İstanbul BAM 45. HD 2023/1978 E. 2023/1792 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2023/1978
2023/1792
20 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1978
KARAR NO: 2023/1792
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/888
KARAR NO: 2023/658
KARAR TARİHİ: 05/09/2023
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Her üç şirket yönünden sunulan dava dilekçesinde özetle: 2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasını, akabinde 289. madde gereği 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanunu'nda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... her üç davacı şirketin gayri faal durumda oldukları, konkordato kesin mühlet süreci içerisinde kanunen ve mahkememizce verilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği, şirketlerin herhangi bir çalışanının bulunmadığı, komiser heyetine demirbaş ve stoklarla ilgili bilgi akışının sağlanmadığı, bu haliyle şirketlerin faaliyete geçerek konkordato projesi kapsamında borçlarını ödemelerinin mümkün olmadığı, projenin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, her üç şirketin borca batık olduğu anlaşılmakla, davacı şirketlerin konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine, borca batık olduklarından iflaslarına" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin iflas sürecininde demirbaş stoklarının satıldığı buna ilişkin tutanakların hepsinin komiserliğe verildiği, komiserliğin gerçek dışı iddiaları ile davacı şirketin faaliyetinin durdurulduğu, tüm demirbaş ve stok listesinin iflas müdürlüğü tarafından yapıldığı, davacı şirketin hiçbir mal varlığı bulunmadığı, komiserleri için fahiş ücretler takdir edildiği, davacı şirketlerin eğitim sektöründeki faaliyetlerini bilebilecek bir komiser heyeti atanmasının gerektiği, alacaklıların artı konkordato istemi konusunda olumlu yaklaştıkları, iflas durumunda alacaklıların alacaklarına kavuşma durumunun zorlaşacağı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK’nin 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 2012/424 E. 2021/918 K. sayılı ilam ile davanın reddine dair verilen karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda, 12.10.2022 gün ve 2011/1198 E. 2022/1113 K. sayılı ilam ile ''... Borçlu şirketlerin tedarikçilerinden temin ettikleri belirtilen olumlu yazılar, şirketler hakkında iflas kararı verilmesi sonucunda borca batık olmaları nedeniyle olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının en fazla %20 civarında olabileceğine dair konkordato komiser heyetinin tespiti, olası bir iflas halinin alacaklıların lehine durum yaratmayacağı, şirketlerin pandeminin başladığı 2020 yılından satışlarını azaltmaması ve satışlarını artırması, şirket karlılığının düşmesinin nedeninin ise şirketlerin dışında gelişen durumlar (pandemi nedeniyle kağıt fiyatlarının artması, eğitici diğer materyallerin fiyatının artması ve müşterilerin kredi kartıyla yaptıkları taksitli harcamaların vadesi gelmeden tahsil edilebilmesi için ödenen POS komisyonları) ve komiser heyetinin her 3 şirkete de kesin mühlet kararı verilerek bir süre daha faaliyetlerinin izlenmesi gerektiğini belirtir 08.11.2021 tarihli raporları nazara alındığında; davacılara kesin mühlet kararı verilerek ekonomik sürecin takip edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği açıktır. Varılan sonuç itibariyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,'' dair karar verilmiş ve mahkeme kaldırma kararı nazara alınarak yargılama devam olunmuştur. Sunulan Ön projede; şirketin iflası halinde alacaklarını alabileceği tutarın yaklaşık %26 civarında kaldığı, faaliyet konusuyla ilgili kar getirecek yeni iş bağlantılarının üçüncü kişilerle kurulduğu ve kurulacağı, bazı iş yerlerinin kapatılacağı ve buradaki işçilerin çıkarılacağı, bazı sosyal tesislerin kapatılacağı, borçların yeniden yapılandırma yoluyla tahsil edilip, yeni vadelere bağlanacağı, şirketin mali durumunun iyileştirilmesi amacıyla finansal ve yapısal bakımdan uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılacağı, 3. şahıs ipoteklerin satışının yapılacağı, mali yük teşkil eden birimlerin kapatılacağı, alınması muhtemel sorumluluk davalarının açılacağı belirtilmiştir. 