketin gerekli olan tüm hizmeti sağlamak ve bu hizmetlere yardımcı olacak kişilerle anlaşmak üzere yetkilendirildiğini, faturaya 8 günlük sürede itiraz edilmemesiyle fatura münderecatının aynen kesinleştiği sonucuna varılmayacağını, davacı şirket tarafından yapılan tüm hizmetlerin bedelinin davalılar ve 3. kişiler tarafından banka yoluyla davalı şirkete, şirket yetkilisi müteveffa İlhan Kantoğlu'na ve bu kapsamda anlaşılan kişi ve şirketler adına ödendiğini, her ne kadar davacı şirketin ticari kayıtlarında bir alacak mevcut olduğu görünse de davalı kayıtları ve sunduğu deliller dikkate alındığında davacı şirketin değil davalıların alacağı olduğunu beyan ederek, davalılardan ... yönünden husumet nedeniyle, diğer davalı yönünden esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Davalılardan ... yönünden yapılan değerlendirmede; ...davalı ...'ın ise faturanın tarafı olmadığı gibi diğer davalı tüzel kişiliğin yetkilisi olup, davacı şirket ile şahsi bir ticaretinin de bulunmadığı, ayrıca bu hususta bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği anlaşıldığından davalı ... yönünden açılan davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,Diğer davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise; ...davalı yanlarca ve dava dışı 3. Kişi ... şirketi tarafından, doğrudan davacı şirkete ve davacı şirketin ödeme tarihindeki yetkililerinden olan müteveffa ... hesabına yapılan toplam; 593.000,00 TL'nin davalı şirketin fatura borcuna istinaden ödendiği..." gerekçesiyle,"1-Davalılardan ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Diğer davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; 155.021,34 TL'nin 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte iş bu davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, fatura konusu bedelin tamemen ödendiğini, bir kısım ödemelerin davacı tarafın söz konusu sözleşme kapsamında anlaştığı 3.kişlere yapılan ödemeler olduğunu, davacı tarafın alacağına mahsuben 3.kişilere davacı şirket yetkilisi müteveffa İlhan Kantoğlu talimatıyla yapılan ödemeler de dikkate alındığında, davacı tarafa ödenecek bir borcun kalmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; 16/08/2017 ile 26/08/2017 tarihleri arasında düzenlenen Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST) yönetimi konusunda taraflar arasında ihtilafsız olan anlaşma kapsamında, organizasyon bedeline ilişkin olarak, davalılardan ...'na düzenlenen 10/09/2017 tarihli, ... sıra nolu, 748.021,34 TL bedelli faturanın tahsili istemine ilişkin olup hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, davalılardan ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı ... hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf sebeplerinin incelenmesinden, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi, ticari davalarla sınırlı olup, davanın ticari dava olup olmadığının TTK'nın 4.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 4/1.bendinde nispi ticari dava, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak belirtilmiş ve nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olup, TTK'nın 11.maddesi; "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir yani ticari işletmeden bahsedilebilmesi için; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi şeklinde üç unsurun bulunması gerekmektedir. Somut dosyada ise; eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi davacı tacir ise de davalı ... dernek olup tacir sıfatı bulunmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinin de olmadığı anlaşılmakla, bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sabittir. Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı ... vekilinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, istinaf isteminin HMK'nın 355.maddesi uyarınca kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve Dairemizin kararı uyarınca işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/660 E. 2022/802 K. sayılı 05/12/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3, 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kaldırılmasınaKaynaklanan)tuffestistinafdereceistanbuldeğerlendirilmesigerekçesebepleriıslahdüşünüldükararı(HizmetSözleşmesindengereğidelillerinkabulüAlacakmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim