İstanbul BAM 45. HD 2023/2109 E. 2023/1797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2023/2109
2023/1797
20 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2109
KARAR NO: 2023/1797
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 10/10/2023
ESAS NO: 2023/639
TALEP: İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı Şirketin uzun yıllardır çeşitli teknolojik ürünleri yurt dışından ülkemize ithal/ihraç eden köklü ve saygın bir firma olduğunu, yurt dışından getirilecek bazı ürünlerin gümrük ve lojistik işlemlerinin yürütülmesi için davalı/borçlu şirket ile anlaşmış ve gümrük işlemleri Davalı firma tarafından gerçekleştirildiğini, işbu sözleşmeye binaen muhtelif tarihlerde yurt dışından getirilen üç parti ürün ile ilgili davalı/borçlu tarafından davacı şirkete gönderilen 22.02.2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 199.500,00 TL Davalıya ödendiğini, bu ödeme formların dahilinde gümrük vergisi, devir hizmet bedeli gibi ödemelerin yanında deniz taşıması sırasında ortaya çıkabilecek olası ek masrafların karşılanması için daha sonra iade edilmek üzere ödenen demuraj depozitosu bedeli de davalı/borçluya ödendiğini, yurt dışından getirilen ürünlerin gümrük işlemlerinin bitirilmesi akabinde defaatle ihtarda bulunulmasına rağmen davalı/borçlu depozito bedellerini davacı şirkete geri ödemediğini, davacı tarafından yazılı ve sözlü olarak yapılan tüm başvurular sonuçsuz kaldığından işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan da açıkça anlaşılacağı gibi borçlu Şirket yetkileleri sürekli davacıyı oyalamak amacıyla hareket ettiğini, borcu kabul etmekle birlikte şirket sahibinin yurt dışında olması sebebiyle iade edilemediği bilgisi kendileri tarafından da her e mailde belirtildiğini, karşı tarafın amacının dava sürecinde zaman kazanıp şirket malvarlığını kaçırmak olduğunu, yargılama süreci uzun süreceğinden, ülkemizin mevcut ekonomik şartları dikkate alındığında davacının davanın sonunda alacağını tahsil edememe tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, açıklanan nedenle, davalının işbu dava konusu bedeli ödememek amacıyla, mallarını kaçırması gizlemesi veya şirketi 3.kişilere devretmesi tehlikesi karşısında (borcun vadesi gelmiş sayılacağından) İİK 257 ve ilgili maddeler uyarınca borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerden olan alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''....Somut olayda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda, davacının alacağının varlığına ilişkin iddialarının yargılamayı gerektirdiği, muaccel bir para alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği görülmektedir. Ayrıca borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmadığına veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlandığına yahut kaçmaya ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından bu yönde kanaatte oluşmamıştır. İİK 257 ve devamı maddeleri koşulları sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılarak istemin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştırDava, davacının gümrük işlemlerini yapan davalıya deniz taşıması sırasında ortaya çıkabilecek olası ek masrafların karşılanması için daha sonra iade edilmek üzere ödenen demuraj depozitosu bedelinin, gümrük işlemleri bitirildiği halde davalı tarafından iade edilmediği iddiası ile açılan alacak davasıdır.Davacının ihtiyati haciz talebi, mahkemece reddedilmiş, karara karşı davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespiti yapılacak yargılama ile mümkün olup, davacı tarafça sunulan deliller, bu aşamada, alacağın varlığı ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli değildir ve İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır.Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15