10.08.2021 tarihli konkordato geçici komiser heyeti raporunda özetle; şirketler tarafından hazırlanan rayiç bilançolara göre ... Şirketinin öz varlığının ( -) 847.690,07 TL ... Şti.'nin, (-) 1.882.565, 57 TL, ... Şti.'nin (-)10.399, 35 TL olduğu, her 3 şirketin de rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu ve projedeki ve her bir şirket yönünden müstakil olarak hazırlanan makul güvence veren denetim raporlarındaki çelişki, eksiklik ve hataların bulunduğu, bu nedenle yeniden rapor düzenlenip dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiştir.Davacılar vekilinin düzeltilen konkordato projesine ilişkin beyan dilekçesinde; teklifin konkordato tasdik kararın kesinleştiği tarihten 1 yıl sonra başlamak üzere 60 ayda eşit miktarlarda ödeme yapılmasının taahhüt edildiği, ön projenin hazırlanması sırasında davacı ...'ın bütün kredilere kefil olduğu yönündeki ifadenin maddi hata olduğu, 750.000,00 TL değerindeki davacı ... ait taşınmazın ipotek verildiği, hem ön projede hem de güvence raporundaki hatalı tabloların düzeltildiği beyan edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda: Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan 3 adet taşınmazın toplam değerinin ipotek ve şerhlerin yansıtılmaması sonucunda 2.983,88 TL tespit edilmiştir. Makina yüksek mühendisi bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda; duran varlıklar icmal; ... A.Ş.'nin tesis makine cihazlar, demirbaşlar, haklar, kuruluş ve örgütlenme ile özel maliyetler toplamının 30.06.2021 tarihi itibari ile kaydi tutarının 1.580.596,06 TL, rayiç tutarın 99.406,00 TL, ... A.Ş.'nin kaydi tutarının 3.192.761,71 TL rayiç tutarın 748.944,00 TL, ... Şti.'nin kaydi tutarının 9.800 TL raiç tutarının 12.936 TL,- hesaplar-tesis- makine- cihazlar yönünden: ... A.Ş.'nin rayiç tutarın 5.931 TL, demirbaşlar 89.109,00 TL, ... A.Ş.'nin rayiç tutarın 9.097,00 TL demirbaşlar 393.969,00 TL, hesap ve varlıklar 347.607,00 TL diğer maddi olmayan varlıkların 117.092,13 TL ve... A.Ş. yönünden 12.936,00 TL olarak belirtilmiştir.Konkordato komiser heyetince düzenlenen 17.09.2021 tarihli raporda özetle; borçlu şirketler yetkilisinin ön raporda belirtilen hususlar çerçevesinde çalışma yaptıklarını beyan ettiği, ancak yeni hazırlanan ön proje ve makul güvence veren denetim raporunun dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla bu aşamada borçluların konkordatoyu başarıya ulaşması mümkün olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılamadığı, bu projelerin sunulması ve değerlendirme yapılabilmesi için geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılabileceği belirtilmiştir.Stok değerleme raporunda ... A.Ş.'nin 31.08.2021 tarihli stokların toplam rayiç değerinin 7.456.470,56 TL ve ... Şti.'nin 2.078.732,34 TL olarak tespiti yapılmıştır. Prof Dr. ... Tarafından düzenlenen marka değerleme raporunda; ... A.Ş.'nin 01.07.2021 tarihi itibari ile isim hakkından kurtulma yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamada marka değerinin 704.000,00 TL olduğu, davacılardan ... Şti.'nin ise marka değerinin 195.320 TL olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Konkordato komisyon heyetince düzenlenen 08.11.2021 tarihli raporda özetle; ... A.Ş.'nin 01.01.2021- 30.09.2021 tarihli göre arasında 13.764. 856,52 TL net satışa karşılık 777.549, 57 TL net zarar raporladığı, ... Şti'nin 3. 496.948,61 TL net satışa karşılık 3.207.063,58 TL net zarar raporladığı, ... Şti.'nin 695.104, 40 TL net satışa karşılık 495. 854, 02 TL net zarar raporladığı ve bu haliyle; -... A.Ş.'nin 30.09. 2021 tarihli kaydi bilançoya göre 6.096.917,82 TL borca batık durumda iken komiser heyetince hazırlanan 30. 09.2021 tarihli rayiç bilançolara göre 10.174.749,67 TL borca batık durumda olduğu, diğer bir anlatımla kaydi değerli özkaynaklarının (-) 6.096.917,82 TL, rayiç değerli özkaynaklarının (-)10.174.749,67 TL olarak hesaplandığı,-... Şti'nin 30.09.2021 tarihli kaydi bilançoya göre 8.211.656,38 TL borca batık durumda iken komiser heyetince hazırlanan 30. 09.2021 tarihli rayiç bilançolara göre 3.156.498,07 TL borcu batık durumda olduğu, diğer bir anlatımla kaydi değerli özkaynaklarının (-) 8.211.656,38 TL, rayiç değerli özkaynaklarının (-)3.156.498,07 TL olarak hesaplandığı -... Şti.'nin 30.09. 2021 tarihli kaydi bilançoya göre 682.463,89 TL borca batık durumda iken komiser heyetince hazırlanan 30. 09.2021 tarihli rayiç bilançolara göre 1.379.783,92 TL borcu batık durumda olduğu, diğer bir anlatımla kaydi değerli özkaynaklarının (-)682.463, 89 TL, rayiç değerli özkaynaklarının (-)1.379.783,92 TL olarak hesaplandığı (şirketlerin pandeminin başladığı 2020 yılında satışlarını azaltmadığı, bilakis satışlarını arttırdığı, ancak pandemi nedeniyle kağıt fiyatlarının ve eğitici diğer materyallerin fiyatların artmasını satış fiyatlarını yansıtılamadığı ve bu durumun şirketlerin karlılığını düşürdüğü ,yine müşterilerin kredi kartıyla yaptıkları taksitli harcamaların vadesi gelmeden tahsil edilebilmesi için ödenen POS komisyonlarında karlarını düşürdüğü, bu kapsamda 2021 yılının 9 aylık döneminde ... A.Ş.'nin ödediği komisyon tutarı 1.655.417,59 TL iken ... Şti.'nin ödediği komisyon tutarının ise 541.751,72 TL olduğu ve şirketlerinin satışlardan elde ettiği karların aslında bankalara ödenen POS komisyonları ile birlikte eridiği ,ayrıca şirketin nakit akışının bozulmasında şirket ortağının şirketten çektiği paraların da etkisinin bulunduğu, şirketlerin ortağından toplam 3.093.386,17 TL alacağının bulunduğu, eğitici setlerinin Türkiye'deki kitap mağazalarında ve ...,... , ... gibi e ticaret sitelerinde satıldığı) şirketlerin SGK borcunun yapılandırıldığı ve yapılandırma borçlarının ilk taksitini ödendiği, net kar hedefinde iken net zararın raporlandığı, borçlu şirketlerin mali verilerinin konkordato projesindeki hedefleri yakalamaktan uzak olduğu, her ne kadar kamu borçlarının yapılandırarak vadesi gelen 1. taksit ödenmiş ise de her 3 şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda bulunmaları nedeniyle ve iflas kararını belirleyecek olması halinde ise alacakların alacaklarını kavuşma oranının en fazla %20 civarında olması nazara alındığında her 3 şirkete de kesin mühlet verilerek faaliyetlerinin bir süre daha izlenmesinin uygun olacağına kanaat getirildiği, ... geliri ve maddi durumu nazara alındığında sadece konkordatonun sağladığı koruma kalkanından faydalanmak amacıyla başvuruda bulunulduğunun anlaşıldığı, yine ... konkordatoya tabi herhangi bir borcunun bulunmadığı, sadece ... Şti.'nin borçlarının teminatı amacıyla ipotek tesis ettirdiği taşınmazın paraya çevrilmesi engellemek amacıyla konkordatoya başvurulduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
Kaldırma Kararından Sonra Düzenlenen Raporlar:05.04.2023 tarihli komiser heyet raporunda özetle: komiser heyetinden Prof.Dr. ...'nin mail adresine gelen ve şirketlerin muhasebe biriminde görevli ... tarafından gönderilen iletide, şirketlerin Şanlıurfa'da olan mallarının Ankara iline kaçırıldığı, işçilerin mağdur edildiği, işçi tazminatı olan çeklerin usulsüz bir şekilde şirketten çıkarılmasının kendisinden istendiği, şirketlerin üçüncü kişiler üzerinden mal satışının yapıldığı, borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşıldığı, konkordatonun hiç bir şekilde başarıya ulaşamayacağının anlaşıldığı ve malların korunmasına yönelik İİK'nin 287. maddesi uyarınca tedbir alınması (malların geçici muhafaza altına alınması, bankacılık işlemlerinde hesaba aktarmanın geçici olarak durdurulması gibi) gerektiği görüşünde bulunulmuş ve ilk derece mahkemesi tarafından 06.04.2023 tarihinde İİK'nin 287. maddesi uyarınca verilen tedbirlere ilişkin ara karar oluşturulmuştur.Şanlıurfadan Ankara'ya nakledilen mallar yönünden sayım-döküm ve rayiç değer tespiti yönünden Fıkrı ve Sınai Haklar Kültürel Yapımlar, Medya ve İletişim Telif Hakları konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda özetle: ... ürünleri toplamının 566.357,6 TL, İstanbul'da satılır nitelikte ... bulunmadığı, sadece set içi kitaplar bulunduğu, tek başına satışının olanaklı olmadığı, sadece ... ürünleri toplamının 863.061,00 TL olduğu, ..., başka Yayınevlerine ait ürünler ve B.1.1., B.1.2. B.1.3. B.3. Hurda kağıt toplamının 18.370,55 TL olduğu ve buna göre; ... ürünleri toplamı 566.357,06 TL ... ürünleri toplamı 863.061,00 TL ... ürünleri ve ... şirketlerine ait hurda değerindeki malzemelerin ve başka yayınevlerinin ait ürünlerinin toplamının 18.370,55 TL olmak üzere genel toplamı 1.460.774,60 TL olduğu belirtilmiştir 26.06.2023 tarihli komiser heyet raporunda özetle: heyetin kendi imkanlarıyla gittiği Kahramankazan/Ankara adresindeki depoda incelemelerde bulunulduğu, ... Şirketinin 31.03.2023 tarihli kaydi özkaynaklar toplamının (-) 5.719.953,04 TL, rayiç özkaynaklar toplamının ise (-) 19.230.369,38 TL olarak tespit edildiği ve bu haliyle şirketin hem kaydi hem rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, - ... Şirketinin 31.03.2023 tarihli kaydi özkaynaklar toplamının (-) 7.817.078,64 TL, rayiç özkaynaklar toplamının ise (-) 12.639.170,73 TL olarak tespit edildiği ve bu haliyle şirketin hem kaydi hem rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, ... Şirketi'nin 31.03.2023 tarihli kaydi özkaynaklar toplamının (-) 1.420.236,32 TL, rayiç özkaynaklar toplamının ise (-) 1.993.964 L olarak tespit edildiği ve bu haliyle şirketin hem kaydi hem rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, şirketin mallarının şirket yetkilisinin abisinin hissedarı olduğu, Ankara'daki depoya götürmesi için heyetten onay alınmadığı, aradan geçen bir aylık sürede heyete hiçbir bilgi verilmediğinden dolayı borçları mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin düşünüldüğü, ... şirketinin dava dışı ... A.Ş.'ye maliyetinin altında satış yaptığı iddiasının heyetçe incelendiği ve ... A.Ş.'nin kiracılık ilişkisinden kaynaklı olarak toplam 1.185.226,98 TL'yi 3 gün içerisinde ödenmesini istediği ihtarname ile ilgili olarak hemen ertesi gün arabuluculuk görüşmelerine başlandığı, 3. gün sonunda anlaşmaya dair tutanak tutulduğu, iş bu dava dışı bu şirketin eğitici setlerle ilgisi olmayan nar ticareti yapması, bu şirkete kesilen faturanın konkordatoya başvurulduğu tarihin hemen 2 gün öncesinden de kabul etmesi nazara alındığında ... şirketinin usulsüz bir şekilde aktiflerinin elden çıkarıldığı izlenimini yarattığı, ayrıca ... şirketinin çalışanlarının göndermiş olduğu mail yazılarında çeklerle ilgili usulsüz işlemlerin yapıldığının anlaşıldığı, stok listesi temini konusunda görüşme yapılsa da bu talebin karşılanmadığı ve stok listesinin borçlu şirketlerden temin edilemediği, borçlu şirketinin herhangi bir çalışanın bulunmadığı, komiser ücretlerinin zamanda mahkemeye depo edilmediği , şirket yetkilisinin yurtdışında yaşamasından dolayı ara ara Türkiye'ye gelmesine rağmen şirketlerin faaliyete geçirilmediği bu nedenle iflas koşullarının oluştuğuna dair kanaat getirildiği belirtilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda her 3 şirket yönünden iflas kararı verilmiş ve davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf yoluna başvuranların istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ve istinaf hakları olup olmadığına ilişkin inceleme;15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen "Kanun Yolları" başlıklı 308/a maddesinde "Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. Konkordato tasdik kararının davacılar vekiline 10.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davacılar vekili tarafından yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurulduğu tespit edilmiştir. Davacı istinafı yönünden inceleme:Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkelerin gözetilmesi gerekir. Konkordato prosedürü içinde alacaklılar arasındaki eşitliğin sağlanması, borçlunun konkordato mühletinde (geçici ve/veya kesin mühlet) kural olarak konkordatoya tabi alacakları ödememesi ile mümkündür. Konkordato projesi, alacaklıların Kanun'da yazılı oranda kabulü ve mahkemece tasdiki halinde bunu kabul etmemiş olan alacaklılar için de mecburiyet kazanacak olup, konkordato mühleti içerisinde eşitliğin mutlaka gözetilmesi gerekecektir ki bu da ancak konkordatoya tabi alacakların kural olarak ödenmemesi yolu ile mümkün olabilecektir. Mühlet içinde alacakların ödenmemesi gereği, konkordatonun amacı ve doğası ile yakından ilgilidir.İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nin 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 529-531). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarihli 2022/1481 E. 2022/2121 K. sayılı ilamında; "... Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Projede kaynak olarak gösterilen bir işletmenin elden çıkarılması, yapılarak borçların ödeneceği işin terkedilmesi, somut olayda olduğu gibi internet alışverişlerinin hiç rağbet görmemesi tasdik edilen konkordato projesinin daha faaliyete geçmeden sonuç doğurmayacağının anlaşılması manasına gelirki böyle bir konkordatonun tasdikinin mümkün olmadığına karar vermek gerekir. Somut olayda yargılama sonrası dosyaya ibraz edilen 12/01/2022 tarihli kayyum raporuna göre konkordatosu tasdik edilen ....A.Ş.'nin en büyük 2 mağazasının kapatıldığı, internet satış biletlerine erişim bulunmadığı rapor edilmiştir. Asıl şirketin faaliyetine devam etmemesi nedeniyle tedarikçi şirket olan ....A.Ş.'nin de herhangi bir faaliyette bulunması mümkün görünmemektedir. Ayrıca konkordato talebinde bulunmalarına rağmen gerek ...A.Ş.'nin gerekse ...'ın ayrı bir projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda başarıya ulaşma şansı bulunmayan konkordato talebinin her üç davacı açısından reddine karar verilmekle birlikte iflasa tabi olan davacılar açısından şartları bulunması halinde iflasa karar verilmelidir..." belirtilmiştir. Somut davada, yukarıda belirtilen komiser heyet raporlarında her üç şirket yönünden yapılan incelemede borca batık olduğu belirtilmiştir. Aynı zamanda, davacı şirketlerin kesin mühlet içerisinde sunulan komiser heyet raporları, bilirkişi raporları, dava dışı üçüncü kişilerin komiser heyetine gönderdiği bilgi notları nazara alındığında, davacı şirketlerin hileli muamelelerde bulunduğu da açıktır. İİK 308.maddesinde konkordato tasdik edilmezse borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan iflas şartlarının oluşması halinde, borçlu hakkında iflas kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Doğrudan iflas hallerinin düzenlendiği İİK'nin 177.maddesinde; "Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;'' belirtilmektedir. Ayrıca, İİK 179.maddesinde de; "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir..." hükümleri yer almaktadır. Açıklanan nedenlerle; konkordatonun tasdiki koşulları gerçekleşmediğinden, davacı şirketlerin konkordato talebinin reddine ve şirketler borca batık durumda olduğundan İİK'nın 308 maddesi uyarınca iflaslarına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılarının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılar tarafından yatırılan başvuru harçlarının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacılar tarafından toplamda yatırılan 809,55 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacılara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nin 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15